Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Vermikompost Üretimi – Sürekli Akış Sistemi – SAS

Vermikompost Üretimi – Sürekli Akış Sistemi – SAS

Sürekli Akış Sistemi Vermikompost Üretim – SAS

Aşağıda videosunu izleyeceğiniz sistem sürekli bir akış halinde vermikompost üretimi için tasarlanan varilin iç kısmındaki faaliyeti göstermektdir.

Video => SÜREKLİ AKIŞ SİSTEMİ

Videosunu gördüğünüz sistemin detaylı kurulum ve kullanım bilgisini aşağıda takip edebilirsiniz.

Yazının Devamını Okumak İçin Lütfen Siteye Üyelik Yapınız. Eğer Zaten Üyeyseniz  Giriş Yapmak İçin Tıklayın! 

Etiketler:

Yorumlar

  1. atila20 diyor ki:

    SAS GÖRÜNTÜLERİNİ VİDEO OLRAK İZLEYEMİYORUM

  2. SAVAS GONEN diyor ki:

    Sayın atila20 Videoların doğrudan izlenebilmeleri için gereken düzeltmeler yapılmıştır.

    Saygılarımızla.

  3. Seymacicekcilik diyor ki:

    güzel bir açıklama olmuş. Beni bile sas yapmaya teşvik ediyor 🙂

  4. arif gürsel nernekli diyor ki:

    BU İŞE YARDIMCI OLAN HERKESE BİLGİ PAYLASAN HERKESE TESEKKUR EDERIM
    ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUN

  5. nuran diyor ki:

    duyduğum andan itibaren çok ilgimi çekti bende doğa aşığı bir birey olarak bu alanda uğraşmak istiyorum fakat solucanları nereden temin edebilirim hala bilemiyorum yardımcı olabilirseniz çok mutlu olurum

  6. hafize diyor ki:

    bende solucan beslemek istiyorum ama nasıl temin edecem

  7. hafize diyor ki:

    hobi 1 den sipariş vermek istiyorum fakat kdv ve kargo dahil ne kadar tutucak bilgi verirseniz iyi olur

  8. SAVAS GONEN diyor ki:

    Konuya ilgi duyan arkadaşlara teşekkür ederim. Gerçekten zevk veren bir uğraş. Solucan temini konusunda siyahaltın.com sitesinden sayın Emrah Sezgin CAN ile irtibata geçebilirsiniz. Tlf: 05425432904

  9. ömer günen diyor ki:

    solucan gübresinin ekonomik değeri nedir.çaplı üretim yapalım dersek kazançlı bir alanmıdır.pazar bu ürüne ihtiyacı nedir iyi çalışmalar

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın Ömer Günen,

      pazarı olan ve kazançlı bir iştir ancak her işte olduğu gibi pazar elde etmek biraz da üreticinin pazarlama stratejilerine göre değişmektedir. Sonuçta organik bir gübre ve kullanım alanları çok geniş. Türkiye’de her geçen gün organik tarım, ekolojik tarım veya geleneksel tarım… adı her ne olursa olsun artmaya devam ediyor. Bu gübreye olan ihtiyaç da aynı oranda artıyor. En başta şunu söylemek mümkün, şu anda halihazırda çiftlik gübresi kullanımının kaçınılmaz olduğu her türlü tarımsal faaliyette çiftlik gübresi yerine daha güvenli ve kaliteli olan solucan gübresi rahatlıkla kullanılabilir. Bunun yanısıra kimyasal gübre kullanılan alanların bir çoğunda da kullanıma aday bir gübredir. İş, kısa yoldan kâr elde etme peşinde olmayan ve sürdürülebilirlik bilincine erişmiş üreticilerin artmasına paralel gelişen ve gelişecek olan bir iştir. Dünyanın bir çok ülkesinde, ki bunlar ABD, Kanada, İsrail, Rusya, Bulgaristan ve Hindistan gibi ülkelerdir, vermikompost üretimi sadece büyük ölçekli üretilmemekte aynı zamanda birçok çiftçi kendi ihtiyacının neredeyse yarısına yakınını bizat kendisi üretmektedir. İşte varılması gereken bilinç budur.

      Bu bilince erişldiği an, vermikompost üretimi işi çok daha kârlı bir yatırım haline dönüşecektir.

      Saygılarımla.

  10. Levent ÖZES diyor ki:

    Sayın Savaş GÖNEN
    Bahçemde 30 tavuk besliyorum. Her hafta kümes temizliği yaparak çıkan tavuk dışkılarını gübre olarak değerlendirip kullanmak istiyorum. Bu işi solucan kompostu ile birleştirmem nasıl olur? Teşekkürler

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Levent bey tek başına tavuk gübresi çok fazla tuzlu ve yakıcı olduğu için solucanların tüketebileceği bir yem değildir. Tavuk gübresi daha çok başka organik atıklarla karıştırılarak, tuzluluk oranı iyice azaltıldıktan sonra ancak kullanılabilir. Ya da bazı ülkelerde yapıldığı gibi çeşitli etkin mikroorganizmalarla fermente edilerek tuzluluk ve yüksek azok oranı dengelendikten sonra yem olarak kullanılabilir.

  11. gülay diyor ki:

    Sayın Savaş bey, bõyle bir sistem kurduğumuzda verdiğimiz besinlerin suları ne olucak? Bõyle bir sistemi hobi amaçlı kurucam ama çürümenin verdigi sulanma ve olusacak kokuyu nasıl halledicem?

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın Gülay,

      Eğer sulama, kuru madde yani karbon ve azot dengesini iyi korursanız sulanma oluşmayacaklar. Ancak her şeye rağmen su oluşursa, bu su sistemin en altında bulunacak olan ayrı bir kapta toplanabilir ve zaman zaman oradan da alınabir. Bu sıvı çoğu zaman kokmaz. Bazı farklı iddialar olsa da bu sıvıyı güre olarak sulandırıp kullananlar da var.

  12. Halil Balaban diyor ki:

    Sayın Savaş Gönen,
    Solucan kompostu konusunda, böylesine donamımlı ve kapsamlı bir araştırma özetine, bu güne kadar rastlamadım.
    Hem solucan kompostunun, hem de ekipmanlarının hazırlanmasını
    bir arada bulmak bir nimet.
    Bu değerli bilgileri bir araya toplayıp bize sunduğunuz için teşekkür ederim.
    Halil Balaban

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Halil bey merhaba.

      Bu konuda araştırma yapmak ve bunları paylaşmak aslında en azından ziraat fakültesi öğrenci ve/veya öğretim üyelerinin görevidir ama onlardan inatla ve hala ses çıkmamaktadır. Bu nedenle görev bize düşmüştür. Faydasını görmeniz dileğiyle.

  13. ufuk binbir diyor ki:

    savas bey merhaba öncelikle zahmet verip açıklama yaptıgınız için tşkler . ancak bu solucanlarla büyük bir tarlanın gübre ihtiyacını nasıl karşılaya biliriz bu sadece ufak tefek bahçe işlerinde kullanılabilecek gübre ihtiyacını karşılayabilir gibi görünüyor yanılıyormuyum acaba bide bu solucanların çogalma şekli nasıl.

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Ufuk bey, ben bu blog-site üzerinde daha çok teknik detaylar ve evsel üretime ağırlık verdim ama röportajlara bakarsanız ticari üretime dair detayları da görebilirsiniz. Ticari üretimde miktar tonaj bazında olmakta. Bu durumda elde edilen ürün tarlalarda da elbette kullanılabilir. Zaten halihazırda çiftlik gübresi tarlalarda nasıl kullanılıyorsa solucan gübresi de öyle kullanılıyor.

      Solucanların çoğalma biçimine dair bu blogta bir çok bilgi mevcuttur. Kategorilerdeki başlıklara, örneğin http://solucangubresi.web.tr/temel-bilgiler/solucanlarda-ciftlesme-ve-ureme.html sayfasına, göz atınız
      lütfen ve yine de sorularınız olursa cevaplamaya hazırım.

      Saygılarımla.

  14. ERSAY ŞENEN diyor ki:

    Savaş bey öncelikle sizi tebrik ederim bu konuda basarılısınız.savaş bey ben bursada oturmaktayım , solucan dan gübre üretme işine meraklıyım bu işi yapmak istiyorum fakat bu işte yeteri kadar bilgim yok. 50-60 bintane solucan almak istiyorum bana maliyeti nedir sayı bir tesis kurmak için yeterlimidir.fotolarda gördüm yapmış oldugunuz tahtadan havuzların maliyeti ne kadardır .solucanları ısıtmak ve sogutmak için ne yapmak gerekiyor gübre yaptıgınızda pazarlama işlemi kolaymıdır.tesis kurmak için tarım müdürlügünden izin almak ,belediyeden izin almak kolaymıdır bu işin artıları eksileri nelerdir.yani kısacası 50-60 bin solucan lik bir tesis bana ne kadara mal olurve 1 yılda ne kadar gübre üretir.bu konunun uzmanı olarak bana yardımcı olursanız çok sevinirim biraz sorularım uzun oldu ama anlayışla karsılayacagınızdan eminim iyi çalışmalar.ğörüşmek üzere

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ersay,

      Solucanların teminini bu sitede kendileriyle röportaj yaptığım üreticilerden sağlayabilirsiniz.50-60 bin adet solucanla denemelerinizi küçük bir sistemle yapmaya başlayabilirsiniz. Böyle küçük bir sistemin çok fazla bir maliyeti olmaz. Hatta elde kalmış atık malzemelerden dahi sisteminiz kurabilirsiniz. Ben elimdeki atıl durumda olan bir kitaplığın raflarını söküp içini muşamba ile kaplamış ve kullanmıştım. Bu tarz şeyler yapabilirsiniz. Maliyet sizin yapacağınız tercihlere göre değişir.

      Vermikompost üretiminde özellikle belli türlerin tercih edilmesindeki neden, örneğin ısı aralığına olan dirençleridir. Yazın gölge ve kışın ise kapalı bir ortam ve mümkünse ortalama 25 santigrad derece sıcaklık idealdir. Örneğin Esenia Foetida türü en az 6-8 derece ile en yüksek 30-33 derece aralığoında ideal iş görürler. Bunun dışında ısıtma için çok özel bir çabaya gerek yoktur.

      Solucanların bir yılda üretecekleri gübre tamamen kuracağınız sisteme ve işletme biçimine göre değişir. Ancak ne kadar üretebileceğini değil de ne kadar üretemeyeceğini söyleyebilirim size. Bazı kaynaklar 1 solucanın 1 günde 1 gram atık tüketerek 1 gram gübre verdiğini söyler. Yanlıştır, işi yapınca göreceksiniz, solucan bir canlıdır ve esasen bize gübre üretmek için değil kendisine besin olarak yemek yer. Bu nedenle yediğinin ancak ve ancak 60% civarında miktarını dışkılayabilir. Kaldı ki, yediği yiyeceklerdeki su oranı da, son ürün olan dışkılama yapıldığında belli bir miktarda kayba uğrayacaktır. Bu ndenle 1 ton atık verip yarım ton ürün elde edebiliyoranız çok çok iyidir.

      Pazarlama için belli bir taktik yoktur. Herhangi bir ürünü satarken nasıl bir satış süreci söz konusuysa burada da aynı süreç geçerlidir.Ticaretten anlıyor ve iyi bir pazarlamacıysanız, en başta ürününüze güvenmek koşuluyla satış yapabilirsiniz.

      Yasal süreçler ile ilgili benim de çok fazla bir bilgim yok. Ancak edindiğim bilgilerin ışında en azından şunu söyleyebilirim, kolay sonuçlanan bir süreç değil. Bürokratik işlemler biraz fazlaymış. Bu konuyu internetten Başbakanlık Bilgi Edinme servisini kullanarak araştırabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  15. ERAY ŞENEN diyor ki:

    MERHABA SAVAŞ bey bu işi türkiyede yapmak istediğimizde devlet veya avrupa birliği tesvik veya hibe veiriyormu.tesekürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Teşvik olarak uygun protokollerle devletin çeşitli destek kredi veya hibelerini olduğunu duydum ama bu konuda bir araştırmam yoktur. Avruba birliğinin desteklerine dair hiç bir bilgim yoktur.

      Saygılarımla.

    2. eray nsenen diyor ki:

      SAVAŞ bey merhabalar

      Sitenizde çesitli solucan havuzlarıvar ,acaba en verimlisi hangisi.sandık seklinde hvuz olabilirmi .biz sandık seklinde yapııp ortadan bölmek istiyoruz solucanları yanyana olan havuzlardan boş havuza yem koyarak geçirmek istiyoruz.havuzlara alttan veya yanlardan hava alınması için delikler yapılmalımıdır .birde en iyi mama için hangi çesit yemleri karıştırmak gerekir.TESEKÜRLER İYİ ÇALIŞMALAR

      1. Savaş Gönen diyor ki:

        Eray bey,

        Tüm dünya çapında çeşitli yöntemleri kullanan çeşitli üreticiler mevcuttur. Örneğin Hindistan’da daha çok yere çok yakın ve yüksekliği 25-30 cm’i geçmeyen yer yatakları şeklinde üretim sistemlerini kullanılır. ABD, Almanya ve diğer bazı ülkelerde SAS sistemi daha çok kullanılmaktadır. Mesela Rusya’da ise yığın kaydırma yöntemi kullanılıyor. Her üretici kendi yönteminden memnun olduğu için daha iyi olduğunu beyan eder.

        Bana sorarsanız, iş sadece kullanılacak sistemle değil, aynı zamanda kalite ve maliyetle de alakalıdır. Ben solucanlara en az ölçüde rahatsızlık verdikleri için SAS sistemini tercih ediyorum ancak kurulum maliyeti biraz yüksektir. Bu sistem (SAS) düzenli aralıklarla ürün eldesini mümkün kılan, işçilik maliyeti en az, ciddi bir zaman kazanımı sağlayan ve solucanları en az ölçüde rahatsız eden sistemdir.

        Beton zemin üzerinde kaydırma yığın yöntemi bana göre ikinci iyi yöntemdir. Bu sistemde birim alan en ekonomik olarak kullanılmaktadır. Kurulum maliyeti oldukça düşük ve neredeyse sıfırdır ancak işçiliği biraz yüksek olabilir.

        En iyi sistemi belirlerken bakılması gereken en önemli şey, üretim esnasında elde edilecek olan solucan gübresinin ne çok uzun ne de çok kısa bir sürede elde edilmesidir. Eğer çok uzun bir zamanda elde edilirse içindeki mikrobakteryel nüfus azalır. Bekleme esnasında bitkinin alabileceği azot oranında kayıp oluşabilir. Çok hızlı elde edilirse de, solucanlara verilen yemin tamamı dönüşümden geçmemiş olabilir. Ham yemden gelen yararlı olmayan bakteri yoğunluğu daha fazla olabilir. Elde edilen ürüne vermikompost değil de daha çok kompost denilebilir. İşte bu nedenle tercih edilecek olan sistem size en ideal zamanda en doğru ürünü verebilmelidir.

        Siz başlangıç olarak sandık havuz sistemini kullanabilirsiniz. Bu maliyet açısından da size fayda sağlar. Sonra elde edeceğiniz ürüne bakarak diğer sistemleri denemeye başlayabilirsiniz.

        Kaliteli bir solucan gübresi elde etmenin en esaslı yolu kullanacağınız sisteme yeterli miktarda oksijenin nüfuz etmesidir. Bu nedenle sistemin uygUn yerlerinde havalandırma delikleri açabilirsiniz. Ancak çok büyük olmasın çünkü aksi halde açılan deliklerden zaman zaman solucanlar kaçabilir ve/veya dışarından bazı misafir canlılar sisteme nüfuz edebilir. Mesela deliklere tel elekler takabilirsiniz.

        Solucanlara vermek için en iyi yem türü diye bir şey yoktur işin doğrusu. Çünkü esas olan sabit kalitede bir ürün elde etmek için solucanlara mümkün oldukça sabit bir yem türü vermektir. Bunu sağlamak zaman ve para ister. En iyi yemi belki kendinize göre tespit edebilirsiniz ama bunun sürekliliğini sağlayabilecek misiniz? Bu nedenle size en az maliyet sağlayacak olan en uygun yem karışımını belirleyip onunla sürekli olarak devam etmeniz gerekir. Kısaca şunu söyleyebilirim, en başta hayvan kemresi veya hayvan dışkısında elde edilmiş bir iki haftalık kompost ana yem olarak kullanılabilir. Bu arada mümkün oldukça sebze ve meyve gibi evsel atıklarla da desteklerseniz yeterlidir.

        Saygılarımla.

        1. eray senen diyor ki:

          SAVAS BEY MERHABALAR

          Öncelikle maillerimizi cevapladıgızdan ve yardımcı oldugunuzdan dolayı tesekürler.Çesitli sitelerde 1 solucanın yılda 5-16-20 ve hatta 1000 adet çogaldıgı yazıyor hangisi dogru acaba.Birde sadece merakımdan soruyorum siz bu konuda oldukça tecrübeli ve bilgilisiniz sadece evinizde hobi olarak yaptıgınızı yazmıssınız.sizde diger bu işte bilgi sahibi olanlar gibi bir tesis yapmadanız bu işi ticarete dökmediniz.iyi çalışmalar.

          SAYGILARIMLA

          1. Savaş Gönen diyor ki:

            Sayın eray,

            solucanların çoğalma sayı ve hızları türden türe ve ortam koşullarına göre değişmektedir. Bu nedenle çeşitli sitelerden verilen bilgiler doğrudan gözleme değil de yine çeşitli kaynaklardan alınan bilgilere dayanıyor. Bu nedenle bu sayılara hiç bakmayın. Siz doğru zamanda doğru ortamı hazırlayın yeter. Zaten bir süre sonra istemediğiniz ölçüde çoğalacaklardır. Benim bu işi profesyonel çapta yapmam konusuna gelince zamanı gelince o da olacaktır umarım.

            Saygılarımla.

  16. Tufan Gökpınar diyor ki:

    Savaş bey merhaba,
    öncelikle bize sunduğunuz bu değerli bilgiler için teşekkür ederim.

    Benim işletmem de, 2 ayda bir 20 ton civarı kültür mantarı atığı çıkıyor (kimyasal ilaçsız). bu atıkları taze büyükbaş gübresi ile karıştırıp solucanlara vermek istiyorum. mantar kompost atıklarının solucanlara zararı olur mu. (kompost bileşenleri; saman,kepek, kayın ağacı talaşı, tonda 1-2 kg kireç)

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Tufan bey,

      Verdiğiniz içerikde zarar verecek bir madde yok. Benim yaptığım araştırmalarda mantar kompostunun solucan yemi olarak kullanımına dair bir bilgiye erişemedim. Ancak siz elinizdeki tüm malzemeyi kullanmayınız. Bir miktarı ile deneme yaparak işe başlayınız. Zaten kompost zarar teşkil edecek olursa bunu 1 ile yaklaşık 10 gün arasında görebilirsiniz. Solucanlar eğer istemedikleri bir ortamda iseler, ya sistemden kaçarlar ya da eğer kaçamazlarsa ölürler. Bu nedenle az bir miktarla deneme yaparak başlayabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  17. ERAY ŞENEN diyor ki:

    SAVAŞ BEY merhaba köyde eskiden ahır olarak kullandıgımız üstü ve yanları kapalı güneş ışıgı almayan bir yerimiz var burda solucan ve gübre üretimi yapmak istiyoruz fakat kışın ve yazın hayvanların ölmemesi içn neler yapılmalıdır özellikle kış aylarında ısıtma sistemi havuzların içinden mi geçirilmelidir yoksa sadece ortamı ısıtmak yeterlimidir.bu arada bursada bu işi yapacagım.tesekürler saygılar..

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Eray bey, ısıtma sistemi havuzların içinden geçmesin. Çünkü havuz içinden geçen ısıtma sistemi ısıyı dengeli bir biçimde yaymayacaktır. Bu durumda sistemin belli kısımlarında sıcaklık fazla olacak ve bu kısımlarda havasız ortam bakterileri çoğalacaktır. Bu nedenle ortam ısısının düzenlenmesi yeterli olacaktır. Bursa yazın çok sıcak oluyor, yazın hava alan gölge bir yer iyi olacaktır.

      Saygılarımla.

      1. chttmr diyor ki:

        Savaş bey çok emek harcadınız inşaallah bu emeklerin neticelerini de alırsınız en kısa zamanda görüşmek dileği ile

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Cihat bey rica derim. Bir eksiği tamamlamak onuru bana iattir. Bundan gurur duyuyorum. Umarım ileride kendi mutluluğuma da nail olursam başka bir istemem.

  18. thrzdmr diyor ki:

    savaş bey merhaba ben biyoloji bölümü öğrencisiyim okulum yakında bıtecek ben ticaret yapmak kendı ısımı kurmak ıstıyorum bunun ıcın bu ısı ve tıbbı bıtkı yetıstırıcılıgını dusunuyodum ama sıfırdan baslayacagım ve gereklı kurumlardan destek alacagım ıcın bu ıs daha az malıyetlı oluyor. merak ettıgım konular var bu ıs ıcın mesela ben yerımı kurdum buyuk havuzlar olusturdum hersey yolunda gıdıyor fakat sıfırdan başlamışım ben elde ettiğim gübreyi pazarlayabilirmiyim? pazarlarken zorluk çekermiyim ? bu işte gübreleri satabilceğim kurum ,kişi veya firmalar vb. yerlerle işe başlamadan önce mi irtibata kurmalı kendımı daha garantiye mi almalıyım ( tabi karşılıklı güven hususunda ne kadar sağdık kalınabıleceklerse ) işe başladığımda ne kadar bir süre ticari anlamda bir kar veya getiri beklememeliyim ? şimdilik sorularım bunlar teşekkür ederim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın thrzdmr,

      Bu iş öncelikle zevk alınması gereken, daha sonra ticari bir iştir. Böyle bakmalısın. İşin gerçekten pratik ve kolay tarafları var ancak bir o kadar da zorlukları var. Bu zorluklar kişiden kişiye, tesisin kurulacağı bölgeye vb. değişkenlik gösterir ve çözümleri de yine kendine özgü olacaktır. Zorluklar gözünü korkutmasın, bir kez başlayınca sabırla işi kavrayacak ve kendi çözümlerini üreteceksin. Ancak bilmen gereken şudur ki, bu iş süreklilik ister. Mola veremezsin. Sürekli bir hammadde girişi ve sürekli ürün eldesi olan bir iştir. En ufak bir mola veya ihmal ticari zarar demektir.İşin sürekli olarak başında olmalısın.

      Eğer elde edeceğin ürün gerçekten kaliteli olursa, bu ürünü pazarlaman va para kazanman tamamen senin pazarlama etkinlik ve ticari anlaşmalarına bağlıdır. Ticari olarak ürünü elde etmeden anlaşma yapamazsın. Kimse bu anlamda önceden söz vermez, veren olsa dahi sonradan kararından vazgeçebilir. Bir şey diyemezsin. Bu anlamda hiç bir alıcıyla protokol imzalayamazsın. Unutmayın, ticarette cebe girmemiş para kazanç sayılmaz.

      İşe başlayacak, ilk ürününü satacak ve daha sonra işi büyütmeye bakacaksın. Potansiyel olarak torf ürünü alıcılarının tamamı solucan gübresi alıcıları olarak düşünülebilir. Buradan yola çıkarak pazar hakkında bir fikre varabilirsin.

      Saygılarımla.

  19. mevlüt diyor ki:

    savaş bey solucan gübresi üretim işi yapmak istiyorum köyde bu işe uygun yerim var öğrenmek istediğim konular başlıca olarak .
    1- solucan nerden alacam bu işi tekniklerini gösterecek firmalar varmı yurt dışı yada yurt içi
    2- 5000 solucanım var bunda ne kadar gübre üretebilirim ve ne kadar zaman gübre alırım

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mevlüt,

      1 – Bu blog üzerinden konuya dair bir çok bilgiyi bulabilirsiniz. Ancak bunun dışında tesisi kurlumu ve daha detaylı olarak yardım için bir dereceye kadar solucanı satın alacağınız yerden destek alabilirsiniz. http://www.siyahaltin.com adresinde sayın Mehmet Hanifi Can ile irtibata geçebilirsiniz.

      2 – 5000 solucan ticari anlamda gübre üretimi için oldukça az bir sayıdır. Üreteceğiniz gübre için zaman belirlemek ancak şöyle mümkün olabilir: Yeterli sayıda solucanınız varsa, kurulumunu yaptığınız tesis optimal koşulları sağlıyorsa, solucanlara vereceğiniz yem tek tip ve iyice kompostlanmış ve elenmiş ise, bu durumda ortalama 5-6 ayda gübre elde etmeniz mümkündür. Bu süreden daha fazla bir zaman da alabilir ancak daha kısa sürerse, solucanlar verdiğiniz yemin tamamı solucanların sindirim sisteminden geçmemiş demektir. İyi kalite bir ürün elde edemezsiniz. Tam manasıyla elde edeceğiniz ürün miktarı ve zamanı sizin planladığınız tesisin durumuna göre değişir.

      Saygılarımla.

  20. Mehmet Ali diyor ki:

    Sayın Savaş bey

    Vermiş olduğunuz gayreti takdir ediyor ve yaşattığınız aydıtlatma için teşekkür ediyorum. Emeğinize sağlık.
    Müsade ederseniz benim birkaç sorum olacak size. Gördüğüm kadarıyla kazıklar etrafına branda çekmek suretiyle oluşturulan havuzlarda sürekli akış yöntemiyle bu işi ticari boyutta yapıyorlar benim anlamadığım

    1. herhangi bir altında olgunlaşmış gübrenin akabileceği ortam olmadığı için branda havuzunda solucanlardan gübreyi nasıl ayırıyorlar?

    2. ister sera içi uzun sandık koymak suretiyle olsun isterse branda havuz şeklinde olsun sıvı gübreyi nasıl temin ediyorlar.

    3. solucanlara ne kadar sıklıkla mama verilmesi gerektiğini nereden anlıyorlar ve en son gübrenin oluştuğuna nasıl karar veriyorlar bu konuda itilaflar var bazı yerlerde 6ay bazı yerlerde 1 sene bazı yerlerde 1 ay gibi sürelerden bahsediliyor.

    4. ve son olarak en önemlisi kırkayak çıyan gibi hayvanlar normal hayvan gübresine ve yiyecek olarak solucana bayılan hayvanlar bu hayvanlardan solucanları nasıl koruyorlar yahut bunlar dadandığında ne gibi önlemler alıyorlar? çok merak ediyorum.

    Bu konularda beni aydınlatırsanız çok mutlu olurum. Şimdiden çok teşekkür ederim.
    SAYGILARIMLA.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet Ali,

      öncelikle hemen bir düzeltme yapmalıyım: kazıkların etrafına branda çekerek kurulan sistem havuz sistemidir, sürekli akış sistemi ise (SAS) mekanik bir sistemdir. Yerden yukarıdadır ve elektrikli motorla kullanıma hazır gübre sistemin altından traşlanırken üst kısımda ise solucanlara yemlere yapılır. Solucanlar sistemden hiç bir zaman ayrılmazlar, sadece zamanla sayıları çoğalınca bir kısmı başka sisteme aktarılır.

      Gelelim sorularınıza:

      1. Havuz sisteminde, havuz iyice dolunca sistemin en üst katmanı çeşitli yöntemlerle alınır. Solucanların 95%’i zaten sistemin en üst katmanında yer aldığı için geride kalan yığında solucan kalmayacak veya çok az kalacaktır. Bu kalan katman gölgede kurutularak elenir ve paketlenir. Solucanları üst katmandan almada en yaygın kullanılan yöntem ise şudur; dibi delikli olan plastik kasaların içi taze yem ile doldurulur ve havuzun en üst katmanına yerleştirilir. Solucanlar bir süre sonra bu kasaların içindeki taze yeme doğru göçerler ve bu kasalarla birlikte sistemden topluca ayrılırlar.

      2. Gerek sandıklarda gerekse de branda havuzlarda sisteme hafif meyil verilir. Verilen meyilde alçak kısımda kalan tarafta bir delik açılır ve bu delikten süzülen sıvı uygun bir kapta toplanır.

      3. Solucanlara verilen yemin ne kadar sıklıkla verileceği sisteminizin durumuna göre değişir. Solucanlarınızın sayısı, ortam ısısı ve verilen yemin kaba veya ince olması, çürüme seviyesi gibi nedenler verilen yem sıklığının değişmesine neden olur. Solucanlar verilen yemi bitirdikleri zaman yeni yem arayışı içinde sistemin en üst kısımında birikmeye başlarlar. Yemin bittiğini ve gübrenin hasada hazır olduğunu nasıl anlayacaksınız; verdiğiniz yem solucanlar tarafından tüketildiğinde tek tip, koyu renkli ve elinize alıp ufaladığınızda ipek gibi dağılması gerekir.

      4. Solucanlara yem verilirken ön elemeden geçirilir. Bu sayede hem yemdeki taş ve odunsu maddeler ayrıştırılır ve solucanlara vereceğimiz yemde bu canlılar zaten olmayacaktır. Bunun dışında sisteme sonradan gelip girebilirler. Bu nedenle sistemin çok da dış etkenlere açık olmaması gerekir. SAS sistemi örneğin yerden yukarıda olma avantajına sahiptir. Şöyle uygulamalar da vardır; sistem kurulurken ayaklar üzerine inşa edilir. Bu ayaklar bir kabın içinde durur. Kabın içinde su bulundurulur. Dışarıdan gelebilecek bu tür canlılar suyu aşamayacakları için havuza geçemezler.

      Saygılarımla.

  21. emre diyor ki:

    mrhb savaş bey benim sorum öncelikle illaki bu solucanların verdiğiniz sitedeki solucan türünden mi olması gerekiyor biz köy yerinde oturuyoruz ve insanlar balık yemi olarak etraftan çok solucan topluyorlar o solucanlardan toplasam sizin yaptıgınız gibi bir eski kitaplığı musamba ile kaplayıp içine büyük baş hayvan tavuk tersi kağıt atıkları ve saman yada otlardan koysam olur mu?bir diğer sorum ise bu gübre olduğunu nasıl anlıycam nasıl gübreyi alıcam solucanlara zarar vermeden?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Emre,

      normal toprak solucanları da olur ama ticari amaçla size çok zaman kaybettirirler ve bu da maliyetinizi arttırır. Bu arada normal toprak solucanları, vermikompost solucanlarına göre değişen ısıya daha çok hassasiyet gösterirler. Dünya çapında bu iş için kullanılan toplamda 10 tür solucan vardır. Diğerleri yıllardır denenmiş ancak verimli sonuçlar alınamamış. İnatla toprak solucanlarının kullanılabileceğini iddia edenler var. İşin doğrusu şudur ki, normal toprak solucanları da olur ama ekonomik ve mantıklı değildir. Çünkü, vermikompost üretirken ürünü doğru zamanda elde etmeniz gerekmektedir. Çok kısa zamanda elde edilen ürün tam manasıyla vermikompost sayılmaz. Çünkü Verilen yemin olması gerektiği kadarı solucanların sindirim sisteminden geçememiş olacaktır. Çok uzun süre işlemden geçen gübrede ise azot içeriği havaya karışarak azalacaktır. Bu da gübrenin kalitesini düşürür. Bu nedenle hızlı ve iştahlı türlerin tercih edilmesi gerekmektedir. Size en doğru ve uygun zamanda gübre vermelidirler.

      Tavuk tersi büyük risk taşır, çünkü hem tuzluluk oranı yüksektir hem de asidik bir karakter taşır. Bu tür gübreler solucanlara zarar verir. Bazı tavuk gübresi üretici firmaları var piyasada, onların tuzluluğu ve asitliği nasıl azalttığına bakılarak solucanlara yem olarak vermeden önce aynı yöntemleri kullanabilirsiniz.

      Solucanlar kendilerine verilen yemi tükettiklerinde geriye tek tip, koyu renkli ve ipeğimsi bir ürün kalır. Bir kez üretmeye başladığınızda zamanla bitmiş ürünü çok kolay tanıyacaksınız.

      Saygılarımla.

  22. İdris KUH diyor ki:

    Bu güzel açıklamalar için teşekür ederim. Sayenizde mahalledeki çöp bidonlarını unuttuk, artık bütün artıkları bahçede değerlendiriyoruz….

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İdris KUH,

      hayatınıza böyle bir katkı sağlamış olmaktan ötürü mutlu olduğumu söylemek isterim.

      Saygılarımla.

  23. erdem diyor ki:

    bu sayfayi neden daha once gormedim?! yurt disi baglantilari bulup bulgaristan dan solucan getirtme planlari bile kurdum ama simdi buna gerek kalmadigini gordum ve en azindan da yanliz olmadigimi gordum 🙂
    gecen hafta supermarketten minik bir torba toprak icin 3 TL para verdim. bir saksiyi dolduracak miktarda bile olamayacak bu toprak icin 3 TL vermek aci verdi bana. Ama balkonumda kendi biberimi ve domatesimi yetistirmek icin bu 3 Lirayi da veririm, 30 lirami da, ve daha fazlasini da. (on torba toprak aldim, icim sizliyor…)
    Bu arada evde bir suru bitkisel atik(cay, patates rendesi, salata, meyve posasi vs) plastik posetlere girip cop kutularina gidiyor. ne gereksiz ve cagimiza uygun olmayan bir davranis!
    Turkiye de burokrasi ile is bitirilemez, bundan eminim. bu california solucanlari da yasal yollarla TC ye gelmedigi kesin elbette. Vermikompost uretimi yapmak isteyenler de izin ve belge almak isterlerse de bir ton sorunla karsi karsiya kalacaklarindan eminim bu arada.
    Bulgaristan dan bir arkadasim avrupa birliginden bir traktor almis bu vermikompost projesi icin, hibe olarak. www. wastenomo. eu sayfasindan ulasabilirsiniz.

    siyah altin sayfasini ve roportaji tamamiyla okuduktan sonra fazla soru kalmiyor aslinda.kac paraya mal olur ve kime pazarlariz sorularini onuncu kez sormaya gerek yok bence de.
    Benim cok merak ettigim konu budur: kimler nerelerde ne tur solucan ciftligi kurdu ve ne zorluklarla karsilastiniz? bunlari da belirtebiliriz bu sayfada bence.. aslinda nerelerde\hangi sehirlerde vermi’ ci var ve toplanarak neler elde edebiliriz, bunu dusunmeliyiz. birlikten guc dogar derim.
    bu urunu olusturup rekabet derdi yasamaktansa Mehmet bey in dedigi gibi paylasmak ve dagitmak bence daha etik ve organik.
    Savas bey e tesekkur ediyorum,
    bu konu ile cok ilgili oldugunuz icin ve cevremizi aydinlattiginiz icin size minnettarim.
    erdem

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın erdem,

      belki de işin içinde bürokrasinin olması bir açıdan bizim avantajımızadır. Neden? Çünkü iş devlete kalınca üzerimize acayip bir atalet çöküyor. Nedense Türkiye’de garip bir özel girişimcilik kıtlığı yaşanıyor. Devlet başka alanlarda engel oluşturmasın biz kendi işimizi kendimiz kurup büyütebiliriz.

      Türkiye’de büyük işletmeler olarak İstanbul-Ekosol; Burdur-Solidem; Edirne-Siyah Altın; Antalya-Bionat var. Ayrıca Yine İstanbul’da bir kaç sıvı solucan gübresi üreticisi var. Ancak yakın zamanda tam kapasite faaliyete geçecek olan bir kaç işletme daha var. Bunlardan birisi Amasya’da. Diğerleri henüz işin çok başındalar. Pek tabi bilmediklerimiz de vardır muhakkak.

      Birlik oluşturma işine gelince, şimdilik henüz çok erken. Pazar ve piyasa bu gübreye henüz beklendiği kadar yakınlık göstermedi. Gübrenin kalitesinden ötürü değil, belki biraz maliyet; belki biraz hâlâ bilmemezlikten ve belki biraz da piyasadaki eşitsiz güç dağılımından. Ancak üreticiler büyük bir ilgi ile faaliyetlerini sürdürmektedirler. O gün geldiğinde elbette bir birlik çatısı altında toplanmak da mümkün olacaktır.

      Elimden geleni yaparak, ulaştığım bilgileri ilgi duyanlardan esirgememeye özen gösteriyorum. Faydam dokuyorsa ne mutlu bana!
      Saygılarımla.

  24. ahmet köse diyor ki:

    savaş bey Bu sayfayı baştan aşagı okudum ,içtenlikler vermiş olduğunuz bu değerli bilgileriniz için size teşekürler az bile,

    selamlar sagılar sunuyorum size

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Ahmet bey,

      Edindiğim bilgileri eğer sadece kendime saklasaydım çoğalmazdı. Sizlere faydası olduysa ne mutlu bana.

      Saygılarımla.

  25. ahmet gürer diyor ki:

    bende solucan gübresi yetiştirmek istiyorum .sayın savaş bey yukarıda vermiş olduğunuz mehmet hanefi beyin telefon numarasına ulaşilamıyor nasıl ulaşabilirim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ahmet,

      Mehmet bey oldukça yoğun bir çalışma temposu içerisindeler. Sanırım bu nedenle telefonlarına yetişemiyor olabilir. Ancak talep ve siparişlerinizi buradan yapabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  26. goksel diyor ki:

    merhaba
    öncelikle çalışmanız için tesekkürler biz çorlu da 800 dönüm arazi içerisinde tarım ve hayvancılık yapmaktayız.
    solucan işine merak sardık ve araştırmaya başladık su an bu işe gonul vermiş iki prof hocamızla 330 metre kare kapalı alan hazırlayıp 100 metre sureklı akış sıstem bantları olusturuyoruz .
    hocalarımızdan bir tanesi abd ye gitti orada toplamış oldugu bilgi ve birikimle yol alıyoruz

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın goksel,

      Vermiş olduğunuz rakamlar başlangıç için gayet güzel. Çalışmalrınız ve şu anda bulunduğunuz durum hakkında bizlerle daha detaylı bilgileri paylaşırsanız seviniriz. Ayrıca bizzat akademik ünvanı olan hocalardan destek alıyor olmanız da gayet iyi. .

      Kolay gelsin.
      Saygılarımla.

  27. serap çalışkan diyor ki:

    merhaba iyi gunler
    benim manisada 20 donum kadar bir arazim var ve organik çilek yetiştiriciligi dusunuyorum. hangi gubreyi kullanmam gerektigi konusunda kararsızım. keçi yarasa ve tavuk gubrelerini onerdiler bir de internette solucan gubresini gordum. solucan gubresi diger gubrelere gore cok pahalı ve aşırı maliyetli malesef :(yuksek maliyetine ragmen neden solucan gubresi kullanmam gerektigi ve tavuk yarasa gubrelerinden varsa ustunlugunu bana açıklayabilirseniz cok sevinirim. izmir tarım fuarını gezdim cok sayıda gubre firması vardı ve hepsi organik olduklarını soyluyorlar fiyatları da cok uygun. 25 kilosu 4 liraya tavuk gubresi satıyorlar ornegin. şimdiden tesekkur ederim cevaplarınız icin

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Serap,

      forumun içeriği itibariyle diğer gübreler konusunda, solucan gübresi üzerine olduğu kadar araştırma yapmış değilim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, solucan gübresi özellikle yapraklı ve yıllık ürün veren bitkilerde çok daha çabuk etki gösteriyor. Yani vegetatif büyümesi hızlı olan bitkilerde. Marul, pancar çilek gibi. Çünkü gübre bitkinin doğrudan alabileceği bir formda ve bitkide boyca büyümeyi sağlayan oksin ile hücre bölünmesinde etkin rol alan sitokinin gibi doğal bitki büyüme hormonlarını içermektedir. Diğer organik gübrelerin toprakta öncelikle mevcut bulunan bakteri, mantar vb diğer yapılarla ayrışıp bitkinin alabileceği forma hazır hale gelmesi gerekiyor. Solucan gübresi, solucan sindirim sisteminden geçerken buna zaten hazırlıklı olarak dışkılanıyor.

      Diğer yandan, organik gübrelerin tamamı, solucan gübresi hariç, özellikle de tuzluluk oranı yüksek olan kanatlı hayvan gübreleri gibi olanlar, mutlaka işlemden geçirilerek hazırlanıyorlar. Bu işlemlerin detaylarını tam olarak bilen yok. Ancak her ne kadar işlemden geçme sırasında gübrenin içeriğindeki iz elementler ve besin değerleri yok olmasa da, ihtiyacımız olan yararlı mikroorganizmalar, bakteri ve mantarlar yok olabilmekte veya en az düzeye inebilmektedir. İyi bir solucan gübresinde, solucanların yediği ham yem, ön kompostlama işleminden geçtikten sonra, ki bu da tamamen doğal bir yöntemdir, elde edilen kompost doğrudan solucanlara veriliyor ve başka herhangi bir işlemden geçmiyor.

      Diğer bir husus, solucanların vücutları gübreyi dışkılarken humik asit de üretiyorlar. Humik asit besini bünyesinde tutup, bitki ihtiyaç duydukça bitkiye veriyor. Bu da gübrenin yavaş salınımlı ve uzun ömürlü olmasını sağlıyor.

      Ayrıca unutmadan solucan gübresi, çayı üretilerek de kullanılmaktadır. Bu konuda sağlayabileceğiniz en temel fayda için bknz:

      Solucan gübresini sürekli olarak kullanacaksanız, kendi üretim tesisinizi kurup kendi gübrenizi üretmeniz maliyeti düşürecektir.

      Sağlıcakla kalın.

  28. mustafa diyor ki:

    savaş bey bende solucan gübresi üretmek istiyorum yardımcı olurmusunuz teşekkürler tel 05511060208

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Mustafa tam olarak nasıl yardımcı olabilirim?

  29. burak diyor ki:

    merhaba araştırdığım kadarıyla konuyu en güzel anlatan sizsiniz ben de birkaç soru sorayım dedim belki cevaplarsınız. yalova-termalde 6 dönüm arazim var ve solucan gübresi üretmeye karar verme aşamasındayım.

    * yalova bu iş için uygun bir şehir midir? (yaz-kış sıcaklıkları).

    * 6 dönüm arazi bu işi ticarete dökmek için yeterli bir alan mıdır?

    * elde edilen gübrenin belli bir kullanım ömrü var mıdır? yani ürettiğim gübreler satılmadı diyelim, bir sene kadar depoda kalabilirler mi.

    *Kaliforniya solucanından 1.5 kat daha f/p oranına sahip bir solucan türü olduğu bazı forumlarda geçiyor fakat cinsi belirtilmiyor bu konu hakkında bilgiye sahip misiniz?

    *Elimde hobi amaçlı 100 civarı solucan var. bunların milyon tane olmasını beklemem için yıllar gerekli sanırım, büyük bir tesis için ilk etapta kaç tane solucan satın almamı önerirsiniz?
    cevaplarınız için teşekkür ederim çalışmalarınızda başarılar Savaş Bey

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Burak,

      kaliteli bir gübre üretebilmek için mekanın coğrafi konumundan ziyade kullanacağınız üretim tekniği ve vereceğiniz yem çeşitliliği belirleyici olacaktır. Bu nedenle, özellikle kışın kapalı ve duruma göre ısıtmalı mekan veya sistem kullanmanız durumunda tesisin kurulacağı yerin önemi olmamakta. Ancak yine de Yalova Ege ve Kocaeli gibi bölgelere yakınlığı itibariyle avantajlı bir bölgedir.

      6 dönüm arazı gayet uygundur ve yeterlidir.

      Elde edilen gübrenin mümkün oldukça hemen satılıp kullanılmalıdır. Ancak uygun koşullarda ve ambalajla bir süre daha etkisini korurken ne kadar çok beklerse o kadar kalite kaybına uğrar. Özellikle de içerdiği canlı mikroorganizmalar açısısından.. Bundan ötürü bir yandan tesis kurulurken diğer yandan pazarlama araştırmalarınızı eş-zamanlı olarak yürütmenizi tavsiye ederim.

      İşin aslı kimse elindeki türün bilimsel adının ne olduğunu tam olarak bilmiyor. Satın aldıkları veya temin ettikleri yerin bilgisine dayanıyorlar. Bu durumda ellerindeki türden daha etkili ve üretken türleri nasıl tayin ediyorlar? Buna ek olarak, madem bir bilgi gtespit etmişler o halde daha etkili olan türün adı neden açıkça söylenmiyor?

      Yapılan çalışmalar farklı türlerin farklı koşullara toleranslı olduklarını göstermiştir. Mesela bazı türler hızla tüketip bol gübre verirken aşırı soğuğa ve sıcağa dayanamadıkları için faaliyetleri düşüyor ve tam kapasite çalışamıyorlar. Bu noktada yavaş tüketip yavaş dışkılayan ama iklime dayanıklı olan tür daha etkin oluyor. Yani mevzu türle doğrudan alakalı değil o türün özelliklerinin diğer koşullarla olan etkileşimleriyle alakalıdır.

      Ticari amaçlı olarak başlangıçta 100.000 solucan iyi bir rakamdır ama işi öğrenme ve bilinçli olarak sürdürme açısından 50.000 adetle başlanması ve bir süre sonra sayıyı arttırma daha mantıklı olacaktır.

      Saygılarımla.

  30. BURAK diyor ki:

    Açıklamalı cevaplarınız için minnettarım Sayın Savaş. Verdiğiniz bilgiler ışığında sağlam adımlarla devam edebilirim.
    Aklıma takılan bir soru daha vardı yazmayı unutmuşum bir ara zamanınız olursa bunu da yazabilirseniz minnettar kalırım.
    Bulunduğum yerin konumu itibariyle etrafta tonlarca atık durumda ağaç yaprağı bulunuyor. Kuru hayvan gübresi yerine sadece yaprakla beslesek bir problem olur mu? (çınar, kestane ağırlıklı her türden ağaç yaprağı)

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Burak ağaç yaprakları çok kıymetli materyallerdir. Ancak sadece ağaç yapraklarıyla olmaz. Çünkü hayvan gübresinin içinde olan birçok madde sadece yapraklardan temin edilemez. Fakat solucanlarınıza yem hazırlarken yapacağınız komposta hem hayvan gübresi hem ağaç yapraklarını katarsanız çok çok daha iyi olacaktır.

      Bu arada, çam ibresi gibi asidik yapraklar ve toksik madde içerdiği söylenen yaprak türlerini kullanmamanızı tavsiye ederim. Bu konuda elinizdeki ağaç türlerini ve yapraklarının içerdiği maddeleri iyice araştırıp öyle kullanın.

      Saygılarımla.

  31. SELİM6666 diyor ki:

    Savaş Bey, bilgilerinizi bu denli açık şekilde insanlarla paylaşmanız takdire şayan bir davranış tebrik ederim. benim 2 sorum olacak.
    1 ) standartları oluşturduktan ne kadar süre sonra gübremiz hazır hale gelmekte, bekleme süremiz ortalama kaç gündür?
    2 ) solucanlar işlemi bitirdiklerinde gübreden nasıl ayrıştırılıyor?
    bilgilerinizle bu sorularıma yanıt verebilirseniz çok sevinirim. saygılar…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Selim,

      Gübrenizi hasat etmek için ihtiyaç duyulan zaman birçok nedene göre değişir; verilen yemin solucanların tüketimine uygunluğu, ortam ısısı ve nemi, pH’ı solucanların sayısı, kullandığınız üretim tekniği ve elbette en başta kullandığınız solucanların türü… Bu nedenle bir süre belirtmek zor. Ancak önemli olan da bu değildir zaten. Asıl önemli olan işi en mükemmel şekilde nasıl yapabileceğinizi bir an önce öğrenmektir. Zamanla sistem belirli bir hızda üretim dengesine erişecektir.

      Solucanların gübreden ayrıştırılması konusunda Vermikompost Hasadı başlığına bakınız lütfen. Ayrıca SAS tekniğinde solucanları sistemden ayırmanıza dahi gerek yoktur. Solucanlar üstten yemlenirken gübre alttan hasat edilir.

      Saygılarımla.

  32. SELİM6666 diyor ki:

    Savaş bey az evvel sormuş olduğum soruları büyükbaş gübreden solucan gübresi üretmek üzere cevplarsanız sevinirim. belitrmeyi unutmuşum.

  33. alper diyor ki:

    Selam Savaş Bey .. Solucanların toprak nem oranı kaç olmalı ve nekadar sıklıkla su takviyesi yapılmalıdır. Solucanları topraktan ayırmak zarar verirmi? yada ne şartlarda ayrılmalıdır.Yem olarak kullandığımız inek gübresinin formunun nasıl olması gerekir.saygılarımla…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın alper,

      toprak olarak belirttiğiniz yem olmalı. Buradaki faaliyette solucanlara toprak verilmiyor. Öncelikle yazılanları okuyan diğer arkadaşlar için düzeltme yapalım.

      Nemi en kolay şöyle tespit edebilirsiniz: Solucan kabının içindeki yemden bir avuç alıp sıktığınızda birbirine yapışmayacak kadar kuru ve şıpır şıpır damlamayacak kadar da ıslak olmalıdır. Solucanları bir şekilde sistemden ayıracaksanız beklemeden yeni sisteme nakletmeniz gerekir. Aksi halde kuruyarak ölme riskiyle karşı karlıya kalırlar.

      Solucanlara vereceğiniz yem eğer inek gübresi ise, önceden yanma, yani fermantasyon sürecini tamamlamış olmalıdır.

      Kolay gelsin.

  34. ferhan diyor ki:

    merhaba savaş bey bende mardin-diyarbakır bölgesinde bu işi yapmak istiyorum ama nerden başliyacağımı bilmiyorum özellikle pazarlık konusunda sıkıntı cekebileceğimi düşünüyorum bu konuda bana yardımcı olabilirmisiniz… saygılar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ferhan,

      işe başlamadan önce mutlaka bir tesisi yerinde gezip görün. Daha önce hiç nohut ekmediyseniz nohutu nereye satacağınızı bilemezsiniz. Ama yine de nohut ekersiniz. Eninde sonunda bir alıcısı da çıkar. Bu işte böyledir. Bu gübrenin de elbette pazarı vardır. Ama kolay iş değildir. Çaba ve emek gerektirir. Fakat zevklidir ve gerçekten helal bir kazançtır. Kazanacağınız her kuruşta alnınızın terini hissedersiniz. Çalışır ve emek harcarsanız olmayacak iş değildir.

      Saygılarımla.

  35. Huseyin aydin diyor ki:

    Merhaba Savas bey,

    Ben ve arkadasim bu konuya merak sardik,Antalya Manavgatta arsamiz var bu is bize cazip geliyor fakat bu isin tamamem acemisiyiz,
    1-baslangic olarak nekadar sermaye gerekir,
    2-pazarlama konusunda neyapilabilir.
    3-solucanlar nereden ve nasil temin edilebilir
    4-serada yapmak zorunlumudur
    5-öncelikle sayi arttirimina mi gidilmeli veya üretim le birlikte sayida artarmi?
    6-yasal izinler nereden ve nasil alinmali

    tesekkürler
    Hüseyin Aydin

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Hüseyin bey,

      sorularınızı kısaca yanıtlamaya çalışacağım.

      1- Başlangıç sermayesi tamamen size bağlı. Ekonomik durumunuza, elinizdeki olanaklara, üretim tesisi kurulumu için arazinin size ait olup olmamasına vs. Ancak benim tavsiyem, her ne olursa olsun, eğer doğrudan ve tam teşekkülü bir tesis kurmak gibi bir girişiminiz olmayacaksa ufak çaplı bir başlangıç yapın. İşi ve detayları öğrenmeye başlayın. Sonra önünüzü görecek olursanız ve de hepsinden önemlisi sürdürülebilir bir işletme kurabileceğinize inanırsanız devam edin.Bu anlamda başlangıç sermayesi tamamen ne ölçüde bir büyüklükle başlamaya karar verdiğinizde netleşir. Ancak hepsinden de önemlisi mutlaka bir üretim tesisini yerinde görmeden başlamayın.

      2- Pazarlama konusu tamamen serbest piyasa koşullarına bağlıdır. Çok basit anlamda şöyle düşünün, herhangi bir kimyasal gübre ürettiğinizde onu nasıl pazarlardınız? İşte solucan gübresini de aynı şekilde pazarlayacaksınız. Tabi saldırgan satış olmadan, hileli pazarlama olmadan. Benim nazarımda “organik” demek “namuslu satış” veya “helal satış” demektir. İşte bu nedenle ürünün kalitesi çok ama çok önemli. Kaliteyi de ürünün üretim teknolojisi belirler. Eğer ürün iyi ise kendi pazarını kendi oluşturur, ilkesini unutmayın. Bu aşamada reklam sadece hedef kitleyi genişletir. İş kurulup büyüdükçe, çiftçilere yerinde tanıtım, ilgili medya kanallarında reklam, yerel ve ulusal ve hatta uluslararası fuarlara katılım pazarlamanın en önemli ayağını oluşturacaktır.

      3- Solucanları almak işin en kolayıdır. Siz önecikle karar aşamasını atlatın. Örneğin Siyahaltın firmasının üretim tesisini yerinde gezip görebilirsiniz ve solucanlarınızı da bizzat buradan alabilirsiniz.

      4- Serada yapmak zorunlu değildir, ancak sera daha iyi bir fikir ortaya atılıncaya kadar en makul ve en elverişli yer olarak görünmektedir. Tabi tesisin kurulacağı yerin coğrafi koşulları sera yerine kapalı betonarme mekan da gerektirebilir.

      5- Her ikisi de olabilir. Zaten esasen her ikisi de aynı şey. Bir yandan sayı artarken diğer yandan üretim gerçekleşir. Burada önemli olan hem sayıyı arttırmak hem de sağlıklı bir biçimde sayıyı arttırmak. Bu nedenle iş iyice oturuncaya kadar deneyler yapmaya yelştenmeden bilinen, uygulanmış ve başarı elde etmiş bir teknikle besleme yapılmalıdır.

      6- Yasal izinleri almadan önce tesisi kurmanız, göze görünür bir biçime sokmanız gerekir. Bu konularda muhtemel solucan satın alacağınız firma size gerken yönlendirmeleri de yapacaktır. Ayrıca bu ve bunun gibi en çok sorulan soruları içeren ayrı bir başlık açmayı düşünüyorum. Tabi yeterli zamanı bulabilirsem. O vakit gereken bilgileri daha detaylı olarak da bulabileceksiniz.

      Saygılarımla.

  36. Mustafa Atamer diyor ki:

    Merhabalar Savaş Bey,

    Öncelikle özverili çalışmalarınızdan dolayı kutlarım. Bu resimlerde alttaki yüzey boşlukları çok fazla değil mi solucanlar oradan düşer gibime geliyor. Bir de alta gazete kağıdı sereceğiz sanırım solucanları hangi aralığa koyacağız ve miktarı nasıl belirleyeceğiz. solucanları koyduğumuzda onlar en alta mı gidecek ve gazeteleri sindirmeye başlayacaklar önce? Bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim.

    İyi çalışmalar.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mustafa,

      teşekkür ederim. Boşluklar fazla gibi görünmesine rağmen fazla değildir. Çünkü ileride biten gübreyi hasat etme zamanı geldiğinde eğer bu boşluklar çok küçük olursa gübre aşağıya düşürülemez. Sıkıntı ama büyük sıkıntı olur. Sistemi baştan kurmanız icap edebilir ki, bu da solucanların habitatlarının bozulması demektir. Sıkıntı yaratır. Solucanlar aşağı düşmez. Çünkü aşağıda biten gübre olacak. Solucanlar devamlı olarak yukarıya, yeni yeni verilen yeme doğru göç edeceklerdir. Aşağıda tek tük kalabilir, onlarında bir bildiği vardır elbete. Mesela yaşlanmış olabilir, intihar fikrine kapılmış olabilirler (şaka tabi ki). Fakat her zaman kayıplar olacaktır.

      Sistem şöyle işliyor, tabanın üzerine gazete kağıdı seriyorsunuz. Çünkü eğer kağıt sermeden direk yem koyarsanız hem yem aralıklardan aşağı düşer hem de solucanlar. Bu gazete kağıdının üzerine yemi koyuyorsunuz. Yem konduktan 3-4 gün sonra sisteme solucanları dahil ediyorsunuz. Neden 3-4 gün sonra diye soracaksanız, sistemin asit-baz dengesinin oturması ve atıkların biraz daha çürüyerek solucanların yiyebileceği kıvama gelmesi için. Solucanlar yemi yedikçe yeni en üst tabakaya yeni yem seriyorsunuz. Onu da yediklerinde yeniden yem veriyorsunuz. Böylece sistem yukarı doğru yükseliyor. En altta kalan gazete kağıdı zaten zaman içinde nemden dolayı büyük oranda çürüyecektir. Sistem yeterince yükseldikten sonra el alttan tıraşlama yaparak uzun süre önce bitmiş ve hazır olan gübreyi hasat ediyorsunuz.

      Saygılarımla.

  37. Gündoğan Kamil UYGUBAŞ diyor ki:

    (( DERTLEŞME !))Sayın ve sevgili kardeşim Savaş Gönen ( Size “Kardeşim” derken 80 yaşından aşağıda olduğunuzu düşündüğümdendir(!) ) Yapmış olduğunuz çalışmalar-Emekler bir tarafa (Takdire şayandır) Ama her sorulanı cevaplamaktaki gösterdiğiniz özen ve hassasiyetiniz için sizi ayriyeten kutlarım. Ne acı ve ne Hazindir ki !…Kapısında ZİRAAT ÜNİVERSİTESİ yazılı BİNALARIN (!)?… içerisinde ve bu Milletin vergileri ile kazanç temin edenler, NE YAPARLAR !?…Bilemiyorum. Ayriyeten 70 yıllık bir FEVKALADELİĞİN hala İTHALİ (!)?…Yasaksa:)…Zamanınızı aldığım için bağışlayın. Başarılarınızın ve çalışmalarınızın devamını dilerim. Sevgi ve Saygılarımla

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Gündoğan Kamil UYGUBAŞ,

      kardeş olmak veya kardeş olarak hitap edilmek için yaş haddine ne lüzum var. Seven ve samimi bir yüreğe sahip herkes kardeşimdir. Güzel sözleriniz için ayrıca ve özellikle teşekkür ederim.

      Bazen insan istemeden de olsa kendine bir misyon edinir. Kaldı ki, benim gibi bir de bu misyonu isteyerek üstleniyorsa yapacak tek şey sabırla ve saygıyla cevap vermektir. ” 70 yıllık bir FEVKALADELİĞİN” güzelliklerini bir de bu nedenle ertelemeyelim, değil mi?

      Sözüm oldukça ve klavyem çalıştıkça cevaplamaya devam edeceğim. Son vagonda da olsa treni yakalamak ümidiyle…

      Saygılarımla.

  38. mevlüt diyor ki:

    sayın savaş bey ve solucan meraklı arkadaşlar evet solucan gübresi iyi bir şeydir ama türkiye de bir iş yapıldı mı o işi herkes yapmaya başlar ama yüzde doksanı pişman olur.niye, ucuz türkiye de birde rekabet girdimi işin içinden çıkılmaz oluyor.sen kimsin diye soran olursa ben işi üç yıldır inceleyen ama bu işe girmeyen bir kişiyim bende çok merak etmiştim ama dedimki sadece seyret üç yıldır seyrediyorum üstelik aşağı yukarı hergün sesizce hiç yorumum olmadı ama vakti geldi. Şuan buişle ticari amaçla uğraşan en az ONBİN kişi ben araştıdım .buda onbin işletme demek en önemlisi rekabet nekadar dayanabilecek .birde çiftlikler gübreyi kendileri kullanmaya başladılarmı. hammadde zor bulunacak evet şuan ucuz ya beş yıl sonra on yıl sonra dış ülkeleri inceleyin çok kullanılıyor ama herkes kendine bulgaristana irana hindistana rusyaya amarikaya bakın buiş karlı ama çok riskli savaş beye teşekkür ederim insanları geçekten doğru bilgilendiriyor.iki yıl önce gürenin fiyatı kilosu iki tl idi. şuan telefon açıp soruyorum abi 0.50 kuruş diyor adam bunalıma girmiş bile .arkadaşlar benden söylemesi tabiki siz bilirsiniz saygılar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın mevlüt,

      kaygılarınızda haklısınız ama tespitlerinize yanılıyorsunuz. Tutunamayan işi doğru yapamayan ve kendisini geliştirmeye adamayan kişidir. Bu iş, kısa zamanda zengin olmak esaslı bir iş değildir. Zaten zaman zaman böyle düşünüldüğü için hala olması gerektiği gibi ilerleme kaydedilemiyor. Bununla beraber, hemen hemen diğer bir çok sektörde olduğu gibi bu sektörde de devlet politikaları çok ama çok önemlidir. Devlet tarımı öldürmek için çaba harcamaya devam ederse bu sektör elbette büyümez. Ancak sadece bu sektör değil, tarım sektörüne bağlı bir çok yan sektör de büyümez. Bu göze alınması ve mücadele edilmesi gereken bir risktir.

      Bununla beraber, benim burada ısrarla ve sabırla doğru ve dürüstçe, açık olarak bilgi paylaşmamdaki esas ise şudur: Bu işi doğru yapmak durumundasınız. Aksi halde elinizdeki gübreye solucan gübresi demeniz tam anlamıyla mümkün olmayabilir. O zaman da satış yapamazsınız ve ortada kalırsınız.

      Ayrıca ve özellikle günümüzde pazarlama oldukça önemli bir konudur. Artık mahalle pazarlarında çığırtkanlık usulü çoook geride kaldı. Pazarla konusunda kendinizi geliştirmek zorundasınız. Aksi halde solucan gübresi veya altın gübresi dahi üretseniz satamazsınız.

      İşi kural ve kanunlara uygun olarak, sabırla ve sakince, itidalli olarak yapmalısınız. Sonra sürekli olarak araştırmalı ve pazarlamaya hak ettiği önemi vermelisiniz. Ancak kesinlikle dürüst olmalısınız. İşin buraya kadar olan kısmına emek, çaba, azim, mücadele, AR-GE ve hatta tevekkül diyebilirsiniz. Bundan sonrasına ise, devletin tarım politikası, şans, serbest piyasa koşulları, pazarlama ve hatta kader diyebilirsiniz. Yani hangi görüşte iseniz o görüşe göre inanarak bu işe girmeniz gerekir.

      Bir işte para varsa 10.000 değil 100.000 kişinin dahi o işe heves salması ve o işte girişimde bulunması gayet normaldir. Ancak çoğunun tutunamaması ve dökülmesi de bir o kadar normaldir. Neden mi? Google’da “solucan gübresi” diye tarama yaptığınızda ilk sırada VERMİKEM yani bu site çıkar. Bu sitede şu ana kadar yaklaşık 1000 adet soru sorulmuş. Bir o kadar da özel mailime gelen soru var. Hani, nerede 10.000 adet üretici? Bu adamların aklına hiç mi soru takılmaz? Bu konuya kendini adamış olan bir siteyi, üstelik üyelik şartı gerektirmeyen ve bilgiyi bedava olarak paylaşan bir siteyi hiç mi ziyaret etmezler? Bu kişilerin birer web sitesi, facebook sayfası da mı olmaz? Reklam ve tanıtım konusunda da mı girişimde bulunmazlar? Hiç kimseyle değilse bile benimle de mi irtibata geçmezler? O halde ya 10.000 rakamı hatalı bir rakamdır, ya da bu 10.000 girişimcinin çoğunun “bunalıma girmesi” kadar normal bir şey yoktur.

      Zehir saçan kara bir suyu, sağlığa olan zararını bile bile, atalık içeceklerin yerine tercih edip içer misiniz? Hayır, dediğinizi duyar gibiyim. Ama içiyoruz, hem de tüm dünya… Adı nemi, reklamını yapmayayım o zıkkımın, baş harfi C.C; Kendi lazım değil. Demek ki pazarlarsanız zıkkımı bile satabilirsiniz.

      Saygı ve hürmetlerimle.

    2. macrol diyor ki:

      selamın aleyküm hocam bu düşünce çok yanlış bence artık herkes organik tarıma yöneliyor istanbul da adam organik tarım pazarında 1 marullu 5 tl ye verirken normal pazarda adam 0.50 kuruşa veremiyor bu solucan gübresinin önü çok açık çünkü insan oğlu 2 şeyden parayı tesettürsüz kullanır 1 sağlık 2 gıda benim sana tavsiyem ufak bir miktarla başlayıp yapmanı tavsiye ederim

  39. aziz yılmaz diyor ki:

    savaş bey merhaba,bende gebzede 9 senedir organik tarımla uğraşıyorum sertifikalarımızı izin belgelerimizi aldık inşallah kendi markamızla sektöre girmek istiyoruz.400 dönüm arazi içindeyiz ve kendi hayvanlarımızın gübrelerini araziye dağıtıyoruz ve ben bu gidişte arazinin her yerini hayvan atıklarıyla dolacagına pek inanamıyorum 🙂 ömrümüz yetermi bilmem ne zaman ki bu solucanlar hayatıma girene kadar ben şuan bütün formu okudum ve bütün siteleri incelemeye çalıştım ama inanın sizin kadar bu işi güzel diksyon ve anlatıma rastlamadım,emeğinize çok teşekkür ederim benim sadece tek takıldığım nokta formdaki bir arkadasın bu işi yapmak istiyenlerin kafasındaki umutların yitirilmesini sağlamak oldu tamam mutlaka kolay bir iş değil ama inanınk ki bunu üretenler ne kadar çok olursa olsun rekabet bu gübrenin maliyetini düşürecektir lakin şuanda kullanılan kimyasal gübrelere devam edilirse insan hayatı yavaş yavaş yok olacaktır ve ilerde çocuklarımız ve torunlarımız belkide kanserlerle savaşacaklar bu arada bunu ticaret olarak düşünüyorsakta savas bey daha iyi bilir ama en az 4.5 sene gerektirir diye düşünüyorum.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın aziz,

      güzel sözleriniz ve temennileriniz için ben teşekkür ederim.

      “Ömrümüz yeter mi?” Bakın ne demiş Şems-i Tebrizi:

      “Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım, diye sormak için hiçbir zaman geç değildir. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.”

      Bu vesile ile, ömrümüzün baki gelip gelmeyeceğine bakmayacağız, çalışacağız. Bize nasip olmasa evladımıza miras olur.

      Rekabet bu işin, aynen diğer işlerde olduğu gibi olmazsa olmazıdır. Ancak fiyatların düşmesi acaba kötü bir şey midir? Fiyat düşerse daha çok satış yapmanın yolu açılır. Zira organik gübreye olan talep zaten tam anlamıyla hiç bir zaman karşılanamayacaktır. Yani arz düşük talep ise her zaman yüksek olacaktır. Bu nedenle fiyatlar öyle sanıldığı gibi hemen düşmez.

      İşi tam anlamıyla öğrenmek belki çok daha uzun bir zamanı alabilir. Avrupa ve ADB hâlâ araştırmalarına devam ediyor. Ancak kurulu bir sistemi temin edecek olursanız daha kısa bir zaman içinde işi ticari olarak yapabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  40. kemal diyor ki:

    savaş bey merhabalar, solucanların hızlı üremesi için at gübresi mi önerirsiniz inek gübresi mi? kağıt yedirmekde sanırım üremelerini hızlandırıyormuş öyle mi? benim ilk hedefim gübre kalitesi değil solucanları çoğaltmak. sizin görüşünüz nedir teşekkürler…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın kemal,

      Esasen solucanlar at gübresini severler. Ancak iş solucanların çoğalmasına gelince daha farklı değişkenler söz konusudur. Solucanların çoğalmasını en verimli ve sağlıklı bir şekilde sağlamanın yolu cok iyi kalitede yem tedarik etmekten geçiyor. İlk olarak şuna karar vermelisiniz; hazırlayacağınız yemin içeriği her durumda sabit olmalıdır. Eğer bulabilirsiniz sürekli aynı içerikle yem hazırlayın. Aksi halde bir sefer bulup diğer sefere temin edemeyeceğiniz içerikleri eklemeyin.

      Bu anlamda düzenli ve sürekli olarak at ve inek gübresi bulabiliyorsanız karıştırıp gerekli işlemlerden gecirdikten sonra kullanın. Bu durum hem solucanın sağlıklı bir şekilde çoğalmasını mümkün kılar hem de çıkan gübrenin kalitesini arttırır.

      Kağıt yedirmek solucanların sayısını özellikle arttırmaz.

      Sağlıcakla kalın.

  41. kemal diyor ki:

    Teşekkür kıymetli bilgileriniz için. peki bişey daha soracağım, solucanların sistem içerisinde çok yavaş olmasını neye bağlıyorsunuz neredeyse hareketsiz durumdalar, ve bugün hafif karıştırdım sayıları çok az görünüyor ölme durumları olsa hemen çürürlermi yada bir kısmının sistemin bir yerinde toplu bir şekilde toplanma durumları olabilirmi?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Rica ederim sayın kemal.

      Solucanların yavaş hareket ediyor görünmelerinin birkaç nedeni vardır. Bunlardan birisi, ortamın nem ve ısı şartları tam olarak olması gereken düzeyde olmayabilir. Sistemin pH dengesi tam olarak oturmamış olabilir. Solucanlar sık sık rahatsız edildiklerinde kısa süreli strese girebilirler. Bununla beraber vermikompost solucanı toprak solucanı kadar atik ve kaslı değildir. Dolayısıyla her zaman onlar kadar hareketli olmayabilirler.

      Öldükleri zaman çok kısa bir zaman içinde çürüyüp ayrışır ve sisteme karışırlar. Çoğu zaman fark etmezsiniz bile. Diğer yandan sistemin için deki yem ve yataklama eğer yeterli düzeyde dengeli değilse solucanlar daha dengeli olan kısımlara doğru toplaşabilirler.

      Saygılarımla.

  42. kemal diyor ki:

    Savas bey bir fotograf paylasmak istiyorum sizinle ama burdan olmuyor sanırım, mail adresiniz var mı?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Kemal bey vermikem@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

  43. SARAFRAZ diyor ki:

    SELAMMLAR BILGILERINIZ COK IYI HAYTTA BASGIRILARINIZIN DEVAMINI CENAB HAKTAN DILER MUAFFAK OLMANIZ ARZ EDERIM TARIM BIR ULKENIN ONEMLI AYAKLARINDAN BIRISIDIR
    SAYGILARIMLA
    SARAFRAZ

  44. İbrahim diyor ki:

    dünyanın bize atalarımızdan miras kalmadığını, torunlarımızdan emanet olduğunu söyleyen bir kızılderili atasözü var. acaba sizmi söylediniz diye düşünüyorum. bilgi paylaşımınız için teşekkürler Savaş Bey. Saygılar…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Rica ederim sayın İbrahim.

      Ben bir gün gelip de döneceğim sevgili kara toprağın gönlünü almaya çalışıyorum sadece… Vakit tamama erdiğinde beni kabul edebilsin diye… Zira millet olarak evimizin en temiz yeri yatağımızdır…

      Saygılarımla.

  45. Ali rüzgar diyor ki:

    Merhaba savaş bey
    Ben ankarada bu işe yeni başladım şu an yaklaşık 120000 adet solucanım var sormak istedigim bir kaç sorum olacak
    Birincisi şu an yem olarak sadece yanmış separatörden geçmiş sıgır gübresi veriyorum bu şekilde devam etsem gübre kalitesindesıkıntı yaşarmıyım yanına ek bişeyler vermem gereklimi
    İkincisi kullandıgım sistem beton üzerinde kaydırma olarak yapıyorum bu yaptıgım öbekler etrafına mdf den 30 cm yüksekliginde çerceve yapsam kış şartlarında hem soguktan korumak için hemde düzenli bir öbeklere sahip olmak istesem kenarlar hava almadıgından dolayı sisteme zarar verirmiyim
    Üçüncüsü bu işi 5000 lik tabir edilen tavuk çifrtliginde yapıyorum ara bölümleri var ve oraları naylonla muhafaza etmek ve soba ile ısıtmayı düşünüyorum yapmış oldugum öbeklerin üretimini kışında devam etmesi için ortam ısısını kaç derecede tutmam gerekliki gübre içerisindeki sıcaklık üretime ara verneden devam etmesini saglayabilir. Ayrıca verdiginiz bilgiler için çok teşekkürler gerçekten yapmış oldugunuz ilgi ve bilgi çok degerli ben şu an başka işlerlede ugraşıyorum ama inanın zevk almadan yapıyorum çiftlige her gittigimde içimi bir huzur kaplıyorki sormayın daha işin başında olmama ragmen vatana millete hayırlı bir iş yaptıgıma inanıyorum inşallah daha uzun seneler bu işe devam edip sizler kadar bilgi sahibi olup paylaşmak isterim.Saygılarımla iyi çalışmalar.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ali,

      yarı fermente sığır gübresi temelde yeterlidir. Ancak eğer maliyet yönetimi açısından üstesinden gelebilecekseniz aşağıdaki konularda yer alan yem türlerini de uygun koşullarda ve miktarlarda kullanabilirsiniz;

      Solucanlar İçin Yem Türleri – I
      Solucanlar İçin Yem Türleri – II

      Yerde öbek sistemi, daha doğrusu windrow – yani kayar sıralı sistemler – kullanmaktansa belirttiğiniz gibi etrafını çerçeve ile çevirip havuz içinde üretim sistemini kullanırsanız işiniz daha kolay ve aslında üretim daha temiz olacaktır. Herhangi bir zararı olmaz.

      Isıtma işlemine gelince,

      biz daha ekonomik olması için genel mekandan ziyade sistemin içini ısıtıp soğutmayı tercih ediyoruz. Bu sayede işlem daha kontrollü oluyor. Eğer siz iç mekanı soba ile ısıtacaksanız, normal oda sıcaklığında veya biraz daha altında tutmanız yeterli olacaktır. Çünkü solucanların da bulunduğu ekosistem sıcağa karşı daha hassastır. Yani sistem ısınırsa baş etmesi daha zor olmaktadır. Soğuk olduğunda, ki bazı zamanlar buz kristallerinin içinde dahi solucanların (Eisenia fetida için söylüyorum) canlılığını sürdürdüğü görünmektedir. Asıl sıkıntı yüksek sıcaklıktır. Bundan ötürü ortam söz gelimi 15 santigrat derece olursa, sistem içi ısısı muhtemelen 15-20 arası olacaktır ki bu da idealdir.

      Güzel temennileriniz için teşekkürler ve hedefleriniz için de tebrikler…

      Saygılarımla.

  46. Yusuf diyor ki:

    Savaş Bey, biz Koskep desteğiyle (50 bin hibe 100 bin kredi) bu işi geliştirmeyi planlıyoruz. Bu alttan kesim makinelerinin desteklemeye girip girmediğini tam olarak bilmiyoruz. Eğer desteklenirse bu aracın m2 maliyeti ne olur?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yusuf,

      makinenin standart maliyet fiyatı (Ocak-2016 itibariyle) metrekaresi 1250TL + Kdv’ye gelmektedir. Fakat malzemelerin değişen fiyatları nedeniyle fiyatlarda güncelleme olabilir.

      Saygılarımla.

  47. cemal nafiz altuğ diyor ki:

    Sayın savaş bey, solucanlara at gübresi kullanmayı düşünüyorum.kompostlamayı nasıl ,ne kadar zamanda yapabilirim.açık alanda olabilirmi.teşekkürler,saygılar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Altuğ,

      açık alanda olabilir ama sık yağan yağmurlar gübreyi yıkayabilir. Bundan da önemlisi gübre fazla ıslanabilir. At gübresini her 4-5 günde bir karıştırarak yanmasını sağlayabilirsiniz. Tam yanma meydana gelirse değeri düşer. Yarı yanmış konumdayken solucanlara verebilirsiniz.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz