Solucan Gübresi Bilgi Portalı 01 Kasm 2014

SİHAYALTIN SOLUCAN HUMUSU RÖPORTAJI – I

SİHAYALTIN SOLUCAN HUMUSU RÖPORTAJI – I

Artık Türkiye’de solucan gübresi üretimi sektör olarak iyice genişlemekte. İşte size her geçen gün daha çok ilgi gören solucan gübresi üretimi alanında yeni bir firma: Siyahaltın. Aslında Sihayaltın Türkiye’de yeni değil ancak röpostajımızı okudukça göreceksiniz, belki de sadece bizim ülkemize mahsus nedenlerden dolayı piyasaya ancak şimdilerde çıkma şansı elde edebilmiş. Umarım diğer röportajlarda olduğu üzere solucan gübresi alanında bilgilerinize bilgi katacak bir röportaj olmuştur. Katkı ve yorumlarınızı bekliyoruz…

Not: Tüm gününü bana ayırarak röportajımızın oldukça geniş içerikli olması konusunda gereken tüm özeni gösteren ve  güzel Edirne’yi büyük bir özveri ile bana gezdiren sayın Mehmet Hanifi Can’a özel olarak teşekkürlerimi sunuyorum.

siyah altın

S. GÖNEN        :     Mehmet Hanifi Can kimdir? Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

M. H. CAN       :     1959 yılında Ağrı’da doğdum 1977 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesinde öğrenim görmeye başladım 12 Eylül 1980 yılında ihtilal mağduru olarak okuldan uzaklaştırıldım 1983 yılında, İstanbul, Bağcılarda Sinan Erdeme ait MANSA’da mantar üretiminde çalışmaya başladım. Yaklaşık 4-5 yıllık çalışmam oldu. Türkiye’de ilk mantar üreticilerindenim. Biz Mansa’da mantar üretimi yaparken Türkiye’nin diğer bölgelerinde mantar üretimi neredeyse yok denecek kadar azdı. Hatta o denemde 12 Eylül ihtilâlının mimarı Kenan Evren’e bile bizden özel mantar giderdi. Yaklaşık 1995 yılına kadar değişik bölgelerde kendime veya başkalarına ait bölgelerde mantar üretimiyle meşgul oldum.

1997’de Bulgaristan’ın Krasen kasabasında bulunan KRASEN KOOP EAOD adlı firmanın Mantar Üretimiyle ilgili danışmanlığa başladım. Ben bu tesislerde danışmanlık işine başladığımda, tesisler tamamen harap bir durumdaydı (komünizmin yıkılmasından sonra). Krasen koop tesislerinde dokuz adet mağara vardı ve her bir mağara Fenerbahçe stadından daha büyüktü ve artı 14 tane de Hollandalıların yaptığı otomatik sistemle çalışan odaları ve 12 adet 75 tonluk pastörize odası vardı. Bu tesisin A’dan Z’ye her şeyini sil baştan yaptık ve tesisleri faaliyete geçirdik. Tabi bu arada bu şirket sadece mantar üretimi yapmıyor, aynı zamanda vermikültür ve vermikompost işiyle de meşgul. Fakat ben o zamanlar hiç ilgilenmemiştim. Bugün normal bir vatandaşa sorduğunuz zaman nasıl cevap veriyorsa ben de o zaman aynı cevabı vermiştim; puah solucan mı, öööö!

Sihayaltın solucan humusu üreticisi Mehmet Hanifi Can

S. GÖNEN        :     Peki asıl olarak solucanlar ve solucan gübresi ile ilk tanışmanız nasıl olmuştur?

M. H. CAN       :     2001 yılında Ankara’dan KOSGEB genel müdür yardımcısı Abdulkadir Ünaldı ve Mürsel adlı bir avukat beni aradı. Bazı misafirlerinin olduğunu ve Bulgaristan’dan veya Sırbistan’dan Amerikan asma anacı istediklerini söyledi. Biz bir araştırma yaptık ve Bulgaristan’da Amerikan asma anacının nerelerde yetiştirildiğini bulduk ve misafirlerinin gelebileceğini söyledik. Önce Edirne’ye geldiler ve birlikte Bulgaristan’a gittik. Ertesi gün Salapitza, Harmanlı, Byala ve Panagurişt bölgelerindeki Amerikan asma anaç üretim bağlarını gezip kontrol ettiler. Salapitza’daki anaçları beğendiler ve pazarlık yaptılar. İki milyon metre bağlantı yaptılar.

Gelen misafirlerden birisi Sinan Yıldız idi. Şu anki isimi tam olarak nedir bilmiyorum, o zamanki adıyla Ankara Bala’da Simgarden A.Ş sahibiydi ve eski cumhurbaşkanı A.Necdet Sezerin Gölbaşı’ndaki evinin müteahhidi idi . Diğeri de Prof. Sabit Ağaoğlu idi. Ankara Üniversitesinde üzüm ve şarapçılık üzerine ihtisası olan ve Türkiye’de alanında bir numara olan birisi. Ağaoğlu Sofya’dan birisini aramamı istedi. Aradım ve randevu aldım, istediğimiz zaman gelebileceğimi söylediler. Birlikte Sofya’ya gittik. Levski stadının hemen karşısında beş katlı bir bina ve Sofya üniversitesine bağlı bir gen laboratuarı. Bu gen laboratuarında Türkiye topraklarıyla alakalı, üzümcülükle, üzümün çeşitleriyle ve anaçlarla alakalı yaklaşık üç saat süren bir brifing verdiler. Konuyu tercümanla dinliyorduk, ancak ben Bulgarcanın yüzde seksenin anlar durumdaydım, geri kalanını tercüman desteğiyle dinliyordum. Orada dikkatimi çeken şu oldu; örneğin Muş’ta geçmişte üzüm üretiminin olduğunu fakat bugün üretilmediği için üzümcülüğün bittiğini, yine toprağın yapısının Van’da, Hakkâri’de, Batman’da Siirt’te ve ülkenin her karışında ayrı ayrı özelliklere sahip olduğunu anlattılar. Fakat her defasında, köklendirmede yani fidanın ekim döneminde yapılan uygulamadan bahsederken çerveni Kalifonski çervi Biotor ( Cherven kaliforniĭski cherveĭ Biotor) kelimelerini kullanıyorlardı. Bunu Türkçe karşılığı şudur: Kırmızı Kaliforniya solucanın humusu veya gübresi. Köklendirmede mutlaka kullanılmalı ifadesi geçiyordu. İşte Hakkâri’de şu dojaz, Edirne’de şu dozaj ve Ankara’da şu dozajda kullanılmalıdır şeklinde bilgi veriyorlardı. Brifing sonrası kafamda bir soru işareti oluştu. Yaklaşık 5-6 senedir bunun içindeyim fakat bununla hiç ilgilenmedim. Acaba bu nasıl bir şeydir diye sordum kendi kendime. Prof. Sabit Ağaoğlu’na, bizde böyle bir üretim var gidip görmek ister misiniz dedim. O da kabul etti ve götürdüm gezdirdim.

Daha sonra onları Türkiye’ye yolcu ettim ve bu konuyla kendim bizzat ilgilenmeye ve Bulgarca metinleri başladım. Solucanın gerçekten bir harika olduğunu, toprakla alakasını o zaman keşfettim ve bunun üretimine soyundum.

 Edirne’de bulunan üretim tesisisi ve solucan havuzları

S. GÖNEN        :     Üretim işine ilk olarak Bulgaristan’da başladınız o zaman.

M. H. CAN       :     Evet, 2001 yılında, içerisinde 35’er metrelik 4 adet solucan yetiştirme havuzu hazır olan 7 dönüm bir yeri 1500 dolara Hazır olarak aldım ve orada üretime başladım. Solucanlarımız zamanla çoğaldı ve 2003 yılında Türkiye’ye geldim. Ankara’da Ekohumus Solucan ve Solucan gübresi Üretimi Limitet Şirketi adıyla bir şirket kurduk. Bu şirket 3’ü Bulgar  (Shacko kolev, Emil Danchev ve İvan Cevizof) ve 4’ü Türk (Hasan Arısoy, M. Hanifi Can, Mürsel Demirel ve Ali Ünaldı) olmak üzere yabancı ortaklı bir şirketti; Bu şirket adı üzerinden, Türkiye’ye solucan getirmek gübreyi Türkiye’de üretebilmek için Tarım Bakanlığına ve Çevre ve Orman bakanlığına müracaatlarımızı yaptık.  Belgeleri mevcuttur ve şu anda hâlâ saklıyorum. 2 yıl boyunca Tarım Bakanlığında, Orman Bakanlığında ve Ankara Ziraat Fakültesinde çalmadığım kapı kalmadı. Ankara’ya her gittiğimde her kapıyı çaldım ama devamlı olarak birbirlerine pas atıp durdular. Müsteşarlara, genel müdürlere başvurdum ama iki yıl boyunca hiçbir şey elde edemedim. Ne olumlu ne de olumsuz bir cevap alabildim. Baktık olacak gibi değil, bu olayın resmiyetinin çözülemeyeceğini anladık ve vazgeçtik.

Daha bu solucanları resmi yollardan getirtemeyeceğimi anlayınca,  gayri resmi yollardan getirmeyi düşündük. Solucanlarımızın bir kısmını yüklendik ve gümrükten rahatlıkla geçireceğiz diye bazı insanlardan da söz aldık. Fakat Bulgar gümrüğüne geldiğimiz zaman,  bize hoş geldiniz (Dobre doshli Mehmet!) dediler ve bütün malımıza el koydular. O günkü Bulgar gazetelerine haber olarak da düştü bu: işte Kırmızı Kaliforniya Solucanlarını ülkeden çıkarmaya çalışıyor gibisinden. Sonuçta bu işte de başarılı olamadık. Ürünlerimizi Türkiye’ye getiremediğimiz gibi oradaki şirketimiz de zor duruma düştü. Maddi yönden bayağı bir zarara uğradık; aldığımız cezaları ödemek için uçan kuşa bile borçlandık yani kısacası 5 cent’e muhtaç duruma düştük.

Oysa hayallerimiz vardı, ben Beşiktaş’ta kurulan ilk organik fuarda solucan gübresiyle ilgili kart dağıtmıştım. Bir kartı alan herkes o zaman bu ne ya diye tepki veriyor ve solucan mevzuunu hikâye gibi dinliyordu. Daha sonra Yaşar Holding’ten beni aradılar; Doğan Holding’in Gümüşhane’deki tesislerinden beni aradılar, var mı ürün, diye. Biz de getirmeye çalışıyoruz, dedik. Getirdiğiniz zaman bizimle mutlaka irtibata geçin dediler. Böyle bir serüvenimiz oldu ve neticede ürünleri ülkeye sokamadık.

Daha sonra yine bu çalışma esnasında, 2003 yılında AYTAÇ’dan bir mantar üretim tesisi kurma teklifi gündeme geldi. Yozgat- Sivas karayolunun 16. kilometresinde AYTAÇ için bir mantar üretim tesisi kurduk. Biz bu tesislerde çalışırken Sivas’tan üç kişi misafir olarak geldi.  Bizim misafirlerimize kapımız her zaman açıktır. Gelenlerden birisi Sivas Cumhuriyet Üniversitesine bağlı Zara Meslek Yüksek Okulu mantarcılık bölümünde memur rütbesiyle Uğur Tutar idi. Diğerleri de, o zaman gayri resmi bir iş yapıyorlardı ve onun ortaklarıydı; birisi mobilyacı Zara merkezde Ahmet Bayrakçı diğeri de kuruyemişçi, Sivas merkezde Erkan Bedirhanoğlu.  Kızılırmak Mühendislik diye bir şirket kurmuşlar ve mantar kompostu yaptıklarını ancak başarılı olamadıklarını ve kendilerine yardımcı olup olamayacağımı sordular bana. Ben de memnuniyetle yardımcı olurum dedim. Hiçbir bedel beklemeden gittik onlara yardımcı olduk.

Uğur Tutar okulda mantar yetiştiriciliğiyle ilgili bir memur veya müdürdü, o zamanki pozisyonunu tam olarak hatırlayamıyorum. Uğur beye o zaman solucanlardan bahsettim ve enteresan bularak konuya ilgi duydu ve benden bilgi kapmak için yanımdan ayrılmaz oldu. Ben o zaman mantardaki etkilerini görmek için deneme amaçlı olarak iki çuval solucan gübresi getirmiştim. Bir çuvalını Uğur beye verdim. Benden sonradan solucan istedi ve kendisine solucan getirttim. Uğur Tutar almanca metinler üzerinden araştırmalara başladı. Bu solucanın Esenia Foetida olduğunu ve Türkiye’de tezek solucanı olarak bilindiğini söyledi. İşte Türkiye’de akademik çalışanların solucanla ilk defa tanışması da böyle oldu.

Havuzda üretimi devam eden solucan gübresi

 Üretimi tamamlanan gübre iç mekanda bir süre tutuluyor. Böylece gübrede kalan kokonlardan çıkan solucanlar yeni bir yığına aktarılabiliyor.

S. GÖNEN         :     Yani bilinenin aksine Türkiye’yi ve akademik çalışanları solucanlarla tanıştıran ilk kişi sizsiniz.

M. H. CAN   :     Evet! Hatta ben daha sonra Uğur Tutarı Bulgaristan’a götürdüm. Sivas’ta petrol işi yapan bir beyefendiyle beraber biyodizel tesislerini görmek için gittik. Bu amaçla Bulgaristan’a gitmişlerdi ama ben onlara solucan tesislerini de gösterdim. Oradan da biraz solucan getirdiler beraberlerinde.  Uğur Tutar bu konuda tercüme ve bilimsel yazılar yazmaya başladı. Uğur Tutar’la olan iletişimimiz daha sonradan kesildi. Sanırım 2009 yılında TRT2’de olacaktı, internetten bakmıştım, bir röportaj yapıyorlar. Ben bunu izleyince kırıldım. Neden? İşte diyorlar ki solucanı şu şekilde bulduk, çocuğum daha organik besinler yesin diye bu işe girdim, öbürü diyor ki ben falanca yere gittim araştırma yaptım falan… Bunlar tam olarak doğru değil. Bunun nasıl bir kaynaktan çıktığını söylemek lazım. Bu işin ülkeye girişi ve işte Ali Nazmi beye olsun, Burçin Karababa’ya veya diğerlerine olsun gidişi hep Uğur Tutar aracılığıyla oldu. Uğur Tutar’a da biz bilgiyi verdik, öğrettik. Kendimizi methetmek veya böbürlenmek için söylemiyorum bunu ama en azından falanca adam bizi aldı götürdü, bu işi gösterdi, kompost yapımında da falanca adam bana yardımcı oldu deseydi kul hakkı yememiş olurdu.

Kısaca şunu söyleyeyim solucanları Türkiye piyasasına ilk ben soktum ama bunu iyi bilenler bunu sakladılar işin reklam ve ajitasyon yönünü kullandılar.

Neyse, bunlar o kadar da önemli şeyler değil. Şu an bir milyar solucan kapasiteli tesislere sahibiz Ama solucan satışı konusunda kimseyi aldatmadan bilgileri tam olarak müşteriye aktarıyoruz. Müşteriden sırf parayı kapmak için reklam diliyle konuşmak bu ülkede bu işin gelişmesindeki en büyük engeldir diye bakıyorum bu olaya. Sonuçta biz bu noktaya daha sonraları 3 kilo, 5 kilo solucan getirterek ulaştık ve tesisi bugün yaptığın çekimde görünen haline getirdik. İlk etapta bu işi 3-4 yerde başlattık. Şu anda ise bir araya toplamaya çalışıyoruz.

 

Havuzlara konmak üzere istiflenmiş ham yem

Ham yemin havuzlara aktarım süreci

Devam etmek için tıklayınız…

Gelen Aramalar: solucan gubresi nasıl uretilir,solucan gübresi nasıl üretilir video,solucan gübresi üreten firmalar,canlı solucan satışı,solucan gübresi üretim tesisleri,solucan gübresi üretim maliyeti,solucan g?bresi nas?l ?retilir,solucan evi nasıl yapılır,mehmet hanefi can,TÜRKİYEDE SOLUCAN GÜBRESİ ÜRETİMİ̇

Etiketler:

Yorumlar

  1. şamil diyor ki:

    merhaba kırmızı kaliforniya solucanı satışınız varmı varsa fiatı nedir

  2. SAVAS GONEN diyor ki:

    Sayın şamil, bu röportajın konusunu teşkil eden firma sahibi Mehmet beyle irtibata geçebilirsiniz.

    Saygılarımla.

  3. yıldırımm okyay diyor ki:

    konuyla ilgileniyorum internetten takip ettim böyle bir tesis kurmanın maliyeti nedir kazancı nedir bilgi almak isterim .metalurji mühendisi-Yıldırım Okyay 5321641345

  4. SAVAS GONEN diyor ki:

    Yıldırım bey merhaba.

    Kuracağınız tesisin büyüklüğüne ve amaçlanan üretim kapasitesine göre maliyeti değişmektedir. Ancak en temel unsur, küçük veya orta ölçekli bir tesisle başlayıp kademeli büyütmektir. Kullanılacak malzemenin türüne göre farklı maliyetler de çıkabilir. Bu tür bir işletmenin yasayla belirlenmiş sabit ve standart bir kurulum yapısı yoktur.

    Saygılar.

  5. aziz iyidoğan diyor ki:

    ropatajını okudum çok etkilendım .siz kendi imkanlarınızla harikalar yaratmışsınız tebrik ediyorum.Ben ağaç yetiştırme kursuna gidiyom bu gübrenin toprak için çok önemli olduğunu öğrendım .Ben çorludan ikamet ediyom emekliyim.size bu konuda solucan yetiştırmek için danışmak isterim.bana zaman ayrırmısınız veya görüşmek istersen görüşürmısın.5 dönümlük yerim var size başarılar dilerim. ne tavsiye edersiniz.

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Aziz bey merhaba.

      Tabi ki elimden geldiğince yardımcı olurum size. Sorularınızı buradan sorabilirsiniz. İlerideki aşamada gerekirse daha yakından görüşebiliriz de… Sorularınızı elinizdeki imkanları da belirterek sorarsanız ona göre yardımcı olmaya çalışırım.

      Saygılarımla.

  6. cihan diyor ki:

    mrb hocam adim cihan izmirliyim bu kirmizi solucan konusunuda cok ilgim var bunun icin ekosol firmasinin ortak yuruttugu ege ziraat arastirmaya bilgi a lmak icin gittim(solucan uretimini kolaylastiran etmenler,solucanlarin beslenmesi gibi)fazla detayli bilgi alamadim sonra sizin roportajinizi okudum ben 5-10 donum tarla alarak solucan humusu uretme pesindeyim ama tesisin kurumuna gore fiyat degisikligi oldugunu soylemissiniz kurulum asamasinda kaliteye gore kurulcak tesise gore yere ggore kurulcak tesisin maliyeti nelerdir bu konudaki bilgilerinizi paylasabilirmisiniz ve solucan temini konusundada yardimci olabileceginizi belirtmissiniz aslinda bu konulari sizinle bizzat konusmak istiorum 0507 968 2626 yardimci olursaniz cok minnettar kalirim saygilar…

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayn cihan,

      maliyet unsuru sizin amaç ve hedefinize göre değişir. Sabit bir rakamı yoktur. Bazı kişiler kendi el becerileriyle kendi tesislerini, bildiğiniz inşaat işinden tutun da motorlu elek sistemlerine kadar her şeylerini kendileri yapıyor. Bazı üreticiler ise işi dışarıya yaptırıyor veya hazır alıyorlar. Bu da maliyeti değiştiriyor tabi ki. Asıl olan başlangıç maliyetleri değil de işi sürdürme maliyetleridir. Mesela hammadde temin ve nakliye maliyeti gibi… Ama bir yerden başlamak gerek. Eğer yeterli olanaklarınız yoksa minimum maliyetle ve küçük bir tesisle başlayabilir, sonradan büyütebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  7. nezaket akkoç diyor ki:

    ben solucan gübresi yetiştirmek ve ürettiğim kompostu satmak istiyorum.bahçeden topladığım solucanlardan aynın kalite kompost üretebilirmiyim.nasıl nereye satabilirim.niçin kaliforniya solucanı.kaliforniya solucanını belli bir sıcaklıktamı olması gerekir.soğukta ölürlermi.en ucuz nereden nasıl alabilirim.kaç taneyle başlamalıyım.mesela 150 solucanla başlasam 8 haftada nekadar gübre üretmiş olurum saygılarımla

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın nezaket,

      Bahçeden topladığınız solucanlarla da olabilir ama gerçekten çok zor. Bu işi ciddi olarak yapabilmeniz için ilk önce elinizdeki tüm olanakları en yüksek seviyede yararlı bir biçimde kullanmanız gerekir. Ne demek istiyorum? Bahçe solucanları tür olarak yüzeyde, yani yatay olarak yaşayan solucanlar değil, dikey olarak yaşayan solucanlardır. Bu durumda bu solucanları sürekli besleyebileceğiniz yayvan kaplara aldığınızda, orada yaşayamayacaklardır. Ya kaptan kaçmaya ya da oldukları yerde çaresiz ölmeye başlayacaklarıdır. Bazı insanlar bahçeden topladıkları solucanlarla bu işi yapabildiklerini söylüyorlar, doğrudur. Ancak gözden kaçan şey şudur ki, kimse bahçe solucanı diye adlandırdıkları türün aslında gerçekten tam olarak hangi tür olduğunu bilmiyor, çünkü ellerinde bir taksonomi, yani tür belirleme anahtarı yok. Eğer başarı elde ediyorlarsa demek ki doğru türlerden birisine sahiptirler.

      Bu bloğu dikkatle okursanız, ilgili bölümlerde toplamda 10 değişik türün gübre üretimi için kullanılabileceği bilgisine ulaşacaksınız. Yani illa ki Kaliforniya solucanı olmak zorunda değil, fakat en hızlı ve verimli tür bu türdür. Diğer sorularınızın tek bir yanıtı yoktur. Az solucanla başlarsanız uzun zamanda yol alırsınız. Çok sayıyla başlarsanız kısa zamanda hedefe ulaşırsınız. Nerelere satabilirsiniz? İyi bir pazarlama ile gübre ihtiyacı olan her yere satabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  8. dilek diyor ki:

    bu konuya çok yabancıyım ancak fikir beni çok etkiledi. solucanların her aşamasından haberdar olmak isterim. bu işe başlamak bana ne kadara mal olur nasıl bilgilenirim. yönlendirirseniz sevinirim. çok alakasız bir bölüm mezunuyum ancak kadın girişimci olarak böyle bir işe girişmek istiyorum. yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın dilek,

      bu blogun tamamı işe başlamanız için tüm bilgileri içermektedir. Sormak istediğiniz detay sorular olursa beklerim. Bu işin maliyeti başlangıç hedefinize göre değişir. Kendi araziniz ve kendi yapınızda başlayacaksınız en düşük maliyet söz konusudur. Ancak sermayem var derseniz o halde kurmayı düşündüğünüz tesisin büyüklüğüne göre başlangıç maliyetini yine siz belirleyebilirsiniz. Bu işte olmazsa olmaz sabit maliyetler yoktur.

      Kolay gelsin.

  9. Semih Terzi diyor ki:

    merhaba sormak istediğim şu elimdeki 500 adet veya 1000 adet solucanla haftalık aylık dönemde ne kadar üretim yapabilirim yaklaşık bir dönüm kadar bir bahçem var buna yetecek gübreyi ne kadar sürede elde ederim 500 -1000 adet solucan ile ?

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Semih bey,

      500-1000 arası solucan tasarladığınız iş için yetmez ama bu miktarla başlayabilirsiniz, zaten yavaş yavaş sayı artacaktır. Bu arada bu gübrenin kullanımında aslında bir sınırlama yoktur. Yakıcı bir gübre değildir bu. Ürettikçe arazinizde kısım kısım kullanmaya başlayabilirsiniz. Çok fazla kullanmanıza gerek yok ama çok kullansanız da zararı olmaz. Kullandığınız solucan sayısı ve verdiğiniz yemin dengesi vs. elde edeceğiniz gübresinin miktar ve kalitesini etkiler.

      Saygılarımla.

  10. ilkgün salih diyor ki:

    videoda görsel olarak izletebilseniz daha yararlı olur .

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın ilkgün salih,

      elimde röportaja dair bir video görüntüsü mevcut değil. Ancak sorularınız olursa cevaplamaya hazırım.

  11. hakan akman diyor ki:

    Merhaba,izmirde ikamet ediyorum.menderes ovasında üretim yapmak istiyorum.bölgenin durumu solucan üretimini nasıl etkiler.(ısı,nem,yazların sıcak oluşu) bölge şartlarına göre üremeleri,humuslamaları gibi temel etkenletde sıkıntı yoksa sizinle ortak bir çalışma içerisine girmek istiyorum.70 civarında büyükbaş hayvan, seracılık ve ithalatla uğraşıyorum.

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Hakan bey, dünya geneline bakıldığında sıcak ve soğuk farketmeksizin hemen her tür iklimde vermikompost üretimi yapılabiliyor. Duruma göre hava çok soğuksa, kapalı ve yalıtımlı mekanlar, çok sıcaksa da serin ve havalandırmalı mekanlar tesis edilebilir. Bir kez tesis kurulup iş yürümeye başladıktan sonra bölgenin kendi durumu kendi ihtiyaçlarını belli eder ve ona göre eksiklikler giderilebilir. Ortak çalışma konusunda detaylı olarak görüşmek için aşağıdaki e-posta adresim üzerinden görüşebiliriz: matolanta@gmail.com

  12. Mehmet Faruk MELİK diyor ki:

    BEN sizi rahatsız ediyorum bu konu gündeme geldiğinden beri çok mail aldığınızı tahmin ediyorum.Halam oğlu ile bu işi urfa da yapmak istiyoruz. Bilgi almak istiyoruz. Ben Ankaradayım Röpörtajınızda Yanlış okumadıysam Ankarada yeriniz olduğunu gördüm.Size uygun bir şekilde bana bilgi verip yardımcı olursanız sevinirim. Saygılarımla

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Mehmet bey merhaba.

      Benim şu anda Ankara’da üretim yaptığım bir yerim yoktur, sadece balkonumda ufak ölçekli çalışmalar yapıyoruym. Bu çalışmaların çoğu yaptığım araştırmaların uygulaması niteliğindedir. Blogu takip edniz, sorularınız olursa burdan cevaplamaya hazırım. Kolay gelsin.

      Saygılarımla.

  13. arif diyor ki:

    mehmet faruk melik, bende urfada oturuyorum yaklaşık 1 yıldır bu işin içindeyim ama tabi halen kafamızda soru işaretleri yok değil zaten solucanlarla beraber oldukça denemelerle bu işi yavaş yavaş öğreniyorsun. görüşürsek yardımcı olmaya çalışırım.arif_kala1242@hotmail.com

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Arif bey merhaba!

      Buradan, blog üzerinden bilgilerimizi paylaşabilir ve karşılıklı birbirlerimize yardımcı olabiliriz. Onun haricinde özelden paylaşmak istedikleriniz olursa, matolanta@gmail.com adresi üzerinden de görüşebiliriz.

      Saygılarımla.

  14. hakan akman diyor ki:

    savaş bey merhaba,
    solucanmatik isimli sistem kafama cok yatıyor.bunun arge çalışmaları hakkında bilgi almak istiyorum.sistem beklenen randımanı veriyormu?bunun maliyetinden videoda bahsediyor.yanlız bunun içine bırakacagımız 2.5 milyon adet solucanın fiyatı nedir? bırakılacak solucanların yaşı kaç olmalı ve kuracagımız sistemin büyüme hızı(solucan populasyonumuz)nedir?

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Sayın hakan akman,

      bu sistemin İngilizcedeki adı “Continuous Flow System” olarak geçiyor. Ben bunu Türkçe olarak Süreki Akış Sistemi (SAS) şeklinde tercüme ettim. Burada Solucanmatik olarak anılan isim sayın Mehmet Hanifi Can tarafından tescil edilmiştir ve sanırım bir ticari marka olarak kullanılmaktadır. Aslında bu sistemin esası ABD kökenlidir ve patentlidir. Fakat malûmunuz, aslından farklı eklentilerle geliştirilerek kendi sisteminizi kurabilirsiniz.

      Bahsettiğiniz videoda Mehmet bey kendi durumuna özel olarak sisteme 2.5 milyon adet solucan koymuştur. Siz böyle bir sistem kuracak olursanız sistemin büyüklüğüne göre daha az veya daha çok solucan koyabilirsiniz içine. Neticede içine koyacağınız solucanlar normal koşullarda olduğu gibi çoğalmaya başlayacakları için zamanla zaten optimal düzeye ulaşacaklardır. Sisteme eklenecek olan solucanların belli bir yaşta olması gibi bir zorunluluk yoktur. Normalde diğer sistemlerde kullanılan solucanlar ile aynı solucanları kullanıyorsunuz.

      Bu sistem benim fikrime göre en iyi sonuç veren sistemdir. Çünkü, hem solucanların rahatsız olma durumu söz konusu değil, hem de oldukça düzenli bir besleme ve gübre hasat olanağı tanıyor size. Solucanların fiyatları şu anki durumda Türkiye’deki üretici firmaların belirlerdiği mevcut fiyatlardır. İnternet sitelerinde kendileriyle irtibata geçebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  15. hakan akman diyor ki:

    solucan temini için tavsiye edebileceğiniz firmalar hangileri?

    1. SAVAS GONEN diyor ki:

      Bu röportajın yapıldığı firma olan siyahaltın.com’dan Mehmet Hanifi Can ile görüşebilirsiniz.

  16. Nihat Akalın diyor ki:

    Merhaba Savaş bey,
    Benim öğrenmek istediğim, böyle bir tesisin kurulacağı lokasyon hakkında bilgidir. Bu tarz bir tesisi kurmak için yer olarak ne gibi şartlar aranmaktadır? Herhangi bir arsada yapabilir miyim? Yoksa organize sanayide mi olmam lazım? (gerek ticari anlamda, gerekse devletin şart koştuğu zorunluluklar anlamında) Konuyla ilgili bilgi verirseniz sevinirim.
    Saygılarımla.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Nihat bey,

      Tesisin kuruluşuna dair elimde yapılmış veya kendi yaptığım bir teknik araştırma mevcut değil. Daha doğrusu bu konu üzerine henüz eğilmedim. Sadece şunu söyleyebilirim ki, organize sanayi kabul görmeyecektir, çünkü elde edeceğiniz ürünü organik ürün kategorisinde pazarlamak için her türlü sanayi kirlilik riskinden uzak olması gerekir. Bu anlamda ÇED raporu almanız zor olabilir. Diğer taraftan merkeze veya talep gören yerlere yakın bir yerde kurulum işletme kira giderleri açısından maliyeti arttırır. Esasen tesisin merkezden uzak ve hammaddeye yakın olması en doğrusudur. Aksi halde nakliye maliyetleri artacaktır.

      Saygılarımla.

  17. m.h.can diyor ki:

    Sevgili Savaş Bey Nihat bey organize sanayi bölgesinde bu işi yaparsa daha avantajlı olur

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Mehmet bey organize sanayi bölgesinde yapmanın avantaj ve dezavantajları neler olabilir? Her ildeki organize sanayi bölge teşkilat ve düzeni aynı olmayabilir. Bu nedenle sorun çıkmaz mı? Mesela iş büyüdükçe mekan sorunu başgöstermez mi?

      1. m.h.can diyor ki:

        Yine sıvı solucan gübre si denilen ürünün Kimyasal karışımlar yapmadan dayanma ömrü maksimum şartlarda 36 saattir

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Bazı kaynaklar 24-48 saat arası diyor. Aslında işin esası hazırlanan sıvı gübre konusunda bazı kavram karmaşaları var:

          Bu konuda aşağıdaki bölümü inceleyebilirsiniz:

          http://solucangubresi.web.tr/sss/solucanlardan-urunlerine-dair-birkac-aciklama.html

          Saygılarımla.

  18. m.h.can diyor ki:

    4 aralık 2011 de çıkan bir yasa ile solucan humusu üretimi AB Müktesabatına Göre Hayvansal yan ürün sınıfına tabi oldu
    Bu sebepten dolayı Tüm besinler ısıl işleme tabi tutulacak
    Organize sanayi bölgelerinde bu işe 5000 metrekarelik alanlar tahsis ediliyor
    bu işi organize sanayi bölgelerinde yapmak daha cazip hale geliyor
    5000 metrelik bir alanda yıllık 500,000 – 1 milyon ton üretim yapmak mümkün
    Ayrıca Önemle şunu belirtmek istiyorum piyasada fazla miktarda merdiven altı ve Usulune uygun olmayan sıvı gübre üretimi var özellikle ambalajlı sıvı solucan gübresine sıkı takip gelecek çünkü ambalajlanmış sıvı solucan gübresi diye piyasaya sürülen ürünler kesinlikle organik değil

    1. arif gürsel nernekli diyor ki:

      Ben de bu konu da Mehmet beye aynen katılıyorum. Bir kişi çıkıyor ben de organik şu gübre var diyor 1 sene önce yayan pazarlamaya başlayan 1 kişi 1 sene sonra çooook lüx arabalarla geziyor. Bu konuda lütfen dikkatli olun ve ben Mehmet beyin tesisini gördüm gübre temini, solucan temini, sürekli akış sistemi gibi tüm ihtiyaçlarınızda Mehmet beyi tavsiye ederim. Ben gübremi de solucanımı da bu arkadaştan aldım 3 aydır bu işteyim. Mehmet beyin tavsiyelerini tuttum gübre üretimi ve solucan üretiminden çok memnunum. Burada şiddetle Mehmet can bey diyorum. Burada bana şimdi sorular gelecek biliyorum; 3 ayda ne kadar solucan gübresi veya solucan ürettiniz? İnanın bunu söyleyebilmem için bir 3 aya daha ihtiyacım var.

      1. Nihat Akalın diyor ki:

        Arif bey, satışa başladınız mı?

  19. ali özkan özay diyor ki:

    bu konuyu projeyi uzun zamandır arastırıyorum daha detaylı bilgi almak bu konuda eğitim calışmalar vs içn görüşmek istiyorum

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Ali bey,

      elimden gelen yardımı sağlayabilirim. Tam olarak aklınızda olan proje nedir? Elinizde neler var? Olanaklarınız neler?

  20. İbrahim diyor ki:

    Solucan almak istiyorum nasil alabirim fiyati nedir yardimci olabilirmisiniz

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İbrahim,

      http://solucangubresi.web.tr/satis/kirmizi-kaliforniya-solucani-satisi.html satış sayfasınızı ziyaret edebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  21. salih akdag diyor ki:

    slm yukaridaki hemen hemen tum soru ve yorumlari okudum.buise bayagi hevesli vetakipcisi cok kisi varmis asil konu suki bence tesiskuruldukdansonraki asama uretilen bugubrelerin piyasa eder fiyati nekadar alicilar kimler firmalar topdan alimyaparlarmi surekliolan birohtiyac dir anladigimkadariyla bunlari ayni sut toplayan firmalargibi toplayanlar varmidir.vidoyalarda izledigim kadariile alti metre genisliginde otuz metre uzunlugunda ve yeterikadar solucanlca gunluk birbucuk tondan fazla uretimden basediliyo piyasada ikilira oldugu soyleniyo ayda yaklasik kirbeston yapar cikan rakam muthis gercek payi varmidirsayet varsa bukadar gubreyi satma sansimiz varmidir enonemlisi dedigimgibi aliciya ulasmak bu bahsettigim konularda yardimci olursaniz sevinirim kolaygelsin iyicalismalar.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      salih bey merhaba,

      yukarıda sormuş olduğunuz soruların tamamı bu gübrenin piyasada bilinirliği ve zaman içinde kullandıkça sonuçlarını elde etmekle alakalı. Bizden 50 yıl önce başlamış olan ülkeler, örneğin ABD, Küba, Hindistan, İsrail, Rusya vd. epey bir yol almış durumdalar ve hemen her gün bir kaç uluslararası makale yayınlamaktalar. Her şeyden önce bilinmelidir ki, hangi tür gübre kullanılacak olursa olsun toprak analizi yapılmalıdır. Hiçbir gübre yoktur ki, içinde toprağın ihtiyaç duyduğu her türlü maddeyi içersin. Ancak burada solucan gübresinin en öne çıkan özelliği topraklarımızda eksik olan organik maddedir. Esasen solucan gübresi yıllardır topraktan aldığımızı en doğal yöntemle toprağa geri verme uygulamasıdır.

      kollektif toplama vb uygulamalar ise belki zmanla olabilir. Gelecek ne gösterir kimse bilemez.

      Gübre üretim kapasiteniz tesisinizin büyüklüğüne göre değişir. Satış ise hem piyasadan gelecek olan talep ve hem de pazarlama yeteneğinize bağlıdır.

      Kolay gelsin.

  22. Emre E. Yıldız diyor ki:

    merhaba iyi günler sürekli akış sistemli solucan gübresi üretim tesisinin ARGE çalışmaları tamamlandı mı ve tesisi kurdurmayı ciddi olarak düşünsek maliyeti karşılığında tesisi hazır halde teslim ediyomusunuz?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Emre bey,

      http://www.solucanmatik.com/index.php?route=common/home sayfasında siyahaltının gerek solucan gerek solucan yemi ve gerekse de solucanmatik adı altında sürekli akış sisteminin satışlarına kısmen başlamıştır. Sayfa şu anda ön yayına geçti kısa bir zaman sonra satış aktiviteleri de başlayacak. Takip ediniz lütfen…

      Saygılarımla.

  23. celal diyor ki:

    solucan ve solucan gübresi üretmek istiyorum . adana bölgesinde acaba nasıl yardımcı olabilirsiniz. iyi çalışmalar. 0 505 860 74 50

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Celal bey, bize biraz şu anki durumunuzdan ve mevcut koşullarınızdan behsedebilir misiniz? İmkanlarınız nedir? Nasıl bir yerde üretim yapmak istiyorsunuz? Vs…

      Kolay gelsin!

  24. ufuk yeşil diyor ki:

    istanbul da yaşıyorum ancak çorumluyum babam çorum da ceviz işi ile uğraşıyor.öncelikle sorum solucan gübresi ceviz ağacı ve ceviz fidelerinde verimi % kaç artırır.
    ikinci sorum ise solucan yetiştirmek ve gübre satmak için bir firma kursam bunun için kosgeb,tarım bakanlığı veya başka bir kurumdan destek alabilirmiyim.alabilirsem şartları nedir ? ne türbir prosedürbulunmaktadır.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ufuk,

      elimde birebir ceviz ağacında verimin ne kadar arttığına dair bir bilgi yok ama şunu belirtebilirim, verim artışı sadece kulandığınız gübreye bağlı değildir. Toprağınızın şu anki durumu ve daha önce kullanılan gübrelerin topraktaki birikimiyle de alakalıdır. En sağlıklı veriye bir kaç ağaçta karşılaştırma yaparak ve belki bir kaç yıl takip ederek ulaşabilirsiniz. Söz konusu ürün ağaç olduğu için sonuç almanız tek yıllık bitkilere göre biraz daha zaman alabilir. Ancak neticede solucan gübresinin esası organik madde zenginliğine dayandığı için yıllardır gerek ceviz olarak gerekse de yaprak olarak topraktan alınan organik zenginlikleri toprağa geri vermiş olacaksınız.

      Tesis kurulum desteğine gelince; şu ana kadar bir çok kişi bu konuda araştırma yapmış bulunmakta ama henüz devletin ciddi bir yatırım desteği verdiğine dair bir bilgiye ulaşılamamıştır. Belki ilerleyen süreçlerde böyle bir destek söz konusu olabilir.

      Kolay gelsin.

  25. ebru diyor ki:

    iyi günler.. ben üniversite 3.sınıf öğrencisiyim. Solucan gübresi işine girmeyi istiyorum. Yalnız üretmeye başlasam bunu nasıl pazarlayacağım? Kimlerle kontak kurmalıyım? Bu konuda hiçbir fikrim yok. Bu iş için birikim hazırladım başlangıç için fazla olmamakla birlikte. Yer sıkıntım yok Antalya da yaşıyorum. Sera üretiminin yapıldığı bölgedeyim. Nerden başlamalıyım yardımcı olursanız çok sevinirim.. itici bir güce ihtiyacım var

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ebru,

      diğer tüm organik veya kimyasal gübrelerde olduğu gibi üretilen ürünün pazarlaması tamamen üreticinin girişimine bağlıdır. Solucan gübresi sadece belirli bir tarım sektörü tarafından değil tarımın her türlü üretim alanında kullanılabilmektedir. Bu nedenle toprağa ekim yapan her türlü üreticiye ürünü pazarlamanız mümkündür. Kendinize başlangıç olarak belirli bir alan seçip ilk üretim denemelerini kendiniz yapıp daha sonra bu verileri kullanarak diğer üreticilere tanıtabilirsiniz.

      Kolay gelsin.

  26. sefer diyor ki:

    merhaba ben konyadan sefer geçen yıl araştırdım solucan gübresini birazda aldım kullandım ama sonuç alamadım bu işin üç kağıdını yapıyorlar ben kendimde üretiminide yapmak istiyorum hem çiftçilik hem mantar üretimi ile uğraşıyorum ama bir türlü bu işe başlayamadım. malumunuz memlekette güvenilir insan bulmak çok zor.yardımlarınız için 05334365787

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın sefer,

      bana göre ülkemizde tarımsal alanda yaşanan en büyük sorun şudur: çiftçimizin yaptığı işe dair genel kültür ve bilgi düzeyi ya çok azdır ya da var olan bilgileri atadan kalma tecrübelere dayanmaktadır. Kimbilir belki de beğenmediğimiz Hindistan’da bile çiftçiler bizimkilerden daha duyarlıdırlar. Malûm, günümüzde bilgiye ulaşmanın en etkin kanalı internettir; ancak internet dediğimiz zaman yediden yetmişe hemen herkesin aklına facebook ve benzeri muhtelif yapılar geliyor. İnanın bu nedenle internette Türkçe tarama yaptığımda bir çok konuda neredeyse sıfır derecede bilgiye ulaşabiliyorum. Ancak bir de aynı konuda İngilizce tarama yaptırın, konu çokluğundan başınız döner. Bu nedenle bir çifçi olarak internet üzerinden size fayda sağlayacak arayışlar içine girmiş olmanızı takdirle karşılıyorum.

      Gelelim sorunuza, güvenilir insan bulmak belki zor ama imkansız değil. Önemli olan almayı veya üretmeyi düşündüğünüz ürün hakkında gereken tüm detayları öğrenmeniz. Böylece kandırılmanız mümkün olmayacaktır. Şimdi, solucan gübresi kullanımınızda verim alamamanızın nedenlerine bakalım biraz da:

      Birincisi, topraktaki minumum yasasını unutmamak lazım. Bir toprakta en az hangi besin varsa bitki o besinin ölçüsü kadar topraktaki diğer besinleri alacaktır. Diğer besinler ne kadar bol olursa olsun sonuç değişmez. Bu nedenle, zaten uzun yıllar yorgun düşmüş, hor görülmüş ve kimyasallarla canlı organizma yapısı öldürülmüş olan toprağa solucan gübresi veya diğer organik gübreleri uyguladığınız zaman hemen sonuç alamayabilirsiniz. Malûm, hasta yatağınızdan kalkar kalkmaz hemen depar atamazsınız. Kendinizi toparlayabilmeniz için biraz daha zamana ihtiyacınız olacaktır. Toprağınızın en temel eksiği olan bazı iz elementleri her zaman solucan gübresi ile karşılayamayabilirsiniz. En azından ilk başlangıçta. Bu nedenle belki bazı zamanlar diğer organik gübreleri de kullanmanız gerekebilir. Öyleki bir çok kimyasal gübre bile çoğu zaman kullanıldığıında bir sonuç vermez. Şunu unutmamak lazım, kimyasal gübre hızlı etki gösterir ama doğal ve sağlıklı değildir. Organik gübre olması gerektiği gibi yavaş ama doğru ve sağlıklı bir biçimde fayda sağlar. Orman veya fundalık alanalrın verimliği belki binlerce yıl süren biribirikimin sonucudur. Yani gerçekten sabırlı olmak gerekmektedir.

      İkincisi ise, gerçekten almış olduğunuz ürün iyi kalite olmayabilir. Bunun da nedenleri vardır. Üretim tekniğinden kaynaklı olabilir, ürünün raf ömrü çok fazla geçmiş olabilir, ürün saf kalite olmayabilir, homojen (standart) bir yapıda olamayabilir, erken hasat edilmiş veya bazen de tam tersi geç hasat edilmiş olabilir.

      Bu nedenle en doğrusu, eğer zaten çiftçilikle uğraşıyorsanız kendi gübrenizi kendinizin üretmesidir. Bu blogtaki yazıları iyice irdeleyerek okuyunuz. Gerekli olan bilgiye sahip olduktan sonra kime nasıl güvenebileceğinizi zaten anlayacaksınız.

      Saygılarımla.

  27. Taşçıoğlu diyor ki:

    siz tesisin kurulması ve işleyişi ile ilgili bilgi veriyormusunuz… gelip sizin çalışmalarınızı izleyebilirmiyiz…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Taşçıoğlu,

      benim şahsen ziyaret edilecek ölçekte bir tesisim mevcut değil. İleride olacak ama şu anda ben araştırma geliştirme ve kısmen de danışmanlık işiyle meşgulüm. Ancak bu röportajın yapıldığı firma olan siyahaltin.com Edirne’de ziyarete açık bir tesise sahiptir. Ayrıca Danışmanlık ve Projelendirme desteği de vermektedir. Tesisi mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Bana göre en kalite gübre üretimini mümkün kılan Tam Otomasyon Üretim sistemleri mevcuttur.

      Saygılarımla.

  28. yilmazsever diyor ki:

    merhaba savaş bey; öncelikle bilgilerinizden dolayı tşk ederim. yazılarınızı dikkatle okudum herkeze ayrı ayrı hiç sıkılmadan cevap verdiniz. ben diyarbakır da bu işi yapmak istiyorum bir kac dönüm arazim mevcut sizden toptan bir şekilde kalifornia solucanı alırsam bir iskonto olurmu ben organik gübre elde etmem için ham madde olarak yani soğlucanın yemi bildiğimiz işlenmiş büyük baş gübresimi, bir başka sorum farz edelim ben işletmeye başladım 1 ton gübreye ne kadar solucan gerekmekte ve bu soğlucan gübrenin içinde ne kadar kalmalı diyelim satamadım bu gübre içinde sohlucanlar kaç ay yaşar. M.hanifi can tesisini ziyaret edip canlı canlı görme imkanım varmı. bilgileriniz için şimdiden tşk ederim

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yılmaz,

      teşekkür ederim. En sondan başlayalım, sayın Mehmet Hanifi Can’in tesisi gelen tüm ziyaretçilere açıktır. Önceden görüşüp randevu almanız yeterli olacaktır. Yine görüştüğünüz zaman site üzerinden ulaştığınızı söyleyerek iskonto konusunu da konuşabilirsiniz. Solucan yemi olarak en temelde, diğer birçok organik atığın yanısıra, büyükbaş hayvan gübresi kullanılır. Ancak burada işlenmiş kelimesi önem arzetmektedir. Gübrenin besin değerini ve kalitesini büyükbaş hayvan gübresinin işleme tekniği ve süresi ciddi boyutta etkilemektedir.

      Uygulama 1 ton gübreye solucan eklemek şeklinde yapılmıyor. Yem olarak vereceğiniz gübre hazır ve stokta beklemede iken, solucanlarınızın sayısına göre bu 1 ton gübreyi yavaş yavaş vermeniz gerekir. Farklı üreticiler ve farklı kaynaklar değişik rakamlar vermesine rağmen başlangıç için metrekareye 1000-1500 adetten az konmamalıdır. Daha fazlası sistemin daha hızlı ve etkin işlemesini mümkün kılar. Örneğin Mehmet Hanifi Can kendi üretinleri olan solucanmatiklere metrekareye 15000 ile 20000 önermektedir. Bu rakamla da başlanabilir. Mehmet beyin verdiği bu rakamlar metrekare için erişilmiş maksimum rakamlardır. Böyle bir kapda ilk yumurtlama ve yavcu üremesiyle beraber solucanlar ayrılıp başka bir kaba aktarılmalıdır. Eğer minumum sayı olan 1000-1500 adetle başlayacak olursanız solucanlara vereceğiniz yem miktarında başlangıçta aşırıya kaçmamanız gerekir. Aksi halde solucanların sayılarına göre zamanında tüketebileceklerinden fazla yem vermiş olursunuz ve son üründe solucan dışkısının komposta oranı düşük olur. Yni vermikompost kalitesi düşük olacaktır.

      Yem işlemesi tamamlanmış ve gübre üretimi bitmiş olan bir sistemde solucanalr çok uzun süre bekletilmemelidir. Öncelikle gübreden gelen metan gazı solucanlar için öldürücü olacaktır. Ayrıca solucanlar açlıktan ciddi anlamda ölümle sayıca kayba uğrayacaktır. Boyutları küçülmeye ve erişkinliklerini gösteen clitelum’ları belirginliğini yitirmeye başlar, yani üreme eğilimleri yavaşlar. Her ne olursa olsun solucanı bitmiş gübrede bekletmeyin. Gübreyi hasat edip gölgede paketlemeye uygun derecede kurutup paketleyin.

      Saygılarımla.

  29. yilmazsever diyor ki:

    merhaba savas bey; Gözlemlediğim ve araştırdığım kadarıyla bizim çifçilerin bir çoğu kimyasal gübre kullanıyormuş çifçi gübrenin maddi boyutunda kimsayal gübrenin zararlarını bir çok çifçi bilmemektedir. buda onların zaman içinde kar dan çok zarar edeceğinin bir habercisi ama asıl üzütücü olan bir çoğumuzun sofrasına yarardan çok zararlı yiyeceklerin gelmesi.ben merak ettiğim bir konuyu çok araştırırım organik ve özellikle solucan gübresi ilgimi çok çekmekte kendi bölgemde keçi yetiştirip ve keçi sütü elde ediyorum.Ha aklıma gelmişken keçi gübresini organik solucan gübresine çevire bilirmiyim Ama sizlerinde yardımına ihtiyacım var. şahsi mail adresiniz varsa buraya yazarsanız sevinirim. saygılar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın yilmazsever,

      Keçi gübresinden de solucan gübresi elde edilebilir tabi ki. Mail adresim vermikem @gmail.com

      Saygılarımla.

  30. coskunsoy diyor ki:

    Mrb savaş bey buradaki yarıdımlarınız için şimdiden teşekkürler ediyorum. gerçekten faydalı şeyler paylaşıyorsunuz. nerdeyse tüm blogu inceledim. burada şu dikkatimi çekti. tüm metinlerde veya başka sitelerde solucan gübresini üretiminde yetiştiremediklerini 2014 yılı sonuna kadar tüm siparişleri aldıkları yazıyor. sitede sizden veya başka sitelerden bilgi almak isteyen vatandaşlar ise bu gübreleri nereye satacağı sorulmakta. sizin veya başka sitelerin cevabı bu pazarı kendniz bulmak zorundasınız denmekte. anlamadığım diğer bir nokta ise solucan gübresi üreticisi arkadaşlar gübre satmaktan 5 milyonlu ciro yaptığını söylemekte fakat 100 tl ye 500 solucan satmak için daha büyük çaba sarfedilmekte buradaki çelişkiyi anlayamadım

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın coskunsoy,

      bahsettiğiniz çelişki konuyu sadece internet üzerinden takip etmemizden kaynaklanmaktadır. İnternet mecrasına yansımayan alışberişler de mevcuttur. Aynen kimyasal gübre satışı yapan firma satışları gibi… Tabi ki yorumunuzda belirttiğiniz rakamlar ne de olsa beyan eden firmanın ticari sırrı kapsamına girmekte olduğu için benim bu rakamları doğrulama olanağım yoktur. Ancak, Ankara-2002 basımlı T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün TÜRKİYE GÜBRE GEREKSİNİMİ TÜKETİMİ VE GELECEĞİ adlı eserine göre Türkiyenin Azotlu gübre gereksinimi, 2.107.698 ton; fosforlu gübre gereksinimi 1.400.750 ton ve potasyumlu gübre gereksinimi ise 156.833 tondur. Bu rakamlarda yola çıktığımızda bahsi geçen satış rakamları pek de imkansız gibi durmuyor.

      Ülkemizde, internet üzerinden konuyu araştıran tüketici/çiftçiler olduğu kadar internetle hiç işi olmayan ama ürünü pekala kullanan ve/veya üreten tüketici/çiftçiler de mevcuttur ve hatta daha fazladırlar. Biz bu ikinci kısmı haliyle göremiyoruz. Çelişki de bundan doğuyor zaten.

      Saygılarımla.

  31. serkan44 diyor ki:

    Gubrenin dayanim suresi nedir

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Serkan,

      Solucan gübresinin belli bir dayanıklılık süresi yoktur. Ancak gübrenin kalitesi açısından ve yaşayan mikroorganizmalar açısından üretim sonrası ne kadar kısa bir zamanda kullanımı sağlanırsa o kadar fayda sağlar.

  32. serkan44 diyor ki:

    En kaliteli gubreyi üretmek için nasil bir yem hazirlamaliyiz solucanlara ve ne asamalardan gecermeliyiz bunun bir makine sistemi varmi 100 bin tane solucan icin ornek vere bilir misiniz savaş bey

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      En kaliteli yem hazırlama tekniklerinden birisi için Solucan Yemi Olarak Kompost Yapımı başlığına göz atabilirsiniz. Bu iş için doğrudan bir makine olmamakla beraber Solucan Gübresi Üretim Tesisi Kurulumu Örnek Proje başlığındaki tekniği kullanabilirsiniz. Ancak bu tekniğin işleyişini tam olarak anlayabilmek için yerinde görmeniz gerekir.

  33. oguz38 diyor ki:

    Merhaba savas bey

    Ben 15 yildir hollandada kalan bir gurbetciyim ve su gunlerde esim ve cocuklarimla kesin donus istemekteyiz ve artik burda sadece karnimizi doyurmak icin kalmaya degmedigi dusuncesindeyim .
    Isin acigi cok paramda yok ama kayseride biraz arazimiz var ve zaten babam da hala ciftcilikle ugrasiyor yani yer konusu ve solucanlarin yem konusu fazla problem olmayacak bana aslen textil teknikeriyim ama artik doga ile ilgili bir isle gecimimi saglamak istiyorum ilk sorum bu isle gecinip alileme yeteli parayi kazanabilirmiyim ?yani gecinebilirmiyim ikincisi kayseride bu isi yapan birileri varmi ticaari acidan ?

    simdiden ilginiz icin tesekurler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Oğuz,

      Bu işte para kazanmak mümkün ama elbette kolay değil. En başta konuya az çok aşina olmak gerek. Tarım ve hayvancılıktan anlamak lazım ve elbette kendi arazi ve imkanlarınızın olması lazım. Bunların büyük bir kısmı sizde mevcut. Gerisi işi kurmak, sürekli olarak araştırmak ve pazarlama çalışmaları yapmaktan ibaret. Ancak her şeyden evvel, bu işi severek yapacağınızdan emin olmanız gerekir. Kayseri’de en son sayın Hasan bey bu işle meşgul idi ama şu anda hangi aşamada bilemiyorum. Facebook adresi: https://www.facebook.com/solucangubresi.kayseri?fref=ts

      Saygılarımla.

  34. hanifi tursun diyor ki:

    savaş bey ilk önce değerli bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için size teşekür ediyorum .bende solucan gübresi üretimi işine girmek isteyen arkadaşlardanım benim merak ettiğim solucana verilecek humusun kalitesine göre elde edeceğimiz gübre kalitesi değişkenlik gösteriyormu yoksa bunu beli bir standart da oturtmak mı gerekiyor

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hanifi,

      solucanlara yemin içeriği ve kalitesi kesinlikle elde edeceğiniz solucan gübresinin kalitesini etkiler. Sadece gübrenin kalitesini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda solucanların sağlığını, çoğalma katsayılarını da etkiler. Mesela aşağıda linkini verdiğim konulara göz attığınızda verilen yemin solucanlarda nasıl iyileşme ve yenileşme sağladığını göreceksiniz.

      Solucan Rejenerasyonu ve Şevket-i Bostan

      ve

      Solucanlar ve Şevket-i Bostan Bitkisi

      saygılarımla.

  35. Menderes EREN diyor ki:

    Savaş bey benim 3 dönüm bahcem var ben kendi bahcem için solucan gübresi yetişdirmek isdiyorum ben sizden solucan almak isdiyorum bana yardımcı olursanız cok memnun olurum 05309283940 saygılarımla.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Menderes,

      vermikem @gmail.com adresime detay bilgilerinizi gönderebilir misiniz? Ne kadarlık bütçe ayırabilirsiniz? Yem olarak hammaddeye erişebilirliğiniz ne durumdadır? Yeriniz nerededir? Vb…

      Saygılarımla.

  36. Ömer Üveys UĞURLU diyor ki:

    Savaş bey ben bu iş sahasını yeni öğrendim öncelikle bilgilerinizi bizimle paylastığınız için teşekkür ederim basta MEHMET HANİFİ CAN beye nası ulasa bilirim edirne deki tesislerini ziyaret etmek istiyorum bir de erzincann iklimi bu işe el verişlimi bilgilendirir seniz beni sevinirm saygılarımla…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ömer,

      Mehmet Hanifi Can’ın telefon numarası 0 535 813 23 72. Erzincan bu işi için uygundur ancak kışın soğuk bir memleket olduğu için mutlak surette kapalı bir ortamda yapılmalıdır. Yaz ayları sıcak olduğu için sorun olmaz. Erzincan’da hayvancılık yaygındır, en azından daha önceleri öyleydi. Eğer hala yaygın ise ham madde sıkıntısı çekmezsiniz.

      Saygılarımla.

  37. beyaz01 diyor ki:

    Merhaba savaş bey , ben adana da büyükbaş besicilik ve çiftçilik yapmaktayım .

    300 büyük baş hayvanım var ve çevre köylerden ucuza ham madde temin etme şansımız bulunmaktadır.

    Günlük 2.5-3 ton gübre oluşmakta test aşamalarını ve arge dönemini geçtikten sonra ticari bir seviyede düşünürsek ne kadarlık bir solucan populasyonu gerekli ?

    Ve toplu solucan alımlarını ithal ederek mi yapabiliyoruz ? ithalat izni verildi mi ?

    Traktör, romork , kepçe ve arazi sorunum bulunmamakta , bunlar dışındaki harcamalarımız ortalama ne kadar olabilir ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın beyaz01,

      vermiş olduğunuz rakamlar oldukça büyük. Bu nedenle günlük 2.5-3 ton gübre için doğrudan net bir rakam vermek doğru olmayacaktır. Daha detaylı bir fizibilite çalışması yapmak gerekecektir. Bu denli büyük ve sürekli bir ham madde kaynağı için oldukça büyük bir popülasyon gerekecektir.

      Solucan ithali ile ilgili son durum itibariyle bildiğim kadarıyla hâlâ yasal izin yoktur. Zira devlet bu konuda henüz hibe desteklerini bile vermemekte. Bu nedenle solucanı içeriden temin etmeniz gerek. Zaten bu denli büyük bir siparişi dışarıdan ithal etmek de solucanalrın yaşam şansı açısından riskli olacaktır.

      Anladığım kadarıyla masraf oluşturabilecek ana unsurlar tesisinizde zaten mevcuttur. Geriye eğer boş ve kullanılabilir bir yapı yoksa uygun büyüklükte bir yapı inşa etmek ve solucan gübresini hangi teknikle üretecekseniz ona göre sistem kurmak kalıyor. Bu aşamada masraflar değişkenlik göstermekle beraber, mutlaka bir üretim tesisini yerinde görmenizi tavsiye ederim.

      Saygılarımla.

  38. mahir apa diyor ki:

    güzel fikir…bu gübreyi kime satılacak alan var mı? önemli olan bu.ben daha önce başka bir iş yapmıştım.organik yaprak mantarı yetiştiriciliği..orada tek sıkıntım aşırı bir şekilde sogulcan olmasıydı..sürekli ürüyordu…bu bakımdan sogulcan üretmek basit..bana pazarını ayarlayın ben sogulcanı üreteyim…pazarlama önemli olan…

  39. beyaz01 diyor ki:

    Cevapladığınız için teşekkür ederim sayın savaş bey. Şu an için son bir sorum olacak videolarda izlediğim ve edindiğim bilgelere göre hızlı bir populasyon artışı var solucanların çift cinsiyetli olduklarını da duymuştum , bu duruma göre 10 adet solucan dış ortamdaki kötü koşullara maruz kalmaz ise 1 yıl sonra ne kadar artış sağlar yani solucanın üreme hızını ögrenebilirmiyiz.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın beyaz01,

      üreme hızını etkileyen birçok etken vardır. Bu nedenle işe yeni başlayan birisi olarak başlangıçta bu hedefi tutturmanız kolay olmayabilir. Bu konuda Solucanlar : Çiftleşme ve Üreme II ve Solucanlar : Çiftleşme ve Üreme I başlıklarına göz atınız. Ayrıca yine sitede birçok yerde bu konuda çeşitli açıklamalar mevcuttur. Onlara da göz atabilirsiniz.

      Burada odaklanmanız gereken nokta üreme hızları değil, solucanların doğru bir şekilde bakımı sürdürülebilirlik olmalı. Bunu hallettikten sonra gerisi zaten mümkün oluyor.

      Saygılarımla.

  40. serdar bağbaşı diyor ki:

    Mrb hocam Ankara dan serdar Ben sizden 2000-2500 adet solucan isteyecektim ücreti karşılıgında tabiiki. Şu an topraksız tarım çalışmalarına başladık sizin solucanlarınızdan alacağımız gübre ile takviye düşünüyoruz. İmkanı varsa görüşebilirsek çok sevinirim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Serdar genel olarak sormak istedikleriniz olursa buradan, harici olarak sormak istedikleriniz olursa vermikem@gmail.com adresinden sorabilirsiniz. Bunun haricinde satın alma için de http://solucangubresi.web.tr/satis/kirmizi-kaliforniya-solucani-satisi.html sayfasından başvuru yapabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  41. cem canbek diyor ki:

    merhabalar savaş bey böyle bir site için ilk önce size teşekkür ederim
    konunun tamamen yabancısıyım rastgele nette dolaşırken gördüm solucan gübresinin organik madde ve hümik asid değerleri nedir leonardit kaynaklı gübrelere göre ? yada böyle bir kıyaslama yapılabilirmi?
    kendime ait küçükbaş hayvanlarım ve tarlalarım var burdan çıkan gübreyi solucanları kullanarak nasıl daha verimli hale getirebilirm herhangibi bir yatırım yapmadan bu bulgar çitcilerin nasıl yaptıkları tam anlıyamadım boş arazide belli yukseklıkte ve uzunlukta gubreyı yayıp uzerıne solucanları kapatıp belırlı zaman aralıklarıyla yığının uzerıne gubre ekleyerekmı yapıyorlar 1 yıl sonra solucanları nasıl gerı alıyorlar ve nasıl yasatıyorlar yenı uretım ıcın ?
    kışın veya yagmurlu havalarda uzerını cadırlamı kapatıyorlar? cevabınız ıcın sımdıden tesekkurler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Rica ederim Cem bey.

      Solucan gübresinin içerdiği humik asidin iki kaynağı var. Birincisi verilen yemden gelen ikincisi ise solucanların kendi salgıladıkları humik asit. Şu an için elimde karşılaştırmalı bir rapor yok. Ama oldu takdirde bu site üzerinden paylaşacağım.

      Sayın Cem,

      bahsettiğiniz Bulgarların tekniği hakkında detaylı bir bilgiye sahip değilim. Röportajda bahsi geçen bilgi sanırım eskiden yapılan bir uygulama olsa gerek. Şu anda gelişen teknoloji ve biriken bilgi neticesinde artık belirttiğiniz türde bir üretim yapmıyorlardır.

      Eğer bahçeniz için vermikompost üretmeyi düşünüyorsanız öyle düşündüğünüz gibi çok büyük maliyetler söz konusu değildir.

      Saygılarımla.

      1. cem canbek diyor ki:

        merhabalar 100 dönüm arazi ve tahminende 30 ton koyun gübresi senelik sirküler,,ticari olarak düşünmüyorum çiftci usulü kendi arazim için en az maliyetle o yüzden oradaki çiftcilerin nasıl yaptıklarını merak ettim dısarda gubre yıgınları ve ozellıkde kışda nasıl oluyor cevabınız için teşekurler saygılarımla

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Cem bey,

          anlıyorum. Esasen bahsedilen şey vermikompost üretiminin en arkaik biçimidir. Röportajda söylenmek istenen ise şudur: Hiç bir girişimde bulunulmasa bile en basitinden bu şekilde yapılıyor…

          Kolay gelsin.
          Saygılarımla.

  42. babaoglu diyor ki:

    Merhaba Savaş Bey,

    2 adet soru sormak istiyorum.

    1- Solucanlara mama olarak hayvan gübresi verirsem, solucanlar gübrenin içindeki yabani tohumları ve zararlı patojenleri %100 yok ederler mi?

    2- 1 yıldır tarlamda bekletilmiş hayvan gübresi bulunmaktadır. Bu gübreyi solucanlara mama olarak verebilir miyim? Yoksa bu gübre uzun süre tarlada bekletildiği için besin değerlerinden yoksun mu kalmıştır.

    Teşekkürler – Ümit Tüzel

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Babaoğlu,

      1) Solucanlar normal süreçte yemde bulunan patojenleri yok ederler. Ancak yemin tamamının solucanlar tarafından sindirilmesi koşuluyla. Bu da mümkün olamayacağı için yemin yani gübrenin, aynı zamanda kanunen de, ısıl işlemden geçmesi gerekmektedir.

      2) Uzun süre tarlada bekletilmiş olan gübre hem besin değerinin çoğunu kaybetmiştir ve hem de içerisinde topraktan gelen solucan ve kokonları barındırabilir. Bu nedenle solucanlarınızın safkan durumu bozulabilir.

      Saygılarımla.

  43. ADNAN AKGÜN diyor ki:

    Savaş bey;
    sitenizi bir süredir takip ediyorum fakat nasıl hazırı seven bir millet olduğumuzu bir kez daha anladım.İnsanlar sitenizi güzelce incelemeden öyle sorular soruyorlar ki ben bile buradan sinir oldum.Allah yar ve yardımcınız olsun millet olarak çok zor insanlarız,ne güzel bir site yapmışsınız insanlar okumadan dinlemeden siteyi incelemeden öyle pat diye zengin olmak istiyorlar.Size çok çok kolay gelsin saygılarımla..

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Akgün,

      teşekkür ederim. Elim kalem tuttukça sabırla yazmaya ve ccevaplamaya devam edeceğim. Zira fani dünya benim de yazamayacağım gün gelir elbet. O vakit ya yazılanlarla idare edilir ya da herkes kendi cevabını kendi bulmaya başlar…

      Hürmetler…

  44. hülya diyor ki:

    mrh savaş bey sizden rica etsem solucanın yenileme süreci hakında ufak bir bilgi verebirmisiniz hocamız ödev olarak vermişte ne yazacağim hakkında hiç bir bilgim yok ödev şu bir solucanı bulup kuyrugunu kesmemiz lazım bir hafta içerisinde tekrardan kuyruğunu yeniliyormus işte o süreç hakında bilgi lazım bana …bunun hakında bilgi verirseniz cok sevinirim simdiden teşekür ederim…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hülya,

      normalde solucanlar kesildiği zaman kendilerini veya kesilen uzuvlarını yenileyemezler. Bu şekilde bir davranış sergileyen bazı türlerin olduğu söyleniyor ama hangi türlerdir, nerede ve hangi koşullarda deneme yapılmıştır, bu konuda bir bilgi yoktur. Bahsedilen mevzu kertenkeleler için geçerlidir. Kertenkeleler tehlike anında savunma amaçlı olarak kuyruğunu koparırlar. Sonradan bu kopan kuyruk kendini tamamlar. Solucanlar oldukça hassas canlılardır. Kuyruğa yakın kısımları koptuğunda büyük ihtimalle beslenemeyeceklerdir. Çünkü solucanlar yediği atıklardaki besinleri kuyruk kısımlarında yer bağırsaklarındaki kılcal damarlardan emerek kana karıştırırlar. Eğer kuyruk kısmı koparsa bağırsak yani sindirim sistemi yok olur ve beslenemez. O halde eğer beslenemezse eksilen uzuvlarını nasıl tamamlayabilirler.

      Ancak siz dilerseniz yine bir deneme yapın. Eğer olumlu bir sonuç alırsanız lütfen buradan paylaşın.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz


− bir = 1