Solucan Gübresi Bilgi Portalı 06 Aralk 2016

Organik Tarımda Bitki Besin Elementleri

Organik Tarımda Bitki Besin Elementleri

Organik Tarımda Bitki Besin Elementleri ve Muhafazası

Tarımsal üretimde kullanılan sentetik kimyasalların etkileri insan ve çevre sağlığını önemli ölçüde tehdit etmektedir. Bu nedenle son yıllarda bu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılmasını veya en az seviyeye çekilmesini amaçlayan, kimyasal gübre ve kimyasal ilaçların kullanılmasını sınırlayan, bu maddelerin yerine aynı görevi yapan organik gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin kullanılması temeline dayanan organik tarım uygulamaları geliştirilmiştir. Son yıllarda normal tarım uygulamalarında kimyasal gübrelerin kullanımı çok yüksek oranlarda artmış ve çiftçilerimiz bu kimyasal gübrelere bağımlı hale gelmiştir. Fakat tarımsal üretimde toprak ve bitki verimliliğinin sürdürülebilmesi sadece kimyasal gübrelere bağlı değildir. Organik tarım uygulamalarında bitki beslemenin temelinde toprağın beslenmesi gerekmektedir. Organik tarımda, organik maddelerin toprağa verilmesiyle toprağın bitki besin maddeleri ihtiyacı karşılanmış olur.

Bu modülde organik tarım uygulamalarında topraktaki bitki besin maddelerinin önemini, korunmasını, toprağa geri kazandırılmasını, organik tarımda kullanılan organik ve ticari gübreleri ve bu gübrelerin tekniğine uygun şekilde toprağa verilmesini öğrenecek ve uygulama imkanı bulabileceksiniz.

1.1 Toprak Organik Maddesinin Önemi Organik Tarım

Organik tarımı diğer tarımsal uygulamalardan ayıran en önemli özellik, bitkilerin ihtiyacı olan mineral besin maddelerinin kimyasal gübrelerle karşılanması yerine, toprak organik maddelerinin toprak canlıları tarafından doğal yollarla parçalanarak bitkiler tarafından kolaylıkla alınabilir mineral madde formuna dönüştürülmesidir.

Resim 1.1 Organik madde oranı yüksek arazi

Resim 1.1: Organik madde oranı yüksek arazi

Organik tarımda sürekli ve yoğun kullanılan organik gübrelerin başlıca faydaları şunlardır:

  • Organik gübreleme ile toprağa daha dengeli bir besin maddesi sağlanır.
  • Organik gübreleme ile toprağın biyolojik dengesi düzene girer ve biyolojik hareketlilik artar.
  • Organik gübreleme ile bitki köklerinde bulunan ve bitkinin fosfor alımını hızlandıran mikoriza fungusunun popülasyonu artar.
  • Organik gübreleme ile bitki hastalıkları önemli ölçüde azaltılmışolur.
  • Organik gübreleme bitkinin kök gelişmesi olumlu yönde etkiler.

Resim 1.2 Kök geliĢimi iyi olan bitkiler

Resim 1.2: Kök gelişimi iyi olan bitkiler

  • Organik gübreleme ile organik maddelerin ayrışması hızlanır. Bu durum topraktaki humus oranının artmasını sağlar. Yüksek orandaki humus besin elementlerinin değişim kapasitesini artırır, toprak asitliğini kontrol eder ve bitkilerin sağlıklı gelişmesini sağlar.

Resim 1.3 Humus oranı yüksek toprak

Resim 1.3: Humus oranı yüksek toprak

Organik tarımda bitkilerin ihtiyacı olan bitki besin maddelerinin dengeli olarak verilebilmesi için topraktaki organik maddelerin iyi yönetilmesi gerekir. Organik tarım uygulamalarında toprak organik maddesinin yönetimi temelde üç başlık altında incelenebilir. Bunlar:

  • Organik madde miktarı: Toprağa verilecek organik madde bitkinin ihtiyacını karşılayacak düzeyde olmalıdır. Organik maddenin fazla veya eksik verilmesi organik ürün yetiştiriciliğinde farklı sorunlara neden olmaktadır. Toprağa verilecek organik maddelerin miktarı bitkilerin özelliklerine ve toprağın yapısına bağlı olarak değişmektedir. Genel olarak bir dekarlık alana yağışlı bölgelerde 850 kg, daha az yağışlı bölgelerde 400 kg ve yarı kurak bölgelerde 200 kg organik gübre verilmelidir.
  • Uygun ekim nöbeti: Organik tarımda yapılacak uygun bir ekim nöbeti ile topraktan eksilen bitki besin maddeleri yerine konabilir. Ekim nöbetinde baklagil bitkilerine mutlaka yer verilmelidir.
  • Bitki besin maddelerinin bitkiye yarayışlı hale getirilmesi: Organik gübreleme yapılması sonucunda organik maddenin parçalanması ile ortaya çıkan besin maddelerinin bitkilerin alacağı formda olması gereklidir. Bu amaçla toprağın düzenli bir şekilde işlenerek havalandırılması gereklidir.

1.2. Toprak Organik Maddelerinin Devamlılığı ve Korunabilirliği

Toprak organik maddeleri, toprakların verimliliğini iyileştirmenin yanında, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini de düzenler. Organik madde tanımı, bitkisel ve hayvansal artıkların toprakta parçalanmaya başlayıp mineralize oluncaya kadar ayrışmasının farklı aşamalarında meydana gelen organik bileşikleri ifade etmektedir.

Resim 1.4 Toprağın genel yapısı

Resim 1.4: Toprağın genel yapısı

Toprak organik maddesi, içerdiği bitki besin maddeleri nedeniyle önemlidir. Organik maddenin bitkilere sağlayacağı yarar toprakların biyolojik aktivitesi ile de yakından ilgilidir. Toprakta bulunan organik maddelerin en önemlilerinden bir tanesi de humustur.

Resim 1.5 Humus

Resim 1.5: Humus

Humus bileşiminde yaklaşık % 40–45 lignin, % 30–35 protein ve karbonhidrat bulunmaktadır. Humusun içeriğinde bulunan karbon (C) ve azot (N) oranı (C/N) dar ise humus kolaylıkla ayrışır, geniş ise zor ayrışır. Bünyesinde pek çok besin elementini içeren humusun topraklara verilmesi ve uzun yıllar kullanılabilirliği yani korunması da büyük önem taşımaktadır.

Organik tarım yapılan alanlardaki topraklara ait pek çok fiziksel, kimyasal ve biyolojik olaylar üzerine organik maddenin olumlu etkileri bulunmaktadır. Organik madde ülkemizdeki mineral toprakların bünyesinde yüksek oranlarda bulunmamaktadır. Toprağın organik madde veya humus içeriği toprak tiplerine göre farklılık göstermektedir. Toprak organik maddesinin korunması amacıyla bazı önlemlerin alınması ve uygulanması gereklidir. Bu önlemler şunlardır:

  • Topraktaki organik madde miktarını muhafaza etmek amacıyla toprak iĢlenmesi yapılmalıdır. Toprak iĢlenmesi organik madde parçalanmasını hızlandırır.

Resim 1.6 Toprak iĢleme ve organik maddenin parçalanması

Resim 1.6: Toprak iĢleme ve organik maddenin parçalanması

  • Toprağa verilen organik maddelerin temeli azottur. Topraktaki organik maddenin yarayışlığı toprağa ilave edilen azot ile gerçekleşir. Bu sebeple topraktaki azot miktarını arttıran baklagillerin toprağa kazandırılması gerekir.
  • Kompost adı verilen organik materyal olan yaprak, saman, mısır, ot artıkları gibi bitkisel kökenli artıklar uygun koşullarda çürümeye bırakılmalıdır.
  • Topraktaki organik maddenin yeterli olmaması durumunda topraktaki organik maddenin kökenini meydana getiren bitkisel artıkların oluşabilmesi için azot dışında diğer bitki besin elementleri de verilmelidir.
  • Hasat sonrası anız toprakta bırakılmalıdır.
  • Topraktaki organik madde miktarını korumak amacıyla ekim nöbeti uygulanmalıdır.
  • Topraklara torf ve turba türü zengin organik madde içeren maddeler verilmelidir.
  • Toprağa organik madde verilmesi sonucu oluşan organomineral bileşikler, organik bileşiklerin mikrobiyal ayrışmaya karşı dayanıklılığını arttırmakta ve ayrışma sürecini geciktirmektedir. Organik gübrelemede bu hususa dikkat edilmelidir.
  • Çiftlik gübresi ile gübreleme yaparak toprağın organik madde kazanımı sağlanmalıdır.

Resim 1.7 Çiftlik gübresi uygulama

Resim 1.7: Çiftlik gübresi uygulama

  • Toprağa verilecek organik materyal, toprak yüzeyi yerine bitki kökleri civarına ve 20–25 cm derinliğe verilmelidir.
  • Eğimli topraklarda erozyondan dolayı meydana gelecek toprak kaybına dolayısıyla organik madde kaybına karşı tedbirler alınmalıdır.
  • Bazı doğal kökenli atıklar toprağa organik madde kazandırmada kullanılabilir.

1.3. Bitki Besin Maddesi Döngüsü

Topraktaki bitki besin maddeleri, toprakta bulunan organik ve organik olmayan maddelerin parçalanması sonucu meydana gelir. Bu parçalanmanın sürekliliği toprakta bulunan bitki besin maddelerinin döngüsüne bağlıdır. Toprak tarafından parçalanan besin maddelerinin bir bölümü bitkiler tarafından kullanılmaktadır. Bitkilerce kullanılan bu maddeler hasat sonucu topraktan uzaklaşmaktadır. Geriye kalan besin maddeleri de yıkanma yoluyla toprağın alt tabakalarına inmekte veya meydana gelen bazı kimyasal olaylar nedeniyle gaz haline geçerek atmosfere karışmaktadır. Tüm bu olaylar bitki besin maddelerinin topraktan kaybıdır.

Resim 1.8 Bitki besin maddesi döngüsü

Resim 1.8: Bitki besin maddesi döngüsü

Üretim yapılan tarım arazilerinde topraktaki bu kayıpların önüne geçmek amacıyla takviye yapılması gereklidir. Organik tarım yapılan alanlarda hayvansal gübre, kompost, yeşil gübre gibi organik maddelerle toprakta meydana gelen kayıplar karşılanmalıdır. Organik madde uygulamaları hem topraktan eksilen bitki besin elementlerinin yerine konmasına hem de toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısında düzelmelere neden olur.

1.4. Organik Tarımda Ekim Nöbeti (Münavebe)

Bir bölgenin ekolojik koşulları dikkate alınarak en yüksek ve kaliteli üretimi sağlamak amacıyla farklı kültür bitkilerinin birbirini destekleyecek ve tamamlayacak şekilde arka arkaya yetiştirilmesine ekim nöbeti (münavebe) adı verilmektedir. Tüm bitkisel üretim şekillerinde olduğu gibi organik tarımda da ekim nöbeti uygulamak bir zorunluluktur. Çünkü aynı veya benzer bitki türlerinin sürekli olarak arka arkaya yetiştirilmesi bazı üretim sorunlarını da beraberinde getirmektedir.

1.4.1. Toprak Yorgunluğunun Nedenleri

Aynı arazide bazı kültür bitkilerinin arka arkaya yetiştirilmesi sonucu bitki gelişiminde yavaşlama veya daha farklı nedenlerle toprak verimliliğinin azalması toprak yorgunluğu olarak adlandırılmaktadır. Toprak yorgunluğu genellikle uzun yıllar aynı toprak üzerinde yetişen çok yıllık bahçe bitkilerinde daha sıklıkla görülür. Meyvelerden elma, kiraz, şeftali ve turunçgiller toprak yorgunluğuna karşı çok duyarlıdır. Ayrıca aynı tür sebzelerin de arka arkaya yetiştirilmeleri durumunda toprak yorgunluğu görülür. Toprak yorgunluğunun başlıca belirtileri şunlardır:

Resim 1.9 Meyve bahçesi

Resim 1.9: Meyve bahçesi

  • Bitkilerde vejetatif gelişim azalır.
  • Boğum aralarında kısalmalar olur.
  • Bitki gövde kalınlığında azalmalar meydana gelir.
  • Bitkide bodurlaşma başlar.
  • Bitki yapraklarında rozetleşme meydana gelir.

Resim 1.10 Yapraklarda rozetleĢme

Resim 1.10: Yapraklarda rozetleşme

  • Bitki kök gelişiminde azalma olur.
  • Yapılacak kültürel uygulamalarda (sulama, gübreleme v.b.) bu belirtiler ortadan kalkmaz.

Toprak yorgunluğunun meydana gelmesi konusunda farklı teoriler bulunmaktadır. Bu teoriler şunlardır:

  • Fakirleşme Teorisi: Bu teoriye göre uzun yıllar aynı alanda aynı bitkilerin yetiştirilmesi sonucu bu bitkiler hep aynı tip besin maddelerini topraktan almaktadır. Bu nedenle toprak, hep tek yönlü sömürüldüğü için bitki besin maddeleri ile iz elementleri arasındaki denge bozulmakta, verim düşmekte ve toprak yorgunluğu meydana gelmektedir.
  • Toksin Teorisi: Bu teoride toprakta yaşayan bitkiler veya hasat sonrası toprakta kalan bitki artıkları, bazı mikroorganizmalar tarafından çeşitli şekillerde parçalanmaya uğrar. Bunun sonucu oluşan bazı toksik (zehirli) maddeler toprakta birikir ve bu faktörler toprak yorgunluğa neden olur.
  • Mikroorganizma Teorisi: Bu teoriye göre bir alanda uzun yıllar aynı bitkinin yetiştirilmesi sonucu bazı mikroorganizmaların gelişmesi uyarılmakta bazı mikroorganizmaların gelişmesi ise engellenmektedir. Bunun sonucu olarak toprağın biyolojik dengesi bozulmakta ve toprak yorgunluğu meydana gelmektedir.

Organik tarımda meydana gelebilecek toprak yorgunluğunu en aza indirmek veya ortadan kaldırabilmek alınması gereken başlıca önlemler şunlardır:

  • Toprak yorgunluğunun görüldüğü bahçelerde yaşlı ağaçlar sökülmeli, bahçede birkaç yıl tarla tarımı yapılmalı ve aynı bahçede aynı tür bitki yetiştirme için 4–5 yıl beklenmelidir.
  • Toprak yorgunluğu görülen yerlerde ekim nöbeti uygulanmalıdır. Örnek olarak domates yetiştirilen bir alana, ertesi sene aynı familyaya giren biber veya patlıcan yerine farklı familyalardan olan kabak, hıyar, fasulye gibi bitkiler yetiştirilmelidir.
  • Fidan üretimi yapılan bölgelerde de ekim nöbeti uygulanmalıdır. Fidanların söküldüğü parsellerde dört yıl boyunca tarla bitkisi veya sebze yetiştiriciliği yapılmalıdır.

Resim 1.11 Fidanlık

Resim 1.11: Fidanlık

 

1.4.2. Ekim Nöbeti Düzenlemelerine Etki Eden Faktörler

 Ekim nöbetinin uygulanmasında çevre şartları, bitki çeşidi, toprak durumu gibi pek çok faktör etkili olmaktadır. Bu faktörlere genel olarak göz atacak olursak:

  • İklim: Ekim nöbetinin uygulanmasında bölgedeki yıllık toplam yağış miktarı, ilkbahar son geç donları, sonbahar erken donları, yıllık sıcaklık durumu ve yağışların dağılımı gibi iklime bağlı faktörler etkili olmaktadır.
  • Toprağın yapısı: Toprağın asit, alkali ve nötr gibi pH değerleri, toprak tekstürü, toprak strüktürü, toprağın organik ve mineral madde durumu ile toprağın içerdiği bitki besin elementleri ekim nöbetini etkileyen faktörlerdir.

Resim 1.12 Toprak strüktür Ģekilleri

Resim 1.12: Toprak strüktür Ģekilleri

  • Sulama: Ekim nöbetine alınacak bitkilerin su ihtiyacı ve alandaki suyun durumu ekim nöbeti uygulamasına etki eden önemli faktörlerden bir tanesidir. Sulama, sulu tarımda yüksek verim alınan bitkilerin ekim nöbetinde kullanılmasını, topraktaki organik maddelerin parçalanmasını ve bitkilerin gübrelerden daha iyi faydalanmasını etkiler.
  • Bitki tür ve çeşitleri: Organik tarımda yetiştirilecek bitkilerin kök, gövde, yaprak gibi yapısal farklılıkları, bitkilerin kullandığı besin maddelerinin farklılığı, hububat, baklagil, sebze gibi farklı bitki çeşitlerinin kullanılması ekim nöbetinde etkili olan faktörlerdir.
  • Hastalık, zararlı ve yabancı otların yayılma durumu: Organik tarım yapılan alanlarda önceki yıllarda belirli yabancı ot, hastalık veya zararlılar yoğun olarak mevcut ise, ekim nöbeti uygulamalarında bu hastalık, zararlı ve yabancı otlara hassasiyeti olan bitkiler tercih edilmemelidir. Bunun yerine bu faktörleri mücadele eşiğinin altında tutulabilecek bitkilerin ekim nöbetinde kullanılması gereklidir.

Ekim nöbetine düzenlenmesine etki eden tüm bu faktörlerin dıĢında ulaşım, depolama ve pazarlama gibi ekonomik şartlar da göz önünde bulundurularak ekim nöbeti uygulamaları yapılmalıdır.

1.4.3. Ekim Nöbetinin Amaçları

Ekim nöbeti sadece tek bir nedene bağlı olarak uygulanan bir sistem değildir. Ekim nöbetinin uygulamasında başlıca amaçlar şunlardır.

  • Toprak verimliliğinin korunması: Organik tarımın en büyük sorunlarından biri de yetiştirilen ürünün topraktan uzaklaştırdığı bitki besin maddeleri ve bu maddelerin geri dönüşümüdür. Ekim nöbeti ile farklı bitkiler yetiştirilmesinin amacı, bitki özelliklerine göre farklı gübreleme, sulama, toprak işleme gibi uygulamalar ile toprak verimliliğinin korunmasıdır.
  • Toprak organik maddesinin yükseltilmesi: Ekim nöbeti uygulamalarında farklı bitkiler arka arkaya ekilmektedir. Örnek olarak hububat ekimi sonrası yapılacak baklagil ekimi ile toprağın azot oranının artırılması hedeflenmektedir. Yapılan bu farklı bitki ekimleri toprak organik maddesinin korunması sağlamaktadır.

Resim 1.13 iyi gelişmiş bezelye bitkisi

Resim 1.13: İyi gelişmiş bezelye bitkisi

  • Topraktan yıkanmanın önlenmesi: Bazı bitki besin elementleri çeşitli nedenlerden dolayı yıkanarak toprağın alt tabakalarına doğru inmektedir. Örnek olarak yapılacak kışlık ekimlerde toprak yüzeyi bir bitki örtüsü ile kaplı olacağından bu yıkanmanın önüne kısmi olarak geçmek ekim nöbeti ile birlikte mümkün olmaktadır.
  • Hastalık ve zararlılarla mücadele: Bitkilerin farklı hastalık ve zararlılara karşı hassasiyetleri bulunmaktadır. Yapılacak farklı bitki ekimleri ile hastalık ve zararlıların o bölgedeki yoğunluğunu azaltmaktadır. Bu nedenle yaygın olarak görülen hastalık ve zararlılar dikkate alınarak konukçu bitkiler ekim nöbetinden çıkarılmalı ve yoğunluklarının azalması sağlanmalıdır.
  • Yabancı ot mücadelesi: Organik tarımda ekim nöbeti uygulamalarında çapa bitkileri ve yabancı otlarla rekabeti güçlü bitkiler yetiştirilerek yabancı otların baskı altına alınması ekim nöbetinin amaçlarından bir tanesidir.

Resim 1.14 Çapa bitkisi

Resim 1.14: Çapa bitkisi

Erozyonla mücadele: Yetiştiricilik yapılacak arazinin eğimi dikkate alınarak engebeli arazilerde erozyonu hızlandıran bitkilere ekim nöbetinde yer verilmemelidir.

İşgücü dağılımı: Ekim nöbeti uygulanacak alanlarda yetiştirilen bitkilere göre çalışacak işgücü dikkate alınmalı, farklı yetiştirme teknikleri ve uygulamalar belli dönemlere toplanmayarak işgücünün dengeli bir şekilde dağılması sağlanmalıdır.

Piyasa koşulları: Ekim nöbeti uygulamalarında bitkisel ürünlerin arz ve talep durumları dikkate alınmalıdır. Çok fazla talep görmeyen ürünlere ekim nöbetinde yer verilmemelidir. Ekim nöbetinde daha çok talep gören organik ürünlere yer verilmelidir.

1.4.4. Ekim Nöbetinin Planlanması

Organik tarımda ekim nöbeti planlaması yapılırken dikkat edilecek baĢlıca hususlar şunlardır:

Ekim nöbetinde kullanılacak bitkilerin toprağın verimliliği üzerine olan etkileri birbirini dengeleyecek şekilde olmalıdır.
Ekim nöbetinde mısır, pamuk, patates, şeker pancarı gibi azotu fazla kullanan bitkilerden sonra toprağa azot sağlayan baklagil bitkileri ekilmelidir.

Resim 1.15 Ekim nöbetinde patates

Resim 1.15: Ekim nöbetinde patates

  • Ekim nöbetinde kök sistemi derine giden yonca, pamuk, domates gibi bitkilerden sonra kök sistemi çok fazla derine inmeyen arpa, buğday, soğan gibi bitkiler tercih edilmelidir.

Resim 1.16 Ekim nöbetinde pamuk

Resim 1.16: Ekim nöbetinde pamuk

  • Su isteği fazla olan mısır, yonca, pamuk, şeker pancarı gibi bitkilerden sonra su isteği daha az olan hububat grubu bitkiler, patates, soğan gibi bitkiler ekilmelidir.

Resim 1.17 Ekim nöbetinde yonca

Resim 1.17: Ekim nöbetinde yonca

  • Pamuk, domates, soğan gibi yavaş gelişime sahip bitkilerden sonra mısır, marul, fiğ gibi hızlı gelişen bitkiler ekim nöbetinde kullanılmalıdır.

Resim 1.18 Ekim nöbetinde soğan

Resim 1.18: Ekim nöbetinde soğan

  • Buğday, arpa, fiğ, gibi tarlada fazla kalıntı bırakan bitkilerden sonra ıspanak, patates, şekerpancarı gibi daha az kalıntı bırakan bitkiler tercih edilmelidir.

Resim 1.19 Ekim nöbetinde buğday

Resim 1.19: Ekim nöbetinde buğday

  • Ekim nöbetinde toprağın humus oranını artıran tahıllar ve baklagillerden sonra patates, şekerpancarı gibi humus oranını azaltan bitkiler tercih edilmelidir.

Resim 1.20 Ekim nöbetinde Ģekerpancarı

Resim 1.20: Ekim nöbetinde şekerpancarı

  • Ekim nöbetinde yabancı otlarla mücadele gücü düĢük olan çapa bitkilerinden sonra tahıl grubu gibi mücadele gücü daha yüksek bitkiler tercih edilmelidir.

Resim 1.21 Ekim nöbetinde mısır

Resim 1.21: Ekim nöbetinde mısır

  • Ekim nöbeti uygulamalarında C/N (karbon/azot) oranı düşük olan baklagil bitkileri kullanılarak toprağın organik madde ihtiyacı karşılanmalıdır.
  • Ekim nöbetinde hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır.

Resim 1.22 Hastalıklı meyve

Resim 1.22: Hastalıklı meyve

  • Ekim nöbetinde hastalık ve zararlılara karşı birbirine konukçuluk yapan bitkiler tercih edilmemelidir.
  • Ekim nöbetinde hastalık ve zararlıların biyolojileri dikkate alınarak ekim ve dikim zamanında değişiklikler yapılmalıdır.

Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda

UYGULAMA FAALİYETİ

Organik tarımda bitki besin elementlerinin muhafaza yöntemlerini uygulayabilmek için aşağıdaki işlem basamaklarını yapınız.

işlem basamakları

Kaynak: Tarım Teknolojileri – Organik Tarımda Bitki Besleme

Bknz: Organik Tarımda Gübreleme

Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik TarımdaOrganik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik Tarımda Organik

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz