Solucan Gübresi Bilgi Portalı 18 Eyll 2014

SİYAHALTIN SOLUCAN HUMUSU RÖPORTAJI – IV

SİYAHALTIN SOLUCAN HUMUSU RÖPORTAJI – IV

Röportajın başına dönmek için tıklayınız…

S. GÖNEN        :     Sizin mantar üretiminde solucan gübresi kullanımına dair bir tecrübeniz ve deneyiminiz var mıdır?  

M. H. CAN       :     Ben mantar üretiminde şu şekilde denedim, eğer mantarın örtü toprağına solucan gübresi karıştırırsak çok pahalıya gelir. Çünkü üretici zaten mantar kompostunu hazır alıyor, bu yüksek bir maliyettir. Ayrıca örtü toprağı da kendi başına bir yüksek maliyettir, hatta örtü toprağı komposttan daha pahalıdır. Kalkıp birde tonu 2000 veya 1500 liradan solucan gübresi almaya kalkarsa o işin içersinden çıkamaz. Benim şöyle bir çalışmam oldu: Şimdi bizdeki torf kaynaklarını tükettiler. İşte Yeniçağ olsun Gavurdağı olsun… Kaynaklar tükendi. Oysa Bulgaristan’da torf çıkarmak yasaktır. Bu nedenle Bulgaristan’da mantar üretiminde örtü toprağı kullanmıyorduk. Bulgaristan’da Bogdan Bogdanov adlı bir adam vardı, şimdi yaşıyor mu bilmiyorum, biz oldukça samimiydik ve bana patentini vermeyi teklif etmişti. Kendisi artık geçimini temin edemez duruma gelmişti, “sen bir devlet dairesine gittiğin zaman işlerini hemen bitirip çıkıyorsun, atılgansın ama bizim bir Bulgar gittiği zaman iki saatte işini bitiremiyor, benim işimi ancak sen halledebilirsin” demişti. Bogdan Bogdanov 70’li yılların sonuna doğru yüksek ısıda yanan linyit kömürünün tozundan bitki üretebilir miyiz, diye bir çalışma yapıyor. Bitkiyi üretiyor fakat bitkiler meyve vermiyor. Ancak Bogdanov işin peşini bırakmıyor. Bu kömür tozunu mantarda deneyelim diyor, çünkü komünizm döneminde Bulgaristan bütün doğru bloğunun mantar ihtiyacını karşılayacak durumda. Bu da tabi çok büyük bir örtü toprağı demektir. Aslında hemen yanmış kömür tozu demeyelim de, onun bir işleme süreci var, işte kristalize olmuş kömür tozu diyebiliriz, bunu kültür mantarında kullanıyor ve tertemiz, çok kaliteli bir sonuç alıyor. Toprağın yapışkanlık özelliği olmadığı için mantarlar pırıl pırıl çıkıyor. Bunun üzerine patentini alıyor. Bunun üzerine o dönem ağalar, paşalar gibi yaşıyor fakat komünizm yıkıldıktan sonra bizim Bogdan Bogdanov’un patenti de bir işe yaramıyor. İşte o dönem bana patentini vermeyi teklif etti. Şimdi biz Bulgaristan’da kömür tozunu kullandığımız için benim burada solucan gübresini kullanmak hiç aklıma gelmedi. Ancak biz bunu Aytaç’ta solucan gübresini sıvı gübre olarak, çay yapıp kullanmak konusunda bir deneme şansım oldu. İnanın verimde ve kalitede inanılmaz bir artış oldu.

S. GÖNEN        :     Vermikompost çayı olarak mı kullandınız?

M. H. CAN       :     Evet, sulamaya suyuna vermikompost çayını katarak kullandım. Şimdi mantarcıların şöyle bir problemi var, ilk bir ki hasattan sonra kompostta sineklenme oluşmaya başlıyor. Şimdi vermikompost çayı kullanımı hem verim ve kalite artışı sağladı, hem de sinek kovucu etki gösterdi. Vermikompost çayının değdiği yerde sinek oluşmuyor. Mantar sulama suyunu emerek büyüyor, siz çayı sulama suyuna kattığınız zaman hem mantara ekstra besin de vermiş oluyorsunuz, hem mantarlar daha tok oluyor ve hem de kalite artıyor.

S. GÖNEN        :     Tabi raf ömrü de uzamış oluyor.

M. H. CAN       :     Evet, raf ömrü de uzuyor. Örneğin bir kasa normalde 10 kg mantar alıyorsa bu yöntemle 13 kg’a kadar çıkabiliyor. Yani ağırlık açısından 30% artış sağlanabiliyor. Duvara vurduğunuz zaman parça parça olur. Bazı mantarla da duvara vurduğunuz zaman top gibi yere düşer. (Bulgaristan’da sebze borsasında benim ürettiğim mantar farkından dolayı GABİTURKO diye adlandırılırdı)

S. GÖNEN        :     Duvara vurduğunuza zaman parçalanan mı daha iyi olduğunu gösteriyor?

M. H. CAN       :     Evet, parçalanan daha iyidir.

S. GÖNEN        :     Solucan gübresi üretimiyle gerek ticari boyutta, gerekse de hobi amaçlı olarak ilgilenen veya ilgilenmeyi düşünenler için neler söyleyebilirsiniz?

M. H. CAN       :     Benimle irtibata geren herkese, benimle iş yapsın yapmasın, bildiğim her şeyi aktarırım. Çünkü ben bu ülkenin şu kimyasallardan kurulmasını istiyorum. Kim bilir belki yarına çıkar mıyız çıkmaz mıyız? Bu nedenle birileri bilgilensin istiyorum. Benimle irtibata geçen herkese ben bildiğim tüm bilgileri aktarırım. Ancak insanlarda da merak ve ilgi olmalı. Mesela garip bir şekilde Trakya köylüsü hiç gelip bu konuda soru sormaz. Üretim için öyle pahalı sistemlere de gerek yoktur. Mesela bizim yöntemimiz olan kuyu veya havuz sistemi gibi bir başlangıç dahi yeterlidir. Bunun yanı sıra gübrenin nemine dikkat edilmesi çok önemlidir(%65-75). Nem ne kadar yüksek olursa gübre o kadar kaliteli olacaktır. Bu konuda Türkiye’de yapılan bir yanlışa da değinmek istiyorum. Gübre tonla satılıyor. Gübre tonla satılmaz, dünyanın her yerinde olduğu gibi litreyle satılır. O zaman istediğin kadar nemini arttır.

S. GÖNEN        :     Yurtdışında solucan gübresi üreticilerinin üniversitelerle ortak çalışmalar yaptıklarını görüyoruz. Üniversite akademisyenleri solucan gübresi firmasının gübre e finansman desteğiyle araştırmalarını yürütüyorlar. Siz de Türkiye’de üniversite ile üretici arası bu tür bir koordinasyonun kurulabilmesi için böyle bir yapılanma düşünüyor musunuz? Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Kanola bitkisinde kullanılan solucan gübresi: Mehmet bey Türkiye’de en erken hasat edilen kanola bitkisi olduğunu söylüyor.

M. H. CAN       :     Çok iyi bir şey olur ama nasıl yapacağız? Şu anda Edirne’de sadece biyoloji bölümü var. Ziraat bölümü yok. Ben biyoloji bölümüne gittim, ama o ona, o da diğerine gönderip durdular beni. Sonunda dediler ki, “biz bir adam gönderdik Amerika’ya, 7 senedir orada. O bu işlerle ilgileniyor” ve topu ona attılar”. Geçen gün de Tekirdağ ziraat fakültesinden birileri geldi, görüştük ve biz sizi arayacağız, mutlaka ortak bir çalışma yapalım. Biz sizi arayacağız, dediler. Ben de size gübre desteği veririm, dedim. Halen arayacaklar. Ancak şu olabilir, belki Tarım Bakanlığından bir amca, dayı bulursak bu araştırma enstitüleriyle bir ortak çalışma yapabiliriz, bunun da faydası olur.

S. GÖNEN        :     Bu pek de kolay görünmüyor ama. Ben Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü’nü bir ziyaretimde, uzman olduğunu belirten bir kişinin verdiği cevap karşılığında şaşırmıştım. Bu uzman kişi, herhangi bir organik atığın inek, at, eşek, insan veya solucanın bağırsağından geçmesiyle artı bir değer kazanamayacağını belirtmişti. Bunu neye dayanarak söylediğini, üniversitelerin yaptıkları araştırmaları nasıl açıklayacağını sorduğumda ise, “parayı bastıran araştırma yaptırır” cevabını vermişti. İşte bu kadar basit… Sanki biraz da uzman denilen kişilerin ehliyetlerini de sorgulamak lazım. Sizce bu tür özel araştırma birlikleri kurulabilir mi? Örneğin en azından solucan gübresi üzerine?

M. H. CAN       :     Şimdi biz Türkiye’de yeniyiz. Aslında solucan gübresi üreticileri adı altında bir birlik kurulursa iyi olur. Diyelim ki bir tanıtım yapılacak, herkes elini taşın altına koyar ve tanıtım yapılır. Fakat şu anda mantar üreticileri bile yirmi yılda zor organize oldular zannediyoruz ama hala olamadılar.. Türkiye’de bu tür şeyler de biraz zor oluyor ama inşallah olur. Mesela şöyle bir şey yağılabilir, Avrupa Birliği’ne bağlı sertifikasyon kuruluşlarına müracaat edilir ve ortaya bir standardizasyon çıkartılır. Yoksa herkes kafasına göre iş yapıp, bir gübre üretip işte bu solucan gübresidir diye ve kafasına göre fahiş bir fiyatla piyasaya sürerse, bu iş baştan yürümez. Daha çok solucan ve daha çok gübre mantığı değil de, daha kaliteli gübre mantığı olursa daha iyi olur. Bir de Bulgaristan’daki üniversitelere gittiğiniz zaman adamlar gübre analizi yaptıklarında içinde kimyasal veya kimyasal olmayan tüm maddelerin analizi yapıyorlar. Bir ambalaj ürününün arkası baştan aşağıya analiz sonucu oluyor. Oysa bizde 4-5 madde olarak analiz sonucu çıkıyor. Bizimkiler işini iş olarak değil ticaret olarak yapıyorlar.

S. GÖNEN        :     Sizce solucan gübresinin diğer gübrelerden farkı nedir? Solucan gübresi toprağa veya bitkiye ne katıyor?

M. H. CAN       :     Araştırmaya başladığım zaman bana ilk söylenen şey, solucanların ağır metalleri sindirim sistemlerinde absorbe ettikleri oldu. Bir bitkinin kökleri 4 angström büyüklüğünde , fakat solucan ağır metalleri sindirim sisteminden geçirirken en az 12 angström büyüklüğüne erişecek şekilde absorbe ediyorlar.

S. GÖNEN        :     Böylece de bitkilerin kök sistemlerinde emilimi mümkün olmuyor.

M. H. CAN       :     Ağır metali yok etmiyor fakat absorbe ediyor. Bugün niçin o nükleer kazaların oldukları bölgeleri solucan gübresi ile temizleme çalışmaları gündem de? İşte bu nedenle… Ben bunu iddia etmiyorum ama araştırdığımda ulaştığım ve belgelenmiş bir bilgidir bu, Bulgarca metinleri var.

S. GÖNEN        :     Peki GDO ile ilgili bir bilgi var mı?

M. H. CAN       :     GDO’lu ürünlerle ilgili ise şöyle bir bilgi mevcut; hayvan GDO’lu bir yemle beslenip de dışkısını yaptığında, bu dışkı doğal olarak GDO içerecektir. Bu dışkı gübre olarak kullanıldığında GDO aynen bitkiye de geçiyor. Solucan özelliği ise, bu GDO’lu ürünleri sindirim sisteminden geçirirken zararlı olan her şeyi yok ediyor. Genetik yapıyı parçalıyor yani. Ben bu konularda yapılan araştırmaları hep söz olarak dinledim, yazılı olarak okuyacak kadar Bulgarcam yok. Ancak bu iddialar mutlaka dikkate alınmalıdır.

S. GÖNEN        :     Geleceğe yönelik planlarınız nelerdir?

M. H. CAN       :     Geleceğe yönelik planımız şudur: Şu anda bizim solucan problemimiz yoktur. İstediğimiz zaman istediğimiz kadar solucanı temin edebiliyoruz. Biz bir an önce ülkede solucan üreticileri oluşsun diye çalışıyoruz. Mesela geçen Rize’den geldiler, Çaykur’un bir organik çay projesi var, araştırıyorlar. Önemli olan bu ürünü almak isteyenin işini zorlaştırmamaktır. Ürünü onlara daha cazip rakamlarla vermektir. Bu iş ne kadar kolaylaşır ve yaygınlaşırsa pazarı da o kadar çabuk büyür. Yeter ki kaliteden vazgeçilmesin. Solucan gübresi üreticisinin artması gerekir. Biz mümkün olduğunca bir birlik olarak örgütlenip yayılmalıyız. Mesela diğer solucan gübresi üreticisinin Kardeş Çiftlikler projesi çok güzel bir şey. Saçko Kolev’in, Bulgaristan’daki üretici firma Razum OOD’nin sahibi, tesis kurmadığı köy kalmadı. Adamın parası yoksa solucan veriyor, üret ve gübresini bana getir, solucanlar da senin olsun, diyor.

S. GÖNEN        :     Solucan gübresi üreticileri hızla artmakta. Gerek kullanılan teknikler gerekse de kullanılan hammadde içeriği olarak farklı üreticiler farklı ürünler elde edebilmekte. Bir üreticinin hatalı üretimi tüketicinin gözünde ürünün kalitesini düşürebilmektedir. Bunun önlenebilmesi için neler yapılabilir sizce?

M. H. CAN       :     Bir kere bu işte bir standardizasyon belirlenmelidir. Ayrıca mutlaka bir sertifikasyon kuruluşuna bağlı olarak yapılması gerekir. Zaten bir sertifikasyon kuruluşuna bağlı olmadan da yapamazsınız. Çünkü organik bir ürün üretiyorsunuz. Sadece üreticilerde değil, tüketicilerde de bu bilinci oluşturmak lazım. Burada benim tavsiyem kuru değil yaş gübrenin kullanılmasıdır. Bir de şundan kaçınmak lazım, bu gübrenin üretimi esnasında en temel girdi olarak hayvan gübresinin kullanılması şarttır, hayvan gübresinin olmaması ürün kalitesini etkiler.

S. GÖNEN        :     Zaman ayırdığınız ve sorularımı cevaplandırdığınız için teşekkür ederim Mehmet bey.

M. H. CAN       :     Ben teşekkür ederim.

Not:  Röportaj 06.05.2012 tarihinde Edirne’de yapılmıştır. Fotoğraflar ve metin kısmen veya tamamen izin alınmadan başka herhangi bir yerde yayınlanamaz. Önceden izin almak ve kaynak göstermek koşuluyla röportajın farklı kaynaklarda yayınlanmasına izin verilecektir. Her hakkı saklıdır.

Gelen Aramalar: solucan gübresi nasıl yapılır,solucan üretimi nasıl yapılır,solucan gubresi ureticileri,solucan üreticileri,solucan humusu fiyatları,solucan kovucu

Etiketler:

Yorumlar

  1. Ali Yemenici diyor ki:

    Merhaba,
    Böyle bir konuyu Halka duyurmak için gösterdiğiniz bu çabalarınızı kutluyorum. Benimde ilgimi çeken bir konu sayenizde ufkum açıldı tekrar teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim. Saygılarımla.

  2. SAVAS GONEN diyor ki:

    Ali bey,

    Konu Türkiye’de oldukça yeni. Tanıtmak bize nasip oldu, ancak yine de en büyük zevk üretmektedir. Onca atığın mis gibi humusa dönüştüğü görünce aklıma her defasında şöyle bir şey geliyor: yıllar önce okulda, kayaların çeşitli doğa olaylarının sonucu olarak parçalanmasından toprak oluşur denmekteydi. Oysa şimdi anlıyorum ki bu işi solucanlar yapıyormuş.

    1. gülhan diyor ki:

      savaş bey bahçem var solucan beslemek istiyorum.ilk iş olarak ne yapmalıyım

      1. Savaş Gönen diyor ki:

        Sayın Gülhan,

        öncelikle bahçenizde bu iş için ne kadarlık alan ayırabilirsiniz?, Bu alanda nasıl bir sistem kullanmayı planlıyorsunuz?, Yaz ve kış aylarında sistemin işleyişini nasıl saplayabilirsiniz?, Gerektiğinde sistemi kapalı bir ortama taşıyabilir misiniz? Düzenli olarak atık bulabilecek misiniz?

        İlk olarak bu soruların cevaplarını kendi kendinize vermeniz gerekir. Daha sonra kurmayı düşündüğünüz sistemin büyüklüğüne göre ne kadar solucan alacağınız belirlemeniz gerek. Karar verdikten sonra, solucanlar için önceden yataklama malzemesi hazırlayıp her şeyi düzenledikten sonra solucanları sipariş vermelisiniz. Sonrası yavaş yavaş ilerleyecektir. Bir yandan öğrenip diğer yandan keşfetme keyfini yaşayacaksınız.

        Saygılarımla.

        1. gülhan diyor ki:

          BAHÇEM 50 METREKARE HAVUZ YAPAYIM DİYORUM.İÇİNE HANGİ MALZEMELERİ KOYACAĞIM İLK OLARAK NE KOYAYIM.AYRICA TOPRAĞA KOYSAM KAÇARLAR MI.Nasıl yapacağım ben büyük düşünüyorum bu iş için.en ince ayrıntısına kadar anlatırmısınız.gübreyi nasıl ayıracağım.yada sizi telefon ile arasam yardımcı olurmusunuz.saygılar

          1. Savaş Gönen diyor ki:

            Sayın gülhan,

            vermikompost solucanı toprağa konmaz. Doğal yaşam ortamı olmadığından dolayı ya ölürler ya da bahçede yaşayan ve çevreden gelebilecek olan diğer canlılara yem olabilirler. Ancak havuz yapabilirsiniz. Yapacağınız havuzun büyüklüğüne göre solucan alabilir ve yem hazırlayabilirsiniz. Siyahaltın firmasının satış sayfasında (Solucanmatik) kullanıma hazır yem de satılmakta. Başlangıç olarak kendi yeminizi hazırlayana kadar bu yemlerden kullanabilirsiniz. Bu arada daha sonraları için kendinize yemi şöyle hazırlayabilirsiniz: Önümüz sonbahar olduğu için her yerde dökülen ağaç yaprakları bolcadır. Bu yapraklardan toplayabildiğiniz kadar toplayıp bahçenizde bir yere yığabilirsiniz. Bu yığıntı seneye kadar çürüyüp kullanıma az çok hazır hale gelecektir. Bir yandan da gerek evsel atıklar gerekse de bu kuru ağaç yaprakları, çim atıklarıyla sıcak kompost tekniğiyle yem hazırlayabilirsiniz. Sıcak kompost yapımına dair internette birçok bilgi mevcuttur. Ayrıca Kompost Nedir? Nasıl Yapılır? Kullanım Alanları Nerelerdir? sayfasından da temel bilgilere erişebilirsiniz. Sıcak kompost yapmanın faydası hem daha hızlı yem hazırlamanıza yardımcı olur hem de elde edeceğiniz kompostun steril olmasını sağlar. Gübreyi nasıl ayıklayacağınız konusu daha sonraki aşamadır. Bunun için de VERMİKOMPOST HASADI adlı başlığa göz atabilirsiniz. Sorularınız olursa yine buradan veya ilgili başlık altında sorabilirsiniz.

            Saygılarımla.

        2. gülhan diyor ki:

          çok büyük arazim var.yardımcı olursanız hepsine kuracağım.teşekkürler

          1. gülhan diyor ki:

            VERMİKOMPOST HASATI NASIL YAPILIR BAŞLIKTA BULAMADIM.
            AYRICA BEŞYÜZ SOLUCAN İÇİN HAVUZ ÖLÇÜLERİ NELERDİR.HAVUZMU YOKSA BAŞKA BİRŞEY Mİ YAPAYIM.BAHÇEM 100 M2 İLK OLARAK BURADA BAŞLAYACAĞIM.HAVUZ NASIL OLMALI.DİREK TOPRAĞA MI KOYAYIM.ANLAYAMADIM KISACA ANLATIRMISINIZ.İLK OLARAK NE YAPAYIM.TŞK EDERİM SAVAŞ BEY.

          2. Savaş Gönen diyor ki:

            Sayın gülhan,

            VERMİKOMPOST HASADI adlı başlıkta resimleriyle birlikte gübreyi kabın içinden nasıl alacağınız ve solucanlardan naısl ayıklayacağınız net olarak yazmakta. Yazıya tekrar bakınız lütfen. Yeni bir açıklama ekledim.

            Beşyüz solucan için bir havuz değil küçük veya orta büyüklükte bir kutu yeterli olacaktır. Solucanlarınız zamanla çoğalmaya başladıkça havuz sistemine geçebilirsiniz. Başlangıç için EV İÇİN ÇEŞİTLİ VERMİKOMPOST UYGULAMALARI III başlıklı konuya bakın. Bu konuda resimlerle anlatıldığı gibi yapmanız yeterli olacaktır.

  3. Halil Tüfekçi diyor ki:

    Azimli, kararlı ve bu millet için kendini araştırmalara adamış sevgili Savaş Gönen Bey, Merhaba.
    Ben bir kamu kuruluşunda çalışıyorum. Aynı zamanda bir nebze olsun tarım ve hayvancılık yapmaya çalışıyorum. İnternette koyunculuk üzerine araştırma yaparken biyogaz ve kompost yapımları ilgimi çekti ve neticede Avrupa, uzak asya ve hatta Amerika’da solucan kompostu üretimlerinin yaygın bir şekilde üretildiğini ve faydalarının diğer kompostlara oranla çok çok fazla olduğunu v.b. öğrendim. Türkiye’deki uygulamalarının da henüz çok yeni olduğunu ve sanki birazda (hani şu su ile ya da hidrojen ile çalışan araba icatları gibi ….. çeşitli hastalıkların tedavilerinde olduğu gibi…… free enerji kapanadze elektiriği üretimi denemelerindeki gibi say say bitmez) üzeri örtülmeye ve fazla gündemde tutmayarak talep oluşumunu bir nebze olsun önlendiği düşüncesindeyim. Sizlerle yüz yüze tanışıp görüşmek isterim. Bu arada çalışmalarınızda da başarılar dilerim. Vel hasıl bana bu solucanlardan lazım ki üretim yapabileyim.

  4. SAVAS GONEN diyor ki:

    Halil bey merhaba.

    Konuya oldukça bilinçli bir şekilde yaklaşıyor olmanız çok iyi. İnsan bilmeyince kötü yol göstericileri bol olurmuş. Aşırı kimyasal gübre kullamının gerekçesi fazlalaşan ihtiyaçları karşılamaktı. Oysa ihtiyaçlar biraz da fazla gösteriliyordu. Serbest piyasa ekonomisinin temel prensibi nedir: “ihtiyaçlar artma eğilimindedir.” Oysa bu bir yalan, çünkü güzel yurdumun aza kanaat getirme diye de bir felsefesi vardır. O halde toprağı ve sağlığımızı bozmanın ne manası var? O halde kimyasal gübre kullanmanın ne manası var? Doğadan aldığımızı doğaya biraz olsun verelim ki doğa da bize karşı boksör olabilsin. Bütün meselemiz budur. İmkan olursa sizinle şahsen görüşmek isterim tabi ki. Bana irtibat bilgilerinizi verebilir misiniz?

  5. Sultan diyor ki:

    Merhaba,

    Ben Ankara’da yaşıyorum,
    Öncelikle yaptığınız işten dolayı tebrik eder,başarılarınızın devamını dilerim.Bu işi yıllar önce Kanada’da yaşayan, solucan tarlalarında çalışan yakınlarımdan duymuştum ve şaşırmıştım,solucanlar ne işe yarar? diye.Uzun süredir bu iş fikri kafama takılıyor ancak nasıl başlanır?nereden başlanır? diye düşünüp sorularıma cevap ararken buldum sizi.
    Bu işi yapmaya kalkışsam izleyeceğim yol nedir? başlangıç yatırım maliyeti ne olur? bilgi verirseniz çok ama çok sevinirim.

    Saygılarımla,

    Sultan Şafak.

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın Sultan,

      Bu işi düşünüyor olmanıza sevindim. Bu işi yapmak bir çok etkeni bir arada düşünüp doğru karar vermeye bağlıdır. İşin aslı sabit ve kesin bir başlangıç maliyeti yoktur. Kendi bahçenizde kendi elinizdeki malzemelerle de başlayabilirsiniz. Zamanla işe daha ciddi yatırımlar yapıp devletten de çeşitli krediler alabilirsiniz.

      Madem Ankara’dasınız bir ara yüz yüze de görüşebiliriz.

      Saygılarımla.

  6. pakize karaman diyor ki:

    savaş bey merhaba 1 hafta önce organik sirke yapımı için gittiğim toplantıda ilk defa duyduğum “solucan gübresi” ile dolaylı da olsa tanıştım çok ilgimi çekti..
    ben istanbulda yaşıyorum apartmanımızın 2 dönüm kadar bahçesi var içinde 30 a yakın meyve ağacı ve süs bitkileri var ve geçen yaz bazı bölümlerinde domates-salatalık-biber yetiştirdik ama çok verimli olmadılar daha verimi artırmak ve yediğimiz ürünleri gübreeeye dönüştürmek için bahçede solucan gübresini nasıl üretiriz bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

    saygılar.

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın Pakize,

      bu blogda temel bilgiler kategorisinde ve diğer kategorilerde oldukça fazla bilgi mevcuttur. Öncelikle bu bilgilere bir göz atmanızı rica edeceğim. Çünkü bahçenizde bu işi yapabilmek bir çok alternatifi değerlendirebilirsiniz. Bunlar arasında size hangisi uygunsa ona dair sorularınızı buradan yanıtlamaya çalışırım.

      Ancak şimdilik şunu belirtmeliyim ki, eğer siz dış mekanda solucan gübresi üretimi düşünüyorsanız o halde sisteminizi soğuk kış şartlarından muhafaza etmenin yollarını bulmanız gerekir. Aksi halde solucanlar ölecektir.

      Bu arada sadece solucan gübresi üretimi değil aynı zamanda kompost üretimi de yapabilirsiniz. Bu kompostu bahçenizde direk kullanabileceğiniz gibi solucanlara yem olarak da verebilirsiniz.

  7. abdullah diyor ki:

    Savaş bey bu konularla ilgili sizinle görüşme şansımız mümkünmü acaba….

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın abdullah,

      eğer genel anlamda sorularınız olursa, diğer insanların da bilgilenmesi için buradaki her bir konu başlığı altında sorularınıza yanıt verebilirim. Eğer özelden sormak istedikleriniz olursa vermikem @gmail.com adlı mail adresine sorularınızı iletebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  8. Erkan diyor ki:

    Sevgili Savaş
    Öncelikle merhaba bizi solucan gübresi hakkında bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Ben Diyarbakırda bir Stk da çalışan ziraat mühendisiyim. 2012 yılında Diyarbakırda sebzeciliğin yoğun yapıldığı dört yerleşim yerinde bütçesi ABD de ki bir vakıf tarafında desteklenen projeyi Maryland üniversitesi ile ortaklaşa uzaktan eğitim projesi yürüttük ve ilk defa solucan gübresinin kullanımı ve bitkiler için gerekli besin elementlerinin daha yarayışlı hale gelmisini hızlandıran solucanların faydalarından detaylı bir şekilde Amerikalılar bahs etmişti. Allah kısmet ederse 2013 Nisan ayında Diyarbakırda bulunan bu çiftçilerimizi ABD deki solucan üretim çiftliklerine 15 günlük teknik geziye götürüreceğiz. ve ABD deki üretim yerlerini yerinde gördükten sonra bu dört yerleşim yerinde solucan gübre üretimine başlayacağız. Hatta solucan gübresi üretimi için GEF e proje hazırlamayı düşünüyoruz. Bu konuda sizdende ricada bulunabilirmiyiz?

    İyi çalışmalar

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Erkan bey merhaba.

      Her ne kadar solucan gübresi üretimini kendi dinamiklerimize dayanarak başlatıp ilerletmek en iyisi olsa da Diyarbakır’da bahsettiğiniz bir atılımın, finansmanı kim olursa olsun iyi bir şey. Bu haber beni mutlu etti doğrusu. Bu arada çiftçilerin ABD’ye gidecek ve tesisleri yerinde görecek olması ayrıca güzel. Bu konuda ve projenizin diğer detayları konusunda elimden gelen her türlü desteği vermeye hazırım. Detay ve özel bilgileri vermikem @gmail.com adresi üzerinden paylasabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  9. Ayşe coşkun diyor ki:

    Ben Kayseride yaşamaktaolan bir girişimciyim.Projesini hazırlattığım bir girişimim var.getirisi en az 10sene sonra olan bir girişim cevzve badem üretimi üzerine 250ila1000 dönüm arası.dönüşümü geçbir iş Aaraştırırken solucan gübresiyle ilgili çok geniş bilgiler edindim ve hoşumagitti.Bana bu işin olumsuz , olumlu taraflarını götürüsünü , getirisini maddi harcamalarını ve maddi karını açıklarmısınız .ben bu işihobiolarakdeyil büyük bir yatırım olarakdüşünüyorum .onagöre geniş bir bilgi verirseniz hatda danışmanlık yaparsanız sevinirim .teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Ayşe hanım elbette bilgi verebilir ve danışmanlık yapabilirim.

      Bu işe başlamadan önce bilinmesi gereken en önemli unsur işin sürekliliği, devamlı kontrol ve bakım isteği ve ürün kalitesinde stabil olma zorunluluğudur. Farklı üreticilerin, farklı hammadde kullanmaları nedeniyle elde ettikleri ürün kalitesi ve içerik bileşenleri farklı olabilir ancak bir üreticinin ürettiği ürün devamlı olarak aynı kalitede olmalıdır. Bu nedenle iş düzenli takip ve kontrol isteyen biriştir. En büyük zorluğu da bu olsa gerek.

      Üretim aşaması, elbette yeni başlayanlar için ilk etapta zorlayıcı gibi görülebilir, ne de olsa oldukça hassas canlılar olan solucanlarla çalışacaksınız. Ancak işi öğrenip bir kez düzene oturttuğunuz zaman artık gayet kolay olacaktır.

      İşin riskleri neler olabilir? Örneğin hatalı müdahale sonucu sermayenin esas unsuru olan solucan kayıplarına neden olunabilir. Eğer tesis doğru yere kurulmamışsa doğal afetlerden etkilenme gibi kaza durumlarıyla karşılaşılabilir. Bunun dışında başka riskleri olabilir mi, bunu zaman gösterecektir. Bana şu ana kadar doğru bir uygulamayla iş yapan herhangi bir üreticinin ciddi bir problemle karşılaştığına dair bir bilgi gelmedi.

      İşin kârlılığı iki unsura bağlı. Gübrenin Türkiye’de kullanılırlığının artması ve zamanla ürünün kendi tanıtımını kendisinin yapması. İkinci unsur ise, pazarlama aktiviteleriyle ilgili. Ürün hızla kendini tanıtmaya başladı ve bu konuda ciddi bir yol alıyor. Bu işe ilk giren kişilerin gösterdiği büyük cesarete artık pek de gerek yoktur. Çünkü ürün tüketiciye ulaşmaya başladı. Henüz üniversitelerimizde üzerinde yeterince araştırma yapılmıyor bildiğim kadarıyla ancak akademisyenlerin duruma kayıtsız kalması çok fazla sürmeyecektir.

      Gelelim pazarlama unsurlarına: Aklınıza gelen her türlü reklam ve pazarlama kârlılık getirecektir size. Fuarlardan tutun, advertorial reklamlara kadar… Türkiye neticede bir tarım ülkesi ve gübreye ihtiyacı var. Zamanla Hindistan’da olduğu gibi üretici satmaya çalışmayacak, tam tersi tüketici açık eksiltmeyle ürün talep edecektir.

      Kârlılık piyasa talebini karşılayabilme kapasitenize göre değişir. Elinizde yeterli ürün varsa, talepleri zamanında karşılayacak olursanız ve ürün kaliteniz de üst düzeyde ise, üründen fayda gören bir tüketici bir yıl sonraki kârlılığınızın temel beliryecisi olacaktır. Ayrıca burada söz konusu olan sadece solucan gübresi değil, solucanalrdan elde edilen diğer yan ürünlerdir de. Türkiye’de bu konu daha gündeme bile gelmedi. Blog içesinde yan ürünlere dair temel bilgiler mevcuttur.

      Ayrıntılı görüşmek isterseniz, vermikem @gmail.com üzerinden yazışabiliriz.

      Saygılarımla.

  10. İsmail Tiril diyor ki:

    Iyi günler sayın savaş bey röportajınız için çok teşekkürler bende diğer tüketiciler gibi artık kimyasal sebze ve meyvede kendini arındıran Türkiye’nin eski gdo suz ürünlerini kullanmadığı günlerine dönmesine çok işyerim katkılarınız için sizi gönülden tebrik ederim..
    Eğer mümkünse bende babamla duydugumuz bu işi şimdilik ufak çaplı önümüzü gelecekte neler olabileceğini görmek açısından denemek istiyoruz ve bu konuda neye ihtiyacımız nasıl ve ne şekilde yapıldığını sizden bilgi alarak öğrenmemize yardımcı olursanız seviniriz…

    Teşekkür ederiz şimdiden.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İsmail,

      her şeyden önce bu sitede yer alan konuları ve yorumları iyice okuyarak başlayabilirsiniz. Daha sonra gerekli ortam ve koşulları hazırlayıp, ardından bir miktar solucan satın alarak işe başlayabilirsiniz. Bu arada sorularınız olursa ilgili başlıklar altında sorabilirsiniz.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz


− iki = 7