Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Barry Meijer ile Röportaj

Barry Meijer ile Röportaj

Barry Meijer ile Röportaj

Pacific Southwest Farms, Ontario, CA
 

bary meijerBarry Meijer, Ontario, (San Bernardino County) Kaliforniya’da bulunan ve yaklaşık 218 dönüm olan Pacific Southwest Farms (PSF) solucan humusu üretim tesisini işletmektedir. Simi Valley, Kaliforniya’daki Worm Concern’den (Solucan İşletmesi) getirtilen solucanlarla 1994 yılında işe başlayan Meijer, belki de türünün en geniş işletmesi olan kendi sitesini istikrarlı bir biçimde inşa etmiştir. Three Orange County Belediye Geri Dönüşüm Tesisleri (MRFs) çöp harcı uygulayarak toplanan atıkların biyoçözünür olan kısmını (Kaliforniya kompost yönetmeliklerince “yeşil malzeme” olarak tanımlanan)  PSF’ye gönderiyor. Her birinin uzunluğu 30 metre, genişliği 2.5 metre olan kümelerde yaşayan solucanlara, küme başına her hafta dört ton yem veriliyor. Los Angeles’ın doğusunda ve kurak bir iklimde yer alan PSF işletmesi günde 120,000 galon (454 ton) su tüketimi yapmaktadır.

Su için gereken kaynaklar, meskun arazör yüzey suları ve yerel mandıralardan gelen ahır sularını içermektedir. 360 adetten oluşan sıra yığınlarda toplam 100 tondan fazla solucan yer almaktadır. Üretilen solucan humusu mevcut durumda tarımsal kullanıcılara pazarlanmaktadır. Atıl maddelerden (cam, metal, taş, plastik, vb) önemli bir kısmını içeren karışık yem kaynağından nihayi yemi elde edebilmek için malzemeler yaklaşık 0,32 santimetrelik  eleklerden geçirilmelidir.

Meijer Kaliforniya Gıda ve Tarım Kanunu kapsamında vermikültür için tarımsal muafiyeti sürdürmenin tutarlı bir savunucusu olmuştur. Geçtiğimiz birkaç ay içinde Meijer PSF’yi kapatmak isteyen eyalet davalarına karşı yaptığı faaliyetlerin de savunucusu olmuştur. 26 Kasım 1996 tarihinde, San Bernardino İlçe Yerel İcra Kurumu (LEA) PSF’ye yönelik olarak, PSF’nin transfer/işleme istasyonu şeklinde çalışmasına izin verilen katı atık tesisini sağlaması gerektiği yönünde bir Bildiri ve Emir yayınladı. Ayrıca kurul “30 Mart 1997 tarihinden sonra, solucan humusu üretiminde kullanılmadan önce herhangi bir yeşil malzemenin (ÇN: azot kaynağının) herhangi bir şekilde yerinde işlenmesi kesinlikle yasaktır ve aksi durumun bu düzenin ihlali olarak kabul” edileceğini belirtti. Bu durum etkin bir şekilde PSF’nin kapanmasına neden olmuştur. İşletme, yeni gelen herhangi bir hammadeyi “işleyemecek”ti. Süreç ya gübre ile harmanlamayı ya da gelen hammadeyi ön kompostlama işlemini içerecekti. PSF Bildiri ve Emir’i temyize gitti. 26 Şubat 1997 tarihinde San Bernardino Eyalet Bağımsız Duruşma Masası Bildiri ve Emir’e ilişkin bir karar yayınladı. Buna göre solucan humusu üretim faaliyeti CIWMB’nin kompost yönetmelikleri tarafından belirtilmiş olan mevzuatın dışında tutulacaktı ve 3,17 santimetrelik materyalin işlenmesi PSF’ye katı atık tesisleri alma iznini gerektirmeyecekti.

Umuma açık duruşmada San Bernardino Eyaleti, Duruşma Masasının kararının PSF’nin  3,17 santimetrelik materyali, veya daha sonraki bir zamanda tesise gelecek olan benzer materyallerin yerinde işlemesini kısıtlamaya yönelik olmadığını karara bağlamıştır. PSF, herhangi bir katı atık taşıma ve işleme tesis izni almadan bu tür materyalleri, eleme ve kompostlama da dahil olmak üzere işlemeye devam edebilecekti.

San Bernardino Eyaleti, PSF’yi mandıra bölgesinde yer aldığı gerekçesiyle kapatmaya çalışırken, PSF’nin şartlı kullanım izni sayesinde işletilebileceğine hükmetti ki bu da böyle bir izne sahip olunmadığı anlamına gelmekteydi. Pacific Southwest Farms (PSF) bu kararı temyize götürdü. 28 Nisan 1997 tarihinde Dördüncü Temyiz Bölgesi, Kaliforniya Eyaleti Temyiz Mahkemesinde aşağıdaki karar alınmıştır: “Mahkeme şikayetçinin (Pacific Southwest Farms) tutarlı bir biçimde temyize gitme konusunda ikna olma fırsatı ibraz ettiğine ve zorluklar dengesinin onun lehine yer aldığına hüküm getirmiştir. Gıda ve Tarım Kanununun, 23.7 Kısmına göre Vermikültür “tarımsal bir kullanımdır. ” Davacının kuruluşu “hayvansal ürün” üretimi amacıyla işletildiği gibi, bu durum aynı zamanda eyaletin kendi yasaları altında da tartışmasız olarak tarımsal kullanım olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle, solucan humusu üretim faaliyeti şartlı kullanım iznine gereksinim duymayacak ancak yasal olarak Tarımsal Koruma altında faaliyet gösterebilecektir. Bu bağlamda ilginçtir ki Eyalet, Tarımsal Korumanın mandıralara usulen (resmi olarak ) değil ama fiili olarak (de fakto) sınırlama getirdiğini ve bu yüzden de kanunen etkili olduğu belli olmayacak biçimde son derece sınırlama getirmiş olduğunu kabullenmiş görünüyor. Dilekçe bu doğrultuda kabul edilmiştir. Temyiz kararının gönderilmesi veya mahkemenin ikinci bir emrine kadar davalı [San Bernardino County] vermikültür tesisini kapatmaya yönelik herhangi bir girişimde bulunamayacaktır.”

Bu röportaj Haziran 1997’de Casting Call dergisinde yayınlanmıştır.

Casting Call: Açıkçası Temyiz Mahkemesi ve CIWMB tarafından sizin lehinize verilen kararlardan oldukça memnun gözüküyorsunuz. Bu son kararları konuşmadan  önce, ilk olarak PSF’nin işleyişi hakkında biraz konuşalım. MRF’den (Three Orange County Belediye Geri Dönüşüm Tesisleri) gelen yeşil materyalleri ham madde olarak kullanan tek vermikültür tesisi siz misiniz?

Barry Meijer: Elimize geçen materyallerin bazıları “kirli MRF” olarak adlandırılan yerden gelmektedir. Esasen MRF topladığı ve karışık durumda olan tüm materyalin elemeden geçirdikten sonra bize 10 cm’nin altında olan tüm ince kısmını gönderiyor. Gelen bu materyalin yaklaşık olarak %95’i organik malzemeden oluşuyor. Problemimiz bu malzemenin, materyali bir kere işlemeye başladığımız sırada her şeyi berbat eden belli bir miktarda plastik içermesidir. Bu durumda atık taşıyıcılarımıza dönüp taşınacak olan materyelin ölçüsünü küçültmelerini rica ettik. 3,17 cm ideal ölçüydü. Bu ölçü kullanıldığında materyal artık çok fazla plastik malzeme içermiyordu. Kullandığımız diğer materyal ise gıda veya diğer yeşil malzemelerle temas etmiş olan doğranmış atık kağıtlardır. Solucanlarımıza verdiğimiz yem gerçek anlamda CIWMB’in (Kaliforniya Entegre Atık Yönetimi Kurulu) tanımlamış olduğu “yeşil materyaldir”: “Yeşil Materyal kirlenmeyi en aza indirecek yöntemler kullanılarak ya üretim noktasında ayrıştırılmış ya da merkezi bir tesiste (MRF gibi) ayrıştırılmış olan  herhangi bir bitkisel malzemedir. Yeşil materyal, gübre, işlenmemiş ahşap atıkları, kağıt ürünleri ve doğal elyaf ürünlerinden oluşmakta ancak sadece bunlarla sınırlı kalmamaktadır. Yeşil matertal işlenmiş ahşap atıkları, moloz ve inşaat enkazı atıkları içermez.” Solucanları beslemek için bu ürünü kullanan tek kişi kesinlikle benim. Temecula’da bu materyali toprağa katma ve toprak düzenleyici olarak kullanmaya yönelik tarımsal bir ilgi vardır; fakat aynı materyali sadece biz vermikültür tesisi için bir ham madde kaynağı olarak kullanıyoruz.

CC: Tesisiniz son üç yılda müThiş bir hızla büyüdü. Bize bu büyüme aşamalarından bahsedebilir misiniz? İlk solucan envanteriniz, günlük gelen materyalin kaç ton olduğu, başlangıç sıra yığın sayınız, çalışan kadronuzun genişlemesi, artan su kullanımınız, vs… Bundan başka genişleme, başka siteleri edinme planınız var mı?

BM: Başlangıçta, Simi Valley’den yaklaşık olarak 11 ton solucan satın aldık. Atık taşıyıcımızla sözleşme imzaladığımız sırada ilk karşılaştığımız sorun, bize tüketebileceğimizden fazla materyal vermeleriydi. Dolayısıyla arayı kapatmak için elimizden geldiğince hızlı bir biçimde solucan yetiştirme evresine girdik. Neticede bir tür stoklamaya gittik. Geçen Temmuz düze çıktık. Nihayet ilk aldığımız sayıdan daha fazlasını elde edebilme imkânına eriştik. Bununla başa çıkmak gerçekten zor oldu. Bir sözleşme imzaladıktan sonra kalkıp “ben gönderdiğiniz materyalin sadece bir kısmını alacağım” deme şansınız olmuyor. Bu nedenle ilk olarak sözleşme imzaladık ve elimize geçen malzemenin tamamını kullanamadık. Fakat bu durum geçen yıl gerçekten tersine döndü ve ne yazık ki, biz tam bir şeyleri tersine çevirmişken, eyaletle ilgili olan sorun başgösterdi. Bu nedenle başlangıçta günlük olarak 75 ton materyal alıyorduk (şu anda günlük 100 tona kadar alıp yapıyoruz). Eğer şu anda olmak istediğimiz seviyede olsaydık, günlük 300 ton materyal alabilecektik. İşe peyzaj şirketimdeki personelle, içinde solucan olan 11 sıra yığını ile haftada birkaç gün çalışmak suretiyle başladık. Bu tesisin gerçekten de günde 300 tonu işleyebilmesi için yaklaşık 23 personele ihtiyacı vardır. İlginçtir ki, yeryüzüne düşen suyun tamamını kullanamıyoruz. Suyun tamamı bedava ancak en büyük masrafımız onu pompalamaktan kaynaklanıyor. Genişleme planımız Bakersfield ‘da yer alan bir adet 485 dönümlük ve 2 adet 50 dönümlük siteleri kapsamaktadır.

CC: LEA ile karşı karşıya kaldığınız sorunların dışında gerek gelen ham maddeyle ilgili olsun gerekse de ürünün pazarlanabilirliğiyle ilgili olsun ne gibi operasyonel zorluklarla karşılaştınız?

BM: İlk başlarda yaşadığımız problemlerin en büyüğü bize gelen ham maddelerle yer alan plastik torbalardı. Öğlen sonrası rüzgârlarıyla beraber, bu poşetler tesisin her yerinde uçuşmaya başlıyordu. MRF tarafından gönderilen ham maddede yer alan herhangi bir tür plastik problem yaratmaktadır. MRF son zamanlarda konveyör bantların üzerine bir vakum sistemi koyarak plastiğin çoğunu yığından ayırmaya başladı. Orange Eyaleti çöp depolama sahasının düşük çöp harcı da başka bir sorun yaratmıştır. Materyalimizi San Bernardino Eyaletinden almayı tercih ediyoruz ama etrafımızdaki hiç bir şehir temiz atık programına sahip değil. Burada muazzam miktarda gübre var. Chino Valley havzası elden çıkarmak istediği yıllık olarak yaklaşık 300.000 ton gübreye sahip. Buradaki sorun, geçerli hiçbir çöp harcının olmamasıdır. Materyelimizdeki atık maddelerle uğraşırken, başlangıçta materyali temizlemek için birçok hava bıçağı kuruyorduk ve bu süreç aslında oldukça iyi işliyordu. Geçen Temmuz ve Ağustos’ta, insanların fıstığı kabuğundan nasıl ayırdığını gözlemlemek için gezintiye çıktık ve bunun nasıl yapıldığını görmek gerçekten büyüleyiciydi. Bunun gibi bir sistemin bizim işimiz için de çok iyi çalışacağını hissettik. Fakat ne yazık ki, eyaletle sorunlar yaşamaya başladık ve eyalet birçok yenilikçi programı askıya aldı. Biz bu arada materyalimizi 0.32 cm’lik ölçülerde eliyoruz. Pazarımız toptan pazar olmaya devam edecek, ancak perakende pazarı da olacaktır.

CC: Yapmaya çabaladığınız şeyler ve San Bernardino Yerel İcra Kurumunun (LEA) sebep olduğu dava kapsamında medyanın PSF’ye olan tutumu nasıl oldu?

BM: Medyada gerçekten de o kadar büyük çapta yer almadık. Birkaç davada yer aldık, fakat hiçbir medya mahkeme kararını veya onun gibi şeylere yer vermedi. Biz gerçek manada medya tarafından takip edilmedik. Ben eyaletle gerçekten bir barış içinde olmak istiyorum ve niyetim gerçekten de ateşe körükle gitmek olmamıştır. Bana göre Kaliforniya’daki atık problemi, endüstri ile alakalı olan insanlarla sınırlıdır. Nüfus, şimdilik, atıkları çöp depolama alanlarına dökme konusunda yeterince donanımlı değil. Bence, ilginçtir ki, daha sonraki neslin çocukları ebeveynlerine göre geri dönüşüm konusunda daha duyarlı olacaktır.

CC: PSF’ye yaptığımız bir ziyarette, buzlu çay üretimi yapan bir tesisten gelen bir kamyon dolusu atık çay posası görmüştüm. MRF’den gelen materyallerin haricinde başka ne tür ham maddeleri işliyorsunuz?

BM: Çay posasını birkaç hafta önce getirttik ve solucanlar onu gerçekten çok sevdiler. Ne yazık ki, yeterince temin edemedik. Posayı yerel mandıralardaki gübrelerle harmanlıyoruz. Solucanlar, başka herhangi bir hayvanda olduğu gibi, gerçeten karışık bir diyete ihtiyaç duymaktadır. Bana göre bilgi eksikliğimizin olduğu nokta, solucanlar için gereken optimum diyetin ne olduğudur. Bu konuda yeterince çalışmanın yapılmış olduğunu düşünmüyorum. Açıkçası solucanlar inek gübresi ve yeşil malzemeleri seviyorlar, ancak bir şekilde yapmamız gereken şey onları harmanlamaktır. Benim şahsi solucan besleme kutumda, Can-O-Worms bin, solucanlara sadece evsel atıklar veriyorum ve solucanlar açısından her şey gayet yolunda. Özellikle de atıkları doğrayıcıdan geçirip verdiğinizde daha da iyi oluyor.

CC: Solucan yataklarında ne tür şeyleri gözlemliyorsunuz? Nem? Tuzluluk? C:N oranı? pH düzeyi? Partikül boyutu? Solucan sayısı? Solucan sıra yataklarınız, hasat veya bölümleme yapmadan hemen önce ne kadarlık yüksekliğe erişiyor?

BM: Her ay yaptığımız şey şudur: herhangi bir gübreden örnekler alıyoruz. Aldığımız bu örneklerle ağır metallere ve benzeri şeylere yönelik test üstüne test yapıyoruz. Salmonella ve koliform kontrollerini yapıyoruz. Kompostun güvenilir olup olmadığına dair testler yapıyoruz. Solucan yataklarında yaptığımız şey ise, materyali göze iyi gözüken güzel bir doku elde edinceye kadar harmanlamak ve daha sonra da bununla solucanları beslemektir. Tuzluluk söz konusu olduğunda ise, esasen bunu kontrol edemiyoruz. Gerçekte solucan yatakları her şeyin yolunda olup olmadığını bize söylüyor. Bir hoparlör fabrikasından aldığım yonga atıkları ile ilgili bir örnek verebilirim. Gelen atık malzemeleri solucan yataklarına koydum, çok ama çok iyi iş çıkardı. Sonra şöyle düşündüm, “Vay be, formaldehitteki tutkaldan dolayı azot seviyesi oldukça yükseliyor, solucanları bu malzemeyle beslemeye devam etmelisin.” Malzemeyi öğlen saatlerinde solucan yataklarına koyduktan 5 dakika sonra, solucanlar yatakların dışına kaçmaya başladılar. Hemen malzemeyi tırmık yardımıyla yataklardan sıyırdım, sulama yaptım ve solucanların yerlerinde kalmasını sağladım. Fakat kahrolası beni oldukça korkuttu. İşte besin ham maddelerimizde takibini yaptığımız şeyler bu türden şeylerdir. Sadece yataklar tamamen solucanla dolunca ikiye bölme işlemini yapıyoruz, bunu belirleyen şey yükselik değildir. Fakat gübreyi hasat ettiğimiz durumlarda yığın yüksekliğinin yaklaşık 1 metreyi bulmasına müsaade ediyoruz. Bu durumda yaşanan sorun ise, yığını sürekli olarak sulamaktan kaynaklanan azot kaybıdır. Materyalimiz fiilen yaklaşık %1/2 azot ile tahlil edilmektedir. Bunun iyi bir şey mi, kötü bir şey mi olduğundan emin değilim. Bence solucan gübresini iyi kılan şey sahip olduğu azot içeriği değildir. Onu değerli kılan şey gerçekte bakteriyel içeriğidir.  NPK ölçümleri, gübreyi değerlendirmenin sadece klasik bir yoludur.

CC: Kaliforniya’da solucan humusu üretimi faaliyetlerine bağlı olarak ne gibi şeyler CIWMB ve LEA’nın dikkatini tetiklemiştir? Tarımsal muafiyeti vermikültür için bir sis perdesi olarak kullanıp katı atıkların işlenmesine yönelik izin şartlarını ihlal etmeye çabalayan tesisler var mı? Kompost üretim endüstrisinde, kompost tesislerinin maruz kaldığı düzenlemelerin aynısıyla vermikültürü karşı karşıya getirmek suretiyle solucan gübresi üretimini durdurmaya çabalayanlar var mıdır? solucan gübresi

BM: Bu konuda kendi tesisimi örnek vereceğim. Bu tesis yerleşkesinde yaklaşık 125.000 ton materyal var. Bu çok büyük bir miktar demektir. Materyalin gelen ve giden materyale ve iş harici her şeye denk gelmesi anlamında, bu tesis için kütle dengesi,  gerçekçi olmak gerekirse yaklaşık 110.000 tondur. Esas mide ekşimesi ise CIWMB ve LEA’nın materyal depolama alanını şart koşmasında neden oluşumuzdur. Malzemenin depolanmasıyla birlikte, alanında ciddi bir kaygı yaratan sıcaklık ve hastalık taşıyıcılar ve diğer her türlü sorunlar ortaya çıkıyor. Tesisimize bakıldığında, herhangi bir zamanda tesiste yaklaşık olarak 6 aylık hammaddeye sahibiz. Asla solucan yataklarına vermeden önce kompostu karıştırmayız. Olduğu gibi ve anaerobik şartlarda bırakırız. Sadece, kompostlaşmanın tüm yabani ot tohumlarını öldürdüğünü bilmek bile benim için yeterlidir. Benim başarmak istediğim tek şey de budur. Ayrıca bakteri sayısının nispeten yüksek olması, ham maddenin yataklarına konması durumunda solucanlar tarafından son derece hızlı bir biçimde tüketilmesini sağlayacaktır. Şu anda olan şey ise, muazzam miktarda atık yığınına rağmen çok az sayıda solucan olan tesislerin olmasıdır ve bana göre esas problem budur. Ayrıca şunu belirtmek isterim ki, sektördeki diğer insanlara beli bir empati de duymuyor değilim, çünkü onlar  ilk olarak bir şekilde işe başlamak zorundalar ve gerisini siz de biliyorsunuz, tavuk mu yumurtadan gelir yoksa yumurta mı tavuktan hesabı. Bence kompost tesislerinin büyük sorunu (ki solucan humusu üretimi de aynı düzenlemelere tabi tutulmak isteniyor) katı atık izinlerini almak için harcadıkları büyük paralardır. Kuzey Kaliforniya’da, Güney Kaliforniya’dakine göre daha fazla olmak suretiyle, kentsel bölgeler kendi yeşil materyellerinin çoğunu çiftçilere götürebilmekte ve onların bu atıkları komposta dönüştürmek için katı atık tesisi izni almaksızın malç olarak kullanmaları sağlanmaktadır. Benim fikrimce vermikültür tesisi, en az sıradan bir kompost tesisi kadar çöp harcı almak zorundadır, aksi halde tesis üzerinden para kazanmanız mümkün olmayacaktır. Bazı şeyler ancak olabildiğince fazla gübre kullanıldığında değişecektir. 1995 yılında gübre satışımız toplam gelirimizin yaklaşık %45’ini teşkil etmektedir.

CC: Yürütmekte olduğunuz yasal mücadeleler çok pahalıya mal olmuş (212.000 $). Bunun büyük bir kısmını yürürlükte olan son kararlar sayesinde telafi etmeyi umuyorsunuz. Şu anda siz Kaliforniya’da solucan humusu üretimini en az engel ile sürdürmenin yolunu açmış bulunuyorsunuz. Peki solucan humusu üretiminin eyaletteki geleceğini nasıl görüyorsunuz? Güney Kaliforniya’nın kıskanılacak iklimine sahip olmayan ülkenin diğer bölgelerinde solucan humusu üretiminin canlılığını nasıl değerlendiriyorsunuz? solucan gübresi

BM: Şu çok iyi anlaşılmalıdır ki, vermikültür geri dönüşümün en önemli faktörü değildir. O sadece küçük bir bölümüdür. Kaliforniya eyaleti ülkedeki her türlü tarımsal ürünün en büyük üreticisidir. Toprağa bir miktar organik madde dönüşünü yapmadığımız sürece bitki yetiştirmeye devam edemeyiz. Ben solucan gübresi kadar kompostun da bu talebi karşılayacağını hissediyorum. Çiftçiler toprağın dirliğinin öneminin farkına daha fazla vardıkça, bence organik ürünlere olan talep daha da büyük olacaktır. Bu da, zorunlu sapma [% 50]  ile birleştiğinde, Kaliforniya’da vermikültür için ekonomik ölçekte büyük bir fırsatın var olduğu anlamına gelmektedir. Ben kurak veya güney eyaletlerde vermikültürün kesinlikle yürütülebileceğine inanıyorum. Elbette ki, kuzey eyaletlerdeki sorun kapalı bir sisteme sahip olmak zorunda olmanız ve kışın sürecin kesintiye uğramasıdır.

CC: Vermikültüre akonomik vizyondan bakanların sıklıkla sorduğu soru muhtemelen şudur: Bu işin pazarı var mıdır? Fiilen solucan satmadığınız için, temel son ürününüzü solucan gübresinin kendisi oluşturuyor. Pazarın bugünkü durumu nedir ve nereye gitmektedir?

BM: Buradaki mandıralara yem taşımak için merkez Kaliforniya’dan gelen kamyonlar  bizim için birer şanstır. Aynı kamyonlar geldikleri yerlere geri dönerken tarımsal alanlara solucan gübresi taşıyabilmektedir. Ürünümüzün çok büyük bir kısmını muazzam sonuçlar elde eden organik çiftçilere satıyoruz. Ben solucan gübresi pazarının gelecekte çok daha güçlü olacağına inanıyorum.

CC: Vermikültür endüstrisi bu zamanda devam eden başarısını sürekli kılabilmek için en çok neye ihtiyaç duymaktadır?

BM: Bence vermikültür için En İyi Yönetim Uygulamaları Kılavuzu CIWMB ile birlikte üretilmek zorundadır. Daha güçlü bir endüstriyel ses için günümüzde güçlü bir endüstri ilişkisine sahip değiliz, çünkü yeterli sayıda solucan humusu üretim tesisi bulunmamaktadır. Belki CRRA [Kaliforniya Kaynaklarını Kurtarma Derneği] altında bir alt-organizasyonda bulunabiliriz. Biz (PSF) CCQC’nin [Kaliforniya Kompost Kalite Konseyi] bir parçasıyız. Dışarıdaki birkaç kişiye solucan satışından ve sektöre yıkım getiren abartılmış alacaklardan bahsettiğinizde, ne yazık ki onların herhangi bir endüstriye dahil olduğunu göreceksiniz. solucan gübresi

Çeviri ve düzenleme: Savaş Gönen

Kaynak: http://vermico.com/In%20Their%20Own%20Words%20eBook.pdf

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz