Solucan Gübresi Bilgi Portalı 06 Aralk 2016

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI I

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI I

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI I

İlk Kurulum ve İşleyiş

İlk Hasat

Bu bölümde ev yapımı solucan gübresi üretimi sistemini tanıtacağız. Kullanılan kap 53 litrelik plastik bir kaptır. Sitemi kuran kişi, çok fazla atık elde edemediği için, kabı bir tel fırın rafı ile ikiye bölerek yarı yarıya kullanmayı tercih etmiş. Kullandığı kabın genel görüntüsü aşağıdaki gibidir.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Aşağıdaki resimde ise, kabın yandan görünüşü resmedilmiş. Bu kabın her iki bölmesine de bir kaç delikli boru takılmış. Bu boruların takılma amacı, kap içinde vermikompost süreci işlerken gerekli havalandırmanın sağlanmasıdır. Yine kap drenajın gerçekleşmesi için bir tarafı hafif yüksek kalacak şekilde konumlanmış. Tam ortadaki kesik, kabın içinde iki ayrı bölmeyi birbirinden ayıran telin sağlam durması için yapılmış. Sistemi kuran kişi, bu kesiğe rağmen bugüne kadar hiç kaptan atık sıvının süzülüp dışarı aktığını görmemiş.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Bu resimde ise, delikli boruları ve kabı ikiye ayıran tel bölmeyi daha net görebilirsiniz.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Aşağıdaki resimde 17 hafta sonra kabın içindeki malzemenin yaklaşık 1/3 oranında azaldığını ve siyah bir renge büründüğünü görüyorsunuz. Sistemi kuran kişi 2004 yılı güz ayları boyunca solucanları her hafta düzenli olarak beslediğini belirtmekte. Haftalık olarak, yaklaşık 1-15 litre besin koymuş kaba. Mutfak atıklarını kuru yapraklarla karıştırarak dengeli bir besin elde etmiş. Günlük olarak bir fısfıs ile malzemeyi nemlendirmiş. Gerektiğinde, yatak malzemesi çok kuru ise ek olarak suyla malzemeyi sulamış.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Ve yeni hazırlanan yatağı görüyorsunuz. Kabın, içinde olgunlaşmış kompost bulunan tarafı, yeni yatağın olduğu tarafa göre bir kaç cm daha aşağıda.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Aşağıda kabın boş olan tarafına yeni bir yatak hazırlanmış ve olgunlaşan vermikompost yeni yatağa doğru doğru toparlanmış. Kaba, yeni yatağın hazırlandığı bölümü yukarıda, olgunlaşan kompostun olduğu bölümü aşağıda kalacak şekilde eğim verilmiş. Böylece, bir yandan olgunlaşan komposttaki nemin solucanlarla birlikte yeni yatağa geçmesi sağlanıtken, olgunlaşan kompost da kurumaya başlıyor. Daha sonra biten kompost mevcut haliyle yaklaşık 2 ay bekletiliyor. Böylece solucanlar, besin dolu yeni yatağa doğru göç etmeye başlıyorlar. Resimde sarı okla gösterilen bölüm drenaj için açıkta bırakılmış.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

İkinci Hasat

Solucanların yeni yatağına göç etmeleri için vermikompostun yeni yatağa doğru yığılmasından yaklaşık 10 hafta sonra ilk hasat yapılıyor. Olgunlaşan kompostun yüzeyinin kuru fakat yığının alt tarafının hâlâ ıslak olduğu görülüyor. Hasat işlemine yeni yatağa en uzak noktadan, kabı ikiye ayıran eleğe doğru başlanıyor. İlk başta olgunlaşan yığının içinde bir kaç solucan göze çarpıyor; ama yeni yatağın olduğu tarafa yaklaşıldıkça daha çok solucanın hâlâ biten yığında durduğu görülüyor. Görülen yaklaşık 3 düzine solucan, yeni yatağa aktarılıyor. Bunlar, yığın içinde kalan son solucanlardı.

Biten vermikompostta tüketilememiş olan poşet çay, muz sapları, yumurta kabukları ve solucanların içine girdikleri ilk yataktan kalma küçük tahta parçaları dışında çok az malzeme kalıyor geriye. Biten kompost elendikten sonra geriye kalan bu malzemeler tekrar kabın içine ekleniyor.

Kap içinde kompostlaşma süreci devam ederken, yığın içinde kalan borulardan altta kalanı, zamanla ıslak malzeme aşağıya çöktüğü için tıkanabiliyor ama üstte kalan delikli boru hâlâ temiz ve havalandırmayı sağlayabiliyor. Boruların bu aşamada kullanımı şu şekilde gerçekleşiyor:

Kabın biten tarafındaki kompost yığını içinde kalan borulardan üstte olanı tamamen çıkarılıyor ve alttaki ise çıkarılıp yığının tam ortasına gelecek şekilde yeniden konuyor. Kabın henüz kompostlaşma süreci devam eden tarafındaki malzeme ise zamanla azalmaya ve alçalmaya devam ediyor. Bu taraftaki besin zaman içinde azalarak üstteki borunun açıkta kalmasına neden oluyor. Bu nedenle üst boru tamamen çıkarılıyor ve alt boru ise, iç taraftan geçirilen bir çubuğa sarılı kağıt havlu ile temizleniyor. Bu şekilde malzemenin hava alması sağlanıyor.

Sistemi kuran kişi, ileride boruları landscape fabric adlı ile anılan bir tür kumaşla kaplamyı düşünüyor. Bu kumaş hava akışıonı sağlayan ama yıkanmayı önleyen bir tür kumaş.

Aşağıdaki resimde bu kumaşı görebilirsiniz.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

 

Aşağıda, delikli borular landscape fabric ile kaplanmış durumdalar. Resimdeki kabın boş tarafına sistemi kuran kişi, yeni bir uygulama ile yatak olarak sadece kağıt değil, aynı zamanda kuru yaprak ve peçete, kağıt havlu gibi malzemeler de koyuyor. Ayrıca haftalık besin verirken de bu malzemelerden eklemeyi ihmal etmiyor. Solucanlar bu şekilde besini daha hızlı ve rahat tüketiyorlar.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Aşağıda, içinde kağıt parçaları olan besin yatağını görüyorsunuz. Solucanlar ışığı gördüğü için hemen dibe karanlığa doğru kaçıyorlar.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Yukarıda behsettiğimiz tüm işlemler için bir besleme takvimi görüyorsunuz. Sistemi kuran kişinin organik atıkğı az olduğu için 6 küçük bölümlü besle sistemi geliştirmiş. Kabın aktif vermikompost üretimi devam eden tarafı 6 eşit parça olarak tasarlanmış. Her parçaya, toplamda 18 hafta içinde 3 kere besin konuyor. İlk hafta 1. bölüm ile başlanıyor. İkinci hafta 2. bölüme besin konuyor. Üçüncü hafta 3. bölüme besin konuyor. Dördüncü hafta 4. bölüme, beşinci hafta 5. bölüme ve altıncı hafta 6. bölüme besin konuyor. 6 hafta bittikten sonra tekrar 1. bölüme dönmüş oluyoruz. Ancak bu defa 1. bölümün hafta 7 olarak belirtilen bölümüne besin konuyor ve süreç bu şekilde devam edip gidiyor.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Aşağıda yatakta açılmış olan çukuru görüyorsunuz.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Aşağıda, daha önce ilk resimde görülen yeşil kapta biriktirilmiş olan mutfak atıklarının çıkura boşaltılmasını görüyorsunuz. Bu kaptaki atıkların hafif küflenmiş olduğuna dikkat edin.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Ve atıklar çukura boşaltılmış durumda.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Atıklar çukura eklendikten sonra üstü kapatılmış ve bir vermikompost derecesinin malzemrye saplanmış olduğunu görüyorsunuz.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Aşağıdaki resimde bitmiş olan ve nemini alacak kadar kuruması için beklemeye alınan vermikompostu görüyorsunuz.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Eleme sonrası artakalan iri parçalar…

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Nihayet kullanıma hazır vermikompostunuz hazır. Güle güle kullanın.

EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI

Derleme Ve Çeviri: Savaş

Etiketler:

Yorumlar

  1. bademu diyor ki:

    ben resimleri niye göremiyorum

  2. SAVAS GONEN diyor ki:

    Sayın bademu,

    Resimlerle ilgili ufak bir sorun var, giderilecektir.

    Saygılarımla.

  3. SAVAS GONEN diyor ki:

    Resimlerle ilgili sorun halledilmiştir.

    Saygılarımla.

  4. ali san diyor ki:

    sayın Savaş Gönen,
    öncelikle bilgi alışverişinde göstermiş olduğunuz azminiz için sizi kutlarım. Benim solucan gübresine olan ilgim 1 sene önce başladı. er ya da geç üretimini yapacağıma dair kendime bir sözüm var. şuan öğrenci olduğum için olanağım yok ama ilerde mutlaka yapacağım bu işi. mezuniyetten önceki son ödevimiz bir proje oldu ve bende solucan üretim tesisi projesi için kolları sıvadım projem şuan için son aşamalarda. ancak kafama takılan bir kaç soru var cevaplarsanız sevinirim.
    1- 300 metre karelik bir seranın içi beton zemin ve seranın alanını uclardan birer metre bırakarak karşılıklı 24 tane 2 şer metrekarelik yatak yaptım. yani toplamda 48 tane ama 24 tanesi faal 24 tanesi hasat zamanı göç etmeleri için boş . sizce uygun mu?
    2- bu şekilde başlarsam ilk etapta kaç tane solucanla başlamamı önerirsiniz?
    3- hasat zamanı nasıl belirlerniyor yani demek istediğim diyelim ki ben 10000 solucanla başladıktan kaç ay sonra ürün elde etmeye başlarım.
    şimdiden teşekkürler.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ali san,

      güzel sözleriniz için teşekkür ederim.

      1) verdiğiniz ölçüye göre aşağıdaki krokiyi çizdiğimde 154 metrekare ediyor. Nasıl 300 metrekarelik bir sera oluyor?

      http://solucangubresi.web.tr/wp-content/uploads/serad.jpg

      Öyle ya da böyle hazırlamış olduğunuz sistemde solucanlarınızı çoğaltabilir ve işi yürütebilirsiniz. Ancak bu tür bir sistemin işçiliği çoktur. Belki bununla başlayıp, solucanları çoğaltıp artından SAS tekniğine geçebilirsiniz.

      2) 48 x 2 = toplam alan 96 metrekare. Bunun yarısını kullanacaksınız; bu durumda ideal bir üretim için metrekareye ortalama 10.000- 15.000 solucan eklenir. Buna göre 480.000 ile 720.000 solucan demektir. Fakat daha az bir sayıyla başlayıp yavaşça ve zamanla solucanların çoğalmasını da sağlayabilirsiniz.

      3) Burada hasat süresi değişkenlik gösterir. Kullanacağınız yemin kalitesi, tüketilmeye hazır oluşu, pH ve nem oranları ve solucan nüfusunun yoğunluğu hasat zamanı kriterini değiştirir. Bu nedenle net bir şey söylemek mümkün gözükmüyor. Bunun bir nedeni de, kullandığınız 2 metrekarelik havuzların yüksekliğinin bilinmemesidir. Mevcutta bir havuz ağzına kadar dolduğunda ve en üst katman hemen hemen yenilip tüketildiğinde o havuzu hasat zamanı gelmiş demektir.

      Saygılarımla.

  5. Poyraz diyor ki:

    Merhaba,

    Solucanları 2 ayrı kaba bölerek göndermiş olduğunuz gübreyi yem olarak veriyorum ancak gübrenin rengi de oldukça koyu. Görsel olarak ayırt etmek zor. Solucanların gübreyi tamamen tükettiğini ve yeniden yem eklemem gerektiğini nasıl anlarım. Solucanlar yüzeyde falan mı gezmeye başlar?

    Teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Poyraz,

      Yemi verdikten bir iki gün sonra, bazen daha da erken, solucanlar yeme hücum etmeye başlarlar. Bir kaç gün içinde de solucanlar yüzeyi işlemeye başlarlar. Bu durumda yüzey düzleşmeye ve hafif kurumaya bvaşlamış çay posası görünümüne dönmeye başlar. Aynen bir kum çölünün yüzeyi gibi gittikçe pürüzsüz bir hal alır. Bu durumdayken hemen yüzeyden bir avuç yem kaldırın, eğer hemen altta bol solucan varsa henüz yemleme zamanı gelmemiş demektir. Fakat eğer hemen altta solucan sayısı seyrek ise demek ki yemin büyük çoğunu yemiş ve işlemişler ve artık diplere doğru gidiyorlar. İşte o zaman yemleme zamanı gelmiş demektir.

      Saygılarımla.

  6. hayrullah diyor ki:

    Savaş Bey merhabalar. solucanlar ve bakımı ile ilgili yazılı bir eser yazmayı düşünüyor musunuz? Birde dikkatimi deniz yosunları çekti internet üzerinde yeterli derecede bilgi sahibi olamadım. tavsiye edebileceğiniz bir site veya kitap mevcut mudur? yardımcı olursanız sevinirim. Selamlar.
    Hayrullah İşsever

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hayrullah,

      bu konuda geniş içerikli bir kitap yazmayı uzun zamandır düşünüyorum. Ancak kitap yazmanın ne demek olduğunu iyi bilen biri olarak bir türlü zaman bulup da başlayamıyorum. Fakat bir kez niyette varsa kısmette de olur fikrindeyim. Şimdilik yakın planım arasında yer almakta olduğunu söylemekle yetineyim…

      Deniz yosunlarına dair benim takip edebildiğim kadarıyla dişe dokunur bir Türkçe kaynak yok. Türkiye’de sıvı deniz yosunu gübresi üretimi üzerine çeşitli çalışmalar yapılıyormuş ama henüz bir sonuç alınamamış olmalı ki piyasada görünmüyorlar. Satışı olanlar da ithal. Belirttiğiniz kaynaklar yabancı kitaplar olarak var…

      Saygılarımla.

  7. Yücel diyor ki:

    Sayın Savaş Gönen Bütün sorulara sabırla cevap verdiğiniz için herkes adına teşekkürü borç bilirim.
    Sitenizdeki pek çok bilgiyi okuduktan sonra şimdilik kafama takılan ve belkide cevabı olmasına rağmen gözümden kaçmış olabilecek birkaç soruma cevap verirseniz çok sevineceğim…
    1-Solucanlara verilecek mamanın önemi konusunda : Mama hayvan gübresi ve organik atıklarla bilikte karıştırılıp kapalı bir yerde yüksek ısı oluşumuyla yaklaşık 70 derecelerde bir sıcaklıkla fermente edildikten sonra verilirse çok verimli olacağı anlatılıyor bu doğrumudur. Burada hayvan gübresi taze mi olmalıdır (yanmış olsa mesela organik atıkla karıştırılabilirmi) şayet taze ise ne kadar zaman geçmiş olması yeterlidir ne kadar zaman geçtikten sonra kullanılması sakıncalıdır yada kullanılmamalıdır?
    2- Mama hazırlanırken kullanılan hayvan gübresi içinde tuz ve üre atıklarının kalmaması gerektiği belirtilmekte, bunun için bazı yerlerde gübrenin yıkanması, yıkandıktan sonra seperatörle suyundan arındırılmasının faydalı olacağı belirtilmekte bu konuyu aydınlatırmısınız seperatör kullanımı doğrumudur gereklimidir? bununla birlikte başka bazı forumlarda ise hayvan gübresinin içinde bulunan sıvı kısmıyla fermente edilmesi gerektiği bu sıvının uzaklaştırılması yada seperatörden geçirilmesi sonucu kalan posanın çok faydalı ve kullanışlı olmayacağı yönünde bilgilerde farklı site ve forumlarda okuduklarım arasında açıkcası hangisine itibar edeceğimi bilemiyorum aydınlatırsanız sevinirim.
    3-Bir solucan satış sitesinde kokon satışı yapılan sayfada okuduğum bir bilgide ise kokonlardan yavruların çıkması için ortamın neminin % 60 ile % 80 aralıgında olması ve sıcaklıgın ise 20-35 derece aralığında olması gerektiği ve yavrunun çıkacağı ortamın önemi vurgulanmış, solucanlarda ilk ısırık kuralından bahsedilmiştir. Buna göre eğer kokonu içine bıraktığımız ortam sadece organik yiyeceklerden oluşuyorsa solucanları bundan sonra sürekli organik yiyecek atığıyla beslememiz gerektiği, hayvan gübresiyle karışık bir ortamda bulunuyorsa bundan sonrada aynı şekilde beslemek gerektiği sadece organik yiyecek içine doğan bir solucanın daha sonra hayvan gübresiyle besleme karşısında ölebileceği yazılmış bunun doğruluğu nedir gerçekten bu canlılarda ilk ısırığı hafızaya kodlayan ve daha sonra hep aynı şekilde yiyecek isteyen bir sistem mevcutmudur.
    4-Yine vermicompost box satan bir başka kurum sitesinde organik atıkların belli aralıkla azar azar solucan sayı miktar durum ve kompostun durumuna göre verilmesi gerektiği yazılmış (sağlıksız koşullar oluşmaması için) şimdi bu kompost kutularına organik atıklar hemen taze taze verilebilir mi yoksa belli ölçüde çürümesi ve fermente olması mı sağlanmalı ondan sonra mı verilmelidir bunun ölçüsü evinde hobi olarak bu işle uğaraşan insanlar için nedir şayet çürütülecekse ölçü nedir nasıl anlaşılır mesela?
    Biraz uzun oldu galiba ama öğrenmek istiyor insan eminim konuyla ilgili pekçok bilgi vardır ama hepsine tek tek ulaşmak ve bulmak hayli zaman almakta ve bazen ikilemde kalınabilmekte birinin ak dediğine diğeri kara diyebilmekte mesela solucanlar için hazır mama satan bir sitede ise mamalarının tamamen organik atıklardan oluştuğu hayvan gübresinin aslında yurtdışında vermikompost üretiminde kullanılmadığı bunun solucanlar için çok sıkıntı oluşturduğu yönünde bilgiler yer almakta (izlediğim pek çok videodan da anladığım kadarıyla ticari kaygıyla söylenmiş bir palavra gibi geldi açıkcası) kime ve neye inanıp güveneceğimizi bilemiyoruz çok aşırı bir bilgi kirliliği var galiba.
    Sabırla okuyup vereceğiniz cevaplar için şimdiden çok teşekkür eder başarılar dilerim…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yücel,

      1) Bahsetmiş olduğunuz şey indoor ısıl işlem odasıdır. Öncesinde hayvan gübresi (ilave olarak eğer düzenli bir şekilde bulunabiliyorsa diğer sebze hal atıkları gibi organik olarak ayrışabilen her türlü atıklar) ve %20-30 oranında temiz toz talaş katılarak bir aktarma (karıştırma) yapılır ve daha sonbra bu karışım indoor odasına alınır. İndoor odası bir cephesi kapıdan oluşan kapalı bir odadır ve zeminine delikli pimapen borular döşelidir. Bu boruların gömülü olduğu beton zemine yığın doldurulur ve borulardan yığına basınçlı hava pompalanır. Bu şekilde 1 saat boyunca 70 santigrat derece ısıl işlem tamamlanır. Daha sonra odanın kapıları açılır ve yığının koku ve fazla nemi uçuncaya kadar hava pompalanmaya devam edilir. Kullanacağınız hayvan gübresinin en ideali tesisten çıkan dışkının seperatör ile sıvısından ayrılmasıdır. Bu yığına %20-30 oranında toz talaş katılır. Eğer sebze meyve gibi atıklar katılacaksa toz talaş oranı biraz daha arttırılabilir. Bunun haricinde bir kenarda bekletilmiş olan hayvan gübresi zaman içinde yıkanarak değer kaybetmiş olur. Bu tür bir yığının yeni hazırlanacak yeme katılarak kullanılması tavsiye edilir.

      2) Hayvan dışkısı hem inorganik tuzlar açısından hem de amonyaktan dolayı seperatörden geçmelidir. Evet seperatör işlemi birçok besini sıvıda bırakır. Örneğin sıvıda yer alan bitkinin alabileceği azot miktarı katıya göre 30 kat daha fazladır. Ancak inorganik tuzlardan ötürü bitki bunu zaten alamaz. Bununla beraber, katı-sıvı ayrışmamış olan gübreyi fermantasyondan geçirip yem olarak solucanlara verdiğiniz zaman, sistemdeki çözücü bakteriler nedeniyle tuzun bir kısmı sodyum ve klora ayrışır. Neticede son ürün olan gübrede hem tuz oranı yüksek olacaktır hem de sodyum ve klor oranı. Bu nedenle seperetör kullanmak en iyisidir. İleride ayrıştırılan sıvıdaki tuz ve amonyağın bertaraf edilmesini sağlayacak bir teknik geliştirilebilirse bu sıvı da sistemde yeniden kullanılabilir.

      3)İlk ısırık teorisi teori bile değildir. Solucanların beslenme diyetlerinde belirleyici olan belki de tek şey, C/N oranı, yani Karbon Azot oranıdır. Eğer solucanlara verdiğiniz yemin C/N oranı ideal ise solucanlar o besini çok hızlı ve rahat bir şekilde tüketirler. “Sadece organik atıklar” diye bir şey yoktur. Çünkü solucanların yediği her şey zaten organiktir. Solucan inorganik bir şey yiyemez. “İlk ısırık” olarak tabir eidlen şey kanımca bir yanılsamadan kaynaklanmaktadır. Şöyle ki, solucana verdiğini yiyeceğin C/N oranı ideal değerde ise solucanlar kendilerine verilen yemin asidik veya bazik olmasına pek bakmazlar. Mesela kahve telvesini ele alalım. Kahve telvesi asidiktir. Peki nasıl oluyor da solucanlar asidik ortamda ölürlerken kahve telvesini diğer birçok yemden daha fazla seviyor ve tercih ediyorlar. Çünkü kahve telvesinin C/N oranı idealdir ve solucanlar sindirim sisteminde salgıladıkları kalsiyum ile bu asitliği dengelerler. Böylece kahve telvesi rahatlıkla yenilebilir bir malzemeye dönüşür. (Bknz: http://solucangubresi.web.tr/merak-ettikleriniz/solucan-yemi-kompost-ve-kahve-telvesi.html)

      Solucanlara o “ilk ısırdığı” yemden farklı bir yem verildiğinde solucanın tercih etmeme nedeni ise büyük ihtimalle yeni verilen yemin asit-baz dengesinin uygun olmamasıdır. Buna ilaveten eğer yeni yemin C/N oranı da ideal değilse solucan asit*baz dengesini düzenleyemez ve bu yemi yiyemez. Yani özetle eğer verdiğiniz yemin hem asit-baz dengesi hem de C/N oranı uygun ise solucan her zaman her türlü besini yer. En fazla bir miktar adaptasyon süreci gerekebilir. Hepsi budur…

      4) Solucan kaplarının en temel iki sorunu, C/N dengesinin kurulamaması; sineklenme ve kokuşmadır. Burada sineklenme ve kokuşmaya neden ola şey herhangi bir anda solucan kabındaki solucanları yiyebileceğinden fazla atık verilmiş olmasıdır. Artıklar fazla verildiğinde, solucanların yiyebileceğinden fazlası çürümeye başlar. Bu çürüme hem kokuya hem de meyve sinekleri ile kara sineklerin varlık göstermesine neden olurlar. Diğer yandan bu tür hobi kaplarına karbon kaynağı olarak (kuru malzeme) doğranmış gazete kağıdı, Hindistan cevizi lifi (peat moss), temiz torf, bir miktar talaş vb uygun malzemeler konulmalıdır. Sadece mutfaktan çıkan atıklar konursa hem asitlik hem de C/N dengesi sağlanamaz. Verilen atıkların önceden çürütülmesine gerek yok. Sadece doğranarak ebatları küçültülür ve kaba konurken hemen yüzeye değilde yüzeyin bir miktar altına gömülürse daha iyi olur.

      Hayvan gübresinin yabancı ülkelerde kullanılıp kullanılmadığı konusunda ABD- Worm Power firmasının çalışmalarına bakınız. Küba, Filipinler, Rusya ve İsrail’in çalışmalarına bakınız. Ayrıca bu iddiade bulunan kişiden kaynakça isteyiniz. Eğer gidip yerinde görmüş ise, hangi ülkeye hangi tarihte gittiğini, hangi firmayı gezdiğini sorunuz. Bir de bu ülkelere gidiş geliş uçak bileti koçan görüntüsünü isteyiniz. Aksi halde bu kişi veya kişilerin susmasını rica ediniz.

      Saygılarımla.

      1. Yücel diyor ki:

        Sabırla verdiğiniz tüm cevaplar için teşekkür ederim.

      2. ERKAN ARSLAN diyor ki:

        Merhaba Savaş bey;

        Mehmet Aksoy ile 2010 yılında yapmış olduğunuz bir röportajda Mehmet bey;” hayvan gübresinin yanması demek aslında gübrenin tamamen ölmesi demektir. Oysa olması gereken çürütülmesidir. Bu sayede gübrenin içindeki faydalı kısım ölmüyor”.Demiş bu cümle İndoor(ısıl işlem odası) ile ters düşmemekte midir.
        Solucan gübresi işini profesyonelce yapan hem Mehmet Aksoyun hemde Ekosol’ün yöneticisi Burçin Karababa’nın röportajlarında ve söyleşilerinde olsun indoor gibi bir sistemden yada benzeri bir işlemden bahsetmemeleri açıkcası benim çok dikkatimi çekti.Bunu sizin ile paylaşmak istedim.
        Sizin anlattığınız indoor sistemi ile mehmet beyin söyledi yanma farklı bir işlemler midir ki.Cevabınız için şimdiden teşekkürler.Kolay gelsin.

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Erkan,

          röportajın yapıldığı dönemlerde indoor sistemi yasal olarak mevzuatta yoktu ve üretim sürecinde yer alması önem arz etmiyordu. Ancak geldiğimiz noktada, devletin ilgili kurumları, toplumdan gelen yoğun talebe karşılık bir mevzuat çıkarmalarının gereğini gördüler ve yeni düzenlemeler yapıldı.

          Buna göre,

          ısıl işlem demek esasen basitçe yanma demek değildir. Aynı şekilde çürütme demek de aslında bildiğimiz manada çürümek demek değildir. Isıl işlem, aerobik bakterilerin neden olduğu ısı ile malzemenin fermente olması anlamına gelmektedir. Eğer çürütme yerine “ayrışma” kelimesini kullanırsak çok daha anlamlı ve doğru olacaktır.

          Eğer malzemeyi ısıl işlemden geçirirseniz, yani fermente ederseniz, yani ön ayrıştırmaya tabi tutarsanız bu malzemede, ki artık adına solucan yemi diyebiliriz, bir takım değişiklikler meydana gelir. Bunların en başında yemin pH’ı nötr hale yaklaşır. İkincisi, oksijenli ortam bakterilerinin faaliyetleri sonucu çıkan ısı, patojenlerin ölmesini sağlar. Ayrıca, çıkan ısı ot tohumlarını çatları ve öldürür, son üründe yabani ot tohumu yer almaz.

          Yasal bir mevzuat olmasa dahi, doğru ve kaliteli bir solucan humusu elde etmenin en ideal yolu ham maddenin ısıl işlemden geçirilmesidir. Ha bu ısıl işlemden geçirmenin yöntemleri ve işlem süreleri birbirinden farklıdır, o ayrı bir konu.

          Isıl işlem, yani yanlış tabiriyle yanma veya çürütme olgusu yararlı bakterilerin ve mantarların ölmesi anlamına gelmez, ta ki doru yöntem ve koşullarla yapılıncaya kadar.

          Saygılarımla.

  8. Yusuf Cavlak diyor ki:

    Savaş Bey,
    Yığma yöntemiyle yakmaya çalıştığımız hayvan gübresini direk mi verelim yoksa üstüne bir de su dolu bir kaba koyup beklettikten( sıvısı ayrıştırıldıktan) sonra mı verelim. Ayrıca talaşın faydalı olmadığını söylüyorlar. Elimizde talaş var toz halinde. Kullanmamız fayda sağlar mı ?
    Bir de bu indoor sistemi için örnek proje var mı ? Biz nasıl ne şekilde bu sistemi kurabiliriz. Maliyeti ,kurulumu, uygulanışı hakkında bilgi verebilir misiniz?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Cavlak,

      Solucanlara yem olarak hazırladığınız gübre yanarak fermente olduktan sonra yıkanmaz. Eğer yıkamaya kalkarsanız içerisindeki çözünmüş olan tüm bitki besin elementlerini atmış olursunuz. Talaş eğer işlenmiş ahşaptan (MDF, sunta vb) elde edilmişse içerdiği kimyasallardan dolayı zararlıdır. Ancak normal kütük veya tomruk talaşı yanı hızar altı toz talaş faydalıdır. Ancak tüm yığının en fazla %20 veya %30’unu aşmamalıdır. Diğer yandan talaş, hayvan gübresi fermente edilirken yani yanma olayı gerçekleşirken katılmalıdır. Sonradan değil… Uygun miktardaki talaş C/N dengesini sağlayarak mikrobiyal faaliyeti arttırır.

      İndoor sisteminin herhangi bir proje çizimi yoktur. Ancak Siyahaltın firması yakın bir zamanda indoor ısıl işlem makinesi üretimini tamamlayacak. Uygun bir maliyet olması beklenmektedir. Gerek duyarsanız bina inşaatı yerine doğrudan bu cihazı temin edebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  9. Yusuf Cavlak diyor ki:

    30 bin civarı solucan aldık. Alta beş santim inek gübresi serip solucanları bıraktık üstüne bir beş santim daha gübre atıp beklemeye geçtik. Ahşap havuzumuzun içinde kaçacakları boş alan bırakmıştık ancak her gün 100’ün üzerinde solucan o boş alana kaçıyor. Solucan aldığımız kişiye söyleyince” Yeme uyum sağlamadığı, elinizdeki yemi yarı su dolu bidonlarda bir gün bekletip kurumaya bırakın, öyle verin” dedi ! Sizin öneriniz ne olabilir bu konuda? Verdiğimiz gübre uzun süre bekletilmiş ancak tam yakılmamış. Islatınca çok az koku geliyor. Solucanların bundan rahatsız olacağını düşünmüyordum. Kaçışı önlemek için yatağın üstüne ışıklandırma koydum. Bu bir çözüm müdür ve bu kayıplar normal midir?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Cavlak,

      yemi tam olarak nasıl hazırladınız? Yanma olayını yani fermantasyonu tam olarak hangi süreçlerle yapmaktasınız. Bu konuda biraz daha detay bilgi verebilir misiniz? Buna göre sorunuzu daha sağlıklı bir biçimde yanıtlayabileceğim…

      Saygılarımla.

  10. Yusuf Cavlak diyor ki:

    1 yıllık gübre bulduk. Torbaladık ve yığdık. 3 hafta boyunca hafif ıslak olduğu için buharlanıyordu. Solucanlar gelince direk kullandık. Gübre toprak renginde ve çok az kokuya sahipti. O şekilde verdik. Fermante işlemi uygulamadan verdik anlayacağınız.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Cavlak,

      Bahsettiğiniz yem kendi haline bırakılmış ve kendi kendine fermente olmuş bir gübredir. Ancak 1 yıl boyunca beklemesi kaliteyi düşürür. Çünkü bu bekleme süresince yemde ciddi besin kaybı oluşmuştur. Bununla beraber kendi halinde bekleyen gübrenin, herhangi bir karışım veya aktarma olmadığı için her tarafı birden fermente olmaz. Bu nedenle sonradan ıslandığında veya torbalandığında yanma olayı yeniden başlayabilir.

      Bu arada, bu gübre her durumda solucanlar tarafından tüketilebilir. Ancak gerek üreteceğimiz gübre olarak gerekse de solucanların yemi olarak besin değeri düşüktür. Bu da solucanların yemi çok fazla tercih etmemesine enden olabilir. Bu şekilde elde ettiğiniz gübre zaten yeniden fermente olmaz.

      Yemi yıkamanızın tavsiye edilmesinin nedeni ise, bu şekilde beklemiş olan gübreye harici olarak fare, kırkayak, normal toprak solucanları vb diğer toprak canlıları da karışmış olabiliyor. Bunların boğularak yığının dışında kalması için yıkama tavsiye edilir.

      Bundan sonraki aşamada mümkün olduğunca taze yem alarak ve en fazla 21-24 gün fermente ederek solucanlara verin. Daha fazla fermente olursa besin kaybı olur.

      Saygılarımla.

  11. Yusuf Cavlak diyor ki:

    150 metre karelik bir marangozhanede başladık. Marangoz işleri olduğu için gübre yakacak yerimiz malesef pek yok. Sanayi sitesi olduğu için esnafı da rahatsız etmek istemiyoruz.Bir seneye kadar da taşınamayacağız. Edirne’de solucan yemi satanlar var ancak Malatya’ya getirmenin de bir maliyeti olacağı için düşünmedik ancak daha fazla ölüm olursa getirmek zorunda kalacağız gibi !
    İlginizden dolayı çok teşekkür ederim. Hayırlı günler.

  12. fahri demir diyor ki:

    savaş bey merhaba,
    12 m2 bi odam var kış için ısıtmasını en ekonomik nasıl sağlayabilirim?
    teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın demir,

      esas itibariyle odanın tamamını değil de solucanların içinde bulundukları sistemin yüzey alanını ısıtmanız yeterli olacaktır. Odanın ve solucanları beslediğiniz sistemin bir kaç net fotoğrafını gönderebilirseniz daha sağlıklı bir yorumda bulunabilirim. Resimleri vermikem@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  13. aysel diyor ki:

    bende evde solucan yetıstırmek ıstıyorum bana yardım edermısınız

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın aysel,

      sitedeki konuları iyice okuyup inceleyin. Sorularınız olursa ilgili konular altında sorabilirsiniz..

  14. necdet erdin diyor ki:

    Kırklareli merkezde ikamet etmekte olup, 300 ağaçtan oluşan toplam 6,5 dönüm meyve bahçem var, 300 kg.civarında solucan gübresi üretmek için gereken solucan sayısı ve süre yaklaşık ne kadar olacaktır.Ayrıca Edirne de yeriniz nerede gelip, yerinde bilgi sahibi olmak isterim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Erdin,

      Tesis Ziyaret Formunu doldurarak Edirne Kırcasalih’te bulunan tesisini ziyarete gelebilirsiniz.

      Tesis ziyaretini yaptığınız zaman sorunuz daha net yanıt bulacaktır. Şimdil,k kısa bir bilgi vermek gerekirse, 10.000 adet solucanınız varsa, ilk 3+3 aydan sonra her bir birim havuzdan aylık olarak rahatlıkla 600-700 kg ve daha üzeri gübre elde etmeniz mümkün hale gelecektir.

      Elde edeceğiniz gübrenin miktarını belirleyen birçok farklı etken mevcuttur. Bu nedenle tesis ziyaretini yapmanız ve ondan sonra karar vermeniz en sağlıklısı olacaktır.

      Saygılarımla.

  15. Ahmed Sami diyor ki:

    Sayın Savaş,

    Solucan populasyonu senede 4 kat artabildiğine göre bunu kontrol etmek adına neler yapılabilir, sonuçta çiftliklerin de kapasiteleri sınırsız değildir. Belki satışı yeni üreticilere yapılabilir ama ben bir adım daha ileriyi düşünerek soruyorum, doğaya salmak da riskli olduğuna göre nasıl değerlendirebiliriz.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Ahmed bey,

      kullanacağınız solucan türüne bağlı olarak değişmekle beraber eğer Eisenia Foetida türü solucan kullanacak olursanız yıllık en az 16 kat veya daha fazla çoğalmaları mümkündür.

      Çoğalan solucanların en mantıklı elden çıkartma yöntemi, eğer yakınlarda tavuk veya balık çiftliği var ise canlı olarak, yakınlarda yoksa kurutularak yem katkı maddesi şeklinde kullanılmasıdır. %90-95 oranında protein barındırdıkları için özellikle tavuk ve balık çiftlikleri için çok iyi bir besin kaynağıdır.

      Saygılarımla.

  16. Meral diyor ki:

    Savaş Bey öncelikle size kolay gelsin demek istiyorum. Sorulan sorulara açıklayıcı bilgiler
    vermişsiniz, okumaya çalıştım.
    Ben Denizlide yaşıyorum ve evimizin bahçesinde 20.000 kadar solucan besleyerek bu işe
    başlamak istiyorum. Aklıma takılan mama hazırlaması. Buranın bir ilçesinde küçük bir tesis gezdim,
    Orada hayvan gübresini beton zeminde ve açık alanda bir süre bekletiyorlar. Daha sonra kapalı bir alanda saman, çay posası ile karıştırarak mama hazırlıyorlar. Başka aşamalarda vardır belki, benim evim mahalle arasında hayvan gübresini bir süre bekletme şansım yok koku olur diye. Büyük bir plastik kapta delikler açarak hayvan gübresini hiç bekletmeden Bu kaba alıp Ağzını kapatarak bekletsem olur mu. Bu şekilde koku olayı olmaz diye düşündüm ama siz ne dersiniz? Mamayı nasıl hazırlayabilirim(Yorumları ve SSS ları da okudum) açıklama yaparsanız çok sevinirim
    İyi çalışmalar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Meral,

      mesele hayvan gübresini rastgele bekletmek değil, doğru koşullarda, doru yöntemlerle ve doğru zamanda bekletmek, daha doğrusu işletmektir.

      Bu nedenle hayvan gübresini ahırdan çıktığı haliyle taze taze kullanamazsınız. Birincisi, içerdiği tuz ve amonyak fazlalığı hem solucanlara hem de çıkacak son ürün vasıtasıyla tarlaya ve yetiştiriciliği yapılan bitkiye zarar verebilir.

      Ayrıca fermentasyondan, yanı ısıl işlemden geçmeyen ham madde, yani hayvan gübresinde patojenler istenilen düzeyin altın inmez. Riskli bir durumdur bu. Bununla beraber hayvan gübresinin fermente edilmesinin bir diğer önemi de, fermantasyon esnasında mikro bakterilerin ham maddeyi ayrıştırmaya başlamasıdır. Bu da ürün kalitesini arttırmaya başlar.

      Sizin durumunuzda ne yapabilirsiniz. Birincisi eğer bulabilirseniz seperatör gübresi (sıvısı katısından preslenerek ayrılmış olan gübre)almanız. Bulamazsanız şunu yapabilirsiniz. Ham olarak temin edeceğiniz hayvan gübresini betona döküp bekletmek yerine, alt tarafında drenaj kanal veya delikleri olan bir havuza veya tanka boşaltıp suyunun ve buna bağlı olarak tuzunun süzülmesini sağlayın. Gerekirse havuza veya tanka bir iki defa su basarak yıkama yapın ki tuz iyice seyrelsin. Suyu drene olup iyice süzüldükten sonra malzemeye %20-30 civarında saman veya talaş katın ve bu malzemeyi 21-23 gün boyunca, her 3-4 günde bir, bir yerde başka bir yere aktararak yanmasını sağlayın. Yemi bu şekilde hazırlamanız en idealidir. Eğer şu anki yeriniz buna müsait değilse, hayvan gübresini temin edeceğini kaynakta bu işlemi yaptırın ve daha sonra hazır olan yemi alıp tesisinize, yani bahçenize getirtin.

      Bu arada, yukarıdaki açıklamadan sonra gereke kalmadı ama yine de belirteyim,- büyük plastiklerde hayvan gübresi bekletme fikriniz uygun görünmüyor… İşe yazamaz.

      Saygılarımla.

  17. Ahmed Sami diyor ki:

    Savaş Bey,

    Solucan kutumun içinde beyaz beyaz kıl şeklinde canlılar var. Bunlar kokonlardan çıkan yavrular mı, yoksa bizimkilerin komşusu mu. Eğer öyleyse zararları olur mu?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ahmed,

      Eğer birkaç gün içinde büyüme ve kırmızı renklenme oluşmuyorsa bu beyazlar yavru solucan değildir. Pot worms denilen beyaz solucanlardır. Sayıları çok fazla ise, ya sistem ortamı asidiktir ya da fazla nemlidir. Çok fazla olmadıkları sürece zararlı değildir.

      Saygılarımla.

  18. harun diyor ki:

    slm savaş hocam ben şubat ayında siyah altın firmasından 1000 adet solucan almıştım sizin söylediğiniz beyaz renkteki şeylerden çok var kırmızı renk derken büyük solucanlar gibi mi olacak bide bunlardan nasıl kurtuluruz

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Harun,

      http://solucangubresi.web.tr/temel-bilgiler/solucanlarin-komsulari.html sayfasında yer alan Ernie Enchytraeids adlı başlığa bakınız. Bahsettiğimiz beyaz canlılar da birer solucandır. Ancak farklı bir tür. Sağlıklı bir solucan kabında olmaları normaldir. Ancak sayıları çok fazla olursa solucanların yemeğine ortak olurlar. Eğer sakınca sayılacaksa, tek sakıncası budur. Tamamen yok etmeniz mümkün değildir. Ancak sayılarının çok fazla olmasının nedeni ortamın fazla nemli olması ve/veya yemin asidik bir yapıda olmasındandır. Kaba ince ince doğranmış gazete kağıdı koyarak nemi alabilirsiniz. Biraz da un kıvamına getirtilmiş yumurta kabuğu ilave ederek asitliği düzenleyebilirsiniz.

      Bu beyaz solucanlar eğer Kırmızı Kaliforniya solucanının yavrusu ise, ortalama bir hafta içinde büyümeye ve renkleri hafif hafif kırmızıya çalmaya başlar. Değilse sürekli olarak küçük ve beyaz kalırlar.

      Saygılarımla.

  19. özcan diyor ki:

    Savaş bey merhaba . yazılarda okuduğum kadarıyla hayvan gübresi derken genelde buyukbaş hayvan gübresi bazalınarak soruluyor ve buna bağlı olarak sıvıdan ayrılmasından bahsediliyor. Peki koyun gübresi ile mama hazırlamak mümkünmüdür. ve koyun gübrei genelde kuru olduğu için herhangi bir işleme tabi tutmak gerekirmi. birde 1000 adetle başlamayı düşnüyorum plastik yerine metal yuva kullanmak solucan için faydalımıdır .. en iyi ortamı betonmudur yoksa ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Özcan,

      Yem türleri konusunda http://solucangubresi.web.tr/merak-ettikleriniz/solucanlar-icin-yem-turleri-i.html sayfasına göz atınız.

      Koyun gübresi idealdir ama şöyle bir sıkıntı var, koyun gübresi çok kurudur. Ham haliyle solucanlara verseniz solucanlar yiyemez, çünkü fermente olmamış yan turşu kıvamında çürüme aşamasına gelmemiştir. Bununla beraber hem malzemenin ayrışmaya başlaması ve hem de patojenlerin ölmesi açısından yemin yarı fermente olması gerekir. Ben şahsen koyun gübresi üzerine bir çalışmada bulunmadım ancak, eğer koyun gübresinin C/N dengesi 1/30 değerinde sağlanacak ve iyi bir fermentasyon sağlanacak olursa o zaman yem işi hallolur.

      Metal kaplar ısı yalıtımı açısından sıkıntıya neden olabilirler. Beton ortam eğer kullanılışlı ise olabilir.

      Saygılarımla.

  20. harun diyor ki:

    slm savaş hocam bir sorumda bu bir ölçek mısır unu bir ölçek yulaf ezmesi ve yumurta kabuğu ile yapılan yemle alakalı bu yemi ne kadar zaman aralıklı ve ne kadar vermemiz gerekir ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Harun,

      bahsettiğiniz yem daha çok olta balıkçılığı için kullanılan solucan türlerinin daha tombul olmaları için türetilmiş bir karma yemdir. Ancak ben bu yemin esasen solucanlara protein kazandırdığı için mi yoksa başka bir nedenle mi hacim kazandırdığından pek emin değilim. Eğer bu tür bir yemle deneme yapmak isterseniz yemi dilediğiniz zaman verebilirsiniz. Belli bir zamanı yoktur.

      Saygılarımla.

  21. harun diyor ki:

    peki hocam bir solucan hergün kendi ağırlığı kadar yem tüketir diye yorumlar var biz bu yemi kullanarak solucanları daha ağır hale getirsek bundan dolayı gübre üretimleri artar mı ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Harun,

      “bir solucan her gün kendi ağırlığı kadar yem tüketir” ifadesi yanıltıcıdır. Bu tespitin yapılmasının nedeni, solucanın iştahını ve dur durak bilmeksizin yemek yemesi durumunu öne çıkarmak içindir. Ancak solucanlar sistemde her an yemek yemeyebilirler. Bazıları çiftleşirler, bazıları uyku modundadırlar, bazıları yumurtlama modundadırlar ve bunların yanı sıra bir sistemdeki solucanlar her daim aynı yaşta ve boyuta ve iştahta olmayabilir. Bu nedenle bu varsayımdan yola çıkmak yanlış olur.

      Saygılarımla.

      1. efe Altan diyor ki:

        Savaş abi ben 13 yaşındayım 3 yildir solucan gubresini arastiriyorum evde bir kompost kovası hazirladim asagi yukar 10-20 litre bu kapta kompost yapmak istiyorum ancak kırmızı Kaliforniya solucanindan cevremizde hic yok corumda yaşıyorum acaba siz bulundugunuz yerden 20-30 tane gönderebilir misiniz şimdiden teşekkürler

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Efe,

          birincisi 20-30 tane solucanla gübre üretmen neredeyse mümkün değildir. Özellikle de yeni başlayan biri için. İkincisi de bizim ambalaj sistemimiz 20-30 adet solucanı göndermeye müsait değil. Biz en az 1000 adet üzerinden satış yapabilmekteyiz.

          Saygılarımla.

        2. Ahmet Sami diyor ki:

          Efecim ben sana kabımdan 50 tane sayıp göndereyim. En azından bir tecrübe edersin. Kimbilir belki seneye binlerce solucanın olur. Mail adresim as_celik@hotmail

  22. Ömer Çetin diyor ki:

    İyi günler Savaş Bey,
    Sitenizi inceledim, verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Ben evimin terasında çatı katında hobi olarak ve kendi yetiştirdiğim bitkilere vermek üzere solucan gübresi üretmek istiyorum. Fakat uygun bir üretim için kap bulamadım. İnternetteki videolardaki plastik kutular ya bizde yok ya da bizdeki kutular çok pahalı. Ayrıca sistemim yatay olarak, mesela bu videodaki gibi – https://www.youtube.com/watch?v=yGv7kdt9j94 – bir sistem mi olmalı? Yoksa dikey olarak mı bir sistem kurmamı önerirsiniz? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ömer,

      sistem yatay da olabilir dikey de… Hangisi sizin için daha kolay ve işlevsel ise onu tercih edebilirsiniz. Yurt dışında hobi tarzı üretim için birçok farklı kap türü satılmakta. Türkiye’de zamanla ürün çeşitliliği artacaktır ve buna bağlı olarak fiyatlar da makul olacaktır. O zamana kadar geniş bir yüzey alanı olan ve kendi tasarımınız olan herhangi bir kap da kullanabilirsiniz. Başlangıç için plastik çekmeceli komodinleri düşünebilirsiniz…

      Saygılarımla.

  23. irfan biten diyor ki:

    Savaş bey verdiginiz bilgiler çok faydalı oluyor. Bu nedenle teşekkürü borç biliriz. Bizim burda akasya ağaçlarının keçi boynuzu çok var. Ufaltip solucanlara verebilir miyiz bunu ? Yabani keçi boynuzu da deniyor.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın irfan,

      yabani keçi boynuzu ile yenilebilen keçiboynuzu arasında ne gibi bir olduğuna bakmak lazım. Örneğin yenilebilir kestane ile yabanisi olan at kestanesi gibi… At kestanesinin bazı zehirli sayılabilecek maddeler içerebildiği söyleniyor mesela. Buna benzer bir biçimde, eğer yabani keçi boynuzunda canlı organizma ve mikroorganizmaya zarar verecek bir şey yoksa kullanılabilir. Tabi yine de belli bir ölçekte deney yapılmasında fayda olur.

      Saygılarımla.

  24. Şahin oyman diyor ki:

    Benim taze yeşillik bulma şansım biraz fazla yeşillik leri direk solucanlara verebilirmiyim cürümesi solucanları etkiler mi ( yeşillikten kastım tanıdık buyuk bir kaç manav var)

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Şahin,

      bu sorunuzun cevabı için

      http://solucangubresi.web.tr/?s=yem

      linkinde yer alan konuları detaylı olarak inceleyiniz lütfen.

      Saygılarımla.

  25. serkan diyor ki:

    Merhabalar ben de bu işe girmek istiyorum yerimde var yaklaşık bir 100.000adetle başlamış olsam bana toplam çiftliğin kurulumuyla beraber ne kadar olur ve başladıktan sonra gübre satışını nereye yapabiliriz ve satmada sıkıntıları varmı yardımcı olursaniz sevinirim

    1. Emrah Sezgin Can diyor ki:

      Sayın Serkan;

      Konu ile ilgili olarak web sayfamızı detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. Aynı soruya web sayfamızda defalarca yanıt verilmiştir. İncelemenizi rica ederiz.

      Saygılarımla

      Emrah Sezgin CAN

  26. Yildi diyor ki:

    Merhaba savaş bey. Arkadaşım bana bu solucanlardan hediye etti elimde bin adet var. Benim mesleğim manav arta kalan çürük domates marullari atsam birşey olur mu

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yildi,

      bu konuyu ve sitedeki diğer konuları iyice inceleyiniz. Detayları öğrenip hakim olduktan sonra elinizdeki atıklarla solucan gübresi üretebilirsiniz.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz