Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Solucan Kadın Mary Appelhof ile Röportaj II

Solucan Kadın Mary Appelhof ile Röportaj II

clip_image002

Mary Appelhof – Flowerfield Enterprises

Kalamazoo, Michigan’dan Mary Appelhof halk arasında “Solucan Kadın” olarak bilinir. 1981 yılında, Western Michigan Üniversitesinde düzenlenen ve organizasyonuna yardımcı olduğu bir konferanstan Organik Atıkların Stabilizasyonunda Toprak Solucanlarının Rolü Çalıştayı Bildirileri’ni derledi. Emsal teşkil eden bu olay, kamu sektörü mensubu olmakla beraber birer vermikültür girişimcisi olan kişilerle bir araya gelen akademik bilim adamlarını öne çıkardı. 1982 tarihli Solucanlar Çöplüğümü Yiyorlar adlı eserinde ev tipi vermikompost üretiminden, ev ve bahçe bitkileri için değerli bir toprak katkı maddesi elde etmenin yanı sıra evsel atıkların azaltılmasının yolu olarak da bahsetmektedir. Newsweek dergisi (Mutfaktaki Yardımcı: Evye Altındaki Solucanlar, 12 Şubat, 1996) Mary’e ve kitaplarının satışına ulusal çapta dikkatleri çekti. 1993’te yazarları arasında bulunduğu eğitimciler için bir müfredat kılavuzu ve faaliyetleri kitabı olan Solucanlar Çöplüklerimizi Yiyorlar: Daha İyi Bir Çevre İçin Sınıf Etkinlikleri adlı eserini yayımladı. 1995 yılında, “Solucan Kadın” Mary’nin şarkı yazarı ve gösteri adamı (şovmen) olan Billy Brennan ve onun solucanlar dünyasını yeni keşfeden çocuklarıyla birlikte düet yaptıkları 26 dakikalık Wormania adlı video eseri yayınlandı! Bu eser, kokondan bir yavru solucanın çıkışını da içeren, solucanların iş başındayken yakın plan görüntüsünün yanı sıra diğer birçok şarkının da öne çıkmasına neden oldu. Flowerfield Enterprises’ın başkanı olarak Mary eğitim materyalleri pazarladı; “Worm-a-way” solucan kapları, solucanlar ve bir dizi vermikompost üretimi teşvik ürünleri… Mary genellikle Avustralya, Yeni Zelanda ve Belarus gibi yurtdışındaki vermikompost üretim sitelerine yaptığı ziyaretleri hakkında rapor vererek Worm Digest’in düenli olarak katkıda bulunanlarındandır. Mary ABD’deki ve dünyanın diğer ülkelerindeki konferanslarda öne çıkan nitelikli bir konuşmacıdır. Mary Eylül 2000’de, 1980 yılındaki çalıştayının 20. yıldönümü anısına, Kalamazoo’daki bilim adamları ve solucan üreticilerinin katıldığı ve bir hafta süren The Vermillennium’u düzenledi. O eğitim ve biyoloji bilimlerde yüksek lisans diplomasına sahiptir ve aynı zamanda yetenekli bir fotoğrafçı olarak da bilinir. Bu röportaj Casting Call bülteninin Şubat 1997 sayısında yayımlanmıştır.

Casting Call: İlk olarak kitaplarının ve eğitim materyallerinin başarısı hakkında konuşalım. Bize biraz onların dünya çapındaki kabulünden bahsedebilir misiniz?

Mary Appelhof: Ne zaman olduğundan emin değilim ama Solucanlar Çöplüğümü Yiyorlar adlı kitabım oldukça yakın bir zamanda 50 eyaletin her birinde yayımlanmıştı. Benim tahminim kitabımın en az bir kopyasına sahip olan hiç yoksa 50-60 ülke vardır. Peru, Lima’dan gelen son mektupta olduğu gibi, öyle görünüyor ki dünyanın farklı ülkelerinde bizimle haberleşen daha çok insana ulaşıyoruz. Daha dün işi aile planlamasıyla ilgili olan Çinli bir kadından haberdar oldum. Bu kadın solucanları medikal amaçlı olarak, spermlere karşı gebelik önleyici unsuruyla aglütinasyon aracı biçiminde kullanmaktaymış. Aynı zamanda Rusya’dan henüz bir mektup aldım. İnsanlar kitabın tercümesini soruyorlar. Aslında kitap Rusçaya çevrildi. Ancak mevcut durumun ne olduğunu bilemiyorum.

CC: Birçok kayda değer solucanekinci (vermiculturist) size alanında bir öncü olarak itibar etmektedir. İlk başladığınız zamana kıyasla şu anda solucanlara olan yaklaşım açısından nasıl bir iklim hâkim sürmektedir?

mary_bookstoreMA: İlk olarak 25 yıl önce bu işe başladığımda insanlar 4-5 dakika içinde benim aptal olduğumu düşünmeye başlıyorlardı. Bana gülüyorlardı. Bana “Sen aklını yitirmişsin, bunu insanlara asla anlatamayacaksın. Solucanlar mı? Evde mi? Çok tuhafsın Appelhof!” diyorlardı. [Gülüşmeler] Oysa şimdi insanlara üç veya dört saatlik seminerler veriyorum; yarım saat veya 45 dakika telefon faturası ödemeye razı olan insanlarla telefonda bu konu hakkında seve seve konuşuyorum (eğer bana telefonla ulaşılıyor ise). Gerçek şu ki, dışarıda Solucanlar Çöplüğümü Yiyorlar adlı kitabımın yaklaşık 100.000 adet kopyasının var olması bana inanılmaz geliyor. Şu sıralar ilgi daha da artıyor, oldukça fakla insan bu işle meşgul. Durum kesinlikle değişti, sadece benim hayatımda değil, çok büyük ölçekli projeler de yapılmakta artık. Ben tonlarca solucan açısından düşünmeye alışkınım, eskiden bir pound solucanın bir günde bir pound çöp tükettiğini düşünürdüm, sonraları tonlarca solucanın tonlarca atığı yediğini zihnimde canlandırdım. Gözünüm önüne büyük ölçekli projeler, gerçek anlamda büyük atık yığınları ve devasa solucan yığınları geldi. Fakat bunu elde edebilmek için gerekli olan araç gereçlere sahip olamadım. Benim başladığım zamanda bu işle ilgili bir endüstrinin olduğunu inanmıyorum. Bence şu anda yeni yeni gelişmekte olan bir endüstri var. Minnettar olduğum şey, benim tespitime göre, bu endüstrinin içerisinde itibar gören saygın insanlardan oluşan oldukça iyi bir cevher var. Anı şeyi oldukça az sayıda itibarlı insanın bu işle meşgul olduğu 70’lerin ortası için söyleyemeyeceğim. Şimdilerde, 90’ların sonlarında ise bu potansiyelin gelişerek geniş ölçekli vermikompost üretimine doğru gitmesinin eşiğindeyiz.

CC: Bir eğitmen ve eğitim materyallerinin yayıncısı olarak çalışmaların binlerce öğretmen ve öğrenciyi etkilemekte. Okul çağı çocuklarına erişmeye odaklanmana neden olan isteklendirme kaynağın nedir?

russia-11MA: Hımm, bunlarda birisi eğitim kökenli bir geçmişe sahip olduğumu anımsamamdır. Ben eğitimin içindeyim. Uzun yıllar lisede biyoloji öğretmenliği yaptım. Yazarken iletişimin işlevinin iletişim kurmak olduğuna inanırım. Diğer bir deyişle büyük kelimeler, karmaşık cümleler ve kafa karıştırıcı bilgilerin kullanıldığı akademik tür bir jargon hiçbir zaman içime sinmedi. Kitabımı insanlara iletişim kurabilecek bir biçimde yazdım. Kitabını basit cümlelerle, kıssa ve hikâyelerle, canlandırmalarla ve teknik bilgileri insanların rahatlıkla anlayabilecekleri bir dille yazdım. Özellikle okul çağı kitlesine ulaşmayı çabalamadım, fakat kitabım insanların kolaylıkla erişebileceği bir biçimde olduğu için, bana telefonla ulaşan ve “bu konu sınıfta anlatmak için oldukça mükemmel bir konu. Bize sınıfta solucanlarla birlikte neler yapabileceğimize dair fikir verebilir misin?” diyen birçok öğretmen oldu. Gerçekten de niyet edilmiş bir karar, odaklanma veya yönelim değildi. Gelen taleplere verilen bir yanıttı sadece. Böylece hem bir eğitmen olarak hem de bilim adamlarıyla etkileşim halinde olan birisi olarak, teknik bilgileri temin edip, gerek öğretmenler gerekse de çocuklar için daha anlaşılabilir bir forma sokabileceğimi düşündüm. Bu sahip olduğum bir hediyedir. Wormania! adlı videoda olduğu gibi görsel sanatları yayıncılığı, yazmayı ve konuşmayı birer araç olarak kullandım.

CC: Bize kısa bir özet olarak, bulunduğun yerler arasında kısa bir tur atacak olursan, bu yolculuklarında seni en çok etkileyen şeyler neler oldu?

MA: Kalamazoo’da bir konferansı yönettim [1980] ve orada yapmaya çalıştığımız şey, solucan üreticileriyle bilim adamlarını buluşturmaktı. O günden beri birçok uluslararası konferans düzenlendi ve ben bunların bir çoğuna ayrıcalıklı olarak katılabildim. Bunlardan ilki İngiltere, Cumbria’da düzenlenen, Darwin’in Solucanların Faaliyetleri Sonucu Sebze Küflerinin Oluşumu adlı eserin yayınlanmasının 100. yıldönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen Darwin’in Yüzüncü Yıldönümü etkinliğiydi. Kalamazoo’da bilim adamlarıyla tanışabiliyor ve bilimsel topluluklarla ilişki kurabiliyordum ve şimdi onları düzenli olarak bu tür uluslar arası konferanslara katılırken görüyorum. Diğer bir konferans ise Fransa, Avignon’da idi. Bu geçen yaz İrlanda’ya gittim. 1983’de Filipinlere gittim. O zamanlar solucanlara büyük bir ilgi vardı. Ancak şu anda oralarda neler yapılmakta, onu bilmiyorum. ABD’de Kuzeybatı Pasifik’ten dışarı çıktım ve New York’da bazı çalışmalar yaptım. Fakat yolculuk oldukça zorluydu. Yapmak zorunda olduğum şeydeki rolümün ne olduğunu incelediğimde, yıl boyunca yaptığım seyahatleri 2 veya 3 ile sınırlandırmam ve eserlerimi üretmem gerektiğini anladım, böylece insanlar bunlardan faydalanabilecekler.75

CC: Birkaç değişik faaliyeti bir anda yürütebiliyorsun. Bize gelecekti projelerinizden bahsedebilir misiniz?

MA: Şu anda en önemlisi Solucanlar Çöplüğümü Yiyorlar adlı kitabını yeniden düzenlemek. Bu eseri güncellemek istiyorum ki böylece kitaba plastik solucan kapları hakkında bilgi ekleyebileceğim. Elimde farklı solucan türlerine dair yeni bilgiler ver bu nedenle bu gözden geçirilmiş yeni baskıda konuyu ele almam gerek. Umarım bu bahar hazır olacak. Çok büyük çapta genişletilmiş bir baskı olmayacak fakat bazı bölümleri genişletilmiş olacak. Benim başladığım ilk zamanlarda bu plastik solucan kapları gibi şeyler yoktu. Bu nedenle bazı diğer şeyleri de ele almam gerekecek.

CC: Atık yönetiminde solucanların rolüne dair sizin düşünceleriniz 25 yıl öncesine kadar gidiyor. Açıkçası bugüne kadar birçok şey değişti. Bu alandaki mevcut gidişatı nasıl değerlendiriyorsun? Organik atıkları dönüştüren büyük ölçekli vermikompost sistemlerini gelişecek olan bir endüstri olarak mı, yoksa geçici bir görüngü (fenomen) olarak mı öngörüyorsun?

mary_knitwormMA: Hayır, geçici olarak görmüyorum. İşlemekte olan geniş ölçekli tesisler var ve bunlar oldukça büyük miktarlarda atıkları işlemektedir. Onlar değerli bir son ürün üretiyorlar ve bu değer, üretim için kurulan tesise ödenen paraya değecek gibi görünüyor. Organik atıkların çöp sahalarının dışında tutulmasını zorunlu kılan devletlerin sayısı arttıkça vermikompost da kompost sisteminin bir parçası olacak. Çoğu durumda malzemelerin çoğunluğu büyük ölçekli kompostlama projeler tarafından işlenecektir diye düşünüyorum. Fakat bence vermikompostun yeri ayrı ve zamanla şimdikinde daha büyük bir öneme sahip olacak. Dışarında bazı başarılı insanlar çalışmakta. Onlar gerçek bir katkı sağlamaktalar.

CC: Vermikompost ve toprak solucanlarının faaliyetleriyle bahçeciliğin çakışmasından dolayı toprak verimliliğine sonsuz bir ilgi duymaktasın. İster anekdot niteliğinde ister bilimsel olarak, sentetik gübrelere olan yaygın bağımlılığa karşı tarımda/bahçecilikte organik uygulamaların lehine elinizde hiç veri var mı?

MA: İnsanlara solucanlardan bahsettiğimde, onlara toprağı işleyen solucanlarla, kompostlama yapan solucanların birbirilerinden farklı olduğunu iyice açıklamaya dikkat ediyorum. Yani tek bir tür solucan yoktur. Belli bir iş için doğru türde solucanlı kullanmanız gerekir. Yıllardır insanları bahçelerine koymaların için solucan satın almaya cesaretlendiriyorum. Madalyonun diğer yüzü ise,  onların solucan satın alma konusunda tasarruf etmek istemelerine anlayışla yaklaşsak da, çoğunlukla “dışarı çıksam ve onları topraktan kazarak çıkarsam?” derler ama topraktan kazarak çıkardıkları türler ne yazık ki kompost kabında kullanılabilecek türler değiller. Avustralya’da bulanan ve solucanlar ve toprak verimliliği üzerine İngiliz Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Organizasyonu (Commonwealth Scientific and Industrial Research Organisation -CSIRO) ile çalışan John Buckerfield ile olan bağlantım nedeniyle solucanlar ve toprak verimliliği hakkında MAA-Bret-Ann-Jeanyeterince bilgi sahibiyim. Uday Bhawalkar’ın çalışmalarıyla bir hayli ilgileniyorum. Ona göre organik atıklar alındığı gibi doğrudan toprağa konulmalıdır. Onun solucanları, Pheretima elongata, birer biyo-yönetici olarak çalışıyorlar. Bitkilerin büyümesinde daha olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlayan bakterilerin çoğalmasını tetikleyen, kök bölgesinde çalışan solucanların rolleri gibi, daha fazla bilgiye erişmek istiyorum. Örneğin, belki de çağdaş tarım uygulamalarıyla kaldırılmış olan, çok ama çok fazla iz element içeren kaya tozunun etkisi. Bunlar oldukça ilginç kavramlar ve ben bu doğrultuda bilimsel olarak doğrulanabilir daha fazla çalışmanın yapılmasını isterim. Ben kaya tozu kullanılarak “Toprağın Yeniden Mineralleştirilmesi” (Remineralize the Earth) hareketine bir hayli ilgi duyuyorum doğrusu.

CC: Solucanların satışında ve bilinçli olarak yanlış bilgilendirmede dürüst olmayan iş uygulamalarına dair gerek dış gerekse de iç endüstrimizde, bu konuda şüphe duymakla meşgul olan bir avuç insan da olsa, bazı endişelere vurgu yapılmakta. Bu konudaki düşüncelerini bize açıklayabilir misin? Bu konuda derhal giderilmesi gereken ciddi bir problem var mı sizce?

MA: Sorunlardan ilki, bir kokondan çıkan ortalama solucan sayısının 2 ile 20 arasında olduğu konusunda başlamakta. Ben bu konuda yeterince bilimsel makale okudum ve ben içerisinden 20 tane solucan çıkartabilecek bir kokon olduğuna inanmıyorum. Normalde, ortalama 2.7-3 arasındadır. Eğer birisi size bir kokondan 10 adet solucanın çıkacağını iddia eder ve buna dayanarak tahminler oluşturursa, bu durum hatalı bir sonuca yol açar çünkü daha baştan ilk varsayım yanlıştır. Ben bu konuda kavga halindeyim. Fakat kimse size 3’x8’lik 128 yatağım var dediğinizde, bu maddeleri işleyebilecek şekilde tasniflemeyi idare edebilecek bir yedeğinizi (sürekliliğiniz) olması gerektiğinden bahsetmez. Bu konu sadece geçiştirilmiştir. Bu durum ciddi eksiklikler içeren yanıltıcı bir durumdur. Ben burada bir açgözlülüğün olduğuna inanıyorum. Yani reklam yapanların ortaya koydukları şey aslında onların ne kadar açgözlü olduklarıdır. Ben saygın insanların olmasından ötürü de mutluyum. Benim hoşlanmadığım bir diğer şey ise, bir solucan için kendine özgü bir isim öne sürme eğilimidir. Sanırım bu durum sadece beni kızdırıyor. Eğer aynı şeyden bahsetmiyorsak, ne konuda bahsettiğimizi nasıl bilebiliriz? Ben ayrıca solucan işinde melez türlere herhangi bir derecede itibar etmem. Türler genetik olarak izole edilmiştir. Melez (hibrit) popüler söylemde kullanılan bir terimdir, fakat bana kalırsa gerçekte böyle bir şey yoktur. İnsanların birilerinden belirli bir tür solucanı bulamayacağı düşünmeleri fiyatların şişirilmesine enden olmaktadır.

CC: Bu yüzyılın sonu ve gelecek binyıl için ne öngörüyorsun?

russia-07MA: Gerek bireysel düzeyde gerekse de büyük ölçekli düzeyde olsun, daha fazla solucanın daha fazla çöpü işleyecek. Bizim aynı zamanda bir ölçek tanımlamasına ihtiyacımız var. Büyük ölçekli, orta ölçekli, küçük ölçekli ve mikro ölçekli vermikompost üretimi ne demektir? Bu konuda Dr Clive Edwards’a, solucanlar üzerinde yapılacak olan ve BioCycle tarafından yayınlanacak olan önümüzdeki bir proje içinde bu terimlerin tanımlanmasını önerdim.

Kaynak: http://vermico.com/In%20Their%20Own%20Words%20eBook.pdf

Derleme ve Çeviri: Savaş

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz