Solucan Gübresi Üretim Tesisi Kurulumu Örnek Proje

Solucan Gübresi Üretim Tesisi Kurulumu Örnek Proje

Genel Yerleşim ve Proje Kapsamı

Solucan gübresi tesis işletmesinin mevcut plan ve görüntüsü aşağıdaki gibidir: Solucan Gübresi

1

1) Gübre  Ayrıştırma Havuzu

2) Sıvı Gübre Havuzu

3) İndor Sistem Pastörize Holleri

4) Solucanlar için Sürekli Akış Raf Havuzları

5) İdari bina

Bu proje için kapasite hesapları toplam 500 baş büyükbaş sığır üzerinden yapılmıştır. 500 baş kapasite üzerinden çiftlikte toplanan ortalama ham gübre miktarının günlük 30 ton olması beklenmektedir.

Söz konusu proje Separasyon Sistemi ile çiftlikteki hayvansal gübreyi organik komposta (organik gübreye) dönüştürmeyi ve bu gübreyi solucanların sindirim sisteminden geçirerek ekonomik bir değer oluşturmayı hedeflemektedir.

30 ton ham gübre separasyon sisteminde yaklaşık 21 ton katı gübre olarak ayrıştırılacak, bu katılar da fermantasyona ve pastörizasyona tabi tutulduktan sonra yaklaşık 14 ton solucanların yiyebileceği özellikte komposta (organik gübreye) dönüştürülecektir.

1) Gübre Ayrıştırma Havuzu

2

Havuzlardaki gübrenin karıştırılması ve pompalanması şemadaki sıralamaya göre aşağıda teknik özellikleri belirtilen makine ve techizatla yapılacaktır:

3

Mix-Pump

1.a) Mix-Pump ile havuzlardaki gübrenin karıştırılması ve pompalanması

 Mix-Pump’ın Teknik Özellikleri:

  1. Güç: 15kW
  2. Hm: 6m, Debi: 180 m3/h
  3. 3 m derinliğe kadar olan havuzlar için tasarlanmıştır.
  4. Aynı anda hem pompalama hem de karıştırma yapabilir.
  5. Karıştırıcı pervanesi malzemeyi itecek yönde dönerek karıştırır.
  6. Pompa fanında ve karıştırıcı pervanesinde kesici bıçaklar ile havuz içerisindeki istenmeyen malzemelerin parçalanması sağlanır.
  7. Havuz dışındaki greslik hattından tüm yataklama elemanlarının greslenerek bakımı kolaylıkla yapılabilir.

 

41-b) Havuzlardaki gübrenin Dalgıç Karıştırıcı ile karıştırılması

Dalgıç Karıştırıcı’nın Teknik Özellikleri:

  1. Güç: 11kW
  2. Derinliği 2.5m’den fazla olan havuzlar için tasarlanmıştır.
  3. Havuzun istenilen derinliğinde karıştırma işlemi yapar.
  4. Karıştırıcı pervanesi malzemeyi hem itecek hem de çekecek şekilde iki yönlü karıştırma işlemi yapar.
  5. Elektrikli calaskallı sistemi ile, çalışması bittikten sonra tamamen havuz dışına çıkartılarak temizliği ve bakımı kolaylıkla yapılabilir.
  6. Havuz içerisinde sağa ve sola döndürülerek, her yönde karıştırma işlemi sağlanır.
  7. Havuz içine monte edilen galvaniz profil direk üzerinde dikey eksende hareket edebilir.

51-c) Havuzlardaki gübrenin Dalgıç Pompa ile pompalanması

Dalgıç Pompa’nın Teknik Özellikleri:

  1. Güç: 7.5kW
  2. Hm: 6m, Debi: 80m3/h
  3. Zemindeki taş vs gibi malzemelerin, pompaya zarar vermemesi için, elektrikli calaskallı kaidesi ile havuzun istenilen derinliğinde çalışabilir özelliktedir.
  4. Kolaylıkla havuz içerisinden çıkartılarak bakımı yapılabilir.
  5. Pompa fanı ön kısmındaki kesici bıçaklar ile havuz içerisindeki istenmeyen malzemelerin parçalanması sağlanır.

 

61-d) Gübrenin Separator ile Susuzlaştırılması

Separatorün Teknik Özellikleri :

Gübre Ayrıştırma havuzunda toplanan gübrenin Seperatör ile susuzlaştırılması öngörülmektedir. Separatör, lifli yapıdaki katı- sıvı karışık atıkları susuzlaştırır. Seperatörün ortalama kapasitesi normal şartlar altında 25-30 m3/saat‘dir. Gübre ile temas eden tüm yüzeyler AISI304 kalite paslanmazdır.

Ham gübrenin içerisinde %5-%10 aralığında değişen miktarlarda TS (“Total Solids” – %0 nemde toplam katılar) bulunması beklenir. – Seperatör ile susuzlaştırılan bu gübre hacimsel olarak yaklaşık 1/3 oranında pres kek (katı gübre) ve 2/3 oranında sıvı gübreye ayrıştırılır. Seperatör elde edilen pres kek %70-75 oranında bağıl nem içerir. Genel olarak bir seperasyon sistemi; seperatör, karıştırıcı, pompa, kontrol panosu, sistemi taşıyan ayaklı platform ve çeşitli hortum ve bağlantı elemanlarından oluşmaktadır. İşletmenin ihtiyaçları ve mevcut/planlanmış altyapısı doğrultusunda bu komponentlerin sayıları değişiklik gösterebilmektedir. Mevcut projede 1 adet seperatör için bir adet pompa ve dalgıç karıştırıcı sisteme dahil olacaktır.

5,5kW motor gücü ile tahrik edilen – Separatorun AISI304/316 SS (paslanmaz) malzemeden eleği, tıkanmalara karşı özel tasarlanmıştır. Separator ile %70-75 aralığında mutlak nem içeren pres kek elde edilir. Bu değerler kompost gübre oluşumu için uygundur. Makine, uzun süre korozif etkilere karşı dayanıklı olan elektrostatik toz boya ile boyanmıştır.

2-) Sıvı Gübre Havuzu

Gübre Ayrıştırma Havuzunda kuru ve sıvı olarak ayrıştırılan gübrenin sıvı olanı dalgıç pompa ile bu havuza pompalanarak aktarılıp biriktirilecektir.

3-) İndoor Sistem Olgunlaştırma ve Pastörize Holleri

Gübre ayrıştırma havuzlarında  ayrıştırılan ahır gübresinin katı bölümünü bu hollere aktarıp 75 – 80°de pastörize edip solucanlara yem olarak  hazırlanır aşağıdaki resimlerde  hollerin makine ve ekipmanlarının yerleri belirtilmiştir.

78

4-) Üretim Hangarı Solucanlar için Sürekli Akış Raf Havuzları

Üretim hangarı  11,80 x 24,90 ölçüsündedir makine ve techizat yerleşimi aşağıdaki resim ve krokide  belirtildiği gibidir:

9

10Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi

 

 

a) Rafların zemini 15×5 lik gözenekleri olan hasır galvaniz metaldendir.

b) Raf kenarları poliüretan lambirilerle kaplanmıştır.

c) Raf ayakları ve bağlantıları galvaniz ve paslanmaz  metaldendir.

d) Gübre kesme bıçakları çeliktendir

e) Her rafta chiller sistem iklimlendierme ünitesi mevcuttur.

f) Raflardaki gübre kesici bıçaklar 8 mm’lik  çelik halatlarla çekilir.

g) Çekici vinçler 250/h devirli redüktörle destek

h) Prüvize sulama sistemi

Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi

4-) Eleme ve Paketleme Ünitesi

Kurutma ve Eleme ünitesinde hazır olan gübre bir traktör kepçe veya römork ile paketleme hattına taşınır. Aşağıdaki resim paketleme sürecini göstermektedir. Sistemin işleyişi resimler üzerindeki rakamsal sıralamaya göre aşağıda belirtilmektedir.

11

12Burada ön hazneye (1) boşaltılan gübre, bantlı konveyör (2) ile paketleme haznesine (3) aktarılır. Paketleme haznesi altına geçirilen çuvalın içine boşalan gübrenin ağırlığı, çuval altında bulunan elektronik tartı (4) ile tartılır. Elektronik tartı ile 30 – 50 kg’lık paketleme yapma imkânı vardır. Bu ayarlar, tartının yanında bulunan elektrik panosu (5) üzerinden yapılır. Çuval içerisine dökülen malzeme istenilen miktara yaklaştığında bandın hızı yavaşlar ve hassas ayar hızına geçilir. İstenilen ağırlığa ulaşıldığında bant durur. Çuvalın ağız kısmı sisteme dâhil olan özel dikiş tabancası ile dikilerek paketleme işlemi tamamlanır. Paketin altındaki paketleme koltuğu pedalına (6) basarak koltuk aşağı iner. Çuval kenara alınarak yeni çuval paketleme haznesine geçirilir ve çuval hazne ağzındaki tutucu bir mekanizma tarafından asılı kalır. Pedala basılarak paketleme koltuğu yeniden yükseltilir. Kumanda panosundan başlama butonuna basılarak bantlı konveyör çalışır ve işlem yeniden başlar.  Sonuç olarak paketlenmiş son ürün pazarlanmaya hazırdır. Solucan Gübresi

Kaynak: Siyahaltın

Not: Proje taslağını bizlerle paylaştığı için sayın Mehmet Hanifi Can’a teşekkürlerimizi sunarız.
 
Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi Solucan Gübresi
Gelen Aramalar: yhs-fh_lsonsw,solucan gübresi üretim tesisi maliyeti,solucan gübresi alan firmalar,solucan gübresi üretimi maliyeti,solucan gübresi fiyatı ne kadar,solucan gübresi devlet desteği,solucan gübresi üretme tesisi,organik gübre nasıl yapılır,solucan gübresi tesis maliyeti,solucanlar ne yer

Etiketler:

Yorumlar

  1. haluk diyor ki:

    Savaş Bey merhaba,

    Böyle faydalı bir site ile ilgilenenlere değerli bir hizmet sunduğunuz için teşekkür etmek isterim. Ben sizden solucan gübresi üretim tesisi temelde aşağıdaki sorularımdan oluşacak temel bir fizibilite yardımı talep edeceğim. Bunlar,

    1 Ortalama aylık 5.000 TL net kar getirecek büyüklükte bir işletmenin -üretim tesisinin maliyeti. Bu tesis ileride büyümeye elverişli olmalıdır.
    2- Solucan yemlerinin (hayvan gübresi, evsel atık yada lahana)
    besinin ne kadarı gübreye sıvı-katı dönüşüyor.
    4- yukarıdaki kazancı yada üretimi sağlayacak aylık ve günlük gübre üretim miktarı
    5- Aylık genel giderler
    6) Solucanları adedi kaç TL,den temin edebilirim.
    7) Solucan besinlerini kaç TL.den temin edebilirim.
    Kısacası ayda 5.000 TL kazanç sağlayacak ( satış geliri-satılan mamülün maliyeti) küçük bir üretim tesisi kurmak için gereken sabit sermaye ve değişken üretim gideri tutarı (aylık üretim giderleri ile hammadde ihtiyacı ) hakkında bilgi almak isterim.

    Ayrıca bu alana yönelik devlet destekleri var mıdır, yasal izin ve ruhsat süreci ne kadar sürmektedir.
    Bu konularda detaylı bilgi paylaşımı için sizi ziyaret etmeyi de isterim uygun görürseniz.

    Saygılarımla.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın haluk,

      sizlere fayda sağlayarak solucan gübresi konusunun daha çok yayılması için elimizden geleni yapmaktayız. Katkımız oluyorsa ne mutlu!

      1) Bu sorunuza doğrudan bir yanıt vermem an itibariyle zor. Çünkü daha önce bu tür bir maliyet hesaplaması içinde bulunmadım. Ancak bu konuda en taze bilgiyi Siyahltın firma yetkilisi sayın Mehmet Hanifi Can’a danışabilirsiniz. Tel no: +90 (535) 813 23 72 E-posta adresi: siyahaltinsolucan@gmail.com

      2) Literatürde yapıaln denemelerde, ki bunlar laboratuvar koşullarında yapılmış deneylerdir, bir solucanın bir günde ağırlığının yarısı kadar atık tüketebildiği tespit edilmiştir. Bir solucan yediği 1 gr atığın tamamını dışkılayamaz. Bir kısmını kendisi için enerji kaynağı olarak kullanır. Ayrıca, atıklar solucanların sindirim sisteminden geçip gübre olarak dışkılanırken organik maddelerin dönüşümü neticesinde ağırlık kaybına uğrarlar. Son aşamada ise gübre paketleme için fazla olan neminden arındırılır, yani uygun bir ortamda kurumaya bırakılır. Bu esnada ciddi su kaybı olur. Neticede, ben kendi yaptığım üretimlerde verilen yemin yaklaşık 50-60% kadarının kayba uğrayarak gübreye dönüştüğünü tespit ettim.

      3) 5000 TL net kârı sağlayacak sabit bir günlük üretim miktarı vermek zor. Çünkü net kârdan bahsediyoruz. Yani bürüt girdiden düşülecek olan kalemlerin ne olduğunu bilmiyoruz. Maliyetiniz ne kadar olacak ve satış fiyatınız kaç lira olacak? Bu soruların cevaplarına göre elde edeceğiniz net kâr ve buna görede günlük üretim miktarınız belli olacaktır.

      4) Genel giderler, işletmeye alınacak olan hammaddenin satın alma gideri, nakliye giderleri, tesisin elektrik ve su gideri, işletmede çalışacak olan personelin maaş ve sigorta gideri vb kalemlerden oluşur. Bu kalemlerin tamamı tesisin büyüklüğüne ve konumuna göre değişkenlik gösterir. Sabit bir rakam vermek mümkün değil.

      5) Solucan fiyatları konusunda farklı firmaların farklı fiyatları var. Bu konuda genel bir piyasa araştırması yapabilirsiniz. Örneğin Mehmet beyle görüştüğünüz zaman bu hususta da bir fiyat talep edebilirsiniz.

      6) Solucan besininin temin konusundaki ücret tamamen besini nereden temin edeceğinize göre değişir. Bazı üreticiler kendimandıra atıklarını kullanmakta, bazı üreticiler ise tesisi kurdukları bölgede zaten atıl durumda olan atıkları kullanmakta. Yine bazı üreticiler de çiftlik sahipleriyle anlaşarak atıkları traktör römorku bazında toplu satın alabiliyorlar. Yani bu kalemdeki ücretin de sabit bir rakamı yok.

      Sayın haluk,

      yukarıda belirtmiş olduğum kalemler üreticinin tesisi kurmayı düşündüğü yerin koşullarına ve planlanan tesisin büyüklüğüne göre oldukça değişkenlik gösteren rakamlardır. Umarım genel bir fikir edinmenizi sağlayabilmişimdir. Bu konuda en net bilgiyi mevcutta tesis kurulumu yapmış olan ve danışmanlık desteği veren bir firmadan almanız daha sağlıklı olacaktır.

      Şu ana kadar, bana gelen duyumlarda ciddi bir devlet desteği olduğuna dair bir bilgi yok. Olabilecek olan da oldukça meziyetli ve zorlayıcı koşullara sahipmiş. Yani şimdilik bu konuda devlet desteğini yok sayabiliriz. İleride neler olur bilemeyiz tabi.

      Beni ziyaret etmeniz konusunda bir sakınca yok. Yalnız benim şu anda ziyaret edilebilecek ölçüde bir tesisim yok. Kendi deneme çalışmalarım için ufak çaplı balkon ölçülerinde bir üretim kabım var. Onunla da bir süredir ilgilenememekteyim. Ancak oturup sohbet edebilir bir çayımı içmenizi elbette isterim.

      Saygılarımla.

  2. Bora diyor ki:

    Merhaba Savaş Bey,

    300 başlık süt besiciliği çiftliğimiz mevcuttur.
    Bu çiftliğimizden elde ettiğimiz dışkı ile solucan gübresi üretmek istiyoruz.
    Çiftlik kurulumu ve solucan temini için yardımcı olabilir misiniz?
    Teşekkürler.
    Bora

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Bora elbbet yardımcı olabiliriz. Bu konuda yazılı medya üzerinden, yani buradan sorularınızı ben cevaplayabilirim. Bu blogda yer alan konular arasında birçok konuda sorularınızın cvapları zaten mevcuttur ancak yine de, aklınıza takılan her türlü soruyu çekinmeden sorabilirsiniz. Ayrıca iş kurulumu anlaşması yaptığınız takdirde siyahaltin.com firmasından proje ve danışmanlık, yerinde destek gibi konularda da yardım alabilirsiniz. Firmadan sayın Mehmet Hanifi Can ile görüşebilirsiniz…

      Saygılarımla.

  3. TEKİN SOYDAN diyor ki:

    MERHABALAR SOLUCAN TESİİSİ VE GÜBRE ÜRETİMİ İÇİN BİLGİ TECRÜBE DESTEĞİNİZİ VE SONUÇ OLARAK BU İŞE YATIRIM YAPABİLMEK İÇİN YARDIMLARINIZI RİCA EDİYORUM
    0532 2115486 YETKİLİ VE BU KONUDA BİLGİLİ OLANLARLA GÖRÜŞÜP KONUYU GELİŞTİRMEK İSTİYORUM

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Tekin,

      gerek solucan temini için gerekse de proje ve danışmanlık için Siyahaltın solucan gübresi üretim tesisi yetkilisi sayın Mehmet Hanifi Can ile irtibata geçebilirisiniz.

      Tel numarası: +90 (535) 813 23 72

      Saygılarımla.

  4. Baykan diyor ki:

    Savaş Bey,

    Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim öncelikle.

    Bizimde 100 başlık çiftliğimiz var ve solucandan gübre üretimini ciddi şekilde düşünüyoruz. bu Proses ile ilgili bir kaç sorum olacak.

    1- Otomatik sistemde sadece hayvan gübresinin katı kısmımı kullanılıyor compost hazırlamak için yoksa başka malzemeler de kullanılıyor mu?

    2-Pastörize işlemi ne kadar bir süre yapılmalı ve nasıl yapılmalı?

    3-Gübre kesici bıçaklar alt kısımdan kaç cm kesim yapmaktadırlar ve kaç gün ara ile kesim yapılmalı? Ayrıca kaç gün ara ile yeni ürün koymalıyız?

    4-Kesimden sonra direkt paketlemeye geçmişsiniz, kurutma ile ilgili de bilgi veririmisisniz? nasıl yapılacagı ve ne kadar süre yapılacağı?

    Teşekkürler

    iyi çalışmalar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Baykan,

      1) Sadece otomatik sistemlerde değil her türlü sistemde her türlü organik atık kullanılabilir. Büyükbaş hayvan dışkısı erişilebilir en kolay ve en bol kaynaktır. Bunun haricinde sebze ve meyve atıkları, yılanmış atıl durumda olan saman balyaları, mısıt tarlarında kalan silaj atıkları vb aklınıza gelebilecek çüreyebilir ve ayrışabilir her türlü atık malzeme kullanılabilir. Önemli olan nokta bu atıkları her defasında doğru oranda karıştırarak ön kompostlamadan geçirmek ve solucanlara tek bir hazır yem kaynağı olarak vermektir.

      2) Pastörize işlemi kompostlama esaslarına dayanmaktadır.Kompost yapım aşamasında işlem şöyle yürür: Atık maddelerden oluşan yığın iyice karıştırılır ve pastörize hollerinde ısıl işleme tabi tutulur (duruma göre pastörize hol yerine zemin iüzeri kompost aktarmalı kompost yığını da kullanılabilir). Yığın halindeki atık zaten kısa bir süre sonra ısınmaya ve “yanmaya” başlar. Yanmadan kast edilen kompost ısısının merkeze yükselmesidir. Bu ısı iyice düştüğünde kompostu aktarma ve ters yüz etme zamanı gelmiştir. Eğer hollerde kompostlama yapıyorsanız yığın aktarmaya gerek yok. Zemin üzeri yığın şeklinde yapıyorsanız o zaman aktarma yapmalısınız. Çeşitli kaynaklar ön kompostlamanın en fazla 2 haftayı geçmemesini tavsiye eder. Çünük daha fazla süre kompostlamaya maruz kalan hammaddede besin değeri kaybı sözkonusudur.

      3) Gübre kesici bıcağın yerleştirilme ve bıçak ağzının kalınlığına göre değişmektedir. Bu biraz da sistemi tasarlayanın tericine göre belirlenir. Sistem bir kez kurulduktan sonra solucanların sayısı ve yem tüketme hızına göre yemle zamanını belirleyebilirsiniz. Solucanlar yem bittiğinde yığının üstüne doğru harekete geçerler. O zaman yeni yemleme zamanı gelmiş demektir. Her yeni yem koymadan önce bıçakla en alttan bitmiş gübreyi kesebilir ardından yemleme yapabilirsiniz. Mantık basit, yeni yem veriyorsam en eski zamanda verdiği yem, yani en alt tabaka bitmiş demektir.

      4) Aslında kesimden sonra direk paketleme geçilmiyor. Yazı metni ne de olsa tüm detayları veremiyor. Kesilen gübre gölgede nemini uygun derece yitirindeye kadar, kurutma değil, bekletilir. Duruma göre bekletilirken iri parçaların ufanması için yığın zaman zaman karıştırılabilir. Nemini doğru ölçüde yitiren gübre, bir avuç alarak sıktığınız zaman su damlamayacak ve topak hale gelecek ama bıraktığınızada topak halde kalmayıp hemen dağılacak ölçüde olmalıdır. O zaman eleme yaparak paketlemeye geçebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  5. caglarozturker diyor ki:

    Çağlar öztürker kişisinin resmi

    savaş bey merhaba ben aydında ikamet ediyorum ve solucan gübresi üretimi işi ile ilgileniyorum. solucan gübresi web sitenizi bayadır inceliyorum. ben durumumu söyle izahat edeyim. ben 28 yaşındayım ve üniversite mezunuyum. bir iş yerinde ücretli çalışmaktansa kendi işimi yapmayı planlıyorum orta vadede. bunun için bu iş benim çok ilgimi çekiyor. sizin bilgi birikiminiz ve deneyiminizden faydalanmayı bu sebeple çok isterim .kafama takılan soruları söyle sıralayabilirim.

    1 – köyde deden kalma 3 katlı müstakil boş bir eve sahibim. toplam kullanım alanı ortalama 200 m2 civarında. bu iş için gayet uygun bir alan. korunaklı ve boş durumda. yem bulma konusunda da ulaşım açısında gayet uygun.böyle bir alanda aylık kaç adet solucanla ne kadarlık hasat elde edebilirim?

    2 – ilk işe başlarken çok fazla sayıda solucan ve büyük bir sermaye kullanmayı doğru bulmuyorum. daha çok tercihim hobi şeklinde bir başlangıç yaparak ilerleyen zamanlarda kendi solucanımı yetiştirerek işi yavaş yavaş öğrenip kendi imkanlarımla büyüme planı ön görüyorum. size sorum kafama takılan bu noktada. örnek verirsek 500 solucanla çok cüzzi bir başlangıç yapsam , ne kadar sürede solucan sayım nasıl bir rakama ulaşır? maximum koşullarda üreme yüzdesi aylık ve yahut yıllık olarak bire kaç oranda oluyor?

    3 – bu sefer ki sorumda üretimde solucan adeti ile ürün alma arasında nasıl bir orana sahip olunduğudur? yani kısacası yine bir örnek verecek olursak 1000 adet solucan ile maximum üretim koşullarında 1 ayda kaç kg gübre elde edebiliriz mesela?

    4 – bu sorumda ise solucanların beslenmesinde kullanılacak hayvansal gübre ve insani gıda atıklarının yeme dönüşümünde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusundadır. yani açıkladığınız üzere belli bir bekletme ve fermantasyon aşaması var. bu aşamayı basite indirgemek için extra yöntemler var mı acaba?

    5 – farz edelim başarılı bir şekilde gübre üretimi gerçekleştirdik, ürünümüzü pazarlama ve satışı noktasında direk toptan alım gerçekleştirecek iş ortakları bulmada zorluk çekme ihtimalimiz nedir? yani benim ticari anlayışım ürün satışında perakende ve yavaş bir satış süreci yerine toptan ve daha uygun koşullarda sirkülasyon devamlılığını yakalayabileceğim bir satış ve pazarlama yolu izlemektir. bu konuda sitenizle iş birliği yapma ihtimalimiz nedir?

    sahsımı bilgilendirmenizi rica eder iyi çalışmalar dilerim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Çağlar,

      1) 3 katlı ve toplam 200 metrekare alan derken tam olarak nasıl bir alandan besediyorsunuz? Neticede mekan eğer 3 katlı ise alan bölünmüş demektir. O halde üretimi nasıl organize edecekseniz? Ev ortamı bu işe pek uygun değil gibi. Daha çok düz tek parça ve zemin seviyesinde bir yer daha iyi olacaktır. Hasat edeceğiniz gübre miktarı ve kullanmanız gereken solucan adedi tamamen kullanacağınız sisteme ve sistemin büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Mekanınız nasıl olursa olsun küçük bir parselle başlayıp yavaş yavaş yerinizin müsaade ettiği ölçüde büyütün.

      2) 500 solucan ilerisi için işi büyütme olarak bakarsanız çok çok az bir rakam. Gerçek manada hobi derseniz belki idare eder ama bu rakamla başlarsanız işin büyümesi çok zaman alır. Şöyle basit bir mantık yürütün: 500 erişkin solucan 250 çift eder. Çiftlerin herbiri yumurtlayacağı için her bir solucan yılda bir kez yumurtlasa 1 yılda 500 yumurta eder. Her yumurtadan ölmeyeceğim varsayımıyla 2 adet yavru doğsa, 1 yılın sonunda +1000 solucan eder. Bu 1000 solucan nerden baksanız bir yıl sonra erişkin hale gelir. Toplamda 1500 solucan eder. Bir sonraki yıl 3000 solucan daha eklenir sisteme ve toplamda 4500 solucan eder. Bunlar minimum rakamlar. Mantık böyle yürümekte. Bu nedenle iyi kötü birşeyler yapabilmek için en azından 10000 solucan idealdir.

      3) solucan sayısıyla elde edilecek olan gübre miktarı arasında direk bir bağlantı yoktur. Çünkü solucanların beslenme hızı, verilen yemin tüketilmeye ne kadar hazır olduğu, ortam ısısı, yemin PH değeri gibi değişkenlere göre farklılık gösterir. Bu sorunuzun yanıtını ancak kendiniz üretime başladıktan sonra anlayabilirsiniz. Laboratuvar ortamında yapılan testler 1 solucanın 1 günde ortalama 1 gram atık tükettiği yönündedir. Tükettiğinin ancak 40%’ını dışkılıyor. Buna göre bir fikir edinebilirsiniz.

      4) solucanlara verilecek her türlü atık ön kompostlamadan geçirilerek ışık işleme tabi tutulmalıdır. Bu aşama internetten de takip edebileceğiniz bildiğimiz sıcak kompost yöntemidir.

      5) elde edeceğiniz gübrenin satışı tamamen ürünü pazarlama yeteneğinizde alakalıdır. Her mamulde olduğu üzere bu üründe de yavaş yavaş kendiliğinden talep oluşturan bir pazar meydana geliyor. Ancak yine de daha iyi bir satış ve ileri düzey pazarlama yapacağınız reklam ve tanıtıma bağlı. Gerekirse fuarlara katılım, gerekirse de köy köy gezmek icap edebilir. Herşeyden önce ürünün kalitesinin yüksek olmasını sağlamak esastır.

      Saygılarımla.

      1. çağlar öztürker diyor ki:

        savaş bey şimdi bu yorumunuzu okuyunca benim kafam inanılmaz karıştı.neden diye sorarsanız yine sizin satış yapmış olduğunuz bir başka sitede vermiş olduğunuz rakamlarla burdaki rakamlar arasında uçurumlar var.
        http://www.solucanmatik.com/index.php?route=product/product&product_id=61
        bu linkte solucan matik satışında solucan maliyet hesap tablosunda üretim sisteminin yılda 16 kat gibi bir hızla artış olduğundan bahsederken burada verdiğiniz bilgilerde ise yılda solucan sayısının sadece iki kat atmasından bahsediyorsunuz. bu çelişkinin sebebi nedir acaba?

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın çağlar,

          Sitede yazan bilgi, “Her dört ayda bir sistem kendini ikiye katlar. Yıllık artış: 2x2x2x2 = 16″ şeklindedir. Şöyle düşünelim 2 solucanımız olsun. 4 ay sonunda her bir solucan birer tane yavruluyor ve toplam 4 solucan oluyor. Bu dört solucan yine 4 ay sonra her biri birer tane yavruluyor ve toplam 8 adet solucan oluyor. Gelelim bir yılı tamamlayan son 4 aylık döneme. 4 ay daha geçtiğinde yine her solucan 1 tane yavrularsa 8 solucan daha ekleniyor ve toplam bir yılın sonunda 16 adet solucan ediyor. Yani geometrik katsayıyla çoğalıyor.

          Yukarıdaki hesap 2 adet solucan üzerine yapılan hesap. Ben toplam 500 adeti rastgele örnek olarak seçtim. Ancak mantık aynı, daha fazla olmasına rağmen minimum rakamı alarak bilgi veriyorum: 1 solucan 1 adet yavru veriyor varsayımıyla. Ama arada bir fark var doğru söylüyorsunuz. Aslında benim aktardığım bilgi detay vermediğim için yanlış anlaşılıyor. Şöyle ki, ben sayıyı bir yılda ikiye katlanma olarak belirtiyorum. Oysa ortam koşulları, ısı, beslenme, nemlendirme vd, koşullar tam olarak tedarik edilmişse solucan 4 ayda kendini ikiye katlar. Sayı geometrik olarak çoğalacağı için de yılda ilk baştakinin 16 katı eder. Vermediğim detay ise şu: solucanlar bir yandan çoğalırken bir yandan da gerek doğal ömürleri gereği gerekse de özellikle ilk başlangıçta ister istemez yapılan hatalar nedeniyle öleceklerdir. Bununla beraber solucanın türüne göre yumurtlama sayısı ve her bir yumurtadan çıkan yavruların sayısı değişmektedir. Bazı türler çok hızlı çoğalırken bazı türler çok hızlı besleniyorlar. Bazı türler 1 yılda 6-7 yumurta verirken, bazıları 2-3 yumurta veriyor. Yine türe göre yumurtadan çıkan yavru sayısı 3-4 ile 7-8 arasında değişmektedir. Aslen yukarıda bahsedilen bir seferde 1 yavru da doğru değil. En az 2 veya 3 yavru her yumurtadan çıkar ama yaşayamayabilirler. Bu nedenle ben cevaplarımda hep minimum rakamları veriyorum. Ama ben 500 solucanın bir yılda 2 kat olacağını söylerken koşulların tam olarak sağlanamaması durumuna göre söylemiş bulunmaktayım. Bu haliyle yanlış anlaşılmaya açık kalıyor. Eğer optimal koşullar sağlanmışsa 4 ayda bir iki katına çıkma potansiyeli vardır. Fakat tekrar söylüyorum, işin zorluğu da buradadır zaten, bu rakamlar en uygun koşullarda elde edilen rakamlardır. Örneğin solucanların sayısı belli bir rakama erişince koşullar optimum da olsa doğal bir eğilim olarak üremeyi yavaşlatıyor ve bazen tamamen durduruyorlar. Özetle şöyle değerlendirelim: benim verdiğim rakamlar minimum, solucanmatik’de belirtilen rakamlar ise maksimum ya da maksimuma yakın rakamlardır. Bu nedenle her zaman bu işi kurmadan önce bir üretim tesisini yerinde görmek işi iyice öğrenmeden çok yüksek sayıda solucan satın almamak gerektiğini belirtirim. Umuyorum konuyu biraz daha net aktarabilmişimdir. Sorularınız olursa yine beklerim.

          Saygılarımla.

          1. çağlar öztürker diyor ki:

            evet şimdi gerçekten de bilgilendirmedeki ucu açık noktayı kapatmış bulunmaktasınız. samimiyetiniz ve ilginiz çok teşekkürler ilk olarak . kafama takılan bir başka noktaya değinmek istiyorum. ben bu işe tavsiyeniz üzere daha küçük rakamlarla girmeyi düşündüğüm için ilk amacım gübre üretiminden önce belli bir solucan nüfusuna ulaşana dek popülasyonumu en kısa zamanda maximum seviyeye ulaştırmak gayesi olacaktır. yukarıda diyorsunuz ki ” Örneğin solucanların sayısı belli bir rakama erişince koşullar optimum da olsa doğal bir eğilim olarak üremeyi yavaşlatıyor ve bazen tamamen duruyorlar ” . bu yavaşlamanın önüne geçmek için çoğalan nüfusu küçük gruplar halinde yeni bir yaşam alanına aktarmak süratiyle devamlı bölsek yenide üreme ve çoğalma iç güdülerini harekete geçirme noktasında bir fayda sağlamış olurmuyuz?

          2. Savaş Gönen diyor ki:

            Sayın Çağlar,

            bir süre önce solucanların nüfusunun arrtırılması üzerine bir kaç çalışmayı inceliyordum fakat bir nedenle yarım kaldı. Elimdeki bir kaç işi bitirdikten sonra o kaynaklara geri döneceğim. O zaman onları burada yayınlaybilirim. Şimdilik şunu belirtmek istiyorum, solucanların çiftleşme ve yumurtlama eğilimleri üzerine bir çok deneme ve çalışma olması bir yana çeşitli tezler de mevcuttur. Örneğin, solucanların soylarının tehlike girmesi nedeniyle çiftleşme ve çoğalma eğilimleri fikrinden yola çıkan bazı araştırmacılar sistemin nem oranını bilinçli olarak az tutmayı denemiş ve dediklerine göre sonuç da almışlar. Ayrıca, solucanların hangi tür atık yem tüketirken daha çok mutlu oldukları ve çiftleşme eğilimi seyrettikleri üzerine yapılmış çalışmalar var. Burada bahsi geçen türler yüzeyde beslenip dışkılayan türler. Bu nedenle gerek çiftleşmek gerekse de yumurtlamak için yüzeye çıkarlar. Çiftleşmede sorun yok ama yumurtlamada yüzeyde tutunacak sert cisimlere ihtiyaç duyarlar. Bir nevi solucanların ayakları olan seate’leriyle sert yüzeye tutunup geriye kaykılma hareketi yapaarak ağızlarından yumurtalı dışarı bıtakıyorlar. Bu nedenle sistemin en üst tabakasına kuru kağıt ve yaprak seren üreticiler mevcuttur. Bu sayede solucanlar bu sert yüzeye tutunarak daha fazla yumurtlayabiliyorlar. Bu işin bir diğer tarafı da, solucanların içgüdüsel hareketleri. İki solucan çiftleştiği zaman birbirlerinin vücutlarına sperm depolarlar. İhtiyaç duydukları zaman ürettikleri yumurta ile depolanmış bu spremleri dölleyip yumurtlarlar. Bunu ne zaman ve hangi güdüyle yapıyorlar bu kısım tam olarak bilinmiyor.

            Fakat her şey bir yana bilinen bir gerçek var ki, o da solucanlara verilen yemin stabil olması gerek yaşam alışkanlıklarını gerekse de üreme alışkanlıklarını etkiliyor. Diyetlerinde yapılacak değişiklik onları strese sokabiliyoe ve üremeleri gerçekten yavaşlıyor. Ben şahsen bir takım denemeler yaparken bunu bizzat yaşadıom ve 12000 adetten 500-600 adete kadar solucan sayım düştü.

            Diğer taraftan, belirttiğiniz gibi sayılarının yeterince çoğaldığını fark ettiğiniz zaman mutlaka ayırmanız gerekir. O zaman onlara çoğalma şansı vermiş olursunuz. Aksi halde sayıları azami rakama ulaştığında bir doğa kanunu olarak verilen yiyeceğin kıtlığı ile orantılı olarak üremelerini yavaşlatacaktır.

            Çağlar bey, hep belirttiğim bir husus var: bu iş incelik ve bilgi ister diye. Bunda kastettiğim şey şudur, solucanların nufusu doğal ortamlarında doğal düşmanları ve doğal hayatın kendilerine düzenli ve stabil olarak sunduğu yiyecekler tarafından belirleniyor. Ama onları kültüre aldığınız zaman verielcek olan yiyecekleri de, miktarını da siz ayarlıyorsunuz. Ayrıca onları dış çevreden ayırdığınız için doğal düşmanlarından da uzaklaştırmış oluyorsunuz. Bu nedenle, neyi nasıl yaptığınızı ve en doğru şekilde yapıp yapmadığınızı iyi bilmeniz gerekiyor.

            Saygılarımla.

          3. Abdullah Turgut diyor ki:

            Savaş Bey merhaba,

            Bu yorumunuzda da bir çelişki var. Bir üst yorumda 1000 solucanın 1 yılda erişkin hale gelip tekrar çoğalmaya girebileceğini söylüyorsunuz ama üstteki yorumda 2 solucanla yola çıkıp yeni yavru solucanları da hesaba katıp onların da yavrulayacağını yazıyorsunuz. Hesabın doğrusu 2 tane solucan 4er ay arayla yavrularsa sene sonunda toplam 6 yavru ve 2 de kendileri totalde 8 solucan oluşur.

            Benim size bir başka sorum bu solucanların normal şartlar altında yaşam süreleri nekadardır?

            Saygılarımla

          4. Savaş Gönen diyor ki:

            Sayın Abdullah,

            aslında bir çelişki yok. Sadece şunu hemen belirtmek gerekir ki, rakamlar arasında farklılık olmasının nedeni farklı zamanlarda farklı koşullarda ve farklı tür solucanlar üzerinde yapılan denemelerden kaynaklanmaktadır.

            Sizin belirtmiş olduğunuz ikinci kısımda gözden kaçırdığınız nokta şudur; solucan yavrulamaz, yumurtlar. Bir solucan tek her dört ayda birden fazla kokon yumurtlayabilir. Bu kokonlardan da birden fazla yavru çıkar ve eğer her şey yolunda ise her bir yavru yaşama şansı bulabilir. Yani 2 solucan 4 ay içinde söz gelimi 4 kokon yumurtlayabilir. Her kokondan örneğin 3 yavru çıksa ve yaşasa 4 ay sonunda 12 yavru eder. Bu yavrular eğer verilen yem kalitesi çok iyiyse ve nem ile ısı yeterli ise normalden daha hızlı büyüyebilir ve onlarda üremeye başlayabilir. Yabancı bir kaynakta bir tablo paylaşılmış. Ben henüz tabloyu detaylı olarak incelemedim ama fikir vermesi için burada paylaşayım:

            SOLUCANLARDA ÜREME VE ÇOĞALMA ŞEMASI,
            HAFTA 1
            100 Yetişkin
            2. HAFTA
            100 Yetişkin
            300 Kokon (A)
            HAFTA 3
            100 Yetişkin
            300 Kokon (A) – 7 günden eski
            300 Kokon (B)
            HAFTA 4
            100 Yetişkin
            300 Kokon (A) – 14 gün eski
            300 Kokon (B) – 7 günden eski
            300 Kokon (C)
            5. HAFTA
            100 Yetişkin
            900 Genç (A)
            300 Kokon (B) – 14 gün eski
            300 Kokon (C) – 7 günden eski
            300 Kokon (D)
            HAFTA 6
            100 Yetişkin
            900 Genç (A) – 7 günden eski
            900 Genç (B)
            300 Kokon (C) – 14 gün eski
            300 Kokon (D) – 7 günden eski
            300 Kokon (E)
            HAFTA 7
            100 Yetişkin
            900 Genç (A) – 14 gün eski
            900 Genç (B) – 7 günden eski
            900 Genç (C)
            300 Kokon (D) – 14 gün eski
            300 Kokon (E) – 7 günden eski
            300 Kokon (F)
            HAFTA 8
            100 Yetişkin
            900 Genç (A) – 21 gün
            900 Genç (B) – 14 gün eski
            900 Genç (C) – 7 günden eski
            900 Genç (D)
            300 Kokon (E) – 14 gün eski
            300 Kokon (F) – 7 gün eski
            300 Kokon (G)
            HAFTA 9
            100 Yetişkin
            900 Genç (A) – 28 gün eski
            900 Genç (B) – 21 gün
            900 Genç (C) – 14 gün eski
            900 Genç (D) – 7 günden eski
            900 Genç (E)
            300 Kokon (F) – 14 gün eski
            300 Kokon (G) – 7 günden eski
            300 Kokon (H)
            HAFTA 10
            100 Yetişkin
            900 Genç (A) – 35 gün eski
            900 Genç (B) – 28 gün eski
            900 Genç (C) – 21 gün
            900 Genç (D) – 14 gün eski
            900 Genç (E) – 7 günden eski
            900 Genç( F)
            300 Kokon (G) – 14 gün eski
            300 Kokon (H) – 7 günden eski
            300 Kokon (I)
            11. HAFTA
            100 (orijinal) Yetişkin
            Yetişkin 900 (A)
            900 Genç (B) – 35 gün eski
            900 Genç (C) – 28 gün eski
            900 Genç (D) – 21 gün
            900 Genç (E) – 14 gün eski
            900 Genç (F ) – 7 günden eski
            900 Genç (G)
            300 Kokon (H) – 14 gün eski
            300 Kokon (I) – 7 günden eski
            300 Kokon (J)
            12. HAFTA
            100 (orijinal) Yetişkin
            Yetişkin 900 (A)
            900 Yetişkin (B)
            900 Genç (C) – 35 gün eski
            900 Genç (D) – 28 gün eski
            900 Genç (E) – 21 gün
            900 Genç (F) – 14 gün eski
            900 Genç (G) – 7 günden eski
            900 Genç (H)
            300 Kokon (I) – 14 gün eski
            300 Kokon (J) – 7 günden eski
            300 Kokon (K)
            2700 Kokon (A-1)
            SON HAFTA (HAFTADA 12 END | HAFTADA 13 başlangıcı)
            100 (orijinal) Yetişkin
            Yetişkin 900 (A)
            900 Yetişkin (B)
            900 Yetişkin
            (C) ———–
            900 Genç (D) – 35 gün eski
            900 Genç (E) – 28 gün eski
            900 Genç (F) – 21 gün
            900 Genç (G) – 14 gün eski
            900 Genç (H) – 7 günden eski
            900 Genç
            (I) ———–
            300 Kokon (J) – 14 gün eski
            300 Kokon (K) – 7 günden eski
            300 Kokon (L)
            2700 Kokon (A-1) – 7 gün eski
            2700 Kokon (A-2)
            2700 Kokon
            (B-1) ———- ————
            TOPLAM
            2800 Yetişkin
            5400 Genç
            9000 Kokon

            Gelelim sorunuza:

            Solucanların yaşam ömürleri ile ilgili çeşitli kaynaklarda bazı bilgiler var ama ben bunları pek sağlıklı bulmuyorum. Çünkü 1 solucanı baştan sona gözlemlemek çok ama çok zor. Gözlemlerken doğal ortamından ister istemez izole edeceksiniz. Bu izolasyon ömrünü kısaltabilir. Bunu nasıl anlayacağız? Bu nedenle benim açımdan bu sorunun net bir cevabı yoktur.Eğer sistem tüm koşulları sağlıyorsa yaşam ömrüne bakmanıza gerek yok. Çünkü zaten hızla çoğalacaklardır.

            Saygılarımla.

  6. mustafa diyor ki:

    merhaba savaş bey acaba solucanların sevdigi toprak türleri nelerdir hangi topragı kullanmak daha iyi olur şimdiden tşkler ilginiz için

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mustafa, solucanalrın sevdiği toprak türü diye bir ayrım veya tasnifleme yoktur. Burada bahsi gecen solucanlara toprak değil oprganik atık veriyoruz. Solucanlar bu atıkları sindirip gübreye dönüştürüyorlar.

      Saygılarımla.

  7. Baykan diyor ki:

    Savaş Bey,

    SOLUCANLARDA ÇİFTLEŞME VE ÜREME II konu başlığında her bir erişkin solucanın ayda bir 4-5 kokon ürettiğini ve her kokonda da ortalama 6 solucan yumurtası oldugunu söylemişsiniz. Buradan yola çıkarsak 1 yılda 1 defa değil birçok defa üreme yapıyor solucanlar ve yılda yukarıda Çağlar beye verdiğiniz cevapta yazdıgınız gibi 1000 adet yeni solucan değil binlercesi üremiş olacak.

    Şimdi ben ikilemde kaldım. Bu üreme konusunu net bir şekilde açıklayabilirmisiniz? Zira bu işi yapmak isteyen kişiler binlerce adet solucan ile işe başlayacak ise bu yatırım maliyetini çok artırır ve geri dönüşü de uzun olur. Solucanların 500 tanesi bile 170 tl ki bu insanlar milyonlardan bahsediyorlar sistematik bir üretim için.

    Tesekkürler
    İyi çalışmalar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Baykan,

      Çağlar bey de aynı noktaya dikkati çekmiş, biraz daha açıklayıcı bir cevap verdim. Gözatabilir misiniz lütfen!

      Saygılarımla.

  8. mehmet diyor ki:

    savaş bey
    kurban bayramınız kutlu olsun hayırlı bayramlar
    Solucan gübresi üretmek için uzun zamandan beri araştırmalar yapıyorum.nihayet araştırmalarıma hayata geçirmeye karar verdim inşallah solucanları temin edip bismillah üretime başlamayı niyet ediyorum…bilgilerinize ihtiyacım olacak yardımcı olursanız sevinirim. 0532 2728675

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      Elimden gelen yardımı sağlamaya hazırım. Buradan veya e-posta adresim üzerinden (matolanta@gmail.com) bana ulaşabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  9. Fatma Kubal diyor ki:

    Savaş bey merhabalar,
    Web sayfanızda yayınlamış olduğunuz projeyi birebir yapmak (herşey dahil) maliyeti ne olur? Ayrıca, özel bir solucan cinsi var mı, yoksa bildiğimiz hayvan gübreleri veya nemli topraklarda gördüğümüz rengi kırmızı gibi olan solucanlar mı?
    Bilgiler için teşekkürler, sevgiyle kalın

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Fatma,

      burada konusu geçen projenin maliyetine dair net bir rakam vermek mümkün olmamaktadır. Şu nedenle ki, kullanacağınız malzemenin maliyeti ve kurulum için işçilik maliyeti bölgeden bölgeye değişkenlik gösterebilmektedir. Birinci sınıf ve kullanılmamış malzemelerden inşa edilen bir tesis ile kısmen ikinci kalite ve kullanılmış malzemelerden inşa edilen tesisi arasında maliyet açısından çok fark vardır. Ancak şunu belirtebilirim, ne de olsa ticari üretim sağlayacak olan bir nevi sanayi tesisi inşa edecesiniz. Gelecekte büyüyebilme potansiyeliyle kurulacak olan bu tesis çok da düşük bir maliyet olmayacaktır. Prefabrik bir ev ile sıradan betonarme bir ev yaptırmak arasındaki fark gibi düşünün.

      Solucanlar toprakta bulunan normal solucanlardan değildir. Burada adı geçen solucanlar uzun yıllar yapılan denemelerle vermikompost üretimi için en uygun olduğu tespit edilen türde solucanlardır. Doğal hayatta bulunmaları çok zordur. Türkiye’de aklımda kalan bir bilgiye göre bazı bölgelerde doğada var ama bu kayıt çok uzun yıllar önce yapılmış bir tespite dayanıyor. Hâla o zamanki bulundukları yerde duruyorlar mıdır bilinemez. Türkiye’de bulunan solucan türlerinin tespiti konusunda akademik çalışmalar yapılmalı ama çok maliyetli çalışmalar olduğu için bu işi yapacak akademisyenler sponsor bulamamaktadırlar. Bu nedenle Türkiye’deki büyük üreticiler bir şekilde ellerindeki solucanları yurtdışından getirtmiş bulunmaktadırlar.

      Saygılarımla.

      Saygılarımla.

  10. CAN13 diyor ki:

    Savas Bey Merhaba,

    Sevgili Savas Bey

    Benim size bazi sorularim var.

    Biz biz simdi uretimi antalyada yapmayi planliyoruz ilk olarak marketin ihtiyacini bilmedigim icin ve hem adaptasyon surecinde olecek solucanlar icin kapasiteyi 250.000-500.000 arasinda tutmak istiyorum.Yazilarinizin cogunu okudugumda ilk olarak aklima takilan sey buyuk yataklarda gubre toplami nasil olacak yani ben bu toplamayi nasil yapacagim?solucanlar gubreyi olusturdukca gubre topragin en ust kisminda mi birikecek?ve ben üstlerden mi gubreyi ayristiracagim(sivi ve kati gubre nasil bir mekanizma lazim ozellikle yeni ve butceyi kisitli tutmak isteyen bir kisi icin)?bana bu yataklarin nasil olusturuldugunu daha genis anlatirmsiniz(komposto nereye gelir solucanlar nereye gelir vs..Bir diger sorumda yabanci sitelerde okudugum kadari ile buyuk yataklara oksijen alabilmeleri icin ya borular konmus ya da hava basilmis sizce hangisi daha mantikli.Son olarak komposto ile problemlerim var normalde biz otellerden cikan atiklari kullanmak istiyorduk ama okuduguma gore atiklarin sanirim hep ayni cins ayni ozellikte olmasi lazim ve mamanin hazirlanmasi icinde bir sure bu yemeklerin kapali bir yerde muhafa edilmesi lazim.Ben mamayi hazirlarken ki dusuncem gazete kagidi yemek atiklari hayvan diskisi ve ince kumun hepsini karistirip solucanlara vermek.Burda sorun surda olusuyor sayet ben bu karisimi vereceksem her bu soyledigimin gramaji ne olmali birde burda ne kadar yem verecegimi nasil bilecegim cok ve ya az verdigimi bu is kendisini nasil belli eder ve hazirladigim mama hakkinda ne dusunuyorsunuz.Mamalarin degisik verilmesi solucanlarin gubresi uzerinde bir farklilik yaratiyor mu yoksa kimyasal atik haric onlara ne versem farketmez ve uretecekleri gubrede bir degisiklik yapmaz mi bu?Arazi 1 donum olacagi ve iki buyuk yatak koyacagimiz icin sizce her yataklarda kac solucan olmali ve antalya gibi bir yerde uretim yapacagim icin nasil bir yapinin icinde olmali solucanlarin.Son olarak solucanlarin nemlilik seviyesi ne olmali ve ben bu nemi ayarlamak icin ne yapmayalim(siz suyu fis fis yontemiyle nemlendirin demissiniz)ozellikle sorum topragin ne kadar nemli olup olmadigini nasil anlarim ve bu noktada bu anlattiklarimda dikkat etmem gereken noktalar nelerdir

    Yazilariniz benim icin inanin cok aciklayici oldu muhtemelen verdiginiz cevaplara göre sorularim artacaktir bu yuzden simdiden ozur diliyorum turkiyede ziraata onem veren bu yolda aydinlatan insanlari gormek mutlu edici

    Saygilarimla

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Can,

      büyük yataklar aslında birer küçük yatak olarak kurulmaktadır. Zamanla eklemeler yapıldıkça yatak büyümekte ve genişlemektedir. Başlangıç olarak önceden hazırlamış olduğunuz yemi sistemi kuracağınız yere veya düzeneğin içine belli bir kalınlıkta seriyorsunuz. Bu serili yem tabakasının orta kısmına solucanları koyuyorsunuz ve daha sonra solucanların kenarlarını yine yem ile kapatıyorsunuz. Solucanlar bir süre sonra mevcut bulunan tüm yemi tüketmeye başlayınca yavaş yavaş en üst tabakaya kalınlı ortalama 10 cm olacak şekilde sürekli olarak yem eklemesiyle sistemin devamlılığını sağlıyorsunuz.

      Burada SAS kullanıyorsanız bir kap veya havuz içinde ya da aktarma sistemi kullanıyorsanız beton zemin üstünde üretim yapıyorsunuz demektir. Doğrudan toprak üzerinde yapılan bir faaliyet yoktur. Solucanlar en üst tabakadan yem verdikçe yemi yiyerek üste doğru çıkmaya başlarlar. En alt tabaka yenmiş ve hasada hazır gübre demektir. Ayrıştıracağınız gübre SAS kullanıyorsanız en alt katmandır, aktarma yöntemi kullanıyorsanız solucanların olmadığı ve yeni yemlemenin yapılmadığı yan kesimdir. Bu anlatılan detayları tam olarak anlamak için mutlaka yerinde tesis ziyareti yapmanız şarttır.

      Solucan gübresi yataklarına hava pompalamak risklidir. Vereceğiniz yem eğer fermantasyonunu yani yanma işlemini tamamlayamamışsa solucanlara verdiğiniz Bu zaman pompalanan hava ile yani oksijen ile yanma olayı meydana gelebilir. Bu durumda solucanlar ölebilir. Eğer önceden sıcak kompost ile yeminizi hazırladıysanız solucanları beslerken sisteme ayrıca borularla hava vermeye gerek yoktur.

      Solucanlara vereceğiniz yem, atıkların doğrudan solucanlara verilmesi şeklinde olmamalıdır. Tüm atıklar önceden kompostlanarak solucanlara verilmelidir. Bu blogta bir kaç yerde belirtildiği üzere yağ, et, kemik, asit içerikli ve çürüme sırasında alkol üretebilecek türden atıklar verilmemelidir. Bunun haricinde elde edebileceğiniz tüm çürüyebilen organik atıkları önceden kompostlayarak yem olarak verebilirsiniz. Solucanlara yem olarak verilen maddelerin çeşitliliği elde edeceğiniz gübrenin kalitesini etkilemektedir. Bu nedenle hem bol çeşitli olmasına hem de bu çeşidin sürekli olmasına olanak sağlamalısınız. Vereceğiniz karışımda belli bir oran şeklinde bir koşul yoktur. İnce kumu çok eser miktarda vermelisiniz. Kum sadece solucanın sindirim sistemi içindir, gübreye kattığı bir değer yoktur.

      Solucan yataklarına koyacağınız solucanın esasen kesin bir rakamı yoktur. Bu rakamı solucanlar biraz da kendileri belirlerler. Sayıları yeterli çokluğa eriştiğinde ya sistemden dışarı kaçmaya başlarlar ya da ebatları küçülmeye başlar. Sayı çok az olursa yemi zamanında tüketemezler yem gübreye dönüşmeden çürümeye başlar. Sayıları fazla olursa verilen yem yetersiz gelir solucanlar yeterince beslenemez ve çoğalamaz. Açlıktan ölümler de görülebilir. Bazı kaynaklar metrekareye 1000-2000 solucan koyulması gerektiğini belirtir. Ancak solucanlara vereceğiniz yemin parça büyüklüğü tüketilmeye hazır olma durumu, ortam ısısı, nem ve pH değerleri solucanın beslenme hızını etkiler. Bu nedenle, 1 metrekare yüzey alanına örneğin 2000 solucan koyarak başlarsanız zamanla üretim hızının yeterli olmadığını gördükçe sayıyı arttırabilirsiniz.

      zamanla yataklardaki solucanlar artacaktır. Bir metrekarelik bir alan seçilip bu alanda yer alan solucanlar tek tek sayılır ve toplam yüzey alanıyla çarpılırsa solucan adetini hesaplarsınız. Ancak besleme için bu detay hesaplamaya gerek yoktur. Solucanlara yem verdiğiniz zaman, solucanlar bu yemi tüketmeye başladıklarında zaten yeni yemleme zamanının geldiğini hemen anlayacaksınız. İşi bir süre yaptıktan sonra bu tecrübeyi kısa sürede edinirsiniz.

      Solucan kabının içindeki yemi avucunuza aldığınız ve sıktığınız zaman su damlamayacak kadar nemli olması yeterlidir. Su damlarsa aşırı ıslak, ancak avucunuzda hiç ıslanma belirtisi olmazda çok kuru demektir. Yüzey hava ile temas edeceği için her zaman daha kuru olacaktır. Yüzeyin hemen altı ise tüketilmekte olan kesim olduğu için ve sürekli olarak üstten püskürtme ile nemlendirildiği için daha ıslak olacaktır.

      Solucan gübresi üretiminde yapacağınız nemlendirme sulamasından ve atıklardan süzülen sular zaman zaman diplerden süzülür. Bu suya leachate yani sızıntı suyu denir. Bu sıvıyı gübre olarak tavsiye eden vardır ama esas itibariyle çok da sağlıklı olduğu da söylenemez. Çünkü içeriğinde yararlı ve zararlı bakteriler olabilmektedir. İçerik bileşenleri tam olarak bilinememektedir. Bunun yerine tarımsal kullanım için doğrudan yerinde üretim vermikompost çayı çok daha faydalı ve sağlıklı olacaktır.

      Antalya göresi zaman zaman sel felaketleri ile gündeme geliyor. Bu nedenle kuracağınız sistemin sel durumunda yerden yeterince yüksek bir zeminde olmasına dikkat edin. Ayrıca yaz sıcaklarına önlem olarak da yeterli gölgelendirmenin sağlanması önem arz etmektedir.

      Kolay geldin.
      Saygılarımla.

      1. emin diyor ki:

        Savaş bey merhaba öncelikle bu kadar soruyu cevaplayabilme sabrınız ve özveriniz için size teşekkür ediyorum

        1- solucanların üreme konusu malumunuz biz girişimcileri yakından ilgilendiriyor ve bu konu gerçekten rakamlar ve üreticiler açısından çok çelişkili sayılarla cevaplanıyor. bunun net bir şekilde ele aldığınız bir makaleniz varmı ?

        2-solucanların cinsel olgunluğa erişmesi bir makalede 4-8 hafta olarak verilmiş fakat siz 1 yıl sonra üremeye başlar demişsiniz bunun nedeni nedir?

        3- sürekli akış sistemini tam olarak anlatan bir şema (özellikle hasat ve gübre kesme bıçağının mekanizmasını anlatan) varmı teşekkürler

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Emin,

          1 ve 2- solucanların üremeleri konusunda farklı kaynakların farklı rakamları vermesi normaldir. Hatta laboratuvar ortamında yapılan bazı deneylerde dahi farklı sonuçlara erişilmiştir. Bunun nedenleri solucanlara dair hâlâ bilmemiz gereken bir çok konunun olmasıdır. solucanların üremelerini ve yumurtlamalarını etkileyen birçok etken vardır. Sıcaklık, nem, pH, içgüdüsel dürtü, besin yeterliliği, besin türleri, yataklama malzemesinin çeşitliliği, kuraklık vs..

          Bu nedenle net bir rakam verilememekle beraber her üretici kendi tecrübesinden yola çıkarak ortalama bir sayı belirtmektedir. Benim bir yıl dememdeki neden ise şudur: İlk defa solucan aldığınızda bu solucanların yolculuk sonrası yeni yerlerine alışması, düzenli beslenme ve çoğalma eğilimi içine girmeleri ortalama bir yılı bulmaktadır. Eğer ortam ihtiyaçları çok iyi karşılanmışsa bu süre bir yıldan daha az da olabilir.

          3- Görsel olarak bir şema mevcut değildir. Ancak tam mantığını anlamak için bir üretim tesisini yerinde görmeniz gerekir. Siyahaltın firması ziyaretçilere açıktır.

          Saygılarımla.

          1. emin diyor ki:

            Çok teşekkür ederim cevabınız için benzer bir konu daha yazdım cevabınızı okumadan önce bu cevabınızla o konuyada ışık tutmuşsunuz teşekkürler bu müthiş özveriniz için en kısa zamanda siyah altını ziyaret için fırsat kolluyorum saygılarımla…

          2. Savaş Gönen diyor ki:

            Rica ederim sayın Emin… Her zaman cevaplamaya hazırım.

            Saygılarımla.

      2. CAN13 diyor ki:

        Savas bey demek istediginizi tam anlayamadim eger yanlis anladiysam lutfen duzeltin.Ben ilk olarak dediginiz sekilde yatagi kuracagim(sanirim yerinde gormek kurulumunu daha mantikli olacak)ve 10 cm olarakta kompostu yayacagim dogrumu ama bende ki sorun su olacak zaten kompost sividan biraz daha yogun olacagi icin istesemde 10cm yulselme olmayacaktir direk yataga karisacagi icin bunu nasil cozecegim.Birde gubre toparlamadada bazi sorularim var demissiniz ki en alt bolgeler hasada hazir olan gubre olacak ust kisimlardada sizin solucanlariniz kompstu tuketiyor ve gubreyi hazirliyor olacaklar benim yatagim belli bir yukseklige geldiginde ust katmandaki solucanlari ayirip daha sonra gubreyide elekten gecirip solucanlarida gene ilk bastaki yataga koyup ayni islemi tekrarlayacakmiyim yoksa solucanlari yataktan hic cikarmadan manuel yapilan bir islem varmidir.Son olarak ph nemlilik ortam isi gibi onemli unsurlardan bahsetmisiniz ph dengesini nasil ayarlayacagim veya phin dengeli olup olmadigini sistem bana nasil farkettirir ve ya bunu olcen cihazlar varmidir?optimum ph kac olmalidir sizce ve bu gubre kalitesini nasil etkiler:Son olaraksiyah.comdan bahsedip onermissiniz hep guvendiginiz bir isletme oldugu icin haliyle gecenlerde mail attik ama herhangi bir donus yapmadilar danismanlik veriyorlar mi vermiyorlar mi diye sizin bu konu hakkinda bir bildiginiz varmi.

        Tesekkurler

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Can,

          10 cm kadar belirttiğim yataklama malzemesi sıcak kompost yöntemi ile elde edilen komposttur ve solucanlara yem olarak sadece bu kompost veriliyor. Bunun haricinde belirttiğiniz gibi sıvıdan biraz daha yoğun bir yem verilmiyor. Zaten siz eğer komposttan ayrı bir de bu yemi verecekseniz öyle fazla sulu ve bol miktarda vermemelisiniz. Solucanlar bir yandan yemi diğer taraftan yataklama malzemesini yiyeceklerdir. Bı sıvı yemi ince bir tabaka şeklinde ve seyrek olarak serin. O zaman sıkıntı olmayacaktır.

          Gübre hasadı konusunda öncelikle,
          SOLUCAN GÜBRESİ ÜRETİM SİSTEMLERİ
          ve
          Tam Otomasyon Solucan Gübresi Üretim sistemi adlı konu başlıklarına göz atın lütfen. Bu konularda yer alan hangi sistemi kullanıyorsunuz önce onu belirlememiz gerekir. benim yukarıda yaptığım açıklama SAS tekniği içindir ve bu teknikte yukarıdan yem verirken aşağıdan gübre hasat edersiniz ve solucanlar yataktan hiç ayrılmaz. Ancak sizin tarif ettiğiniz yöntemi kullananlar da vardır. Yani en üst tabakadaki solucanları üstten alıp yeni bir sisteme koyabilir ve kalan gübreyi eleyip paketleyebilirsiniz.

          pH ölçen cihazlar vardır ancak ciddi ölçüm yapabilen cihazlar biraz pahalıdır. Sistem bir kez rayına oturunca her zaman ölçmeye gerek kalmaz. Kırmızı solucanlar oldukça geniş bir pH toleransına sahiptirler (bazen 4-9 gibi). Fakat unutulmaması gereken bazı detaylar vardır: Yüksek pH (yani bazik), atık materyallerden (tabi topraktan da) amonyak gazı salınımına neden olur ve böylece hem elde edeceğiniz vermikompostun kalitesi düşer hem de solucanlarınız zarar görebilir. Ayrıca pH solucan kabınızın ekosistemi için de büyük önem taşımaktadır. Düşük pH (yani asidik) bakteriler üzerinde mantar oluşumuna neden olur. Solucanlar pH dengesi bozulmuş bir sistemden kaçmaya başlarlar. Buda pH için size bir gösterge olacaktır.

          Siyahaltın firmasının satış sayfasında (http://www.solucanmatik.com/index.php?route=product/product&product_id=60) danışmanlık yaptıkları ve kendileriyle iş anlaşması yaptığınız zaman bu hizmeti ücretsiz verdikleri bilgisi mevcuttur. Firma şu sıralar fazla yoğun olduğu için size dönüş yapamamış olmalılar. Siz şu anda işinizi kurdunuz mu yoksa planlama aşamasında mısınız?

      3. CAN13 diyor ki:

        gubreyi ayni zamanda dalgic ile cikartabilirmiyim zemin deki mumkunmudur bu yoksa dalgaici nereye koyarsam local olarak orada ki gubreyi ceker birde havuzun icine sonra nasil koyabilir motoru ?

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Can,

          buradaki tesis kurulum bilgileri Siyahaltın firmasına ait bir kaynaktır. Dalgıcın çalışma sistemini en iyi yerinde görerek anlayabilirsiniz. Ancak metinde yazılan özelliklere baktığınızda anlaşılacağı gibi dalgıç sabit değildir. İki şekilde hareket edebilmektedir. Havuz içerisinde sağa ve sola döndürülerek, her yönde karıştırma işlemi sağlanır ve havuz içine monte edilen galvaniz profil direk üzerinde dikey eksende hareket edebilir. Böylece havuzdaki tüm gübreyi karıştırma imkanınız olacaktır.

          Saygılarımla.

  11. serkan44 diyor ki:

    Iyi çalışmalar savaş bey anladigim kadariyla bu sistemde altta elek kısmı var hasat zamanı gelen gubreyi bu sekilde eliyor fakat bu içerisinde bulunan solucanlara zarar vermiyor mu sarsıntı o deliklerin olması onlarinda düşmesine sebep olmuyor mu ve bi sorum daha olucak hasat edilen gubrenin bekleme suresi nedir hava almayan ambalajlarda uzun süre kalitesi düşmeden muhafaza edile bilir mi

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Solucanlar en üst kısımda yeni yem verilen bölgede yer almaktadır. Alt kısımlarda olsa olsa bir miktar kokon ve yavru solucan kalmış olabilir. Bu kadarlık kayıp sistemin kaçınılmazlarındandır. Hava almayan ambalajlarda çok uzun süre kalitesini koruyamaz. Bu nedenle üretim sonrası mümkün olan en kısa zamanda kullanılması tavsiye edilir.

  12. serkan44 diyor ki:

    Verilecek olan yemin hazirlanisi nasil peki biraz bilgi vere bilirmisiniz bi videoda metre kareye elli bin solucan koyduklarini söylüyorlardi bizde aldigimizda buna gore mi hareket etmeliyiz

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Serkan,

      verilecek yemi kullanacağınız sisteme göre verebilirsiniz. Mesela evsel sistemde mutfaktan çıkan atıkları önceden bekleterek hafif ayrışma başladıktan sonra solucanlara verebilirsiniz. Ancak ticari sistemde en sağlıklı yem hazırlama ise sıcak kompost tekniğidir. Bunun için
      Solucan Yemi Olarak Kompost Yapımı başlığına göz atabilirsiniz. Metrekareye 50.000 solucan gayet uygun bir rakamdır. Bu rakamın altındaki bir rakamla da başlamanız mümkün. Ancak eğer bu rakamla başlayacak olursanız sistem daha hızlı işler.

      1. serkan44 diyor ki:

        100 bin taneyle baslamak daha uygun olacağını düşünüyorum daha hizli ilerleye bilirim 15 metre karelik bi sisteme yaysam bunu sorun olurmu peki sürekli havuz acmaktansa uzun bi sure bir havuzla devam etmek mantıklı geliyor doğru mu düşünüyorum sizce

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Serkan, 15 metrekare alan için 100 bin solucan başlangıç için biraz fazla. İşi iyice öğrenmek açısından hiç değilse 50 bin – 75- bin arası başlarsanız daha iyi olur. Sonradan gerekirse ilave edebilirsiniz. Havuzunu ne kadar büyük ve potansiyel artışı karşılabilecek ölçüde olursa o kadar iyi. Bir diğer taraftan iki ayrı havuz da işletebilirsiniz.

          Saygılarımla.

  13. serkan44 diyor ki:

    Yani bir iki metre karelik bir alanla 50 bin civarinda solucanla baslamam daha mi uygun olucak birde savas bey yem hazirlama konusunu iyice okudum bu oluşumu hizlandiran makine sistemleri varmi hem koyucagimiz atiklari parcaliyacak hemde surekli havalandirmayi saglayacak yemin oluşması bir ay gibi bir sure aliyor bunu hizlandiricak bi sistem varmi

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Serkan metrekareye 50 bin solucan iyidir ama başlangıç olarak biraz daha aşağıda bir rakam da belirleyebilirsiniz. Mesela 30 bin gibi…

      Bu arada yem elde etmek için gereken kompost hazırlama sürecini hareketli bir düzenekle kısaltabilirsiniz: Mesela aşağıdaki resimdeki gibi:

      http://solucangubresi.web.tr/wp-content/uploads/double-barreled-composter2_5784.jpg

      Bu sistemde yatay bir zeminde bulunan yana devrik bidon zaman zaman döndürülerek içindeki malzemenin iyice karışması sağlanır. Bu da kompostun daha kısa zamanda hazır olması demektir.

      Saygılarımla

  14. bikeun diyor ki:

    Savaş Bey,

    Hanifi bey’ den bir bidon içinde 500 solucan satın almıstım 1 ay önce. Balkonda tutuyorum bu solucanları. Size sorum bu aralar havalar soguyor, solucanlar kaç dereceye kadar dayanabilirler yada üretimleri normal şekilde devam eder. geceleri 3-4 dereceleri göreceğiz galiba. Üretimleri azalır mı? Ya da ne gibi bir koruma yapabilirim balkonda.

    Teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın bikeun,

      bu solucan türü 4-5 ile 21-22 derece arasında faaliyet gösterir. Ancak sıcaklık 4 derecenin altına düştüğünde rahatlıkla uykuya dalarlar. Keza benzer biçimde 22 derecenin üstüne çıkarsa bu defa yaz uykusuna dalarlar. Sıcaklık çok düştüğünde sistemdeki atıkların ayrışma süreci de yavaşlar.

      Solucanlar bu durumda beslenemeyecekleri için çoğunlukla donarak değil ama açlıktan ölürler. Ancak çeşitli uygulamalarda eğer sistem büyükse ve dış etkenlere açıksa kış boyunca kar altında tutanlar bile oluyor.

      Burada amaç düzenli bir bakım ve sürekli işlerlik ise, mümkünse kışın kapalı balkon veya garaj gibi bir yerde bulundurmak idealdir. Ben şahsen kapalı balkonda tuttuğum zaman sıcaklık dışarıda 2-3 derece iken kapalı balkonda 11-12 derece oluyor. Zaman zaman güneş çıktığında balkon sıcaklığı 17-18 dereceyi buluyor bu da zaman zaman beslenme faaliyetlerini arttırıyor. Olmazsa, kabın etrafını örneğin eski bir battaniye ile kapatabilirsiniz. Bir ölçü ısı izolasyonu sağlayacak olsa da yine de faaliyet yavaşlar ama solucanları korumuş olursunuz. Ayrıca şunu da yapabilirsiniz, kabınızı önce eski bir battaniye veya solucanlara ve yeme temas etmeyecek ve kabı sarmalayacak şekilde izocam gibi bir malzemeyle sarıp onu da bir içine alabilecek ölçüde bir karton kutuya koyabilirsiniz. Kutunun betonla olan temasını altına koyacağınız herhangi bir yükseltiyle keser ve rüzgar almayan bir köşeye koyarsanız idare edecektir.

      Saygılarımla.

  15. serkan44 diyor ki:

    Savaş bey 50 bin tane solucan bir yilda kac sayiya ulaşır ve bu süreç içerisinde nekadar gübre üretir bir sorum daha olucak sebze ve meyve atiklarini hayvan gübresini ic içe katip sürekli karistirmamiz mi gerekiyor yemi hazirlamak icin farkli sekilde gösterilmiş uste kahverengi atiklar bi alta yesil gibi bu sekilde yapıp bir ay bekletmekmi gerekiyor yoksa

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Serkan,

      50 bin solucanın bir yılda erişebileceği sayı sistemi ne ölçüde başarıyla kurabildiğinize göre değişir. Başlangıçta öğrenme aşamalarında birtakım aksilikler olacaktır elbette ama zamanla işleri iyice öğrendiğinizde ve sürekli olarak aynı kalitede yem verdiğinizde solucanların çoğalma durumları da sabit bir düzene girecektir. Azami koşullarda sayıları yılda 16 kata kadar çoğalabilmektedir. Ancak bu işte esas olan kısa zamanda ço büyük sayılara çoğalmak ve hemen büyük satışlar yapmaya heves etmek değil işi iyi öğrenmek, yavaş yavaş büyümek ve bu arada sürekli olarak kalite arttırmaya yönelmektir. Bu arada pazarlama çalışmalarınızı da sürdürürsünüz. 50bin solucanla yılda 5 ton ve üzeri gübre üretimi potansiyeline sahip olursunuz.

      Kompost hazırlarken ilk kurulumda önce sıralı olarak dizilim yapmanız gerekiyor. Bir sıra kahverengi malzeme, bir sıra yeşil malzeme… Bu dizilimde kısa bir süre içinde yanma olayı başlar. Bir süre sonra dizili yığını karıştırmanız gerekecektir. Karıştırdığınız zaman eğer nem kaybı varsa hafif miktarda sulama yaparak nemlendirmeniz gerekecektir. İlk karışımdan sonra yığında kenarlarda kalan ve henüz yanma olayına maruz kalmamış olan atıklar nedeniyle bir süre daha ısı yükselmesi ve yanma başlar. Sonraki bir kaç karışımda atıklar yavaş yavaş son haline benzemeye başlar. Süreç bir veya daha fazla sürebilir. Kompost ne zaman hazır olursa o zaman kullanabilirsiniz. Burada esas nokta ise şudur: solucanlara yem olarak verdiğiniz zaman yeniden yanma olayı başlamayacak ölçüde ayrışmış olan kompostu mümkünse 2-3 hafta kadar bir zaman içinde hazırlayarak vermeniz daha iyi olur. Çok fazla bekletilmiş kompost besin değeri kaybeder. Siz başlangıçta işi öğrenmek için kompostun iyice hazır olmasını bekleyin. Bu süre bu durumda 1,5′ı bulabilir. Zamanla bu süreyi kısaltmayı öğreneceksiniz.

      Saygılarımla.

  16. serkan44 diyor ki:

    Ayrica yemin solucanlara verilmeye hazir olduğunu renginden mi anliyoruz kahverengini alana kadar beklemek mi gerekli simdiden Teşekkürler ilginiz icin

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Serkan,

      hazırlayacağınız kompost yemin rengi koyu kahverengi olmuşa, tek tip ve ufak parçacıklar haline gelmişse ve yağmur sonrası toprak gibi bir koku yayıyorsa kullanıma hazır demektir. Eğer yemi hazır olmadan daha erken solucanlara verirseniz sonradan yanma olayı devam edeceği için solucanlara zarar verir. Çok fazla bekletirseniz de kelitesinden kaybeder.

  17. ibo0064 diyor ki:

    mrb savaş bey. kafama takılan birkaç soruyu sizinle paylaşmak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim. şimdiden teşekkürler.
    1-ticari bir işletme için kaç solucanla ve kaç metrekare bir alanla işe başlamalıyım.
    2-diyelimki 100 bin solucanla 60 metrekare kapalı alanda başladım ilk ürünü ne kadar sürede ne kadar olarak alırım ve yıllık ürün miktarım ne kadar olur ve 1 yıl sonra ne kadar kapalı alana ihtiyacım olur.
    3-aylık 5 ton ürün almak için ne kadar solucan gerekir.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ibo0064,

      rica ederim sorularınızı cevaplamaya çalışayım:

      1- Ticari bir işletme tesisi için eğer zamanınız varsa ve minimum bir rakamla başlamak istiyorsanız 15-20 bin adetle başlamak mümkündür. Bu sayı esasen azdır, iş yavaş bir şekilde ilerler bu nedenle eğer bütçeniz uygunsa 50 bin adetle başlamanızı tavsiye ederim. Ancak kullanacağınız tekniğe karar vermeniz ve bu arada solucan alacağınız yerden danışmanlık desteği almanız gerekir. Aksi halde işi hiç bilmiyorsanız solucanların sayısından ziyade işi yürütmek sıkıntısı öne çıkar ve solucan kaybına uğrayabilirsiniz.

      2- Eğer 100 bin solucanla ve 60 metrekare kapalı alanla başlayacaksanız bu durumda ürün elde etme süreciniz şöyle olur: İlk etapta bilinmesi gereken şudur, solucanlara verilen yem ne kadar kaliteli olursa gerek solucanların üreme ve çoğalmaları gerekse de elde edilecek ürün miktarı o kadar fazla olur. Tabi ayrıca ürün kalitesi de yüksek olacaktır. Eğer belirttiğim koşullarda tam kapasite üretime geçilecek olursa 20 bin adet solucanla yıllık 5 tona kadar gübre üretimi mümkündür. 1 yılın sonunda ihtiyaç duyacağınız alan sizin işletmenizi büyütme kapasite ve planınıza göre değişir. Bu nedenle gerek büyüme için gerekse de stoklama için her zaman potansiyel alanınız olması gerekir.

      3- Bu soruyu yukarıda kısmen yanıtlamış olduk. Yıllık 20 bin solucan 5 ton gübre getirirse aylık 5 ton için 250 bin solucana ihtiyaç var demektir. Eğer siz 50 bin adet solucanla ve doğru koşullarda doğru bir danışmanlık desteğiyle başlarsanız 1 yılın sonunda bu rakama ortalama 1.5 yıl içinde erişebilirsiniz. Bahsettiğim bu rakamlar azami koşullarda oluşur. Sistemin akışında olabilecek öngörülmeyen aksilikleri varsayarak da şöyle diyebiliriz 2-2.5 yıl içinde aylık 5 ton üretim kapasitesine erişebilirsiniz. Bu süreçte de reklam ve pazarlama faaliyetlerine ağırlık verirsiniz.

      Saygılarımla.

      1. ruzgarbey diyor ki:

        Sy. Savaş bey merhabalar;

        Solucan gübresi üretmek istiyorum ve bu konuyu uzun zamandır araştırıyorum.
        150 metrekare kapalı bir alanım var, ihtiyaç anında büyütebilirim (500mtk.) yerim müsait.
        Başlangıç olarak 100000 solucanla başlamak istiyorum.
        Fakat Cevabını bilmediğim bazı sorularım var.
        Aşağıda yazacağım telefon numarasından bana ulaşırsanız ve ya size ulaşabileceğim bir
        numara verirseniz sevinirim.

        0551 620 52 30 ismim zafer

        İşe En kısa zamanda başlamak istiyorum , Konu hakkında acil yardım ve desteğinizi bekliyorum.

        İyi çalışmalar.

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın ruzgarbey,

          sizden hâlâ yanıt bekliyorum.

  18. ibo0064 diyor ki:

    verdiğiniz bilgiler için tesekkür ederim islerinizde kolaylıklar dilerim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Rica ederim sayın ibo0064, size de kolay gelsin.

      Saygılarımla.

  19. Baykan diyor ki:

    Savaş bey,

    Hanifi bey den aldığım 500 solucan ay sonunda yemlerini bitirecekler galiba hanifi bey 2 ay demişti, tabi ben bunu size sormak istiyorum nasıl anlayacagım bütün yemleri yediklerini? Ayrıca bu yemler bittiğinde yeni yem koymak gerekecek hasattan sonra ama hangi yem ile devam etmeliyim, ev artıklarımı yoksa çiftlik gübresimi? zaten ben bu işe bizim çiftliğimizden solayı girdim, çiftliğimizde değişik sürelerde yanmış gübre mevcuttur ben bunlardan hangisini alacagıma nasıl karar vereceğim? Ayrıca hayvan gübresinin içine baska materyallerde katılıyormu daha verimli olması adına? Eger evsel atıklar ile devam edersem solucanlar sıkıntı çekerlermi yeni yemlerini yeme de? tesekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Baykan,

      demek ki solucanların nem, ısı ve diğer ihtiyaçlarını çok iyi karşılamışsınız ve solucanlar öngörülenden daha kısa sürede yemlerini bitiriyorlar. Bu iyi bir şey. Gelelim gübrenin hazır olduğunu nasıl anlayacağınıza:

      1 2

      3 Toplu Görünüm

      Gübrenizin görünü yukarıdaki resimlerde olduğu gibi göründüğü an gübre hasada hazır demektir.

      Eğer elinizde hem çiftlik gübresi hem de evsel atık varsa, her ikisini de kullanabilirsiniz. Önemli olan nokta çiftlik gübresinin daha önce yanma faaliyetini tamamlamış olmasıdır. Aksi halde solucanlara verdiğiniz zaman yanma aşlar ve solucanlar zarar görür. Örneğin boş kaba yatak malzemesi olarak yanmış çiftlik gübresini nemlendirerek koyabilirsiniz. Bu yataklama malzemesinin içine de evsel atıkları solucanlar ihtiyaç duydukça koyabilirsiniz.

      İşlemi şöyle yapın: Boş kabın içine kabın büyüklüğüne ve derinliğine uygun miktarda yanmış hayvan gübresini koyun ve ıslatıp iyice karıştırın. Kap bu halde 2-3 gün beklesin ve kaptaki çiftlik gübresinde bir ısı yükselmesi olup olmadığına bakın. Daha sonra kabın bir köşesinde çukur açıp evsel atık koyun ve üzerini mevcut yakaklama ile kapatın. Bu şekilde 1-2 gün daha bekleyin. Ardından solucanları yeni kaba koyun. Artık kaptaki maddeler iyice yenmeye hazır hale gelmiş olacaklardır. Zamanla solucanların ihtiyacına ve iştahlarına göre evsel atıkları yavaş yavaş arttırabilir ve her defasında kabın farklı bir köşesine gömerek devam edebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  20. ali sel diyor ki:

    iyi gunler savaş bey.
    aylık 2000 2500 lira glir elde etmek için kac adet solucana ihtiyac vardır.ve bu geliri elde edecek toplam malıyetımız ne olur. solucan fiyatları ve tum ekıpmanlar dahıl…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Ali bey bu tutarda bir geliri elde edebilmek için kaç solucan gerekli olduğunu hiç düşünmedim. Daha doğrusu bu açıdan bakmadım çünkü, bu işe gerçekten tüm istek ve özverinizle girdiğinizde 2000-2500 TL’den daha fazla kazanmak isteyecek ve kazanabileceksiniz de. Bu nedenle bu işe giriş yapmayı düşünüyorsanız bu şekilde bir hesapla değilde, işi gerçekten yapabilir miyim?, ne kadar süre yürütebilirim?, büyütmem gerekirse buna hazırlıklı mıyım?, Daha kaliteli ürün elde edebilmek için araştırma-geliştirmeye yönelik yeterince eğilimli miyim? gibi soruların yanıtı arayarak girmelisiniz. Solucan nasıl olsa zamanla çoğalacak ve elde edeceğiniz gelir eninde sonunda artacaktır.

      Saygılarımla.

      1. ali sel diyor ki:

        hocam oncelıkle cok tesekkur ederım . zaten burdakı yorumları ve tum bılgılerı okudum epeyce bi arastrma da yaptım. evet solucanlar yılda ortalama 5 katı coğalıyorlar. ben de ilk işe girdiğim bi kac yıl boyunca 2000 2500 lira civarı gelr elde etmek için sordum hocam. yanı bu şekilde bi solucan uretımı için ilk aşamada gerekli olan ortalam solucan sayısı ? gerekli materyallerin maliyeti ? yani kısaca bana ne kadara masraf olur hocam ?

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Ali bey,

          okumanın yanı sıra işi bizzat yapmaya başladığınızda asıl öğrenme sürecinin başladığını göreceksiniz. Zaman zaman kısmen hatalar da yapacaksınız. Bunlar normal şeyler tabi. Bu nedenle ben eğer ileriye dönük bir girişimde bulunmayı düşünüyorsanız ortalama 30-50 bin solucanla başlamanızı tavsiye ederim. İşi öğrenip devamlılığını sağlayacağınızdan emin olduğunuzda bir yandan mevcut solucanlar çoğalırken diğer yandan yeni solucan alımları da yapabilirsiniz.

          Gereken materyallerin maliyeti tamamen değişkenlik gösterir. Teknik aletleri tamamen tercihinize göre temin edebilirsiniz. İster birinici sınıf ilke el ürünler, ister ikinci el ürünler… Bu nokta teknik ekipman maliyeti sizin tercihinize bağlı.

          Ancak özetle, başlangıç sermayesi olarak hiç değilse 40-50 bin TL’nin kasanızda hazır olmasında fayda var. Ama hepsini harcamazsınız o başka tabi…

          Saygılarımla.

  21. macrol diyor ki:

    savaş bey kolay gelsin size bazı sorularım ocaktı
    1)5000 solucanla ne kadar gübre alınır
    2)solucanlar hangi sıcaklıkta gübre yapımını bırakır ve en ideal sıcaklık nedir
    3) solucanların en fazla gelecek sıcaklık nedir
    4)solucanlar üremesi hangi ısıda olur ve daha hızlı üremeleri için yapılabilecekler(yem su vb)
    5)solucanlara hayvansal atıktan hariç verile bilecek yarayışlı bir şeyler var mı
    6)yumurtadan çıkan solucan ne zaman normal solucanların boyutuna gelir
    7)yavru solucanların daha hızlı büyümesi için verile bilecek bir şey var mı
    8)kompostun sürekli olarak ısı değişimi doğru mudur (sabah 18 derece kompostu ısıtıcı ile ısıtıp 23 oluyor akşama kadar sabah yine 19 derece
    9) lamba yaktığım halde solucanlar yinede yukarı çıkıp kuruyor neden yukarı çıkıyorlar
    10)evsel atık ı 15-20 gün bekletmek gerekir mi yoksa direk vermek mi doğru
    hocam saygılarımla teşekkürler iyi çalışmalar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın macrol,

      1) 5000 solucanla ne kadar gübre alınabileceğine dair kesin rakam vermek zor ve de esasen anlamsız olur. Çünkü solucanlar bir yandan üretim yaparken diğer yandan üremeye ve çoğalmaya devam ederler. Sürecin başındaki solucan adedi ile sonundaki solucan adedi aynı olmayacağı için bu konuda bir rakam vermek zor.

      2) 18,3 ile 21,1 santigrat derece arası Eisenia türünün sevdiği sıcaklık aralığıdır. 10 santigrat derecenin altında ve 32 santigrat derecenin üstünde faaliyet göstermeye devam edebildikleri halde üretimleri oldukça yavaşlar.

      3) Bir üst seçenekte yanıtlanmıştır.

      4) sevdikleri sıcaklık olan 18,3 ile 21,1 santigrat derece aralığında en rahat üreme sağlarlar. Bunun haricinde de üremeye devam etseler de üreme sadece ısıyla ilgili değildir. Nem oranları ve verilen yemin pH derecesi de ideal olmalıdır. Bu konuda blogta bir çok yerde açıklama mevcuttur. Ek olarak şunu belirtebilirim; verim alabilmek için solucanlara hazırladığınız ortamın sürekli aynı koşulları sağlaması önem arz etmektedir.

      5) Hayvansal atık dışında evsel atıklar, sonbaharda dökülen ağaç yaprakları gibi diğer atık türleri de verilebilir. Bu konuda SOLUCANLARIN BESLENMESİ başlığına göz atınız. Ayrıca Solucan Yemi Olarak Kompost Yapımı konusunu da inceleyebilirsiniz.

      6) Yumurtadan çıkan solucanın yetişkin hale gelme konusu blogta ilgili başlıklar altında incelenmiştir. Lütfen göz atınız.

      7) Yavru solucanların daha hızlı büyümesi için harici yapabileceğiniz bir şey yoktur. Normal sistem işleyişinde bir sorun olmasın yeterlidir.

      8) Hava sıcaklığına göre kompostun ısısı da değişebilir. Çünkü dış ortam ısısı artında kompost içinde bulunan canlıların faaliyeti de artar ve buna bağlı olarak kompost ısısı yükselir ve/veya düşer. Ancak eğer kompost kabınız kapalı bir ortamda ise, sabah ile akşam arasında çok ciddi bir ısı farkı oluşmaması gerekir.

      9) Parlak ışık solucanların kaçındıkları ışıktır. Parlak ışığa rağmen eğer solucanlar yukarı çıkıyorsa bunun birkaç nedeni olabilir: Sistem aşırı asidik veya baziktir, yani pH dengesi bozulmuş olabilir. Sistemin alt katmanları fazla ıslak veya kuru olabilir. Aşağılarda yem kalmamış olabilir. Aşağıda bitmiş olan gübre hasada hazır demektir ve bu nedenle alt kısımlardaki gübrede zamanla çıkan metan gazı solucanların üste kaçmalarına neden olabilir. Son olarak da, solucanlar gezmeyi pek sevdikleri için bazen tüm bu nedenlerin dışında bir nedenle gezintiye çıkmış olabilirler.

      10) Evsel atığı bir süre bekletmek ayrışma sürecini hızlandıracağı için solucanların yemelerini kolaylaştırır. Ancak, çok beklememek lazım. Bekletirken anaerobik ayrışma yani kötü kokulu ayrışma başlamışsa bu yemi solucanlara vermek yerine toprağa gömmeyi tercih ediniz.

      Saygılarımla.

  22. macrol diyor ki:

    hocam vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkür ederim iyi çalışmalar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Rica ederim sayın macrol,

      kolay gelsin.

  23. SELİM6666 diyor ki:

    Savaş hocam size yaklaşık 1 hafta önce bir mail atıp aklımdaki 2 soruyu sormuştum. sanıyoru mailim ulaşmadı. müsadeniz olursa tekrar sormak istiyorum.

    1 ) solucan gübresi için siyahaltın tam otomasyon sistemini (tamamen büyükbaş gübresi ile yapıldığını varsayarsak. ) kurduğumuzu düşünürsek. gübreyle solucanın birleşmesinden kaç gün sonra gübre kesmeye başlaya biliriz. istediğim bilgiler tabiki tahiminidir. kesin net şukadar diye bir ifade beklemek saçma olur.( şartların sağlanması, ve öngürülen solucan miktarının yeteri kadar otomasyonda varolması koşulu ile.)

    2) bu otomasyon sistemi uygun koşullar sağlanması şartı ile bize ( günlük yada haftalık yada 10 günlük birimi siz seçin) ne kadar gübre elde etmemizi sağlar.

    bilgilerinizi paylaştığınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
    Saygılarımla Selim BARATAN

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Selim,

      daha önceki sorunuza http://solucangubresi.web.tr/genel/sureki-akis-vermikompost-uretim-sistemi-sas.html syfasında yanıt vermiştim. Ancak gözden kaçmış olabilir. Yine yanıtlayalım;

      tam otomasyon sistemde havuz ağzına yakın bir düzeye kadar dolmadan gübre kesimine başlanmaz. Sitem yeterince dolunca bir yandan üstten gübre verirken diğer yandan an alt seviyede kesme bıcaklarıyla gübre kesimi yapılır. Havuzun tam olarak ne kadar zamanda dolacağı bilgisi ise tamamen koşullara göre değişmektedir. Bu da tecrübe isteyen ve uygulama gerektiren bir durumdur. Mesele ne kadar zamanda ilk hasadı yapacağınız değil, sürekli ve aynı eşdeğer kalitede yem bulamabilme, solucanların ihtiyacı olan nem, ısı pH gibi parametreleri düzenli ve sürekli olarak optimum koşullarda sağlayabilmektir. Sistem zaten bir kez rayına oturunca gerisi düzenli olarak gelir.

      Düzenli gübre elde etme meselesi SAS havuzunuzun büyüklüğüne göre değişir. Satışını yapacağınız gübreye talep artarsa bir havuz daha kurabilirsiniz. Bu hususlarda net bir zaman veya rakam vermek zor. Çünkü sistemin ebat olarak veya diğer koşullar açısından bir standardı yoktur. Mesela turşu kurduğunuz zaman daha hızlı fermante olması için katkı maddeleri katarsınız. Burada böyle bir durum da yoktur. Her şey doğal seyrinde gerçekleşir.

      Saygılarımla.

  24. muammer turgut diyor ki:

    Savaş bey, merhabalar.. Bu tesisi kurma niyetim olmadan basladigim koskeb kursunda, solucan gubre tesisi uzerinde fikir elde etmeye basladim. Suan ders anlatiliyor lakin ben tesis kurulumu, uretim ve pazarlama uzerine cok cok degerli bilgilerinizi somurmekteyim. :)
    Ben 24 yasina yeni basmis bir gencim. Rizede yasamaktayim. Hemen hemen bir donumluk arazide bu tesisi kurmayi dusunuyorum. Dusledigim tesis surekli akis sistemidir. İlk basta biraz pahali olarak gorunse de, is gucu maliyetini dusurucu ve verdigim sermayeyi kisa zamanda amorti edecegini dusunmekteyim. Rizedeki nem oranini maliyeti dusurucu. Gece ve gunduz arasindaki sicaklik farkliliklari diger bölgelerimize gore gayet olumlu durumda.
    Tesisi kurmadan once alt metin calismalarimizi cok iyi degerlendirmeliyiz. İyi bir gubre uretebilmek icin takin zamanda siyahinci ye ve diger isletme sahiplerini ziyarete gidecegim. Onemli olan uretiilenleri satabilmek ve devamliligi saglamak. Lakin bu ise girismek isreyenleri geri adim attiran en buyuk sorun bence pazar bulabilme sorunudur. Turkiyede bu isi yapan isadamlarina pazarlama olanagini saglamaliyiz. Umarim boyle bir destek bulabiliriz. Bu destegi bulma olanagimiz yuzde kac olabilir sizce? Gorusme sonrasi daha net tuzde verilebilir dogrudur lakin, siz bu isin icinde oldugunuz icin, verilen bayilikleri destekleme ve mal satin alma dereceleri ne durumdadir. Yesilaltin olan cayi siyahaltin olan solucan gubresi ile taclandirnayi dusunuyorum. Bu ise 2.5 milyon solucan ile baslayip. Sera usulu tesisimde ilerleyen yillarda genislemeyi dusunerek olusturacagim.
    Bu verdigim sayidaki solucani minimum ne kadara alabiliti.? Net degil, tahmini bir rakam vermenizi istiyorum. Solucanlara verilen gubrede en iyisine ulasmaya calisacagim. Maliyetten kacma gb dusuncem yok. Biz yeni girisimcilerr ; uretilen urunu satabilme ve devamli pazar bulabilme olanaklarini paylasmanizdir.
    Gelecege yonelik tesis icin onerdiginiz uretim tesis turu nedir? Ve bizim henuz aklimiza gelmeyip soramadigimiz ancak bizim icin bilmemiz gerek seyleri kendinize sorup, bizlere en yuksek katkiyi saglayabilecrk bgileri sunmanizdir. Cok cok tesekkur ediyorum. 05417887010. Yakinda iletisime gececegim sizinle.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın muammer,

      umuyorum ki hedeflediğiniz tesisi kurup süreklilik içinde işleteceksiniz. Önemli olan en başta işe inanmak. Bu inanç işin sürekliliğini mümkün kılacaktır. Diğer önemli olan kısım ise ürettiğim metaya inanmaktır. Bu da AR-GE ile mümkündür. Ürettiğim nala olan inanç da size pazarlamayı getirecektir.

      Wright Kardeşler uçağı icat etmeye çalıştıkları sırada, onları görseydiniz 11 saniyede 40 m uçan bir uçağa binen ilk müşteri olmak ister miydiniz? Ancak daha sonra gelen ardılları icadı geliştirdiler ve bugün hemen herkes seve seve ve güvenerek uçağa binmektedir.

      İşte solucan gübresi üretimi ve pazarlaması da böyle bir şeydir. Bizim kârımız, bu sektörün daha önce dünyanın diğer ülkelerinde var olması ve denenmiş ve sonuç almış olmasıdır. Gerisi sizin pazarlama yeteneğinize, ürettiğiniz ürünün kalitesini daha fazla arttırmak için öngörünüze, çalışma azminize ve inovasyona açık olmanıza bağlı.

      Tarlanıza nohut veya fasulye ekseniz kime satacaksınız? Alıcı durduğu yerde gelip alır mı sizden. Siz gidip bulmazsanız ürün elinizde kalır ve o ürünün sanki pazarı yokmuş gibi algılanır.

      Çalışmalarınızı ilerletiniz, ileride görüşürüz.
      Kolay gelsin.

      Saygılarımla.

  25. Alp diyor ki:

    Savaş bey vermiş olduğunuz açıklayıcı bilgiler için çok teşekkürler.
    Benim sorularım.
    1-Biogaz tesislerinde fermante edilmiş hayvan dışkılarını solucanlar için direk beklemeden yem olarak kullanabiliyormuyuz.
    2-Fermate edilmiş ve toprağa gübre olarak verilen hayvan gübrelerini solucan yemi olarak kullanabiliyormuyuz.
    Not:Amacım yem hazırlamada geçen süreci daha kısa zamanda sürekli bulunabilir bir şekilde sağlayabilmenin yollarını bulmak
    TEŞEKKÜRLER

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Alp,

      biyogaz tesisinden çıkan atıkların besin değeri düşüktür. Çünkü bit miktar nesin metan gazı olarak dönüşmekte ve kayba uğramaktadır. Ayrıca Biyogaz sistemi anaerobik yani havacıl olmayan bakterilerle fermente olmaktadır. Bu durum gübrenin mikrobiyal kalitesini etkilemektedir. Burada esas olan şudur, dünyada birçok ülkede biyogaz atıklarından solucan gübresi elde ediliyor ama birincil amaç gübre elde etmek değil, bu atıkları bertaraf etmektir. Yani doğaya salınıp zarar vereceğine kalitesi düşük de olsa solucan gübresi olsun fayda sağlasın mantığı güdülüyor.

      Diğer sorunuza gelince, solucan yemi olarak hazırlayacağınız atık maddelerin ortalama olarak iki haftadan fazla fermente edilmemesi gerekmektedir. Çünkü çok uzun süre bekleyen atıklarda en başta azot kaybı olmak üzere bir çok besin değeri yitimi olmaktadır. Bu nedenle işin kısa yoluna kaçmak uzun planda fayda sağlamaz. Baştan tam bir sistem oturtmalısınız. Sonradan değişime uğramamalı. Ancak deneme amaçlı ayrı bir köşede bazı faaliyetlerde bulunabilirsiniz, o ayrı. Unutmayın solucanlar kendileri için hazırlanmış kaliteli yem içinde çok daha çabuk çoğalmaktadır.

      Saygılarımla.

  26. Alp diyor ki:

    Savaş bey çok teşekkürler tema vakfının Bursa Karacabey ilçesinde kurmuş olduğu tesisten esinlenerek sormuştum.
    Birde aklıma gelen şu sorumu bilgileriniz ile aydınlatırsanız sevineceğim bu elde etmiş olduğumuz solucan gübresini topraksız tarımda başka kimyasal veya organik gübre girdisi olmadan kullanarak sebze ve meyve yetiştiriciliği yapabilirmiyiz.
    TEŞEKKÜRLER

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Alp,

      topraksız tarımda kullanılan besleyici solüsyonların son derece steril olması gerekir. Bu konuda çok fazla bilgi sahibi değilim ama dışarıdan baktığımda şunu görebiliyorum, topraksız tarım sistemi mikrobakteriyel gübre esasına dayanmamakta. Bitkinin ihtiyaç duyduğu her şey, en eksik ne de fazla özel olarak solüsyon şeklinde hazırlanıyor ve suya katılıyor. Sonrası suya sürekli oksijen vermekten geçiyor.

      Solucan gübresinin içinde milyarlarca yararlı ve belki doğru koşullarda kullanılmadığı zaman zararlı olabilecek mikroorganizmalar olabilir. Henüz vermikompost içinde yer alan tüm mikroorganizmaların tam döküm analizi yapılmış değil, ya da ben henüz böyle bir analize ulaşamadım. Bu nedenle topraksız tarımda sıvı solucan gübresi kullanılması denenebilir ama riskli olacağını düşünüyorum. Üzerinde özel olarak çalışılması gerekir.

      Saygılarımla.

  27. alper diyor ki:

    muammer bey benim gitmiş olduğum kosgeb kursu solucan çiftliğini desteklemediğini söyledi.Sadece işin paketlenme kısmında kosgeb yardım edebilir dendi.Şöyle yani süt üretmek için inek çiftliği kuracaksın kosgeb sertifikan da var ama kosgeb bunu kaşılamıyor süt inekten çıktıktan sonra pastorize edilme aşamasına kadar olan kısmıyla ilgileniyor…Yanlışım varsa düzeltin lütfen

    1. muammer diyor ki:

      Alper bey.. Bu konu hakkında birçok söylem dolanmaktadır. Kurmak istediğiniz tesis sistemi yigma değil de makineli üretim ise, makinenin bedelini oduyor. Bölgeye gore değişiyor. Dizede %70ini ödemektedir. Sadece bu masrafi ve kurulum belge vergi levhasini veriyor. Ve 12 aya boolunmus 1000 TL. Bunida fatura kandırarak. Makina da geri ödemesiz sadece 15bin veriyor. Solucan adedi masrafini ve tesis inşaat giderlerini edememektedir.

      1. Savaş Gönen diyor ki:

        Muammer bey bilgi için teşekkürler. Biraz daha detay bilgi vermeniz ve kaynağınızı da açıklamanız mümkün müdür?

        Saygılarımla.

  28. alper diyor ki:

    Savas bey biz solucanlar icin gubre cuvalladik bunlari besyuz tane solucanda denedik.solucanlarin bir kismi oldu.sonradan ogrendik gubreye aldigimiz yer gubreye otlanmasin diye ilac dokmus.solucanlari öldüren bu ilac olabilir mi ? Artı solucanlar nukleer sizintilar da kullaniliyor diye biliyorum simdi biraz kafam karisti.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın alper,

      solucanların radyasyon sızıntısı olmuş arazilerde kullanımına dair çalışmalar var ancak bu çalışmaların nasıl yapıldığı, tekniği ve detayları hakkında çok fazla bir bilgi sahibi değiliz. Bu çalışmaları birebir uygulama imkanımız da yoktur. Bu nedenle bilgilerimiz bu alanda yapılmış deneylerle sabittir. Bunun da mutlaka bir tekniği vardır diye düşünüyorum.

      Gelelim sizin durumunuza,

      solucanlar gerçekten hassas canlılardır. Örneğin tuzluluk oranı yüksek olan kanatlı hayvan gübresi dahi solucanları öldürebilir. Almış olduğunuz gübrede otlanma olmasın diye ilaçlama yapan adama şaşırdım doğrusu. Otlanma olsa ne kadar olur ki? Hem olsa ne olur, otlanmış gübreyi karıştırıp tarlaya serdiğiniz zaman o ot çürüyerek yine organik maddeye dönüşür. Komik olan taraf ise şudur, elinizde organik gübre var onu kimyasal ilaçla öldürüyorsunuz. O zaman organik olmasının anlamı kalır mı?

      Siz en iyisi kendi yeminizi kendiniz hazırlayın. Çünkü önceden hazırlanmış ve paketlenmiş yemin hem içeriğini bilemiyorsunuz hem de ne kadar süredir paketlenmiş olduğunu bilemiyorsunuz.

      Saygılarımla.

  29. beyaz01 diyor ki:

    Merhaba savaş bey adana da büyük baş hayvancılık ile uğraşıyorum yaklaşık 250-300 başlık bir çiftliğim var.

    Çiftliğimizde oluşan gübreler kendi tarlalarımıza yanmış gübreye çevirerek kullanmaktayız, bölgemizde hayvan populasyonu da epey fazla ve kendi ahırımdan günde 2-2.5 ton gübre almaktayım diğer ahırları da eklersek muhtemelen daha da artacaktır.

    Arazi,traktör,römork mevcut olmakla birlikte orta ölçekli bir sistem kurmaya sermayede ayırabilirim . Sorularım

    -Bu gübre üretiminde söylendiği gibi Pazarlama durumu kolay mı , Rekabet ne seviyede
    kg birim fiyatı ne civarda ?

    -İlk yatırım maliyeti ne olmalıdır ? Yani ortalama kaç solucan ve m3 gübre işleyebilecek seviyede olmalıdır.

    Ayrıca solucan ithalatındaki yasak yada mevzuat değişti mi ?
    Teşekkürler.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın beyaz01,

      sorularınızın bir kısmına http://solucangubresi.web.tr/roportajlar-2/roportajlar/sihayaltin-solucan-humusu-roportaji-i.html başlığında yanıt verdim. Diğer sorularınızı ise şöyle yanıtlayayım;

      Solucan gübresi yoktan var olan bir şey değildir. Mevcut durumda kullanılan çiftlik gübresinin çok daha değerli bir biçime dönüşmüş halidir. Bu nedenle düz mantık şudur: an kötü ihtimalle çiftlik gübresi kadar değeri olur. Çok çok daha iyi ihtimalle, ki artık ihtimal olmuyor gerçek oluyor, çiftlik gübresinden onlarca kat daha değerli hale geliyor. Bu nedenle pazarı olan bir üründür. Daha da iyisi pazarı her geçen gün artmaktadır. Sektör herhangi bir merdivenaltı ürün gibi hızla değil, yavaş yavaş ama kararlı bir biçimde büyümektedir.

      Şu anda piyasada rekabetten çok az ürün olması nedeniyle yüksek fiyat söz konusudur. Pazar genişledikçe üretici sayısı da artacaktır. Buna bağlı olarak artan üretimle beraber fiyat düşecek ve alıcı artacak ve mevcut pazar daha da büyüyecektir. Bu süreçte pazarda tutunacak olanlar kaliteli ürün üretecek olanlardır.

      İlk yatırım maliyeti tamamen hedeflediğiniz büyüklüğe ve elinizdeki malzemeye bağlıdır. Sizin durumunuzda çok ciddi bir maliyet olacağını sanmıyorum. Ancak yine de net bir rakam vermek için yerinde fizibilite çalışması yapmak gerekir.

      Saygılarımla.

  30. alper diyor ki:

    ben de şaşrıdım gübreyi belediyeden aldık işçiler ilaçlamış hangi mantıkla yaptılar bende bilmiyorum bu sefer işi sağlam tutcaz..Teşekkür ederiz

  31. Abdullah diyor ki:

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu konuda yayınladığı resmi gazete yönetmeliği aşağıdadır.

    http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/12/20111224-3.htm

    Burada şunu belirtmeliyim ki solucanlarda yem olarak kullanılan yiyecek atıkları ve büyük baş hayvan gübresi ile üretilen solucan gübresi ne yazık ki organik gübre kategorisine girmiyor. Peki ürettiğimiz gübre ne diye soracak olursanız, toprak zengineştirici gübre diyebiliriz. (En azından yönetmelik ve Tarım İl Müdürlüğü böyle diyor)

    Bunun açıklaması da gayet basit. Solucan ne yerse atığı da o oluyor. Yiyecek atıkları organik gıdalar değilse çıkan ürün de organik olmuyor. Büyük baş hayvan gübresi organik değilse yani hayvan organik değilse (yetiştirilmesi ve beslenmesi itibarı ile) çıkan ürün de organik olmuyor.

    Ürettiğiniz gübreye sizin organik demeniz organik olması için yeterli değil.

    İşletmeyi kurup üretim yapmaya başladığınızda Bölgenizdeki Tarım Müdürlüklerinin Hayvansal Yan Ürünler Şübe Müdürlüğünden üretim ve pazarlama için ruhsat almanız, ruhsat ve onayı aldıktan sonra da piyasaya verdiğiniz ürünün gerekli şartları sağlayıp sağlamadığının Bitki Koruma Şube Müdürlüğü tarafından denetlenmesi gerekiyor.

    Yukarıda yazdıklarım ürettiğiniz ürünü Organik etiketi altında piyasaya sürebilmeniziçin gerekenler. Diğer türlü toprak zengineştirici gübre üretmiş olursunuz ki bunların kimyasal ve biyolojik altenrnatifleri çok daha ucuz fiyatlara piyasada mevcut. Ziraat Mühendisi tanıdığı olanlar sorabilir.

    Yani uzun lafın kısası solucandan “ORGANİK” gübre üretmek organik tarım yapmak kadar meşakkatli bir yol.

    Bilginiz olsun.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Abdullah,

      bu aydınlatıcı ve olabildiğince detaylı bilgiler için teşekkür ederiz. İşin aslı “organik” kelimesi üzerine de birçok spekülatif sözcükler söylenmekte. Örneğin bir taraftan Buğday Derneği gibi alanında duayen kuruluşlar mevzunun ismine Organik demekteler, ki Buğday Derneği bu konularda söz sahibi bir örgüttür; diğer taraftan resmi olan veya olmayan bazı diğer kuruluş, örgüt ve topluluklar da “Organik” kelimesi “Yeşil Devrim” aldatmacası gibi bir şeydir, doğrusu “geleneksel tarım” olmalıdır demekteler. Yani her konuda olduğu gibi bu konuda da bir tartışmadır süregider.

      Ancak, diğer taraftan adı ne olursa olsun, organik tarım bence biraz da meşakkatli olsun.Çünkü, teknolojiyi üreteme konusunda duran zihinlerimiz, kopyasını veya sahtesini üretmekte belki de hiç bir dünya ülkesine nasip olmayacak ölçüde işlemeye başlıyor. Hele bir de işin kendisi basit ise kaçınılmaz olarak merdiven altı…

      Burada, “organik” sertifikasını almak zor olsa da imkansız değil. Dünya çapında bu sertifikayı almış olan bir çok vermikompost üreticisi mevcut. Türkiye’de de Ekosol ve Solidem organik sertifikası almışlardır. Hatta internet sayfalarında bu belgeler de mevcuttur. Yani sözün kısası zor ama mümkündür.

      Sizin de belirttiğiniz gibi, elde ettiğiniz ürünü toprak zenginleştirici madde olarak satmak yerine bu çabaya girilip organik sertifikası alınması daha iyi ve amacına da uygundur. İş eğer o kadar kolay olsaydı işin sözümona uyanıkları solucan gübresi olmayan bir şeyi dahi solucan gübresi olarak ve bir de bunu organik solucan gübresi olarak satmaya çalışır ve emeklerimizi boşa çıkartırdı.

      Burada şunu belirtmeliyim ki solucanlarda yem olarak kullanılan yiyecek atıkları ve büyük baş hayvan gübresi ile üretilen solucan gübresi ne yazık ki organik gübre kategorisine girmiyor. Peki ürettiğimiz gübre ne diye soracak olursanız, toprak zengineştirici gübre diyebiliriz. (En azından yönetmelik ve Tarım İl Müdürlüğü böyle diyor)

      şeklindeki alıntıladığım tespitinize gelince, devletin çalışması gereken daha çoook ödevi var. Çalışınca ve sınavı da geçince organik demesi gereken şeye organik demeyi en başta öğrenecektir. Ne yani, dünyanın organik dediği şeyi bizim yetkililer mi organik kabul etmeyecekler. “Organik” (ORGANİC) terimini de bizimkiler uydurmadı ya… Bizim yetkililerimizin varacağı nokta, kelimenin kaynağı olan ülkelerin varmış oldukları noktadır: solucan gübresi organik bir gübredir.

      Saygılarımla.

      1. Abdullah diyor ki:

        Keşke dediğiniz gibi olsa.
        Bu konuda mevzuatları halen aşabilmiş değilim.

  32. cemalettin koç diyor ki:

    iyi günler savaş bey. acaba vermikompost konusunda dolaylı veya direk herhangi bir dernek varmı acaba

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın cemalettin koç,

      bildiğim kadarıyla henüz ve hâlâ yok. Ancak bir gün olmasını isterim tabi ki.

      Saygılarımla.

  33. alp diyor ki:

    Selamın aleykum

    direk giricem
    1)biz bu gubreyi nasil pazarlicagiz firma bizden alip o mu saticak yoksa biz mi pazarlicagiz direk satin alan firma varsa firma adinida soyleyin lutfen

    ilgi ve alaka icin tesekkurler

    saygilar,sevgiler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın alp,

      pazarlamasını kendiniz yapıyorsunuz. Ancak ileride üretilmiş ürünü alan firmalar çıkabilir veya belki şu anda da olabilir ama bana bu yönde gelen bir bilgi bulunmamaktadır.

      Saygılarımla.

  34. Fırat Sevinç diyor ki:

    savaş bey, bende bir tesis kurmayı düşünüyorum iyi bir araştırma içerisindeyim ve birçok çeşit solucan var, satın almam gereken solucan çeşitlerinden en iyisi hangisidir? bunu nasıl anlaya bilirim ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Fırat,

      en verimli olanı Eisenia Foetida türüdür.

      Saygılarımla.

  35. ulker diyor ki:

    SAVAŞ BEY BU YARDIMLAR HAKKINDA BILGILERI AY SONUNDA PAYLASACSKTINIZ BILGILENDIRE BILIRMISINIZ??
    SAYGILARIMLA

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ulker,

      bu konuda gerek buradan ve gerekse de harici olarak mail adresime çok fazla soru gelince ben de şöyle bir çalışma içine girmeyi düşündüm: Güvenilir bir danışmanlık firmasıyla bir çeşit fikir alışverişi içinde bulunup gelen soru ve talepleri bu firmaya yönlendirmek… Bu konuda işini çok iyi yapan bir firma ile iletişim halindeyim. Firma bizler için başlangıç olarak solucan gübresi üretimini düşünenlere yönelik olmak üzere, bu arada elimiz değmişken, hemen hemen diğer her türlü hibe ve destek kredileri hakkında dosyalar hazırlamakta. Bu arada ben de bu bilgilerin ilgililere, yani sizlere kolay ve rahat ulaşması için gereken site yapılandırması üzerinde çalışıyorum. Umuyorum ki, zaten çok yoğun olan tempomuz içinden çok yakında sonuçlandıracağız.

      Saygılarımla.

  36. Aydın sekmen diyor ki:

    savaş bey, bayilik veriyormusunuz bu konuda biraz bilğilendirirmisiniz.saygılar,sevgiler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Aydın,

      şu anda bayilik verilmemektedir.

      Saygılarımla.

  37. ayşe nur incesu diyor ki:

    solucanı gübreden nasıl ayırıyosunuz?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ayşe,

      Bu sorunuzun cevabı için, Vermikompost Hasadı adlı başlığa göz atınız lütfen.

      Saygılarımla.

  38. ismail furkan şen diyor ki:

    Merhaba Savaş bey ;

    Genelde sorulan sorular üretimle ilgili okuyabildiğim kadarı en azından fakat samimi cevaplar verdiğinizi gördüğümden bir konudaki fikrinizi almak istiyorum. Kimya Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim uzun zamandır solucan çiftliği projesi ilgimi çekiyor fakat ufak deneyimlerimden görebildiğim kadarıyla asıl sorun üretim yapmaktan ziyade ürünün pazarlama ve satış aşamasıdır bu ürünün ihracattaki kıymeti nedir ülkemizde batı ve doğu ülkelerindeki pazarı ne durumdadır bizim üretimimizi diğerlerinden farklı kılabilicek ve bi adım öne geçebilmemizi sağlıcak detaylar mevcutmudur ? Üstelik pazar araştırması yaparken dikkatten kaçan bazı hususlar var. Satılaca gübrenin alternatifleri mevcut biyolojik gübreler gibi onlarda doğal ve organik üstelik şu anda birçok üniversitede üzerine yapılan araştırmalar var. Örneğin bunlardan biri sanırım bir sonraki yıl AB onaylı olarak üretime başlayacak projeyi yürütense Yeditepe Üniversitesinin bir profesörü şu an piyasada olan biyolojik gübreden farklı daha verimli ve daha sağlıklı bir gübre üzerine çalışmaları var ki sonuç aşamasında hatta kısmen üretimdeler. Bu ürünün pazara girişi ve maliyeti her ne kadar şu an için net olmasada bir tehdit olabileceği aşikar. Bu konuda neler düşündüğünüzü merak ediyorum çünkü bunu bir yatırım amacı olarak gören benim gibi birçok insan bu tehditle karşı karşıya kalabilir. Söylediğiniz gibi üretim de bir süreç gerektiriyor, insanlar bu süreçte yatırımlarını büyük ölçüde kaybedebilir. Bu konuda bilgi sahibi iseniz eğer neden bakteriler yerine solucanlar tercih edilir, şu anki pazarda ürün tercihi hangisinden yanadır ve maliyet konusunda iki ürünü karşılaştırabilirmisiniz? Bir de pazar ve satış konusundaki sorularımada vakit ayırırsanız çok sevinirim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ismail furkan şen,

      sorularınız gayet yerinde ve kaygılarınızda da haklısınız. Meseleye birkaç açıdan bakmak lazım, topraklarımız zaten normal koşullarda da organik madde açısından çok zayıf. Kimyasal gübrede ise %90′ların üzerinde dışa bağımlıyız, çünkü kimyasal gübre üretmek için gereken ham madde Türkiye’de yok.

      Bu nedenle üzerine düşülmesi gereken gübre türü organik gübreler oluyor. Bunlar arasında en etkin ve faydalı olan da solucan gübresi. Şöyle düşünün, mevcutta üretilen tüm organik menşeli gübrelerin hiç biri doğada kendiliğinden var olan gübreler değildir. Solucan gübresi ise doğada zaten var. Burada esas itibariyle doğa taklit edilmiş oluyor.

      Diğer taraftan mikrobiyal gübrelerde yer alan yararlı mikroorganizmaların nereden ve hangi tekniklerle temin edildiğini bilmek gerekir. Ancak bunlar pazarlama stratejisi ve üretim tekniği sırrı gibi gerekçelerle pek açıklanmaz. Oysa solucan gübresi bizzat solucanların kendisinden kaynaklı olarak mikrobiyal gübredir. Yani bahsi geçen yararlı mikroorganizmaların büyük kısmı bizzat solucanlar tarafından tedarik edilir. “Bu konuda bilgi sahibi iseniz eğer neden bakteriler yerine solucanlar tercih edilir” demişsiniz; cevabım şudur, çünkü solucan gübresi o bakterileri aynı zamanda ve zaten içermektedir.

      Tek başına mikrobiyal bir gübrenin bitki koruma etkisi var mıdır? Ancak solucan gübresinin bu özelliği de vardır. Düzenli ve sürekli olarak solucan gübresi kullanıldığında bitki zararlılarına karşı ilaç kullanımı azalıyor ve hatta hiç gerekmeyebiliyor da. Gerektiğinde de organik bitki ilaçları tercih edilebilir.

      Pazarlama konunun tamamen dışındadır. Eğer gerçekten iyi kalite solucan gübresi üretmemiş iseniz pazarlama kolunuz kuvvetli olsa neye yarar ki? Solucan gübresinin en temelde tek bir üretim tekniği vardır. Ancak üretilmiş bir gübreyi satmak için onlarca ve hatta belki yüzlerce pazarlama taktiği uygulanabilir.

      Çiftçimiz danışmanından daha çok araştırmacı olmadığı sürece pazarlama kısmı hep bir muamma olarak kalacaktır. Ben yıllar önce sadece ve sadece balkonumdaki üç-beş saksı için bu araştırmaların içine girdim. Süreç beni bu noktaya getirdi. Düşünün ki yüzlerce dönüm tarlası olan bir üretici, çiftçi veya adı her ne ise, onca popüler reklam, haber veya gazete metinlerine rağmen hâlâ solucan gübresini duymamış. Kullansın ve kullanmasın ama bilsin. Bu şart fakat noksan. İşte pazarlama unsuru burada kilitlenebiliyor.

      Bununla beraber toprak ölsün, yeter ki ben bol ürün alayım ve zengin olayım düşüncesi ne yazık ki alt edilemeyen bir düşünce. Bu nedenle çiftçi toprağı değil bitkiyi beslemenin peşinde.

      Çıkacak olan bir gübreden bahsediyorsunuz ama şu anda bile mevcutta birçok organik gübre mevcut. Onlara rağmen yeni bir gübre piyasaya çıkacaksa solucan gübresi üreticisinden önce onların kaygılanması gerekir. Zira onlar da kaygılanmasa olur, çünkü Türkiye tarımı zaten kullanması gerektiği oranda gübreyi kullanmıyor bile. Bu sitede Yem Türü ve Vermikompost Kalitesi Hakkında adlı başlıktaki yorumların birinde rakam da vermiştim. Pazar çok büyük ama sektör işlemiyor. Tarım politikası yok denecek kadar berbat.

      Solucan gübresi Hindistan’da o kadar yaygın kullanılmaktadır ki, üniversitelerinde neredeyse her gün bir araştırma yayınlanıyor. Bizde durum nedir peki?

  39. kemal diyor ki:

    Merhabalar,
    Savaş Bey ilk etapta cüzi miktarda solucan alıp acemiliğimi atmalı mıyım, aldığım solucanları kaybetme riskim var mıdır, azar azar,kısım kısım mı temin etmeliyim solucanları ? ilk etapta 20 bin solucan yerine 2 bin solucan alıp kayıp riskini ortadan kaldırmak mantıklımı yoksa hepsini birden alıp hepsi aynı anda mı adapte olmalılar. teşekkürler..

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın kemal,

      burada belirttiğiniz mantık doğrudur ama miktar konusuna bazı bilgiler vereceğim.

      Eğer örneğin 100.000 solucanla başlamak istiyorsanız onun yerine başlangıç olarak 20.000 veya 30.000 solucanla başlayabilirsiniz. Ancak hedef 20.000 solucan ise bunu düşürüp 2000 solucanla başlamak size bir getiri sağlamaz. 2000 solucan hedeflediğiniz boyut için düşük bir başlangıç rakamıdır.

      Burada gerek adaptasyon için gerekse de işi öğrenme süreci için şunu söyleyebilirim: eğer tavsiye edilen tüm uygulamaları doğru bir şekilde takip eder ve doğru yemle başlarsanız 2000 ya da 20.000 ve hata 200.000 adetle başlamak arasında hiç bir fark olmaz.

      Bu nedenle, çok küçük sayıda başlayıp işin öğrenilme ve büyütülme sürecini uzatmanıza gerek yoktur. Solucanlarınızı 20.000 adet aldığınızda yanına size epey bir zaman yetecek kadar yem de alırsanız o solucanların adaptasyon sorunu olmaz. Onlar aldığınız yemi tüketip bir yandan da çoğalmaya başladıkları sırada, siz de doğru bir şekilde yem nasıl yapılır, onu tecrübe edersiniz. Sonrası zaten düzene girer ve gider.

      Saygılarımla.

      1. kemal diyor ki:

        Haklısınız Teşekkürler

  40. muhammet ünal diyor ki:

    sayın Savaş

    bu işi yapmayı ciddi anlamda düşünüyoruz. öncelikle denemek istiyoruz ama aklımızda bir kaç soru var.

    1- yukarıda belirttiğiniz aşamalar çok teknik olmuş. daha basit bir şekilde elimizdeki 20.000 solucanla büyük baş hayvan gübresini kullanarak nasıl üretim yaparız.
    2- gerekli olan makineleri kendimiz yapma şansımız varmı.

    teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın muhammet ünal,

      elimden geldiğince basit anlatmaya çalışıyorum ama yine de işin yapısı gereği basit olmuyor. Bu nedenle ben tavsiye niteliğinde bir üretim tesisinin yerinde görülmesini ısrarla vurguluyorum. Ne kadar basitleştirerek anlatırsam anlatayım, gözün gördüğü başka oluyor. Bu arada konuyu anlatım açısından basitleştirmenin bir riski de, yanlış anlaşılmalara neden vermesidir. Ben yine de daha sade şöyle söyleyeyim,

      1) elimizde solucan var (20.000) adet. Yem olarak kullandığımız ham madde var (hayvan gübresi). Kurulan sistemlerde hayvan gübresi solucanlara yem olarak veriliyor, solucanlar bu yemi tüketip steril ve stabil gübre olarak geri dışkılıyorlar. Burada önemli olan nokta, yemin standart ve yüksek kalitede olmasıdır. Standarttan kast ettiğim, düzenli olarak aynı çiftliklerden atık toplanması, büyük baş hayvan gübresinin yanı sıra mesela at gübresi de katıyorsanız bunun sürekli kılmanızdır. Kaliteli olmasındaki kasıt ise şudur; toplanan hayvan dışkıları seperatörle ile sıvısından ayrıştırılır. Ayrışma sonrası ortaya çıkan katı kısım yığın aktarma ve indoor sistemlerle ısıl işleme tabi tutulur. Bu işlem neticesinde elde edilen şey ham madde yani solucan yemidir. Bu kısmı daha basit anlatmanın gerçekten bir yolu yoktur. Tek çözüm üretimi yerinde görmektir. Bu nedenle Edirne’ye gelip yerinde görebilirsiniz.

      2) Makineleri kendiniz yapabilirsiniz. Ancak sistemin işleyişini görmeniz gerekir. Aksi halde yanlış bir makine kurulumu yeniden ve ek maliyet getirecektir.

      Saygılarımla.

  41. İSMAİL diyor ki:

    selamun aleyküm savas bey,
    kusura bakmayın sizi rahatsız ediyorum sürekli
    10 bin adet kalıfornia solucanı aldım.bir hafta içinde teslim edilecek insallah
    solucanlara loknantalarda arta kalan yemek atıklarını verebilir miyiz
    yemeklerin içinde ki yag salça gibi maddeler sıkıntı meydana getirir mi

    bir süredir çay posası biriktiriyorum.ama bu çay posaların da yeşil küf meydana geliyor.bu yeşil küf solucanlara zarar verir mi

    big bag denilen büyük çuvallar var.kagıt hurdası toplayan kişilerin kullandıgı çuvallar.solucanları bu çuvallarda beslemeyi düşünüyorum.bir dönem sonra altta gübre olusmuş olacak ama biz üstten yem vermeye devam edecegiz.bu altta kalan gübre de bozulma gibi bir durum olur mu.yada böyle bir uygulama uygun mu.

    1 m2 ye 30 bin adet civarı solucan deniliyor.metre kare yüzey ölçü birimi oldugu için bunu nasıl anlamamız lazım.yani yükseklik ne olacak.mesela bahsettigim çuval 1 m en , 1m boy ve 1.30 cm yükseklige sahip .bu çuvalda kaç adet solucan barındırabilirim.ikinci cuvala ne zaman ihtiyaç duyarım.

    zaman ayırıp verdiginiz bilgiler için teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İsmail,

      rica ederim, rahatsızlık duymuyorum. Sorularınızı sorabilirsiniz.

      1) Lokantalardan çıkan pişmiş yemek atıkları verilmemelidir. Çünkü içerdiği yağ ve proteinler solucanların sindirimine uygun yapıda değildirler. Bu nedenle solucanlara zarar verirler. Büyük ölçekli vermikompost üreticileri bu tür lokanta atıklarını miktarları tonlarla hesap edilen büyük indoor sistemlerinde sıcak kompostlamaya karıştırarak kullanıyorlar. Ancak belirttiğim gibi orada miktar çok büyük olduğu için araya karışacak olan az bir miktar pişmiş lokanta atığının etkisi olmaz.

      2) Çay posası iyi bir nem tutucudur. Çaydanlıktan çıktığı ilk an gayet sterildir ve haşlanmış olduğu için solucanların rahatça yiyebileceği bir kıvamdadır. Küflenmenin türleri vardır. Her küf faydalı olmayabilir. Bu nedenle elinizde biriken çay posası çok fazla ise, taze taze kullanamadığınız posayı güneşli bir yere sererek kurutun. Daha sonra bu kurumuş posayı, solucanlarınıza sıcak kompostlama ile yem hazırlarken katkı maddesi olarak kullanabilirsiniz.

      3) Bahsettiğiniz çantalar hacim olarak çok büyük. Üretim denemesi yapabilirsiniz ama gerek en-boy olarak gerekse de yükseklik olarak çok büyük olduğu için sorun çıkarabilir. Birincisi çuvalda biriken yığın çok büyük hacimli olacaktır ve bu da ısınmaya neden olabilir. İkincisi bu tür büyüklükte bir sistemi yönetmek çok zor olacaktır. Ayrıca sorunuza gelecek olursak, çuvalın içinde çok fazla gübre birikeceği için oluşacak olan ağırlıktan dolayı altta kalan gübreye yeterince hava erişmeyebilir. Bu durumda gübre içinde anaerobik (kötücül) bakteriler oluşmaya başlayabilir. Daha alçak, ince ve uzun bir çuval türü daha uygun olacaktır. Altlarında da delikler olursa havalandırma sağlanmış olur.

      Eğer bu çuvalı kullanmaya kararlıysanız; çuvalın iç ve en alt zeminine olası sıvıyı tahliye edebilmek için bir delik açın. Daha sonra bu zemine iri çakıl taşları serin. Çakıl taşlarının üzerine de sıvı ve nemden çürümeyecek bir çuval veya bez türü serin. Yem ve solucanları bu yapının üzerine koyun. Böylece alt kısımda yığılma ve havasız ortam birikmeyeceği gibi havalandırma da daha kolay sağlanacaktır.

      4) Solucanlar bir sistemin hacminde yaşamazlar. Yani sistemin metreküp olarak mevcut hacminin tamamını kaplamazlar. Çok büyük kısmı yüzeyin hemen en üst kısımlarında yaşarlar. Bu nedenle metreküp olarak değil metrekare olarak hesaplama yapılır. Almış olduğunuz 10.000 adet solucan bu sistemin en üst kesiminde, muhtemelen 15-20 cm.lik kesiminde yaşayacaklardır. Solucanlarınız yeterli çokluğa eriştiğinde, eğer yeminiz doğru olarak üretilmiş ve stabil bir yem ise, sisteminizin yüzey alanında her yere eşit şekilde yayılmış olacaklardır. Her hangi bir köşesinden bir avuç yem kaldırdığınızda mutlaka yüzlerce solucan elinize gelmelidir. Eğer bu çokluğa erişmiş ise sistem maksimum solucan kapasitesine erişmiş demektir.

      Saygılarımla.

  42. erhan diyor ki:

    merhabalar,

    benim merak ettiğim soru ki kimse sanırım sormamış, solucanlara vereceğimiz gübrenin kilo veya ton fiyatı ortalama olarak ne kadardır ?

    teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın erhan,

      piyasada solucanlara hazır olarak verebileceğiniz yem satılmamaktadır. Daha doğrusu örneğin siyahaltın firması dökme solucan yemini tonu 177 TL’den; Çuvallı solucan yemini de tonu 236 TL’den satmaktadır. Ancak ciddi anlamda solucan gübresi üretimi yapacaksanız kendi sisteminizin ihtiyaç duyduğu yemi kendinizin hazırlaması gerekmektedir. Aksi halde maliyetleriniz çok yüksek olur. Kendiniz yem hazırlayacağınız zaman fiyat ne olur? Bu da, çiftliklerden toplayacağınız atık gübre için yapacağınız pazarlığa bağlı olarak değişir.

      Saygılarımla.

  43. Halis KARATAŞ diyor ki:

    Merhabalar ben sorum şu;
    Biyogaz ürettiğim süreci sonunda kalan gübreyi solucan maması olarak kullanarak , solucan gübresi elde edebilir miyiz. Bu konu da bir çalışma var mı?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Halis,

      benim bildiğim Türkiye’de bu yönde bir üretim faaliyeti yoktur. Ancak yurt dışında biyogaz üretimi sonrası ortaya çıkan atıklarla üretim yapanlar var. Fakat biyogaz atıklarının kullanımında iki ana dorun mevcuttur: Birincisi atık biyogaza dönüşürken oldukça fazla besin kaybı söz konusu oluyor. İkincisi ise, biyogaz atıkları ne olursa olsun yeterince steril olmamaktadır. Bakteriyel olarak olsa bile içerdiği ağır metaller açısından risk teşkil etmektedir.

      Peki neden bu atıklar solucan yemi olarak kullanılmaktadır? Bunun en temel nedeni, bir şekilde bu atıkların bertaraf edilmesidir. Bunun en uygun yolu da, daha iyisi bulunana kadar vermikültürdür. Eğer bu tür biyokatılarla vermikompost elde edilecekse, çıkan ürünün en park ve bahçelerin gübrelenmesinde kullanılması en uygunudur.

      Bu konuda yapılmış bir çalışma için Solucanlar, Hayvan Gübresi ve Biyokatılar başlığına bakınız.

      Saygılarımla.

  44. Emre diyor ki:

    Merhaba, yukarıdakı örnek plandaki alanların ölçülerini de paylaşmanız mümkünmü ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Emre bu plandaki çizimler temsilidir. Büyüklük sizin belirleyeceğiniz işletme kapasitesine göre değişmektedir. Bu anlamda belirli bir standardı yoktur.

      Saygılarımla.

  45. alican soydal diyor ki:

    mrb. savaş bey 2bin solucanla başladım suanda tahmını olarak 8 bine yakın solucanım oldu. solucanlar için oluşturduğum yuva yetmemekte ve SAS denemek istiyorum . ama nasıl yapacağımı nasıl bir sitem oldugu hakkında çok fazla bir bilgim yok. sistemi oluşturmak için yardımcı olabilir misiniz ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Alican,

      SAS tekniği tarif edilerek yapılabilecek bir şey değildir. Bu nedenle sistemi yerinde görmeniz gerekmektedir. Dilerseniz
      http://www.siyahaltin.com.tr/ziyaretci-formu linki üzerinden başvurarak tesisimizi ve SAS’ı görebilirsiniz.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz


dokuz + = 10