Solucan Gübresi Bilgi Portalı 08 Aralk 2016

Solucanlar – Üremeleri – Yaşamları II

Solucanlar – Üremeleri – Yaşamları II

Solucanlar – Üremeleri – Yaşamları II

Merak Ettikleriniz:

Solucanların üremeleri üzerine daha detay bilgi alabilir miyiz?

Duymak İstedikleriniz:

Daha önce yayınlamış olduğumuz Solucanlar – Üremeleri – Yaşamları I adlı başlıkta solucanların üremeleri konusunu genel bir bakışla değerlendirmiştik. Şimdi konuya biraz daha detaylı olarak yaklaşalım:

Solucanların üremelerini gerçek anlamda etkileyen üç adet çevresel faktör söz konusudur:

solucanlar

1) Gıda uygunluğu/kalitesi Solucanlar
2) Nem içeriği Solucanlar
3) Sıcaklık. Solucanlar

Daha öncede belirtildiği gibi solucanların özellikle bazı türlerinde kokon üretimi ile içinde bulundukları ortamdan kaynaklanan tehlikeli koşullar arasında ciddi bir ilişki vardır. Yani özellikle bazı türler ortam koşullarından kaynaklı olarak yaşamsal bir tehlikenin vuku bulması durumunda hızla kokon üretimine meylederler.

Şunu hemen belirtmek gerekir ki, çok sayıda kokon demek çok sayıda yavru solucan demek değildir. Örneğin, Neuhauser ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada (1988) arıtma çamuru (kentsel biyoatı) ile beslenen farklı türdeki kompost solucanları test edildiğinde, örneğin Kırmızı Solucanlar (Eisenia fetida) ve European Nightcrawlers (Eisenia hortensis) türü solucanlarda, sırasıyla  bir haftada bir erişkin solucanın 6 ve 5 adet kokon ürettiği tespit edilmiş. Oysa Mavi solucan (Perionyx excavatus) türünde ise bu sayı bir haftada bir yetişkin solucan için 24 adet olarak tespit edilmiş. (EF: 6 – EH: 5 – PE: 24) Solucanlar

erişkin solucanŞaşırtıcı bir biçimde, kokon sayılarındaki farklılığa rağmen E. fetida ve E. hortensis için net üreme oranları P. excavatus türüne göre daha yüksektir. Çünkü  E. fetida ve E. hortensis türlerinin kokonlarından çıkan yavru sayısı P. excavatus türüne göre daha fazladır (EF :3.2 – EH: 3.8 – PE: 0.5) Solucanlar

Tabi unutmamak gerekir ki bu sonuçlar sadece bir tür besin ile beslenen solucanların yaşadığı belli bir sistemden elde edilen sonuçlardır. Bu nedenle şunu hep hatırlamak gerekir, solucanların üreme oranlarını etkileyen daha birçok farklı etken mevcuttur. Bunun en iyi örneğini şöyle verebiliriz; aynı deney Edwards (1988) tarafından yine aynı tür solucan grubu kullanılarak aynı sıcaklık koşullarında (25°C / 77 F) tek bir farkla tekrarlanmıştır, o da solucanlara yem olarak arıtma çamuru yerine hayvan gübresi ve sebze atıkları verilmiştir.

Neuhauser’in çalışmasında olduğu gibi, P. excavatus türü, E. fetida ya da E. hortensis türüne göre yine haftalık bazda en erişkin solucançok kokon üreten solucan türü olmuştur.  (EF: 3.8 – EH: 1.6 – PE: 19.5). Ancak net üreme skoruna bakıldığında, önceki çalışmaya göre kokondan yavru çıkma oranının P. excavatus türü için belirgin bir artışla  (diğer çalışmada anılan iki katından daha fazla) 1.1, E. fetida türü için 3.3 ve E. hortensis türü için de 1.1 olduğu gözlenlenmiştir (EF :3.3 – EH: 1.1 – PE: 1.1).

İlginçtir ki, solucanların büyümesi için en iyi özelliklerin tamamını taşıdığı tespit edilen gıda türlerinin kokon ve yavru üretimi için aynı optimum özelliklere sahip olamayabileceği gözlenmiştir. Yani bir gıda türü solucanın büyümesini teşvik edebiliyorken, kokon üretmesini ve yavru çıkmasını aynı ölçüde teşvik edemeyebiliyor. Kağıt ve karton atıklar bunun iyi bir örneğidir. (Tabi bazı istisnalar olabiliyor, örneğin büyümede ideal bir besin olan hayvan gübresi aynı zamanda yüksek bir üreme oranı da sağlayabilmektedir).

Tek başlarına kağıt ve karton yüksek azot düzeyine rağmen diğer atıklara göre daha az besin değerine sahiptir. Halbuki bu maddeler çok yüksek bir kokon üretimi sağlamaktadır. Solucanlar

Bu anlamda yapılan bir başka deneyinj sonucu ise şöyledir:

Solucanlara test amaçlı olarak verilen yemlerden birisi, görünüşte kokon üretimini gıda atıkları ve hayvan gübresine oranla oldukça fazla teşvik eden kısa lifli kağıt atıklarıdır. Ancak buna rağmen solucanların boyutları diğer uygulamadakilere göre daha kısa olmuştur.

Farklı gıda maddelerinin büyüme ve üreme için en iyi olabilmesine benzer bir şekilde, farklı ısı aralıkları da farklı sonuçlar doğurmaktadır. Genel olarak, büyüme için gereken en uygun sıcaklık, kompost solucanlarının üremeleri için gerekli olan sıcaklıktan daha fazladır.

eiseniafoetidayeiseniahEdwards (1988)  E. fetida türünün üremesi için ideal sıcaklığı 15-20°C (59-68 F) olarak belirlemiştir. Ancak aynı tür için en yüksek büyüme oranı ise 25°C (77 F) olarak tespit edilmiştir. Yani daha düşük sıcaklık üreme için, daha yüksek sıcaklık büyüme çin gerekli. Benzer şekilde Reinecke ve Kriel (1981) E. fetida türünde, sıcaklığın 10°C’den 25°C (50-77F)’ye yükseltilmesiyle beraber kokon üretiminin de doğrusal bir artışla yükseldiğini tespit etmişlerdir. Fakat her bir kokondan yavru çıkma oranı ise 25°C sıcaklığa nazaran 20°C sıcaklıkta daha fazla olmuştur. Yani sıcaklık arttığında kokon üretimi de artıyor, fakat kokonlardan çıkan yavru sayısı oranı azalıyor.

Eğer düşen sıcaklık gelecekteki zorlu koşullar için bir işaret olarak algılanacak olursa, daha düşük sıcaklıklarda (özellikle de sonbaharda) daha yüksek bir net üreme oranı sağlanabilir. Unutmayınız ki kötü koşullarda bir kokonun hayatta kalma şansı bir solucana göre çok daha fazladır.

Benzer şekilde, düşen nemin aynı zamanda solucanlarda üremeyi teşvik etmeyi sağladığına dair (Parmalee & Crossley, 1988) bazı göstergeler mevcuttur ve bu da yine gelecek nesillerin başarısını sağlamayan bir mekanizma olarak düşünülebilir.

Tabi bu demek değildir ki, sisteminizi tamamen kurutacak olursanız azami düzeyde kokon elde edebilirsiniz. Ancak küçük çaplı bir sistem kurup deneyebilirsiniz tabi. Şunu unutmamak gerekir, bilimsel gerçekler oldukça değerlidirler ama yıkılmaz da değildirler. Bu nedenle yenilikçi olmak istiyorsanız tüm sisteminizi tehlikeye atmamak koşuluyla deney yapmaktan asla çekinmeyin. Solucanlar

Etiketler:

Yorumlar

  1. macrol diyor ki:

    savaş bey iyi çalışmalar kokon üretimi ve yavru solucanların büyümesi için söyle bir şey yapıla bilir mi bir elektrikli battaniyeyi solucan matik e sarıp ona da termostat bulamadığımızda 21 de çalış 25 derecede kapanıyor 23 den 25 çıkması 3-4 saat sürüyor bu sistem hem üreme hemde büyüme için ideal bir sistem olabilir mi

    yoksa sabit ayarlayıp 23 de kalması mı daha iyi olmuş olur hem üreme hem büyüme için

    teşekkürler saygılar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın macrol,

      netice itibariyle ısıyı belli bir derece sabit tutabiliyorsanız ve bu size çok ciddi bir maliyet getirmeyecekse denemekte fayda olur. Eğer deneyecekseniz ısının sabit bir derece kalması daha iyi olur. Gerçi 1-2 derece çok ciddi bir fark değil ama yinede ısı değişiklikleri stres yaratabilir.

Yorum Yaz