Solucan Gübresi Bilgi Portalı 06 Aralk 2016

Allison Jack ile Röportaj

Allison Jack ile Röportaj

1

Allison iş başında ellerini kirletiyor.

Bize biraz geçmişinden bahsedebilir misin? Komposta ve genel olarak kompost üretimine nasıl ilgi duydun?

0

Allison Jack

Ben San Francisco Bay Area banliyölerinde büyüdüm ve ailemin evi dönümün altıda biri kadar bir alan üzerinde olmasına rağmen annem şaşırtıcı bir bahçıvandı. Meyve ağaçlarımız vardı (portakal, Mayer limon, misket limonu, mandalina, erik, elma ve kayısı), çilekler, sebzeler, güzel çiçekler ve elbette bir kompost kabımız da vardı. Bu nedenle ben kompost yapan bir aileyle birlikte mutfakta “çukur bir tencerede” büyüdüm. Hatta evcil tavşanım dahi Komposta kendi dışkısıyla katkıda bulundu.

Atık yönetimi deneyimim ben 16 yaşındayken Amigos de las Americas programı aracılığıyla kırsal Paraguay’da toplum sağlığı gönüllü çalışanı iken başladı. Ben ve ailem Espinillo’da 40 tuvalet yapımına yardımcı olduk ve oral fekal hastalık döngüsü konusunda çocukları eğittik. O sıralar Paraguay kırsal gelişim üzerinden olumsuz etkileri bulunan uzun bir diktatörlük rejiminden yeni çıkıyordu. 1996’da ben oradayken, genç çocukların ikinci önemli ölüm nedeni ise yanlış yönetilen, insan ve hayvan atıkları nedeniyle ishaldi. İnsan ve hayvan atıkları yönetiminin kırsal toplulukların genel sağlıkları üzerindeki etkilerinin önemini birinci elden gördüm.

Lise son sınıftayken çevre kulübünün eş başkanıydım ve bir yerleşke geri dönüşüm sistemini yönetimin hiçbir desteği olmaksızın yürütmenin sıkıntı ve güçlüklerine yakından tanık oldum. Yerleşik davranışları değiştirmenin ne kadar zor olduğuna dair çok şey öğrendim. Kolejden sonra Portland’daki çevresel bilim magnet okulunda (ÇN: geniş bir kentsel bölgeden öğrenci çekerek yenilikçi ve uzmanlaşmaya dayalı eğitim veren parasız okul) AmeriCorps gönüllüsü(ÇN: halk eğitimi ile çevre temizliği arasında değişen işleri gönüllü olarak yapan bir grup) olarak iki yıl çalıştım. Hizmet öğrenme koordinatörü olarak öğrencilere, içerisinde solucan gübresi kabının da yer aldığı, kompost yapma ve geri dönüşüm sistemlerini yönetme konusunda yardımcı oldum. Oregon State Cooperative Extension (Oregon Eyalet Kooperatifi) vasıtasıyla bir Master Recycler (Usta Gerdönüşümcü) oldum ve kompostlama ünitesi sayesinde büyülendim. Okulun bilim öğretmenine, vermikompost sistemimizdeki besin ağı ayrıştırıcısı esaslı birçok laboratuar tasarlaması ve öğretmesi konusunda yardımcı oldum.

6

Havalandırılmamış vermikompost özündeki elektriksel iletkenlik ölçümlerini alırken Hillary ve ben sera laboratuvarda oyalanıyoruz. 

Bu nedenle, 2001’de yapılan Ekoteknoloji’de Solucanlar (Earthworms in Ecotechnology) konferansının duyurusunu gördüğümde hemen kaydoldum. VermiCo’dan Peter Bogdanov tarafından düzenlenen bu konferansta Clive Edwards ve Mary Appelhoff ile tanıştım ve solucan gübresi üretimi tekniği üzerine çok şey öğrendim. O sıralar Reed Kolejinde biyoloji dersimden BA notu almıştım ve bir bilim adamı olarak kariyerimi hangi yönde sürdürmek istediğimden emin değildim. Bu konferans kararımı perçinlemem konusunda oldukça etkili oldu. Bir yıl içinde, toprak mikroplarını araştırmada kullanılan moleküler teknikler üzerine bir çalışma için Cornell Üniversitesi toprak bilimi bölümünü ziyaret ediyordum ve 2002 güzünde toprak bilimi üzerine yüksek lisansımı yapmaya başladım.

Şu anda Cornell Üniversitesindeki doktora konun ne üzerine?

2005 yılında master programımı tamamladıktan sonra, Cornell’deli Bitki Patolojisi ve Bitki-Mikrop Biyoloji Bölümüne gittim. Tezimin amacı, kompostta bulunan mikroorganizmaların bitki hastalıklarını nasıl engellediği üzerineydi. Bu alanda faaliyet gösterenlerin başında gelen Dr. Eric Nelson ile çalışıyor olmaktan dolayı şanslı olduğumu düşünüyorum; kendisi birkaç on yıl boyunca hastalık baskılayıcı kompost ve biyolojik mücadele (biyokontrol) mikroorganizmaları üzerine çalışan birisidir. Ben Kompost aracılı hastalık baskılayıcı mikrobiyal mekanizmaları açığa çıkarmak amacıyla bir model sistemi üzerinde odaklanıyorum. Mevcut haliyle, ticari yetiştiriciler için bitki hastalıklarını kompost ile baskılamak güven duyulacak kadar istikrarlı değil. Bilim adamları bir kez bu baskılamanın nasıl işlediğini anlarlarsa, bizler de ancak o zaman istikrarlı baskılayıcı kompost üretmekte daha iyi bir noktada olacağız.

Üzerinde çalışmakta olduğum model sistem çimlenen salatalık tohumları, vermikomposttan gelen tohum kolonize mikropları ve sönümlenen (ölen) patojenlerin yüzen zoosporları, Pythium aphanidermatum, arasındaki karmaşık etkileşim ile alakalı. Solucan gübresinde yer alan mikropların zoosporların konukçusunu bulmasını ve/veya ona hastalık bulaştırmasını nasıl engellediğini bulmayı istiyorum.

3

Vermikompost özünde bulanan bakteriler bir petri kabı (deney kabı) üzerinde büyüyorlar.

Çalışmandan bazı ilginç/önemli bulguları bizlerle paylaşabilir misin?

İlk olarak, benim model sistemimde solucan gübresi haline dönüştürülmüş olan mandıra gübresi sürekli olarak Pythium zoosporlarını baskılayarak etkisini azaltıyor. Toprakta büyümekte olan tohuma ne zaman yüzen zoosporları aşılasam yüksek oranda bir hastalık belirtisi görüyorum ve çoğu zaman fidan ölüyor. Fakat aynı toprağı %40 oranında vermikompost içerikli toprakla değiştirdiğimde fidenin yaşama oranı belirgin bir biçimde artıyor. Biz bu hastalık baskılama sürecinin doğada biyolojik olarak var olduğunu göstermiş olduk, bu da demektir ki bu durum mikroplara dayanmaktadır ve solucan gübresinin kimyasal yapısıyla alakalı değildir. Solucan gübresini ısıtarak arınık olarak (sterilize)kullandığımız biyodeneylerimizde herhangi bir hastalık koruma durumu olmuyor.

7

2012 kışı başlarında Prescott College’da Eleanore ile birlikte

Ben deneysel sistemimdeki Pythium zoosporların nasıl oluyor da o kadar hızlı bir şekilde bitki çimlenmekte olan bitkiye erişebildiklerini öğrenmek istiyorum. Çeşitli zaman aralıklarında tohumları çıkararak incelediğimde, 24 saat içinde zoosporların toprağa ekilen birçok tohumun yüzeyine ulaştığını belgeledim. Bu zaman dilimi oldukça önemli, çünkü hastalığı önleyen etkileşim her neyse bu kısa zamaniçerisinde olmak zorunda. Çünkü zoosporlar kendi kendine hareket edebiliyorlar ve kimyasal belirtileri izleyerek çimlenmekte olan tohumlara doğru “yüzebilmektedirler”; biz onları bu kimyasal belirtilerin engellenip engellenmediğini görmek için deneylerimizde kullanabiliriz. Elimizde solucan gübresinde yer alan mikropların çimlenmekte olan bir tohumun ortaya çıkardığı kimyasal belirtileri yöneterek zoosporların tohumu bulmasını engellediğine dair ilk kanıtlar var. Böylece buradan şunu anlıyoruz ki, zoosporlar solucan gübresindeki mikroplar tarafından öldürülmüyorlar, hedef ile patojen arasındaki iletişim koptuğu için patojenler amaçsızca geziniyorlar ve böylece kaybetmiş oluyorlar. Şu sıralar bu etkileşimi daha detaylı olarak belgelendirmek için çalışıyorum.

Okuyucularının dikkatini çekebilecek olan, yüksek lisansımdaki diğer bazı bulgular ise Dr.’s Anu Rangarajan, Janice Thies, Thanwalee Sooksa-Nguan ve Steven Culman (2004-2005) ile birlikte yürüttüğüm, organik domates üretimi için saksı ortamı ıslahının değerlendirilmesi ile ilgili bir projeyle alakalıdır. Saksı ortamına 20% oranında solucan gübresi koyduğumuz fidenin diğer kompost katkılı saksıdaki bitkiye göre daha geniş olduğunu bulguladık. Bu benim için oldukça ilginçti, çünkü bu deneyde aynı başlangıç malzemesinden ürettiğimiz termofilik kompost kullanmıştık ve solucan gübresi bu üretim sisteminde daha iyi bir sonuç vermişti. Solucan gübresi katkılı olan topraktaki fideler çok daha hızlı büyüdükleri için, eğer hemen araziye aktarılmasalardı, derhal besini tüketeceklerdi. Unutmayın, bu sertifikalı bir organik sistemdi ve bu nedenle herhangi bir sentetik sıvı gübre kullanılmadı ve tüm besin sadece saksı toprağının kendisinden sağlanmak zorundaydı. Bu nedenle Rangarajan veBetsy Leonard kompost, kemik unu katkılı solucan gübresi ve diğer ek maddelerin karışımını değerlendirdikleri bir devam çalışması yürüttüler. Kemik unu katkılı solucan gübresi en kaliteli nakli (transplantasyonu) mümkün kıldı. Bu sezon, çiftlik saha denemeleri üzerine büyük bir vermikompost projesinin bir parçası olarak bu bulguya takip ediyoruz. Solucan gübresi katkılı saksılardaki çimlenme başarısının türe bağlı olarak değiştiğini keşfettik. Örneğin, domates için 20% oranında solucan gübresi katkısı büyük sonuç verirken, lahana ve hezaren (bitotu) için ölçeği 10% veya daha aşağıda tutmak zorunda kaldık. Tüm bu bilgilerin, kendi saksı ortamı tariflerini kullanan organik ve geleneksel yetiştiriciler için faydalı olacağını umuyoruz.

8

 Bitki büyütme kabininde biyoanalizler üzerine çalışırken.

2004-2005 domates çalışmasında elde ettiğimiz bir diğer ilginç bulgu da şudur, saksı ortamı katkı maddesinin seçimi domates bitkisinin köklerinde yaşayan bakteriyel topluluğu etkilemektedir. Farklı katkı maddelerinin, bu maddelerle doğrudan temas halinde bulunan viyollerdeki nakil fidelerinin kök bölgesi bakterilerini viyol içindeyken direk etkilemesini bekliyorduk ancak fidelerin araziye nakillerinden sonra kök bölgesi bakterilerini şaşırarak izledik ki, önemli etki farklılıkları bir ay sonra ortaya çıkmaya başladı. Bu şu anlama gelmektedir; viyollerin dışına ve toprağa doğru büyüyen köklerdeki bakteriyel topluluk viyol içinde bulunan bir yemek kaşığı veya o orandaki katkı maddesinden etkilenmeye devam ediyordu. Bu örnek deneyde domates kök bakterilerinin, bitkinin termofilik olarak kompostlaşmış mandıra gübresinde veya solucan gübresinde yetiştirilmelerine bağlı olarak değişkenlik gösterdiğini tespit etmiş olduk. Ben bunu ilginç buldum, fakat kompostlama sürecinin bu maddelerin içinde yer alan mikrobiyal topluluklar üzerindeki etkisine dair kesin bir sonuca varmak için daha çok bilgi elde etmemiz gerekmektedir. Bir bütün olarak şunu bulguladık ki, yetiştiriciler domates bitkisinin yaşamı için kök bölgesi bakterilerini, bir saksı katkı maddesini diğerine tercih ederek etkileyebilirler. Bu bakteriyel toplulukların değişmesinin bitkinin büyüme, verim ve sağlığına olan etkisini nasıl sağladığına dair daha çok bilgiye ulaştığımız zaman, en yüksek üretim kapasitesine erişmek için kültür bitkilerinin rizosfer veya kök bölgesini gerçekten yönetebilme etkinliğine de erişmiş olacağız.

4

Yeni nesil vermikompost araştırmacılarının eğitimi.

Hem termofilik kompost ve hem de vermikompost üzerine çalışmaktasın. Hastalık baskılama bakımına bu iki son ürün arasında tutarlı bir farklılık var mıdır?

Bu tür sonuçlara varmak için gerçekten henüz çok erken. Farklı kompost türlerini karşılaştırabilmek için çok az çalışma var. Birçok bilimsel yayın bu karşılaştırmayı yapabileceğini söylerler ama onlar gıda atıkları vermikompostu ile koyun gübresi termofilik kompostu kullanıyorlar. Yani bu da elma ile portakalı karşılaştırmak gibi bir şey oluyor. Bu büyük bir sorudur ve umarım ben bu alanda bazı yararlı veriler sağlayabileceğim, fakat bunun üzerine çalışan bütünsel bir kompost bilim adamı ekibine ihtiyacımız var.

Hastalık baskılamada başlangıç malzemesinin oynadığı önemli rol nedir? Mesela hayvan gübresinden elde edilen kompost, gıda atıklarından elde edilen komposta göre farklı hastalıklarla mücadele yeteneği mi sergiliyor?

Ben tek bir hammadde üzerine çalışıyorum, fakat literatürde bazı güzel karşılaştırmaların yapıldığını görmekteyim. Polonyalı bilim adamı Magdalena Szczech ve arkadaşları inek, koyun ve at gübresinden elde edilen solucan gübresinin, Phytophthora infestans’ın domateste neden olduğu hastalığı baskıladığını ama biyosolidlerden (arıtma tesisi atıkları) elde edilen vermikompostun bunun başaramadığını bulmuşlar. Çeşitli hammaddelerden elde edilen termofilik kompostun hastalık baskılama özeliği üzerine büyük bir bilimsel çalışmalar yığını var. Buna rağmen, deney metotları farklı olduğu için bu çalışmaları karşılaştırmak zor.

 Anladığım kadarıyla RT Solutions (Worm Power)ile işbirliği içindesin. Bize biraz da bundan bahsedebilir misin?

5

Worm Power şirketi sahibi Tom Herlihy ile birlikte.

Mastır programıma başladığım zaman, Dilmun Hill öğrenci çiftliğinde ahırda kendi solucan gübremi üretiyordum ve böylece Kuzey Amerika’nın en büyük solucan gübresi üreticilerinden birisi ile işbirliği yapabilme şansına sahip olmak oldukça heyecan vericiydi. Şu anda, “hey eğer birisi bu muhteşem ürünü büyük ölçekli olarak üretirse sebze yetiştiricileri ona erişebilirler ve böylece bizler de gübrenin farklı sistemlerde nasıl sonuçlar sergilediği hakkında daha çok bilgi elde edebileceğiz” demek zorunda değilim. Çünkü şu anda tam da bu durumdayım. RTS ile işbirliği yapıyor olmam oldukça keyifli, çünkü Tom ve ekibi titiz bilimsel araştırmalara değer veriyorlar. Birbirimizden çok şey öğreniyoruz; zemin pulluğu ile yüzey-altı sıvı gübre enjeksiyonu ve mandıralar için karbon sürüm (emisyon) üst sınırı ve ticaretinin teşviki hakkında güvenle konuşabilirim ve sanırım Tom da sizi Pythium aphanidermatum zoospores hakkındaki bilgisiyle etkileyebilir.

Bizlerle paylaşmak istediğin başka bir şey var mı?

New York Farm Viability Institute tarafından desteklenen vermikompost çalışmasının bir parçası olarak 2009 yazında, farklı bitki yetiştirme sistemlerinde solucan gübresi kullanımına dair daha çok şey öğrenmek isteyen yetiştiricilere, bizim ve diğerlerinin çalışma sonuçlarına yönelik bir atölye çalışmasına ev sahipliği yapıyor olacağız. Detaylı bilgi daha sonra duyurulacak!

Ayrıca Tompkins County’de yaşamaktan son derece gurur duyduğumu söylemeliyim, çünkü Tompkins County Cornell Kooperatifi Dâhili Kompost Eğitim Programı sayesinde ülkedeki en yüksek ev tipi vermikompost üretim oranına sahip bir yerdir. Ben Master Composter eğitimini 2003 yılında aldım ve o günden beri programına farklı taraflarıyla katılmaktayım. Program toplumumuzda büyük bir etkiye sahip olan arkadaşın Adam Michaelides tarafından yürütülmekte. Solucan gübresini hobi olarak üreten herkesi, eğer mevcutta zaten yoksa, kendi ilçe gelişme ofisleriyle konuşarak bir master programını başlatmaları yönünde cesaretlendiriyorum. Solucan gübresi üretenlerin bilgilerini toplumdaki kompost üretmeye ilgi duyan fakat nasıl başlayacağını bilmeyen diğerlerine aktarmaları çok iyi bir şeydir.

9

Soldan Sağa: Eric Carr – MS Bitki Patolojisi; Tom Herlihy – Worm Power; Susi Varvayanis – İş Geliştirme Sorumlusu, Cornell Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü; Eric Nelson – Bitki Patolojisi Profesörü; Allison Jack Bitki Patolojisi Doktora öğrencisi

Not: Röportaj 27 Kasım 2008’de Bentley Christie tarafından yapılmıştır. Röportaja ek fotoğraflar tarafımdan eklenmiştir (Savaş).

Kaynak: http://www.redwormcomposting.com/images/allison-jack.jpg

Çeviri: Savaş Gönen

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz