Solucan Gübresi Bilgi Portalı 23 Mays 2017

TOPRAK DÜZENLEYİCİLER VE VERMİKOMPOST

TOPRAK DÜZENLEYİCİLER VE VERMİKOMPOST

Toprak ve Düzenleyicileri Hakkında Kısa Birkaç Bilgi

Toprak dünya üzerinde öyle ya da böyle tüm canlıların bağlı olduğu en değerli mal varlığımızdır. Oldukça kıymetlidir.

Doğa sürekli bir dengeleme faaliyeti içerisindedir. Yaşam için, tüm etki ve tepki aktivitelerini barındıracak şekilde en konforlu koşulların sürdürülmesini sağlar. Bu dengeleme güçleri kimyasal bir aşındırma sürecisini meydana getirir. Bu güç ve mikroskobik yaşamın ayrıntılı seviyede işlemesi sayesinde kayalar ve yaşan tüm canlılar, mineral maddeler, organik maddeler, su ve değişen oranlarda hava karışımını üretmek için ayrışma sürecine girerler. Bu karışım toprak olarak adlandırılır.

Toprak mineralleri ve içerikleri değişen oranlarda suda çözünürler. Bunlar suyun akışkanlığıyla ve farklı toprak düzeylerinin oluşumuna denen olan doğal toprak şekillendirici güçlerle hareket ederler, yer değiştirirler. Değişik toprak düzeylerinde toprak parçacıkları boyut olarak ve aynı zamanda da farklı çeşitlilikle bir araya toplanırlar.

Topraktaki temel minerallerin havanın etkisiyle değişmesi gibi, elementler de yeni ve renkli bileşenlere dönüşürler. Gevşekçe yığılmış olan yapı toprağın “atmosfer”ini oluşturan sıvı ve havayı içeren boşluklarla dolar. Bu atmosfer büyük kimyasal değişimlerin meydana geldiği yerdir ve bu ortam çeşitli yaşam döngülerinin sınırlı miktardaki besin için rekabet etme olanağının artmasını sağlar.

Bitki kökleri, bakteriler, mantarlar (fungi) ve küçük canlılar bu atmosferin en üst seviyesinde bolca bulunurlar.  Toprakta ne bir başlangıç ne de bir son vardır; sürekli bir devamlılık vardır.  Doğumun, büyümenin, üremenin, bozulmanın, ölümün, çürümenin ve yeniden doğumun yani hayatın bir formundan diğer bir formuna sürekli olarak bir değişimin olması söz konusudur.

Tüm toprak canlıları ve bitkiler yaşan döngülerini tamamladıkları zaman organik maddeler ayrışmaya ve toprağın en üst tabakasıyla birleşmeye başlar ve zamanla toprak formuna dönüşür. Tüm toprak fiziksel ve kimyasal çevrenin ve biyolojik toplumun içerildiği bir ekosistemin parçasıdır. Toprak içerinde bulunan hayvanlar, böcekler, mikroorganizmalar yaşamın devam etmesinde ve besin döngüsünün devamlılığında önemli rol oynarlar. Bakteri gibi toprak mikroorganizmaları organik maddelerin ayrışmasını sağlarlar. Eğer bu dönüşüm olmasaydı, organik yaşam döngüsü için gerekli olan besin de olmazdı. Organik maddeleri ayrıştıran bu organizmalara “ayrıştırıcılar” denir ve bunlar toprağın verimliliğinden sorumludurlar.

AYRIŞMA NEDİR?

Ayrışma ölümle yani yaşayan bir bedendeki temel sıvı akının durmasıyla birlikte başlar. Bu süreç parçalanma veya ayrılma vasıtasıyla bitki veya organizmaların vücutlarındaki depolanmış suyun eksilmesiyle birlikte başlar. Bu süreç ise vücudun kendi içe kimyasalları ve enzimleriyle gerçekleşir. Bu süreci dokuların bakterilerce parçalanmaya başlaması takip eder. Organik maddeler kimyasal yapılarına ve ortamdaki bakteri ve enzimlere bağlı olarak değişik oranlarda çözülürler. Bu ayrışma sürecine daha sonra mantarlar, çeşitli toprak canlıları, solucanlar ve böcekler de katılırlar. Bunu takiben maddeler, birçoğu bakteriler olan değişik mikroplarla ileri düzeyde kimyasal değişikliklere tabi olurlar.

BİYOLOJİK PARÇALANMA

Biyolojik parçalanma veya biyo-mineralizasyon organik yaşam döngüsünün son sürecidir ve organik maddelerin minerallere dönüşmesiyle meydana gelir. Bu mikroskobik düzeyde, büyük bir mikroorganizma ailesi, ya da mikroplar var olurlar. Bu canlılar ayrıştırma, mineral içeriklerini dönüştürme veya toplama yeteneklerine sahiptirler ve büyük bir oranda büyüleyici bir zenginlikte çeşitliliği barındıran gizli dünyanın da alt yapısını hazırlarlar. Şekilleri, renkleri, görünüşleri ve bu alandaki canlı çeşitliliği ile kütle büyüklü ile bizlerin benzer bitki ve hayvan topluluklarımızda rekabet ederler.

HUMUS

Organik maddeler, bir zamanlar yaşan organizmalardan meydana gelen maddelerdir ve Latince kökenli bir kelime olan “Humus” ise çürüyen ve toprakta durgun bir yapıya erişen organik maddelerdir. Humus, içerisinde organik karbonun bol miktarda bulunması nedeniyle tipik olarak siyah veya koyu kahverengi renkte olur. Biyolojik olarak humus genellikle toprağın yaşam kaynağı olarak tanımlanır. Humusu kesin terimlerle tanımlamak zor olsa da, gerçekten yüksek oranda karmaşık bir yapısı vardır ve doğal yapısı henüz tamamen anlaşılabilmiş değildir. Bileşikler ile bitki, hayvan veya toprakta birçok fayda ve fonksiyonlara sahip mikrobik kökenli canlıların karmaşık kimyasal yaşamlarının birer bileşkesidir humus. Solucan humusu (Vermikompost) bazıları tarafından en iyi organik gübre olarak kabul edilir. Fiziksel olarak, yüksek mikro gözenekliliği ile toprağın nem tutmasına ve iyi toprak yapısı forumunun oluşmasını teşvik etmede yardımcı olur. Toprağın humus yapısı yüksek bir nüfus yoğunluğunda mikroorganizmaların ve diğer yaratıklarına varlığına olanak sağlar ve böylece toprak yaşamının yüksek ve sağlıklı bir düzeyde devamlılığını destekler. Parçaları bir arada tutarak ve toprağın büyük ölçüde havalanmasını sağlayarak, toprağın kırıntı yapısına destek verir. Humus kendi ağırlığının 80-90%’ına eşdeğer nem tutabilir ve böylece toprağın kuraklık koşullarına dayanma kapasitesini arttırır. Humusun biyokimyasal yapısı, toprağın asidik veya alkali yapısını düzenlemesine de olanak sağlar. Humusun koyu rengi soğuk havalarda toprağın ısınmasını da mümkün kılar.

BESİNLER

Toprakta bulunan besinler, bir organizmanın yaşamak için ihtiyaç duyduğu kimyasal elemen veya bileşiklerdir. Besinler bir organizmanın metabolizması tarafından büyümek için kullanılır. Bitkiler besinleri kökleriyle doğrudan topraktan veya atmosferden temin ederler. Organik besinler, karbonhidratları, yağları, proteinleri, aminoasitleri ve vitaminleri içerirler. Bir besin, eğer organizma onu kendi içinde yeterince sentezleyemiyorsa o organizma için temel bir öneme sahiptir ve dış bir kaynaktan alınmalıdır. Görece olarak büyük ölçülerde ihtiyaç duyulan besinlere makro besinler, yine aynı biçimde daha az ihtiyaç duyulan besinlere de mikro besinler denir. Bitkiler tarafından büyük oranda tüketilen kimyasal elementler, karbon, hidrojen ve oksijendir. Bunlar çevremizde su ve karbondioksit formunda mevcutturlar ve enerji de güneşten sağlanır. Nitrojen, fosfor, potasyum ve sülfür de aynı zamanda görece olarak büyük oranda ihtiyaç duyulan maddelerdir. Hep birlikte bunların hepsi bitki için makro besinleri oluştururlar. Değişik yaşam süreçlerini gerçekleştirmek ve bir yapı oluşturabilmek için aynı zamanda diğer kimyasal elementlere de ihtiyaç vardır fakat genellikle küçük miktarlarda ihtiyaç duyulurlar.

DENİZ YOSUNU GÜBRELERİ

Deniz yosunu gübreleri organik tarım için değerli bir girdidir ve sahil kıyılarında bol miktarda bulmak mümkündür. Deniz yosunu gübreleri için temel sorun tuz içeriğini yüksek olmasıdır. Bu durum solucanlar tarafından pek sevilmez, çünkü içerisinde yaşayamazlar. deniz yosunu gübreleri, kompost yığınına mükemmel bir aktivatör olarak eklenebilir. Toprak yapısı bakımından deniz yosunu gübreleri büyük bir hacim kaplamazlar ama jel şeklinde olan ve toprağın kırıntılı yapısını birbirine bağlamaya yarayan aljinat içeriğine sahiptirler ve tüm toprak besinlerine sahiptirler: 0,3% N, 0,1% P ve 1,0% K ve artı bir dizi iz elementleri de içerirler.

TARIM KİRECİ

Tarım kireci, tozlaşmış kireçtaşı veya tebeşirden (chalk) elde edilmiş olan bir toprak katkı maddesidir. Birincil aktif içeriği Kalsiyum Karbonattır.

Toprak Üzerindeki Etkileri:

    • Asidik toprağın pH’ını düşürür.
    • Bitkilerin kalsiyum ihtiyacını karşılar.
    • Asidik topraklarda suyun ileri derecede toprağa nüfuz etmesine olanak sağlar.

Dolomitli kireç ve sönmüş kireç gibi kirecin diğer formları tarımda ve bahçecilikte yaygın kullanılmaktadır. Dolomitik kireç, kalsiyuma ek olarak magnezyum tedarik ederken tarım kireciyle aynı etkileri elde etmek amacıyla bir toprak girdisi olarak kullanılabilir. Ayrıca bahçıvanlar tarafından da, haşerelere veya bitkilere zarar vermeden böcek kaçırtıcı malzeme olarak kullanılabilir.

KAYA TOZU

Kaya tozu, bir tür volkanik kayaç olan, mineral ve iz elementleri içeren öğütülmüş bazalt içeren organik bir gübredir. Kaya tozu verimliliği yükseltmek, toprağın nem tutma özeliğini, katyon değişim kapasitesini ve toprak yapısını, drenajını arttırmak için toprağa eklenir. Kaya tozu aynı zamanda, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor ve potasyum, özellikle iz elementler ve mikro besinleri de içerirler. Geleneksel gübrelerin yıllarca uygulanması sonucu genellikle fosfor toprakta bloke olmuş bir şekilde kalır. Mikro elementlerce zengin gübreyi kullanmak bitkilerin topraktaki bu bloke olmuş fosfora erişmesini de mümkün kılar. Yüksek kalitedeki kalsiyum ve magnezyum, bir çeşit kireç gibi işlev görerek toprağın pH derecesini nötralize etme yeteneğine sahiptir.

HİNDİSTAN CEVİZİ LİFİ

Hindistan Cevizi Lifi (HDL), cevizin lifli dış kabuğundan ayıklanmış olan kaba elyaftır. İki değişik HDL vardır: Tamamen olgunlaşmış Hindistan cevizinden elde edilen kahverengi lif, kalın ve güçlüdür ve yüksek bir aşınmaya dayanma gücü vardır. Genellikle paspas, fırça ve çuval bezlerinde kullanılır. Beyaz lif ise tamamen olgunlaşmamış Hindistan cevizinden elde dildir. Bu lif beyaz veya açık kahverengi bir renktedir, daha ince ve yumuşak ve aynı zamanda da daha zayıftır. Bun lifler paspas veya halat yapımında kullanmak üzere iplik elde etmek için bükülürler. HDL kısmen su geçirmezdir ve tuzlu su tarafından zarar görmeye karşı dirençli birkaç liften birisidir. Bahçıvanlıkta bataklık yosunu (sphagnum moss) yerine tavsiye edilir, çünkü bakteri ve mantar sporlarından tamamen arındırılmıştır ve ayrıca turba madenciliğiyle çevresel zarar verecek biçimde değil, tamamen sürdürülebilir bir yöntemle üretilmiştir. HDL şimdi de malç, toprak düzenleyici, hidrofonik yetiştirme aracı olarak kullanılmaktadır.

VERMİCULİTE

Vermikulit ısı uygulamasıyla elde edilen doğal bir mineraldir. Vermikulit, belli bazaltik minerallere su katılımı (hidrasyon) ile elde edilir. Vermikulit küçülme-genleşme kapasitesiyle bir kil gibi işlev görür. Yüksek bir katyon değişim kapasitesine sahiptir. Bir toprak düzenleyicidir ve kimyasal gübreler için yavaş salınımlı olma özeliği sağlar. Hidrofonik yetiştirme aracı olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca yumurta kuluçka dönemi için steril bir ortam sağlar.

PERLİT

Perlit, kısmen yüksek su içeriği bulunan, tipik olarak obsidyene (doğal yollarla oluşan volkanik kökenli bir cam türü) su katılımı ile şekillenen amorf bir volkanik camdır. Doğal olarak meydana gelirler ve ısıtıldığında gerçek hacminin 7-15 katı kadar genişleme gibi sıra dışı bir özelliğe sahiptirler.  Düşük yoğunlukta olmaları nedeniyle kısmen ucuzdurlar ve perlit uygulamalarında birçok ticari sektör gelişmiştir. Bahçıvanlıkta perlit toprak düzenleyici olarak kullanılır. Hidrofonik ortam aracı olarak veya çelikleme ortamı olarak kullanılırlar. Düzenleyici olarak kullanıldığında su kaybını ve toprak sıkışmasını önler. Perlit mükemmel bir yardımcı filtredir.70-75% oranında silikon di oksit SiO2 içerir.

KOMPOST

Kompostlaşma olarak bilinin teknikle organik maddelerin kontrollü olarak ayrışması sonucu elde edilen son ürüne kompost denir. Kompost nemi ve bitkinin büyümek için ihtiyaç duyduğu besinleri içeren çözülebilir mineralleri tutan gözenekli, emici bir materyaldir. Buna rağmen çok nadiren tek başına kullanılır. Verimli bir toprak elde edebilmek için temel ve öncelikle olarak toprak, kum, iri çakıl, kabuk yongaları, vermikulit, perlit ve kil granülleri ile karıştırılmalıdır.

VERMİKOMPOST

Solucan dışkısı, diğer adıyla vermikompost organik maddelerin belirli tür solucanlar tarafından tüketilmesi sonucu elde edilen son üründür. Suda çözülebilen besinler ve bakteriler içerir. Vermikompost mükemmel bir besince zengin organik gübre ve toprak düzenleyicidir. Vermikompost normal ve diğer yollarla elde edilen kompostlara göre çok daha fazla zengin besin içeriğine sahiptir. Besinleri, bitkilerin alabileceği formlara dönüştürme yeteneğine sahip mikrobiyal yaşam ortamını içerir. Diğer kompostların aksine, vermikompost ayrıca besinlerin yıkanıp bitmesini engelleyen ve nemi daha çok tutmayı sağlayan mukusa da sahiptir.

Vermikompostun Faydaları:

    •   Toprağın fiziksel yapısını iyileştirir.
    •   Fosfataz ve selülaz gibi enzimlere ek olarak toprağı zenginleştiren mikro bakterileri içerirler.
    •   Solucan gübresindeki mikrobiyal aktivite toprak veya solucanları tükettikleri organik maddelerdekine göre
        10 ile 20 kat daha fazladır.
    •   Toprak derinliklerinde yaşayan solucanları (deep-burrowing) cezbeder.
    •   Toprağın su tutma kapasitesini arttırır.
    •   Çimlenmeyi, bitki gelişimini ve ürün verimini arttırır.
    •   Oksinler, küf asidi gibi bitki hormonlarını içerirler.
    •   Çöpsel atığın azalmasına neden olur.

Derleme ve Çeviri: Savaş

Etiketler:

Yorumlar

  1. cabir özdemir dedi ki:

    Sn.Yetkili
    Deniz yosunu ve humik asitleri beraber ve ayrı ayrı buğday tarımında kullanabilirmiyim? sorusunu Ankara Üni. ziraat fakültesinde bir profa sordum.Cevabı “bunlar para tuzağı,uzak dur,faydası da olmaz “şeklindeydi..Bir doğru var ama hanginizin söylediğini ben nasıl anlayacağım onu bilemiyorum….Yardımcı olursanız sevineceğim saygılarımla

  2. SAVAS GONEN dedi ki:

    Sayın Cabir bey,

    Ben de Ankara’da Toprak, Su ve Gübre araştırma merkezine sordum ve insan, hayvan, solucan vb canlı dışkılarının birbirinden hiç bir farkının olmadığını söyledi. O halde neden dünya çapında yüzlerce üniversite binlerce araştırma yapıyor, diye sorduğumda parayı veren araştırmayı da yaptırır, diyerek tüm akademik çalışmaları ve akademisyenleri pervasızca zan altında bıraktı. Şimdi yukarıda bahsettiğiniz profesör bu işe para tuzağı der, gübre araştırma merkezi çalışanı da o profesörü parayla araştırma yapmakla suçlar, buyurun sofraya…

    İşin aslı humik asit ve deniz yosununun para tuzağı olduğunu beyan eden kişi bunu ıspatla yükümlüdür. Aksini, yani faydalı olduğunu zaten siz deneyerek de görebilirsiniz.

    NTV’de yayınlanan Cihan Ünal’ın da seslendirmesini yaptığı bir belgeselde bilimadamları, onlarca yıl önce denizden gelen balık, yosun vb maddelerdeki deniz azotunun deniz kıyısındaki ormanlık alanda nasıl bir verimli büyüme sağladığını ıspatlıyorlar. Bırakın bu işi ticari olarak yapan büyük “paragöz” şirketleri, Avrupa’da, Hindistan’da, Amerika’da ve diğer bir çok ülkelerde binlerce sıradan insan deniz yosunu ekstratı ve balık emilsiyonu kullanarak kendi küçük bahçelerinde çok güzel sonuçlar alıyorlar. Bu adamlar kendi kendilerine parasal kazık mı atıyorlar acaba?

    En doğrusunu siz deneyerek göreceksiniz. Ancak unutmamak lazım ki, mikrobiyal gübre kullanı bir çok etkene göre farklı sonuçlar verebilir. Tek değil bir çok deneme yapmak gerekebilir.

    Saygılarımla.

Yorum Yaz