Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Kompost Çayı Nedir?

Kompost Çayı Nedir?

Kompost çayı yararlı bakteriler, mantarlar ve protozoa’dan oluşan bir solüsyondur.

Kompost Çayı toprağı nasıl etkiler?

1) Kompost Çayının başlangıç noktası kompost veya vermikomposttur (solucan gübresi).

Kompost içerisinde, organik maddeleri parçalayarak faydalı toprak düzenleyici maddelere dönüştüren milyonlarca mikrop barındırmaktadır.

1

2) Kompost süzekli uygun bir torbaya konarak suya batırılır. Hava torbaya nüfuz ederek kompost içindeki mikropların ayrışarak suya düşmesini sağlar.

2

3) Daha sonra melas ya da deniz yosunu gibi mikrobiyal besinler çaya eklenir. Çaydaki mikroplar bu gıdalarla beslenir ve çoğalmaya başlarlar.

3

4) Elde edilen kompost çayı çözeltisi püskürtme yöntemi ile veya mevcut sulama sistemine dahil edilerek toprağa uygulanır.

4

5) Komposttan gelen mikroplar ya topraktaki organik atıkları parçalayarak bitkiler için besin oluştururlar ya da besin zincirindeki bir üst organizma tarafından, toprağın besin ağını gıda sağlamakiçin yenerek tüketilirler. Her iki durumda da bu süreç bitkiye fayda sağlar.

5

imgf000023_0001

Tablo1: Çayın demlenme süresine göre bakteri ve mantar oluşum tablosu

imgf000020_0001

Tablo2: Farklı bitki ve farklı toprak tipleri için ihtiyaç duyulan çay tipi.

Etiketler:

Yorumlar

  1. Adil diyor ki:

    Savaş Bey merhabalar, ben bu solucan çayının etkisini bizzat gözlemlemek istiyorum da birkaç bir şey soracağım. 200 ltre su 50 litre vermikompost 5 kg şeker karışımını havalandırıp, buğday ve ayçiçek tarlalarına yapraktan püskürtme yöntemiyle uygulamak istiyorum 1. Yukarıdaki tablodan anladığım kadarıyla buğday ve ayçiçek (Yıllık Bitkiler) için karışımı 4 Gün bekletmem gerekiyor , dogru mudur? 2. Buğday ve ayçiçek tarlalarına yapraktan püskürtme yöntemiyle uygulamak için 1 Dönüme kaç Litre solucan çayı uygulanmalıdır? 3. uygulama için en iyi zaman çimlenme ve bitkinin meyveleri besleme süreci midir? 4. Tohumların solucan çayında bekletilip öyle ekilmesini okumuştum biyerde de ne kadar bekletilmeli?
    5. Çay yapımında gölet suyu (belki balçıktır mikropludur riskli) kullanmak nasıl bir fikir.
    6. Ve son sorum çay hazırlanırken ortam güneş ışığı almalı mı yoksa gölgede mi yapılmalı ? İyi çalışmalar…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Adil,

      bu konuda geçen bilgiler sizin kendi koşullarınız açısından kısmi değişkenlikler gösterebilir. Fakat genel mantık şudur:

      Eğer yapraktan gübreleme yapacaksanız bakteri yoğunluklu çay elde etmeniz gerekir ve bunun için de 1-2 günlük demleme yapmalısınız.
      Ancak eğer topraktan damlama sulamayla gübreleme yapacaksanız o zaman mantar yoğunluklu çay elde etmelisiniz ve bunun için de 3-4 gün demleme yapmalısınız.

      Tablo2 bu anlamda kısa bir örnek çalışmadır ve hem bitki türüne hem de toprak türüne göre önerileri içermektedir. Tam bir ürün tablosu için, özellikle uygulama yapılacak bölgelerde ciddi akademik ölçüm ve çalışmaların yapılması gerekmektedir.

      Dönüme uygulanacak miktar ile ilgili uygulamalı bir veriye sahip değilim ne yazık ki. Ancak belli ölçekler belirleyip denemeler yaparak ortalama bir sonuca varabilirsiniz.

      Uygulamada iki önemli nokta var; besleme ve koruma. Her iki bakımdan da yılda bir kaç defa yapılacak uygulama daha etkili olur. Ancak tabi ki işin özünde, bitkinin vegetatif gelişim sürecinin başlangıcında uygulama yapılırsa etkili olacaktır.

      Tohumları çayda bekletme süresi ile ilgili olarak tohumdan tohuma farklı sürelerden bahsedenler var. Amaç çayda beklerken tohumun çeperinin yararlı mikrop ve mantarlarla kaplanmasını sağlamaktır. Bu nedenle bana sorarsanız en fazla 1 günlük bir bekleme iş görecektir.

      Dere veya gölet suyu eğer ağır metal, kimyasal vb açıdan kirli değilse kullanılabilir. İçerdiği mikroorganizma ve besinler açısından daha da iyi olur.

      Işığın bu anlamda belirgin bir önemi yoktur ama gölgede olması daha uygundur. Güneş ışığı (UV) mikrolara zarar verebilir.

      Saygılarımla.

  2. Adil diyor ki:

    Tüm internet deryasını dolaşıp bulamayacağım bu bilgiler için sonsuz teşekkürler ve tekrardan iyi çalışmalar…

  3. Adil diyor ki:

    Savaş Bey Merhabalar;
    Birkaç sorum olacak ve bu sayfadaki son mesajlarda bir karışıklık olmuş galiba yeni fark ettim Solucan çayı ile ilgili

    ”Eğer yapraktan gübreleme yapacaksanız mantar yoğunluklu çay elde etmeniz gerekir ve bunun için de 1-2 günlük demleme yapmalısınız.
    Ancak eğer topraktan damlama sulamayla gübreleme yapacaksanız o zaman mantar yoğunluklu çay elde etmelisiniz ve bunun için de 3-4 gün demleme yapmalısınız.”

    yani iki yöntemde de mantar yoğunlu elde etmelisiniz demişsiniz bir yanlışlık olmuş, kısacası yapraktan ve damlama sulamayla gübrelemede kaç gün demleme yapılmalı? Anladığım kadarıyla yapraktan ise 1,2 gün demleme , damlama sulamayla olacaksa 3,4 gün demleme doğru mudur?

    Bunun dışında ;
    1.Tohumları Solucan çayında 1,2 gün tutup sonrada kuruyunca ekmek güzel bir fikir geliyor peki , 1,2 gün demlenerek oluşan çayda mı yoksa 3,4 gün demlenerek oluşan çayda mı bekletilmeli?
    2. Solucanlarım 8000 civarında sayıya ulaştı ve ben de yemin kalitesini arttırmak için ; yaşadıkları ortamda ince borularla bir sistem kurup haftada 1 hava vererek oksijenli solunum yapan bakterilerin faaliyetini arttırıp daha kaliteli bir gübre elde etmek istiyorum.Sizce nasıl bir fikir haftada 1 havalandırmayı düşünüyorum herhangi bir riski var mı sizce?
    3.Çok yıllık bitkilere verilmesi planlanan solucan gübresi oluşumu için solucanlara yem olarak büyükbaş hayvan atığının yanında %30 oranında Saman yerine Ağaç Kabuğu ve Çalı Çırpı atıklarının kullanılmasının daha iyi sonuç verdiğini, sizin yazılarınızda okumuştum galiba yanlış mı hatırlıyorum ya da tam olarak neydi acaba o bilgi?
    4.Solucan yemi hazırlanmasında , kuru madde olarak toplayacağımız çim atıkları ve ağaç yapraklarının güneş almayan bir ortamda 5 6 ay bekletilip depo edilmesi riskli midir, maksimum ne kadar bekletilmeli ve besin değeri kaybolur mu?
    5.Çınar ağacı yaprağı ve dut ağacı yaprağının solucanlar için bir sakıncası var mıdır?
    6. Evsel atıkları , yani meyve ve sebzeleri, mesala 500 kg ağırlığındaki evsel atığı 20 derece civarındaki sıcaklıkta samanla karıştırıp bozulmadan 1 ay kadar bozulmadan muhafaza edebilir miyiz bu konuda deneyimleriniz nedir ?
    Şimdiden Çok Teşekkürler İyi Çalışmalar…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Adil,

      yanlışlık olmuş, düzelttim. Metne bir daha bakınız.

      Diğer sorularınız,

      1) Daha doğru ifade edecek olursak tohumun çayda bekleme süresi tohumdan tohuma değişir. Bazı kaynaklar bir kaç saatlik beklemeden bazıları 1 veya 2 günlük beklemeden bahsetmektedir. Ancak mantık yürütürsek çaya oksijen vermeyi kestiğimiz an anaerobik bakteri üremeye başlar. Bu nedenle bence 5-6 saatten fazla bekletmemek gerekir. Ayrıca beklettikten sonra tohumu kurutmamak gerek, direk olarak toprağa ekebilirsiniz.

      Tohumun ne kadar süre bekleyen çaya koymak gerekir? Bence 1-2 günlük olanı yeterlidir. Çünkü tohumu koruyacak olan şey bakterilerdir.

      2) Havalandırma iyi olabilir ama aynı zamanda sistemde ısı yükselmesine neden olabilir. Normalde, eğer solucanlar verilen yemi iyi işlerlerse, yığın stabil hale gelir. Sonradan aşırı sulama veya basınç yaparak yığın sıkılaştırılmadığı sürece bu stabil halini korur ve içerisinde her zaman oksijen kalır. İlave havalandırma gerek yoktur.

      3) Eğer yem olarak seperatör gübresi kullanacak olursanız ilave karbon kaynağı koymanıza gerek yok. Ancak eğer yem seperatörden geçmiyorsa nemliliği ve C/N dengesini korumak için ilave saman vb kuru malzeme katılabilir. O da en fazla %15-20 gibi olmalıdır.

      4) Çim atıkları ıslakken yeşil malzeme yanı N kaynağıdır. Ancak kurutulduklarında kahverengi malzeme yani C kaynağı olarak kullanılabilir. C kaynağı olarak kullanılacak malzemenin bir bekleme süresi yoktur.

      5) Çınar ve dutu hiç denemedim ve üzerinde bir incelemem yok. Ancak dutun sorun olacağını zannetmiyorum. Zira eğer olsaydı ipek böceklerine de zarar verirdi. Ancak Çınar, meşe, çam, ceviz vb ağaç yapraklarında sıkıntı olabilir.

      6)Evsel atığı 20 derece sıcaklıkta samanla karıştırdığınız zaman yanma olayı başlar ve kompostlaşma dediğimiz olay meydana gelir. Eğer bu durumdaki kompostu düzenli olarak havalandırmazsanız zamanla sıkışma ve dolayısıyla anaerobik ortam oluşur ve zararlı patojenler baskın gelir. Yani evsel atıkları bu şekilde muhafaza edemezsiniz. Ya hemen kullanmalısınız ya da kompostlaştırıp saklamalısınız.

      Saygılarımla.

  4. Adil diyor ki:

    Peki ağaç yapraklarının da yas hali azot kuru hali karbon kaynağı mi ? Bide sey soracagim ticari açıdan baktığımız zaman standart urun uretmek en mantiklisi peki bunun için %80 Separatör gübresi %10 ağaç yaprağı %10 saman nasıl bi oran sizce ? Son olarak da cay posasini öneriyor musunuz azot mu yoksa karbon kaynağı midir? Saygılar teşekkürler şimdiden…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Adil,

      yaş haline azot, kuru haline karbon dememiz mümkündür ama bu her zaman böyle olmaz. Bu sadece genel bir mantıktır. İşin esası azot kaynağı kuruyunca karbona dönüşmez. Bu ifade daha çok yığındaki kahverengi malzeme (karbon) ve yeşil malzeme (Azot) dengesini kurmak için bu şekilde ifade edilir.

      İyi bir kompostun C/N dengesi içine katılan malzemelerin C/N oranları ile belirlenir. Bu işin detay kısmıdır.

      Kompost C/N Oranları

      Kompost yapma konusu olarak Solucan Yemi Olarak Kompost Yapımı adlı başlığa göz atabilirsiniz.

      Bu açıdan gübreye katacağınız diğer malzemelerin oranlarını ya tabloya göre ya da deneyerek tespit etmelisiniz. Neticede iyi bir yanma başlamalıdır.

      Çay posası ıslak malzemedir, yani azot kaynağı yerine geçer. Ancak çay posasında çok fazla bir besin yoktur. Özellikle kullanılması şart değildir.

      Saygılarımla.

  5. Adil diyor ki:

    Yine yeniden Çook Teşekkürler İyi Çalışmalar Saygılar…

  6. Cihad diyor ki:

    Sayın savaş bey Fındık ağaçlarında compost çayı kullanılabilirmi? Kullanılabilirse ne oranda ve hangi sürelerde kullanılmalıdır?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Cihad,

      Fındık, zeytin vb bazı tarımsal ürünlerin yaygın üretimi veya pazardaki üretim payının çoğu Türkiye gibi ülkelerde olduğu için, solucan gübresi ve türevi ürünler bu ürünlerde pek denenmemiş oluyor. Örneğin, Hindistan’da birçok farklı muz türü yaygın olarak yetiştirilmekte. Bu nedenle muz ile ilgili çok çalışma ve uygulama var.

      Ancak netice itibariyle çay, daha çok yararlı mikroorganizma içeren besleyici be koruyucu bir yan üründür. Bu nedenle kullanılmasında bir sakınca olacağını sanmıyorum. Yine de ilk yıl belirleyeceğiniz 3-4 ağaçta, hem yapraktan püskürtme ve hem de damala suyu ile deneme yapıp bölgesel bir değerlendirme yapmanızda fayda var.

      Oran konusunda ise şunları söyleyebilirim, Normalde çayın mineral içeriği çok fazla zengin olmaz, yani çay asla yakıcı değildir. Daha ziyade çay mikrobiyolojik bir üründür. Bu nedenle çayın üretim yöntemine göre, içerik yoğun veya seyrek olabilmektedir. Bu yoğunluk durumuna göre çayı seyreltmeden veya suyla seyrelterek kullananlar vardır. Siz muhtemelen en basit koşullarda çay üreteceğiniz için çok az bir oranda seyrelterek kullanabilirsiniz. Oranı deneysel olarak tespit etmeniz daha sağlıklı olacaktır.

      Kullanım süresi olarak, normal sıvı yaprak gübresi kullanım zamanlarını esas alınız. Bundan başka, örneğin çiçeklenme zamanı gibi, sıvı yaprak gübresinin özellikle kullanılmadığı zamanlar haricinde, daha sık periyotlarla kullanabilirsiniz.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz