Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Ekosol – Burçin Karababa ile Solucan Gübresi Üzerine Söyleşi – III

Ekosol – Burçin Karababa ile Solucan Gübresi Üzerine Söyleşi – III

Ekosol – Burçin Karababa ile Solucan Gübresi Üzerine Söyleşi – III

Röportajın başına dönmek için tıklayınız…

S.GÖNEN           : Bizimbahce.net forumu temel olarak balkon bahçeciliğine yönelik bir forumdur. Buradan yola çıkarak balkon bahçeciliği kavramı ile ilgili düşüncelerinizden de biraz bahsedebilir miyiz. ekosol

B.KARABABA   :   Menekşe, sardunya vb. bitkiler saksılara dikilirken aynı zamanda domates de dikilir, çünkü sonuçta domates de yeşildir. Ancak eğer bir de onu soframıza taşıyabiliyorsak bu zaten çok erdemli bir iş oluyor. Bir ürünün nasıl yetiştiğini biliyorsunuz, öğreniyorsunuz. Yarın öbür gün buna gerçekten ihtiyacınız olduğu zaman ne yapmanız gerektiğinin bilincine varmış olacaksınız. Artı, evler okuldan önceki ilk öğrenim alanlarıdır. Çocuk her şeyini ilk başta orada öğrenir. Bu nedenle ben balkon bahçeciliğini eve taşınan bir okul gibi düşünüyorum. Bu bir öğretidir ve zamanla alışkanlık haline gelir. Dolayısıyla biz balkon bahçeciliği sayesinde temelden bir eğitimle başlıyoruz. Çünkü kim ne iş yapıyor olursa olsun tarımın biliniyor olması lazım. Balkondaki üretimde meydana gelen gelişmeyi kişinin kendi ruhundaki gelişmeyle birleştirmesi bence çok önemli. Çünkü bahçe olarak karşımıza bir köylerimiz bir de villalar çıkıyor. Onun dışında yerleşim hep apartmanlarda. Ben de mesela böyle büyüdüm. Dolayısıyla böyle bir yaşamdan vazgeçmeden veya gönlünde böyle bir yaşamdan vazgeçmek isteyip de yapamayan herkes için bence olması gereken, pazarı balkona taşımak olarak niteleyebileceğimiz çok da keyifli bir şey. ekosol

S.GÖNEN           :   Ben balkon bahçeciliğini sosyal bir güç alanı olarak da görüyorum. Mesela internet üzerinden balkon bahçeciliğine yönelik tohumdu, saksıydı, gübreydi, ilaçtı derken satışı yapılan bir çok ürün var. Ciddi bir sektör var yani. Bu manada balkon bahçeciliği ile uğraşan ve internete ulaşabilen sadece on binlerce insan var. Örneğin ben kendim için bir şeyler araştırıyordum. Baktım bayağı bir bilgi ve tecrübe edindim, bunları başkaları ile paylaşayım dedim ve zamanla kendimi bir forum ortamında, bizimbahçe.net’te buldum. Bu nedenle forumlar ciddi bir paylaşım medyasıdırlar. Örneğin bizim forumumuzun şu anda 4000’in üzerinde üyesi var. Söze şu soruyla devam etmek isterim; ürettiğiniz solucan gübresinin balkon bahçeciliği ile uğraşan kişilere yönelik de uygun miktarlarda satışı olacak mı? Ekosol

B.KARABABA   :   Evet! 1 ve 5 kg.lık ambalajlarla da satış söz konusu olacak tabi ki, ama bunların hepsi birer maliyet. Ama daha da önemlisi şöyle bir projem var, eğer gerçekleşirse; bugün biliyorsunuz büyük marketlerde fide satılıyor, tohum, toprak vs. her şey satılıyor ama organik bir set henüz satılmıyor. Bundan sonraki dönemde, kişinin hazır, yani hemen alıp balkonuna koyacak, dikmesine bile gerek kalmayacak bir tür saksı, içinde her şeyi olan bir paket tasarlıyorum. İçinde, saksısı, toprağı, gübresi, fidesi, saksısı, asmak için aparatları olan bir set düşünüyorum.

S.GÖNEN           : Basında çıktınız geri dönüşler nasıldı, kompostla ilgili? Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol

B.KARABABA   : Televizyon veya radyo programı hemen geri dönüşümlere sebep oldu ve şunu fark ettim ki, insanlarımız özellikle geri dönüşüme katkı sağlayacağı düşüncesiyle evlerde kompost üretimine duyarlı ve sıcak. Çok güzel sorular geldi. Evimizde yaparsak koku olacak mı?  Biz kompostu solucan yardımı ile yaparsak onları yaşatabilecek miyiz, çok çoğaldı ne yapacağım? gibi sorular geldi. Balığa gideceksiniz… 

ekosol solucan gübresi
Toplanmış, kurutulmuş, elenmiş ve kulanıma hazır solucan gübresi.

S.GÖNEN           : Bir işe girişmek beraberinde öngörülmeyen sıkıntıları da getiriyor değil mi?

B.KARABABA   :   Evet! Ben bu işe giriştikten sonra ve basında şirketimin haberleri çıkmaya başladıktan sonra çok büyük bir holdingin en üst düzeydeki insanları geldi. Öyle ki ben kapısını bile çalamam. Buraya geldiler ve sarı çizmeler giydiler. Bunlar hem çok büyük bir holding hem de aynı zamanda bir gübre firmaları var. Dediler ki, “biz sizinle bir anlaşma yapalım. Biz bu işe girmek istiyoruz. Siz yol almışsınız. Eğer beraber devam edersek daha çabuk yol alırız.” Hakikaten de öyle. Sonuçta Türkiye’nin en büyüklerinden bir gübre firması. Niye olmasın! Ben burada üç beş çiftçiye ulaşacağıma orada yüzlerce çiftçiye ulaşabileceğim. Geldiler, gittiler ve beni bir takım yerlere götürdüler. Biz bu tesisi şöyle yapacağız, buraya taşıyacağız, bilmem ne yapacağız. İki buçuk ay boyunca bu iş üstüne kafa yordum. Onların bu işi yapacakları arazileri gidip gördüm. Bu süreler boyunca sohbet ettik. Bu sürede almaları gereken bilgileri de aldılar.  Derken bu kişiler bir anda yok oldular. Öğrendim ki küçük ölçekte başlamışlar. Çok etik değil bu tür davranışlar. Bir bilgi ve emek var ortada bunun da bir bedeli olmalı. Büyük yöneticiler olabilir ama küçük adamlar.

S.GÖNEN           : Bir nevi bilgi hırsızlığı mı yaptılar? 

B.KARABABA   :   Bu iş çok gizli kapaklı bir iş değil internetten öğrenilebilir bir iş. Bilgi hırsızlığı değil daha kötüsü emek ve zaman hırsızlığı yaptılar. 

S.GÖNEN           : Doğru! İstenirse yabancı kaynaklarda özellikle ev tipi vermikompost üretimi ile ilgili belki bilimsel olarak tartışmalı da olsa faydalı olduğu su götürmez olan binlerce bilgiye ulaşmanız mümkün. Bunların da ötesinde özellikle bilimsel, akademik çalışma ve tezlere de rastlanıyor. Tamam, ziraat fakültelerimiz kan ağlıyor ama örneğin bizimbahce.net forumunda olduğu üzere toprağa ilgi duyan, gerek sıradan bir insan olsun gerekse de ziraat mühendisi olsun bir sürü kişi var. Bu açıdan bakıldığında solucan gübresine olan gerek normal insanların gerekse de akademisyenlerin ilgisizliği sizce nedendir? Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol

Ekosol
Güne sıcak ve açık bir havayla başlamıştık.

B.KARABABA   :   Dünyada 50 yıldır var ama onlar da  bu seviyeye son 5 yılda geldi.Yurt dışında bu tür çevreci konular ciddi olarak destekleniyor. Türkiye de henüz bu oluşmadı.  Üniversiteler de bu konuda destek alamıyorlar. Özellikle akademik çalışma yapanları muhakkak ki desteklemek gerekir. Çalışmalarım esnasında, bu yönde çalışması yapılmış ancak imkânsızlıklar nedeniyle rafa kaldırılmış bir yığın akademik çalışma    buldum.

S.GÖNEN           : Solucan gübresi ile ilgili  devletin bir  çalışması var mı? Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol

B.KARABABA   :   Hayır yok! Bir iki akademisyenin kendi imkanları ile yaptıkları  çalışmalar var. Onun dışında bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarım bakanlığı ile bir çalışmamız oldu. Onlara çok teşekkür ederim.  

S.GÖNEN           : Bu çalışmayı forumda yayınlayabilir miyiz?

B.KARABABA   : Tabi ki! Memnuniyetle! Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol

Ekosol
Ama akşam üzeri birdenbire göz gözü görmez bir fırtına koptu.
Ekosol

S.GÖNEN           : Peki özel girişimci neden bu işte Avrupalı çağdaşlarından 50 yıl geride kaldı? Neden solucan gübresini gözden kaçırmışlar?

B.KARABABA   : Gözden kaçırmış değiller aslında. Ben yurt dışındaki tesisleri de gördüm. Çok idealistler. Aslında bu yapılabilecek bir iş değil. İki kere iki dört! Küçük bir canlı hayvanla uğraşıyorsunuz. Bu iş dünyanın her yerinde meşakkatli bir iş. Hiç biri, bir iki tanesi hariç öyle çok da teknolojik şartlarda değiller. Şimdi bir girişimci çok idealist değilse niye böyle bir işe girsin? 30 dönüm arazi gerek, 3000 4000 m2 kapalı alan makine teçhizat gerek. Lisans üretim izni raporlar derken zor bir iş. Bürokrasisi ağır.  

S.GÖNEN           : Siz bürokratik engellerle karşılaştınız mı? Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol

B.KARABABA   :   Karşılaştım elbette. Bakanlıklar birbirleri ile çok koordineli değil. Bu işletmenin kurulumu için Bakanlık izinleri gerekiyor. ‘Çed Raporu’ veya ‘Çed Gerekli Değildir’ belgesi almak gerek. Çevre bakanlığı işin içinde. Ticaret odası kapasite raporu, Tarım bakanlığı derken 3 ayrı kurum devreye giriyor. İşletmemiz şehir dışında olmak zorunda, sanayiden uzak olmalı, o zaman da şehrin dışına çıkıyorsunuz bu seferde orman veya hazine arazilerine gitmiş oluyorsunuz, buralarda da yapılaşma olmuyor. Bu tür atığı olmayan işletmelerin en azından arazi desteği sağlanmalı. Bir örnek vermek istiyorum. İşletmem Pendik ilçesi Ballıca köyünde. Su havzasının orta mesafesinde, etrafımızda bir çok villa var. Bunların hiçbirine 2006 öncesi yapıldıkları için ses çıkartmıyorlar. Ben bulunduğum araziye kazma, kürek çuval koyacağım, bir konteynıra bile izin vermiyorlar. Kaç kere gelip kaldırdılar bilmiyorum. Benim bir kimyasal çıktım yok, çevreye zararım yok, değerli bir işin içindeyim biraz destek beklerken bir de köstek oluyorlar. Biraz işe bakmalılar. Yakınımızda formüla 1 pisti var. Yarışlardan sonra atıklar nereye gidiyor bir incelesinler, baraj suyu bir incelensin o dönemde. Benim aletimi edevatımı koyduğum konteynırı sorgulayacaklarına.

Ekosol vermikompost
Kurumaya ayrılan gübrenin ıslanmaması için üzeri branda ila kapatılıyor.

S.GÖNEN           : Biraz kızgınsınız ve kırgınsınız sanırım. O zaman devletin desteği şart gibi görünüyor. Bu konuda devlet neler yapabilir?

B.KARABABA   : Devlet bu girişimi desteklemeli. Kosgebe müracaat ediyorum. Umarım bir destek alabilirim. Yukarıda saydığım nedenlerden dolayı araziden çıkmam gerek. Araziye ihtiyacım var. Bu sektörlerin ayakta kalması gerek. Sanayi, Tarım ve Çevre bakanlıklarına dosyalar hazırlıyorum. Umarım bunlardan biri bu projeye sıcak bakar. Çünkü aslında hepsini ilgilendiren bir konu. Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol

S.GÖNEN           : Peki diğer taraftan bu konuda sivil toplum örgütleri neler yapabilir?

B.KARABABA   : Sivil toplum örgütlerine neler düşüyor? Çok şey düşüyor. Çiftçinin daha fazla erken ve kaliteli bir ürüne ve toprağa sahip olması için solucan gübresinin acil olarak yaygınlaşması ve tanıtılması gerek. İkincisi bu geri dönüşüm halkasının ve permakültürün bir aşaması. Atıktan kurtulmamız gerekiyor. Sonuçta köylü de, şehirli de çöp çıkartıyor. Kentlinin de evinde saksı çiçeği var, köklünün serası var, tarlası var. Bu nedenle bunun her basın noktasında, medyada  duyurusunun yapılması lazım. Yoksa bunun benim tek başıma üstesinden gelme olanağım yok. Sivil toplum örgütlerinin öncelikle arka balkon yetiştiriciliğine teşvik etmesi gerekiyor. Mesela benim evimde her yerde saksı çiçeği var. Şimdi  artık çiçek ekmek yerine domates, biber ekiyorum. Hatta evdekilerden bir kısmını buraya da getirdim. Çünkü artık evde koyacak yer kalmadı. Bana gelen herkes diyor ki, “Ya biz de yapalım!” İşte budur bilinç. Bunun dışında peyzajcılar diyecekler ki, “size biz çam yerine kaysı ağacı dikelim”, bilinç budur. Yani artık bizim kapitalist toplum düzeninden daha doğal ve ilkel toplum düzenine geçmemiz lazım. Bugün gidin lüks bir siteye, peyzaj bitkileri vardır. Onlar yerine meyve ağaçları dikilebilir.  Yani bahçenden meyve yeme alışkanlığını kazandırılmalı. Geleceğe dönük tohum saklanmalı, değiştirilmeli. Bunlardır bilinç.

S.GÖNEN           : Siz bu konuyla ilgili neler yapıyorsunuz?

B.KARABABA   :   Öncelikle bir girişimci olarak önemli ve faydalı bir konuya girdim ve Türkiye’de bunun üreticisi oldum. Dolayısla akademik çalışmalara imkanlar nispetinde destek vermeye çalışıyorum. Harran üniversitesinden bir arkadaşımızın tezi için ücretsiz gübre ve bilgi aktarımı yaptım. Ege üniversitesinden 2 arkadaşın çalışmaları için solucan desteği ve bilgi verdim. Yanımda iki biyolog arkadaşımız çalışıyor. Güzel projeler çıkartacaklar. Onların da devlet tarafından ileride desteklenmesini arzu ediyorum. Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol Ekosol

.

Devam etmek için tıklayınız…

Etiketler:

Yorumlar

  1. NEJLA diyor ki:

    Burçin hanımı bir haber programında izledikten sonra hayran kaldım ben kendi çapımda kültür mantarı araştırması yaparken bu işe yani solucan yetiştirme işinede gönül verdim üretmek çok güzel bende esnafım fakat yaptığım mesleğim çok farklı gönül verdiğim işten fakat en büyük arzum burçin hanımla tanışmak inşallah bu isteğime muvaffak olacağım.Kendisine saygı duyuyorum,umarım ulaşırım kendisine sevgiler.BURSA merkezden yazıyorum

Yorum Yaz