Solucan Gübresi Bilgi Portalı 06 Aralk 2016

Organik Tarımda Gübreleme

Organik Tarımda Gübreleme

Organik Tarımda Gübreleme

Organik Tarım Organik TarımOrganik Tarım

2.1. Organik Gübreler Organik Tarım Organik Tarım

Organik gübreler, bitkisel ve hayvansal artıklardan meydana gelen gübrelerdir. Organik gübreler hayvan barınaklarındaki büyük ve küçükbaş hayvanların katı ve sıvı dışkılarından oluşan ahır gübreleri, Organik Tarımkümes hayvanlarının dışkıları, evsel atıklar, gıda fabrikalarındaki atıklar, tarımsal endüstri atıkları, kompost, bitki artıkları, yosunlar, özel olarak hazırlanmış toprak solucanı kompostları ve arıtma tesislerinden elde edilen atıklardan oluşmuştur.

Resim 2.1 Bitki artıkları

Resim 2.1: Bitki artıkları

Organik gübrelerin içeriğinde makro ve mikro bitki besin maddeleri yoğun olarak bulunmaktadır. Bu maddelerin dışında bazı faydalı mikroorganizmalar da organik gübrelerin bünyesinde yer almaktadır. Bu sebeple organik gübreler çok yönlü etkiye sahiptir. Organik gübreler, toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerinde olumlu etkide bulunurlar.

Resim 2.2 Organik maddeler

Resim 2.2: Organik maddeler

Tarım alanlarında çeşitli tarımsal işlemlerden dolayı organik madde oranları zamanla azalmaktadır. Bu durum toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini olumsuz etkilemektedir. Tarım alanlarında azalan organik madde miktarını karşılamak amacıyla organik gübreleme yapılması şarttır. Fakat yapılacak organik gübrelemede, gübrenin besin değerlerinin istenilen düzeyde olmasına dikkat etmelidir. Organik gübrelemede en önemli noktalardan biri, gübrenin, toprakların iyi özelliklerini artırıcı kalitede olmasıdır.

2.1.1. Hayvansal Gübreler Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Hayvansal gübreler tarımsal üretimde eskiden beri kullanılan, büyük ve küçükbaş hayvan gübreleri ile kümes hayvanlarından elde edilen gübrelerdir. Bazı ülkelerde domuz gübresi de tarımsal üretimde kullanılmaktadır. Organik tarımda kullanılan hayvansal gübrelerin miktar ve içeriği hayvanın cinsine, yaşına, kullanılan yem türüne ve miktarına, hayvanların barınma koşullarına, hayvanın sağlığına ve kullanılan altlık malzemesine göre değişir.

Resim 2.3 Büyükbaş hayvan gübresi

Resim 2.3: Büyükbaş hayvan gübresi

Hayvansal gübreler, bitki besin maddelerinin yüksek oranlarda bulunduğu gübrelerdir. İçerdikleri azot, bitkilerin kullanabileceği formdadır. Tavuk gübreleri fosfor açısından zengin gübrelerdir. Nem oranı % 80’in altında olan 1 ton çiftlik gübresi ve tavuk gübresindeki besin maddeleri değeri aşağıdaki tabloda olduğu gibidir.

Tablo 2.1 Hayvansal gübrelere ait bazı besin maddeleri değerleri

Tablo 2.1: Hayvansal gübrelere ait bazı besin maddeleri değerleri

Resim 2.4 Tavuk gübresi

Resim 2.4: Tavuk gübresi

Hayvansal gübrelerle ilgili olarak en önemli sorun depolamadır. Çünkü iyi şartlarda depolanmayan gübrelerde organik madde ve besin maddeleri değerini kaybetmektedir. Hayvansal gübrelerin en iyi değerlendirme şekli kompost yapımıdır. Hayvanlardan sağlanan dışkı; sap, saman, ot, yaprak ve bitki artıkları ile karıştırılır. Böylece gübrenin hem sıvı kaybı önlenir, hem de idrarla karışımı daha kolay olur. Bu işlem için ahırın yanında açılan bir çukurda gübre biriktirilir. Açılan çukurun uygun yapılması gereklidir. Aksi takdirde yağmur suları ile gübrenin yıkanması, çevreye yayılan kötü kokular, yıkanan gübrenin sulara karışması ve bazı hastalıkların insan ve hayvanlara bulaşması gibi olumsuz durumlar ortaya çıkabilir.

Hayvansal gübrelerin taze olarak uygulanmaması gerekir. Çünkü taze gübredeki azot havaya karışabilir. Ayrıca taze gübre içerisindeki zararlı mikroorganizmalar çevreye yayılarak bazı hastalıklara neden olabilir. Bu sebeplerden gübre kullanılmadan önce belirli bir süre uygun koşullarda olgunlaştırılmalıdır. Bu koşullar:

  • Gübre, hayvan barınaklarına yakın bir alanda hazırlanmalıdır. Bu sayede işçilik masrafları en alt seviyeye indirilmiş olur. Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Resim 2.5 Barınak kenarında hazırlanmış gübre çukuru

Resim 2.5: Barınak kenarında hazırlanmış gübre çukuru

  • Yer tespiti yapıldıktan sonra tabanı hafif meyilli ve 90–100 cm derinliğinde çukurlar açılmalıdır.

Resim 2.6 Meyilli gübre çukuru

Resim 2.6: Meyilli gübre çukuru

  • Gübredeki sıvı maddenin akmaması için açılan çukurun tabanı sertleştirilmeli ve sap, saman gibi maddelerle kaplanmalıdır.
  • Gübre açılan bu çukura boşaltılarak 30 cm’yi geçmeyecek bir kalınlıkta tabana yayılmalıdır.
  • Tabana yayılan gübrenin üzerine toprak serpilerek sıkıştırılmalıdır.
  • Sıkıştırılan bu katmanın üzerine aynı şekilde gübre yığılarak aynı işlem tekrarlanmalıdır.
  • Gübreyi katman katman yığma işi, gübre toprak yüzeyinden 30 cm yüksekliğe gelince sonlandırılmalıdır.
  • Son gübre katmanının üzeri yaklaşık 10 cm toprak tabakası ile kaplanarak sıkıştırılmalıdır.

Tüm bu işlemler bittikten sonra gübre yığını zaman zaman kontrol edilmelidir. Yapılan kontrollerde yığının çok nemli veya kuru olmamasına dikkat edilmelidir. Gübre çok nemli veya kuru ise gerekli tedbirler alınmalıdır. Olgunlaşma süresi sonunda gübre yetiştiricilik yapılan alana uygulanmalıdır. Gübre yığını kahverengi siyah bir renkte ise olgunlaşmış demektir. Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Resim 2.7 Olgunlaşmış gübre

Resim 2.7: Olgunlaşmış gübre

2.1.2. Ticari Organik Gübreler Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Organik tarımda bitkilerin ihtiyacı olan gübrelerin büyük bir bölümü organik maddeler ile karşılanmaktadır. Fakat bazı durumlarda ticari üretimi yapılan gübrelerle bitkilerin besin elementleri ihtiyaçları giderilmektedir.

Organik tarımda kullanılan başlıca ticari organik gübreler ve özellikleri:

  • Guano: Özellikle deniz kuşları, diğer kuşlar ve yarasaların yaşadığı ortamlardan toplanan ve kuru haldeki gübrelere guano adı verilmektedir. Kuş gübreleri % 100 doğal yapıdadır. Guano bileşimindeki bitki besin madde miktarları, yataklarının yaşına ve o bölgenin iklim koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterir. Kuş gübreleri potasyum bakımından oldukça zengindir. Guanonun içerdiği azot bitki tarafından kolaylıkla alınabilir yapıdadır.

Resim 2.8 Guano

Resim 2.8: Guano

  • Kemik unu: Hayvan kemiklerinin un haline getirilmesi ile elde edilmiş ticari gübrelerdir. Kemik unu fosfor bakımından oldukça zengindir. Fakat kemiğin yapısında bulunan ve yaklaşık % 10 oranındaki yağ, kemikteki fosfatın ayrışmasını yavaşlattığından işleme sırasında alınmalıdır.

Resim 2.9 Kemik unu

Resim 2.9: Kemik unu

  • Boynuz ve tırnak unu: Hayvanların kesiminden arta kalan tırnak ve boynuzların öğütülmesiyle elde edilen ve gübre olarak kullanılan maddelerdir. Organik tarımda azot ve fosfor kaynağı olarak kullanılabilirler. Boynuz ve tırnak unlarının yapısındaki azot, bitki tarafından alınabilir formdadır.

Resim 2.10 Boynuz unu

Resim 2.10: Boynuz unu

  • Su yosunları: Tatlı su ve denizlerden sağlanan yosunlar makro ve mikro besin elementleri açısından oldukça zengindir. Su yosunları azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, kükürt, bor, bakır ve çinko gibi elementler ihtiva ederler.

Resim 2.11 Su yosunu

Resim 2.11: Su yosunu

  • Kan unu: Kan unu, mezbahalarda kesim sonrası elde edilen kan kurutulduktan sonra geride kalan kısmın kurutulup öğütülmesi sonucu elde edilir. Azot ve protein açısından oldukça zengindir. Kan unu bitki tarafından hızlı bir şekilde alındığından diğer ticari gübrelerden daha üstündür. Bu özelliğinden dolayı daha pahalıdır ve kullanım miktarı azdır. Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Resim 2.12 Kan unuOrganik Tarım

Resim 2.12: Kan unu

  • Balık unu: Balık artıklarının un haline getirilerek ticari organik gübre olarak değerlendirilir. Balık artıkları hem sterilize edilmek hem de kötü kokularını gidermek amacıyla önce buharda pişirilir. Daha sonra kurutulur ve öğütülerek un haline getirilir. Balık unu yüksek oranda azot, pek çok mikro element, aminoasitler ve birçok vitamin içermektedir. Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Resim 2.13 Balık unu

Resim 2.13: Balık unu

  • Çay artıkları: Çay fabrikalarındaki artıklardan elde edilen ticari organik gübrelerdir. Azot bakımından zengin olan çay artıkları kompost olarak değerlendirilmektedir.
  • Petrol kekleri: Bu maddeler petrol rafinelerinden sağlanmaktadır. Organik tarımda azot ve fosfor kaynağı olarak kullanılan ticari organik gübrelerdir. Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Resim 2.14 Petrol kekleri

Resim 2.14: Petrol kekleri

Yukarıda verilen ticari organik gübrelerin haricinde alkol fabrikalarından, tekstil atölyelerinden ve çeşitli gıda işleme fabrikalarından elde edilen artık maddeler organik tarımda ticari gübre olarak kullanılmaktadır.

2.1.3. Sıvı Organik Gübreler Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Sıvı organik gübreler, hayvansal gübreler veya bitkisel maddelerden hazırlanmaktadır. Bu maddeler su içerisinde bekletilir. Kullanılan maddenin cinsine göre birkaç gün veya birkaç hafta su içerisinde kalan organik maddeler süzülür, temiz su ile seyreltilir. Daha sonra toprak veya yapraklara uygulama yapılır.

Resim 2.15 Sıvı gübre elde etmede kullanılan hayvansal gübre

Resim 2.15: Sıvı gübre elde etmede kullanılan hayvansal gübre

Sıvı organik gübreler farklı özellik ve içeriklerde ticari olarak üretilmiştir. Bu gübreler piyasaya ticari olarak sunulup satılmaktadır. Sıvı organik gübrelerin bir kısmı guano, deniz yosunu ve balık artıklarından elde edilmektedir. Bu maddelerden elde edilen organik gübreler yoğun bir yapıda olduğundan sulandırılarak kullanılmalıdır. Sıvı organik gübreler benzer ürünlere göre daha düşük dozlarda kullanılabilmektedirler. Ayrıca sulama sistemlerinde tıkanmalara neden olmadıkları için daha güvenle kullanılmaktadırlar.

Resim 2.16 Sıvı gübre

Resim 2.16: Sıvı gübre

2.1.4. Kompost Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Bitkisel ve hayvansal organik atıkların oksijenli ortamda, yığın halinde veya çukurlarda kısmen ayrıştırılarak fermantasyona uğratılmasına kompostlama ve elde edilen ürüne de kompost adı verilir.

Resim 2.17 Kompost yapımında kullanılan bitkisel artıklar

Resim 2.17: Kompost yapımında kullanılan bitkisel artıklar

Kompost uygulaması organik tarımda, işlenmiş ve işlenmemiş toprağın organik madde içeriğini artırmak amacıyla yapılır. Bu maddenin kullanımı ile çeşitli şekillerde topraktan kaybolan organik maddeler tekrar toprağa kazandırılmakta ve toprağın besin maddesi kaybı azalmaktadır. Kompostun başlıca faydaları şunlardır:

  • Toprağa bitki besin maddesi sağlar.
  • Toprakta hava sirkülasyonunu sağlar.
  • Özellikle nemli topraklarda mikrobiyolojik hareketi engelleyerek havayı dışarıda bırakır.
  • Bitki besin materyallerinin dıştan içeriye döngüsünü azaltır.
  • Toprağın havalanmasını ve toprak sıcaklığın artmasını sağlar.

Kompost, ısınma, soğuma ve olgunlaşma olarak adlandırılan üç dönemde meydana gelir. Isınma dönemi, mikrobiyolojik faaliyetlerin yoğun yaşandığı dönemdir. Soğuma döneminde mikrobiyolojik faaliyetler azalır ve yığın sıcaklığında belirli bir dereceye kadar ısı düşer. Olgunlaşma ise organik maddenin tamamen ayrıştığı dönemdir.

Resim 2.18 Kompost yapım aşamaları

Resim 2.18: Kompost yapım aşamaları

Kompost yapımında genellikle tarım işletmelerinden elde edilen artık maddeler kullanılır. Ayrıca endüstriyel işletmelerden de bitki besinlerini içeren fakat gübrelemede kullanılamayacak organik maddelerin kullanımı ile kompost yapılabilir. Kompost yapımında bitki ve hayvan artıkları, patates yaprakları, dökülmüş yapraklar, mısır sapları, sebze artıkları, yabani otlar, yem artıkları, çürümüş yemler, odun külü, havuzların temizlenmesinden elde edilen çamur, mezbaha artıkları, boynuz ve kemik gibi organik maddeler kullanılabilir. Fakat odunsu maddeler ile iri materyaller komposta eklenmeden parçalanmalıdır. Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Resim 2.19 Kullanıma hazır kompost

Resim 2.19: Kullanıma hazır kompost

2.1.5. Yeşil Gübreler Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Toprağa gereken organik maddeleri sağlamak için yetiştirilen bazı bitkilerin, gelişimlerinin belirli bir döneminde ve yeşil halde iken sürülerek toprağa karıştırılmasına yeşil gübreleme adı verilir. Bu amaçla yetiştirilen bitkilere de yeşil gübreleme bitkileri denir. Bir bitkinin yeşil gübre bitkisi olarak kullanılabilmesi için, hızlı gelişmesi, bol miktarda vejetatif organ oluşturması ve bitki besin maddelerince fakir topraklarda dahi iyi yetişebilmesi gerekir. Yeşil gübre bitkisi olarak değişik bitkiler yetiştirilmektedir. Fakat içerdiği besin maddeleri nedeniyle baklagil bitkileri diğer bitkilere göre daha çok tercih edilmektedir.

Resim 2.20 Yeşil gübre bitkisi

Resim 2.20: Yeşil gübre bitkisi

Yeşil gübre bitkisi olarak yetiştirilen baklagil ve diğer bitkiler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Tablo 2.2 Yeşil gübre olarak kullanılan bitkiler

Tablo 2.2: Yeşil gübre olarak kullanılan bitkiler

Resim 2.21 Çayır üçgülü

Resim 2.21: Çayır üçgülü

Resim 2.22 Yem bezelyesi

Resim 2.22: Yem bezelyesi

Yeşil gübrelemenin başlıca faydaları şunlardır: Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

  • Yeşil gübreleme, toprağı organik madde yönünden zenginleştirir.
  • Yeşil gübre bitkisi olarak kullanılan bitkinin azot içeriğine bağlı olarak toprağa azot verilir.
  • Yeşil gübreleme toprakta mikroorganizma faaliyetini olumlu yönde hızlandırır.
  • Yeşil gübrelemede kullanılan bitkiler toprağın alt tabakalarından aldıkları bitki besin elementlerinin, toprağın üst kısımlarına taşınmasını sağlarlar.
  • Yeşil gübre bitkilerinin ekilmesi toprak yüzeyini erozyona karşı korur.

Yeşil gübre bitkileri esas bitki, alt bitki ve anıza ekim bitkisi Ģeklinde olmak üzere baĢlıca üç Ģekilde yetiĢtirilmektedir.

  • Esas bitki olarak yeşil gübre bitkisi yetiştirme: Bu yöntemde yeşil gübreleme yapılacak alanda o yetiştirme döneminde sadece belirlenen yeşil gübre bitkisi yetiştirilmektedir. Nadas uygulanan alanlar için uygun bir yöntemdir. Bu yöntemde yeşil gübre bitkisi en geç ilkbahar sonunda sürülerek toprağa karıştırılmalıdır. Aksi halde toprağa karıştırılan bitki parçalanma için yeterli suyu bulamaz. Bu durum sonbahar ekimlerinde sıkıntı meydana getirir.
  • Alt bitki olarak yeşil gübre bitkisi yetiştirme: Bu yöntemde yıllık 600 mm’nin üzerinde bol yağış alan ve iyi topraklarda yeşil gübre bitkisi yetiştirilmektedir. Bu yöntemde üst bitkinin (asıl yetiştirilecek bitkinin) gelişme süresinin dikkate alınması ve yetiştirilecek üst bitkinin gelişimini mümkün olduğu kadar çabuk tamamlaması gerekmektedir.
  • Anıza ekim bitkisi olarak yeşil gübre bitkisi yetiştirme: Bu yöntemde asıl bitkinin hasadından sonra tarlada kalan anız üzerine yeşil gübre bitkisi ekilmektedir. Ekilecek bitki, cinsine göre sonbahar veya ilkbaharda toprağa karıştırılır. Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Resim 2.23 Anız üzerine ekim

Resim 2.23: Anız üzerine ekim

Yeşil gübre bitkileri ekildikten sonra en uygun zamanda toprağa karıştırılmalıdır. Bu konuda dikkat edilecek en önemli nokta yeşil bitkilerdeki karbon/azot (C:N) oranıdır. Çünkü C:N oranı yüksek bitkilerin toprakta ayrışmaları daha uzun sürmektedir. Az yağış alan bölgelerde yeşil gübreleme yapılırken daha dikkatli olmak gerekir. Çünkü toprakta zaten sınırlı seviyede bulunan su, yeşil gübre bitkisi tarafından kullanılacağı için esas bitki su sıkıntısıyla karşılaşabilir. Ayrıca topraktaki az su nedeniyle yeşil gübre bitkisinin yetiştirilmesinde sıkıntılar yaşanabilir.

Resim 2.24 Yeşil gübre bitkisinin toprağa karıştırılması

Resim 2.24: Yeşil gübre bitkisinin toprağa karıştırılması

2.2. Mineral Gübreler Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Organik tarımda kullanılan mineral gübreler doğal kayaların özel olarak öğütülmesi sonucu elde edilmektedir. Organik tarımda kullanılan başlıca mineral gübre kaynakları; kaya tozları, bitki külleri, kireç ve kaya fosfatıdır. Mineral gübreler kalsiyum ve potasyum bakımından zengin gübrelerdir. Mineral gübreler organik tarım uygulamalarında, daha çok organik maddelere destek sağlamak ve toprak asitliğini gidermek amacıyla kullanılmaktadır.

Mineral gübreler toprakta çok çabuk çözündüklerinden tek başlarına kullanıldıklarında bitkiler bu gübrelerden yeterince faydalanamaz. Bu sebeple organik maddelerle belirli oranlarda karıştırılarak kullanılmalıdır.

Mineral gübreler elde edilirken ana materyal veya kayaların çıkarılması, taşınması, öğütülmesi ve paketlenmesi gibi birtakım aşamalardan geçmesi gerekir. Bu işlemler doğal çevreye zarar verebilir. Organik tarımın ilkelerinden biri olan doğal çevrenin korunması ilkesine aykırı olan bu durum karşısında çok dikkatli davranmak gereklidir.

2.2.1. Doğal Kökenli Mineral Gübreler Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Organik tarım uygulamalarında kullanılan doğal kökenli mineral gübreler; bitki külleri, kireç, farklı kaya tozları ve kaya fosfatından elde edilmektedir. Bu maddeler farklı özellikler taşımaktadır.

Resim 2.25 Kaya fosfatı

Resim 2.25: Kaya fosfatı

Bitki küllerinden elde edilen mineral gübreler kalsiyum ve potasyum bakımından zengindir. Yine mineral gübre olarak kullanılan kireç, kireç taşının öğütülmesi ile elde edilir. Kalsiyum ve magnezyum bakımından zengindir. Kireç fazla asitli topraklarda denge sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.

2.2.2. Mikrobiyolojik Gübreler

Bitkiler için gerekli olan bazı bitki besin maddelerinin topraktan alınmasında rol oynayan canlı mikroorganizmaların, tarımsal üretimde kullanılmak üzere hazırlanan ticari şekillerine mikrobiyolojik gübreler denir. Mikrobiyolojik gübreler, toprak verimliliği ve bitki gelişmesi üzerine direkt etkili olduğundan organik tarımda çok önemli bir yer tutmaktadır.

Organik madde bakımından fakir topraklara, organik gübrelerle birlikte yapılacak mikrobiyolojik gübre uygulamaları çok iyi sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.

Mikrobiyolojik gübrelerin başlıca avantajları şunlardır:

  • Toprakta bulunan bazı mineral maddelerin, bitkilerin yararlanabileceği bitki besin elementi formuna dönüşmesini sağlar.
  • Toprak organik maddesinin ayrışmasını sağlar.
  • Atmosferin bileşiminde bulunan azot gazının toprağa bağlanmasını sağlar.
  • Bitkilerin fosfor alımına yardımcı olur.
  • Bitkilerin su ve besin maddeleri alımını hızlandırır.

Bu avantajının yanında mikrobiyolojik gübrelerin çok uzun olmayan bir bekleme süreleri vardır. Belirlenen süre sonunda kullanılmayan mikrobiyolojik gübreler canlılıklarını kaybeder.

Organik tarımda kullanılan mikrobiyolojik gübrelerde kullanılan başlıca mikroorganizmalar ve faydaları şunlardır:

  • Azotobacter: Toprakta serbest olarak yaĢayan bir bakteri türüdür. BaĢlıca görevi azot fiksasyonunu (azotun toprağa bağlanması) sağlamaktır.

Resim 2.26 Azotobacter uygulanmış toprak

Resim 2.26: Azotobacter uygulanmış toprak

  • Rhizobium: Toprakta baklagil bitkilerinin kök bölgesinde yaşayan bir bakteri türüdür. Baklagil kökleri ile ortak bir yaşam şekline sahiptir. Başlıca görevi atmosferdeki azotu toprağa bağlamaktır.

Resim 2.27 Rhizobium bakterilerinin bitkiyle ortak yaşamı

Resim 2.27: Rhizobium bakterilerinin bitkiyle ortak yaşamı

  • Azospirillum: Toprakta serbest bulunan veya köklerde yaşayan bir bakteri türüdür. Bu bakteri türü de toprağa azot fikse edilmesine yardımcı olmaktadır.

Resim 2.28 Azospirillum bakterisinin bitki kök gelişimine etkisi

Resim 2.28: Azospirillum bakterisinin bitki kök gelişimine etkisi

  • Mikoriza: Bitki kökleri ile ortak yaşam süren bir fungus türüdür. Bütün bitki köklerinde bulunmaktadır. Görevi toprak yapısını geliştirmek, bitkinin su ve bitki besin maddelerini almasını sağlamak ve bitkiye fosfor sağlamaktır.

Resim 2.29 Mikoriza fungusunun etkisi

Resim 2.29: Mikoriza fungusunun etkisi

  • Pseudomonas: Oldukça geniş bir gruba sahip bakteri türüdür. Bu bakteri bitki köklerini kullanmaktadır. Görevi fosforun çözünürlüğünü artırarak bitkilerin bundan daha fazla faydalanmasını sağlamaktır.

2.3. Bitki Gelişim Düzenleyiciler Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

Bitki içerisinde düşük oranlarda üretilen, üretildiği dokudan başka dokulara taşınabilen, taşındığı dokunun gelişimi ve değişimi üzerinde etkili olan organik maddelere bitki gelişim düzenleyiciler adı verilir. Bitkiler, miktarı bitki türüne bağlı olarak değişmekle beraber çeşitli bitki gelişim düzenleyicileri içermektedir. Bitki bünyesinde üretilen bitki gelişim düzenleyicileri oksinler, giberallinler, sitokininler, absizik asit ve etilen olmak üzere beş ana grupta yer almaktadır. Bu bitki gelişim düzenleyiciler bitki bünyesinde çok az miktarlarda üretildikleri için ticari olarak kullanım imkânları hemen hemen yok gibidir. Bu sebeple sentetik olarak üretilerek tarımda kullanılmaktadır. Fakat organik tarım mevzuatı sentetik kimyasalların kullanımına izin vermemektedir.

Ülkemizdeki organik tarım uygulamalarında bitki gelişim düzenleyicisi olarak kullanılan, fakat dünyadaki sınıflandırmada bitki gelişim düzenleyicisi olarak kabul edilmeyen bazı organik maddeler kullanılmaktadır. Bu maddeler deniz yosunları, humik asit, fulvik asit ve bazı aminoasitlerdir.

Deniz yosunları organik tarımda genellikle toprak düzenleyicisi olarak kullanılmaktadır. Deniz yosunları oksin grubu bitki gelişim düzenleyicilerini içermektedir. Bu nedenle deniz yosunundan elde bazı özler, kontrol altında olmak şartıyla bitkilere yapraktan sprey olarak kullanılmaktadır. Bu uygulama organik ürünlerde verim artışı sağlamaktadır. Ayrıca deniz yosunu özleri sıvı gübre olarak da uygulanabilmektedir. Organik tarımda kullanılan deniz yosunları mavi-yeşil algler, kırmızı algler, kahverengi algler ve yeşil alglerden elde edilmektedir. Deniz yosunlarının bitkiler üzerindeki başlıca etkileri şunlardır:

Resim 2.30 Deniz yosunları

Resim 2.30: Deniz yosunları

  • Tohum çimlenmesini sağlar.
  • Bitkilerde verim artışı sağlar.
  • Meyveler depolandığında meydana gelecek kayıpların azalmasını sağlar.
  • Bitki besin maddelerinin alımının iyileştirilmesini sağlar.
  • Bitkinin stres koşullarına dayanıklılığının artırılmasını sağlar.

Deniz yosunundan elde edilen maddeler düşük dozlarda ve sık uygulamalar şeklinde bitkilere verilmelidir. Organik tarımda genellikle haftalık uygulamalar yapılmalıdır. Aylık uygulamalar da yapılabilir. Fakat bu durumda haftalık uygulamalardan elde edilen birleşik etki daha az olur. Çok yıllık bitkilerde yapılan hasat sonrası deniz yosunu uygulamaları gelecek yılın sürgünlerine üretkenlik ve gelişme açısından olumlu etkide bulunur.

Ülkemizde bitki gelişim düzenleyicisi olarak kabul edilen, fakat dünyada bitki gelişim düzenleyicileri içinde yer almayan humik asit, fulvik asit ve aminoasit gibi organik maddeler, organik tarım uygulamalarında kullanılmaktadır. Bu maddelerin asıl etkileri toprak yapısı üzerinedir. Bitkilere olan etkileri ise dolaylı yollardan olmaktadır. Bu maddelerin bitkilerdeki başlıca etkileri şunlardır:

Resim 2.31 Humik asit

Resim 2.31: Humik asit

  • Bitki enzimlerini uyarıcı etki yapar.
  • Bitki köklerinin büyümesine destek verir.
  • Bitkideki kök hücre zarlarının geçirgenliğini artırarak bitkilerin topraktan daha fazla bitki besin maddesi almalarını sağlar.
  • Bitkilerde klorofil, şeker ve aminoasit maddelerinin oluşumunu teşvik eder. Böylece bitkideki vitamin ve mineral miktarının artmasını sağlar ve fotosentezi artırır.
  • Ürün kalitesinin artmasını sağlar.

Resim 2.32 Bitki gelişlim düzenleyicisinin olumlu etkisi

Resim 2.32: Bitki geliĢlim düzenleyicisinin olumlu etkisi

2.4. Bitki Besin Maddelerinin Doğal Yollarla Toprağa Kazandırılması

Toprağın ihtiyaç duyduğu bazı besin elementleri çeşitli nedenlerle topraktan kaybolur. Bu nedenle organik tarım yapılan alanlarda bu besin maddelerinin eksikliğinden kaynaklanan bazı sıkıntılar meydana gelir. Bu amaçla topraktan eksilen besin maddelerinin toprağa geri kazandırılması gerekmektedir. Topraktan eksilen ve bitkilerin ihtiyaç duyduğu başlıca bitki besin maddeleri ve doğal yollarla toprağa geri kazandırma yöntemleri aşağıda açıklanmıştır.

2.4.1. Azot Elementlerinin Toprağa Kazandırılması

Azot atmosferin ana maddelerinden bir tanesidir ve gaz halinde bulunur. Ayrıca bitki kuru maddesinin de yaklaşık olarak % 2-6’lık bölümünü azot oluşturmaktadır. Azot bitkilerde genetik özeliklerin nesiller arası transferinde ve hücre içinde meydana gelen pek çok olayın gerçekleşmesinde önemli rol oynamaktadır. Biyolojik yolla toprağa bağlanan azot, canlıların organik dokularının bileĢimine girmektedir. Bu dokuların parçalanması sonucu azot organik, inorganik ve gaz formunda bileşiklere dönüşmektedir.

Resim 2.33 Azotun toprağa bağlanması

Resim 2.33: Azotun toprağa bağlanması

Azot toprakta NH3(amonyak), NO2-(nitrit), NO3-(nitrat) ve N2(azot) formlarında bulunmaktadır. Toprakta bulunan organik bağlı azotun NO4+ (amonyum) formuna dönüşmesi amonifikasyon, amonyumun NO2- (nitrit) ve NO3- (nitrat) formuna dönüşmesine ise nitrifikasyon adı verilir. Meydana gelen bu azot döngüsünün tamamına ise azot mineralizasyonu denir. Toprakta bulunan azotun tamamına yakını organik formda bulunmaktadır. En üst düzeyde nitrifikasyon için toprak ortalama sıcaklığı 25–35 ºC ve pH 6–8 arasında olmalıdır. Mantarlar gibi mikroorganizmaların etkili olduğu çok asidik topraklarda da nitrifikasyon olayı gerçekleşebilir. Meydana gelen nitritin toprakta artışı zararlı olduğu için hemen nitrata dönüşmesi istenir.

Bitkiler gelişimleri için gerekli olan azotu, atmosfer, biyolojik fiksasyon (uygun hale gelme, bağlanma), atmosferik fiksasyon, yağışlar, ticari gübreler toprak organik maddesinin mineralizasyonu, bitkisel artıklar ve hayvansal gübreler aracılığıyla karşılamaktadır.

Bitkilerin azot ihtiyacını karşılamak amacıyla azotun fiske edilmesi gereklidir. Atmosferde bol miktarda bulunan moleküler azotun amonyum formlarına indirgenerek yarayışlı duruma geçmesine azot fiksasyonu denir. Mikroorganizmalar tarafından biyolojik yolla fiske edilen moleküler azotun yanı sıra azot atmosferden azot bileşikleri ve yağmur suyunda çözünmüş olarak yani abiyotik (cansız) yollarla da döngüye katılır. Azot fiksasyonu simbiyotik (bağımlı) veya serbest (simbiyotik olmayan) yaşayan mikroorganizmalar tarafından gerçekleştirilir.

  • Simbiyotik Azot Fiksasyonu: Baklagil köklerinde simbiyoz (bağımlı) yaşayan Rhizobium bakterileri ve bazı ağaç türlerinde simbiyoz yaşayan aktinomisetler tarafından havanın serbest azotunun toprağa bağlanmasına simbiyotik azot fiksasyonu denir. Baklagiller azot ihtiyaçlarını ya nitratların kökler tarafından emilimi ile ya da atmosfer azotunu fiske ederek alırlar. Rhizobium bakterileri havanın serbest azotunu bağlarlar. Rhizobium bakterileri baklagil köklerinde nodül (şişkinlik) oluşturarak bir simbiyoz birliktelik oluĢturur.

Resim 2.34 Simbiyotik azot fiksasyonu

Resim 2.34: Simbiyotik azot fiksasyonu

Bir baklagil bitkisi bu şekilde bir hektarlık alana 200–300 kg bitkiler tarafından kullanılabilir azot sağlar. Baklagil köklerinde nodül oluşumu, bitki ile Rhizobium bakterileri arasında karşılıklı etkileşim sonucu gerçekleşir. Azot fiksasyonu yapabilen etkili nodüllerin rengi baklagillere has olan ve demir içeren hemoglobinden kaynaklanmaktadır. Simbiyotik azot fiksasyonunu etkileyen en önemli faktör pH’tır. Simbiyotik azot fiksasyonu çok yüksek pH derecelerinde gerçekleşir.

  • Serbest (Simbiyotik Olmayan) Azot Fiksasyonu: Serbest azot fiksasyonunu, serbest olarak yaşayan ve molekül yapıdaki azotu bağlama yeteneğinde olan bakteriler ve mavi-yeşil algler tarafından meydana getirilir. Algler hem toprakta hem de sucul ortamlarda azotu fiske eder. Bakteriler ise azotu hem hazır organik besin tüketen (heterotrof) hem de inorganik maddelerden besin üreten (ototrof) bakteriler tarafından fiske eder. Heterotrof türler arasında oksijene ihtiyaç duyan (aerob) ve oksijene ihtiyaç duymayan (anaerob) bakteriler bulunmaktadır. Serbest azot fiksasyonunda mikroorganizmalar ışık enerjisini kullanır.

2.4.2. Fosfor Elementlerinin Toprağa Kazandırılması

Fosfor bitkilerde çiçeklenme, meyve ve tohum oluşumu, enerji transferi ve depolanması, hücre bölünmesi, kök gelişimi ve bitki kalitesi üzerine etkili bir maddedir. Fosfor elementinin ana kaynağı toprakta bulunan kayaç ve minerallerdir. Topraktaki fosforun yaklaşık olarak % 50’si organik, geriye kalan %50’si ise inorganik formdadır. Bitkilerin yetişme döneminde topraktan aldıkları fosfor, hayvan gübresi ve yeşil gübreleme ile toprağa geri kazandırılabilir. Fakat bu şekilde bitkilerin topraktan aldıkları fosforun tamamını karşılamak mümkün değildir. Organik tarım mevzuatı gereği inorganik fosforlu gübrelerin kullanımı sınırlı olduğundan topraktaki fosfor dengesini sağlamak önemli bir problem olmaktadır.

Kullanımı en fazla olan fosforlu gübreler ham fosfat veya kalkerli topraklarda bulunan alüminyum kalsiyum fosfattır. Ham fosfatın gübre olarak kullanılması ham fosfatın incelik derecesi, miktarı, toprağın pH değeri, toprak organik maddesinin miktarı, toprağın fosfor içeriği ve yetiştirilen bitki türüne bağlıdır. Yüksek düzeyde kalsiyum isteyen bitkiler kaya fosfatın çözünebilirliğini hızlandırmaktadır. Ayrıca bu bitkiler kalsiyumu depolamakta ve fosforun çözünebilirlik sınırını genişletmektedirler.

Resim 2.35 Ham fosfatın elde edilmesi

Resim 2.35: Ham fosfatın elde edilmesi

Toprağa fosfor kazandıracak uygulamalarda eğer ham fosfat kullanılacaksa hayvan gübreleri ile karıştırılmalı veya kompost yapılarak toprağa uygulanmalıdır. Böylece fosforlu gübrenin çözünebilirliği de artırılır. Organik tarımda öğütülmüş ham fosfat kullanımı fosforlu gübrelemenin esas yapısını oluşturur. Fakat çözünebilirliğinin sınırlı ve bu nedenle bitki tarafından alımının zor olması gibi sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunu gidermek amacıyla toprakta fosfor alımını artıran mantar, bakteri ve mikoriza gibi mikroorganizmaların bulunmasına dikkat etmek gereklidir.

2.4.3. Kalsiyum Elementlerinin Toprağa Kazandırılması

Organik tarımda kalsiyum eksikliği bitkilerde istenmeyen bazı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Organik tarımda mevzuat gereğince doğal kalsiyum karbonat kaynakları kullanılabilir. Öğütülmüş kireç taşı, tebeşir, marn, fosfat tebeşiri ve breton toprağı başlıca kalsiyum kaynaklarıdır. Bu maddelerin yanında magnezyum tebeşiri, öğütülmüş magnezyum ve kireçtaşı da kalsiyum kaynağı olarak kullanılır.

Resim 2.36 Kalsiyum karbonat maddesi

Resim 2.36: Kalsiyum karbonat maddesi

Kireç kullanımı hem toprağa kalsiyum kazandırır hem de toprak asitliğini düzenler. Fakat kireçleme yapmadan önce toprak analizi yapılmalıdır. Çıkan analiz sonuçlarına göre kireçleme yapılmalıdır. Kireçlemede en çok toz kireç kullanılmaktadır. Kireçleme toprak tavında iken yapılmalı ve tüm yüzeye dağıtılarak toprakla karıştırılmalıdır.

2.4.4. Kükürt Elementlerinin Toprağa Kazandırılması

Organik Tarım mevzuatı elementel kükürt uygulamasına izin vermektedir. Bunun haricinde % 15 SO4 (kükürt) içeren jips, kontrol altında kullanılabilir. Organik tarım alanlarında kullanılacak elementel toz kükürt, toprak tavda iken yüzeye serpilmeli ve toprağa karıştırılmalıdır.

Resim 2.37 Jips

Resim 2.37: Jips

Organik tarımda gübreleme yöntemlerini uygulayabilmek için aşağıdaki işlem basamaklarını yapınız:

öneriler_0

Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik TarımOrganik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik TarımOrganik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım

KAYNAKÇA

  • AĞAOĞLU Y. Sabit, Hasan ÇELİK, MenĢure ÇELİK, Yılmaz FİDAN, Yücel GÜLŞEN, Atilla GÜNAY, Nilgün HALLORAN, A.Ġlhami KÖKSAL, Ruhsar YANMAZ, Genel Bahçe Bitkileri, Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Vakfı Yayınları, No:4, Ankara, 1997.
  • ÇAKMAKÇI Ramazan, Ümmügülsüm ERDOĞAN, Organik Tarım, Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Ders Yayınları, No:236, Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ofset Tesisi, Erzurum, 2008.
  • KIRIMHAN Sücaattin, Organik Tarım Sistemleri ve Çevre, Çevre Yönetimi Dizisi No:2, Turhan Kitabevi, Ofset Matbaacılık Tesisleri, Ankara, 2005.
  • ÖZER Zeki, İzzet KADIOĞLU, Hüseyin ÖNEN, Nihat TURSUN, Herboloji (Yabancı Ot Bilimi), Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Yayınları, No: 20, Kitaplar Serisi No: 10, Tokat, 2001.

Kaynak: Tarım Teknolojileri – Organik Tarımda Bitki Besleme

Bknz: Organik Tarımda Bitki Besin Elementleri 

 

Organik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik TarımOrganik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik TarımOrganik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik TarımOrganik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik TarımOrganik Tarım Organik Tarım Organik Tarım Organik TarımOrganik TarımOrganik TarımOrganik TarımOrganik TarımOrganik TarımOrganik Tarım

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz