Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Kırmızı Solucan Nüfusu 3 ayda 2 kat Çoğalabilir Mi?

Kırmızı Solucan Nüfusu 3 ayda 2 kat Çoğalabilir Mi?

Kırmızı Solucan Nüfusu

3 ayda 2 kat Çoğalabilir Mi?

 solucanların çoğalması

Bu sorunun yanıtına bakmadan önce bazı hatırlatmalarda bulunalım. Kırmızı Solucan

Solucanların sağlıklı bir şekilde çoğalmaları en temelde aşağıdaki değişkenlere bağlıdır:

  • Solucan Irkı (Ayrıca safkan olup olmaması)
  • Sıcaklık
  • Nem İçeriği
  • pH Değeri
  • Nüfus Büyüklüğü
  • Besin Kalitesi (yem kriteri)

Bunlar arasında özellikle en son kriter, yani besin kalitesi oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Besin ne kadar doğru koşullarda ve doğru içerikle hazırlanmış olursa solucanların tüketeceği yem de o oranda kaliteli olacaktır. Yemin besin değeri içeriği, olgunlaşma süresi, partikül büyüklüğü kaliteyi etkileyen önemli öğelerdir. Doğru şekilde ve doğru içerikte hazırlanmış olan solucan yeminin pH’ı nötr olacaktır. Bunun solucanlara faydası nedir? Kırmızı solucanlar (Eisenia Foetida) her ne kadar diğer türlere göre asit-baz farkına toleranslı olsa da, sisteme verilen yem eğer fazla asidik veya bazik ise solucanlar salgıladıkları sıvılarla atıkların asitlik düzeyini nötrleştirirler. Bu da onların ilave olarak enerji sarf etmesi anlamına gelir.  Ayrıca solucan yemi iyi kalitede hazırlanmış olursa içerdiği doğal hormonlar, sindirime uygun formdaki besinler solucanların daha hızlı ve etkin tüketimine ve buna bağlı olarak da sağlıklı bir biçimde hızlı büyümelerini sağlar. Kırmızı Solucan

Özetle solucanların hızlı çoğalmalarını sağlayan en önemli harici etken yem kalitesidir. Kırmızı Solucan

Netice olarak, doğru iklimlendirme, doğru nemlendirme, nötr pH ve birim alandaki optimum solucan nüfusu ile , en önemlisi de kaliteli YEM ile solucanların sağlıklı bir şekilde çoğalmaları mümkündür.

Şimdi gelelim yukarıdaki sorunun yanıtına: Kırmızı Solucan

Solucanların sayılarının herhangi bir zamanda mevcudun katları oranında çoğalmaları mümkündür. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken bazı detaylar mevcuttur. İlk olarak aşağıda daha önce yapılmış olan bir hesaplama tablosunu sizlerle paylaşmak istiyorum. (http://www.redwormcomposting.com/general-questions/will-a-red-worm-population-double-in-3-months/) Daha sonra bu tablo üzerinde yorumda bulunacağız.

Ölçüm ortalama 25 santigrat derece, ideal nem, yeterli beslenme koşullarında sağlanmış. Ayrıca ölçüm aşağıdaki değerler baz alınarak hasaplanmıştır. Buna göre,

  • Bir yetişkin her hafta 3 adet kokon üretmektedir. Kırmızı Solucan
  • Her bir kokondan 3 yavru solucan çıkmaktadır.
  • Yavru solucanlar 21 gün kuluçkada kaldıktan sonra kokondan çıkarlar.
  • Yavru solucanın olgunlaşarak erişkin bir solucan haline gelme süresi ortalama 42 gündür.
  • Hesaplama tablosu 12 haftalık (3 aylık) bir süreci kapsamaktadır.
  • Hesaplama kolaylığı açısından bir solucanın her bir kokonu her haftanın sonunda üretip vücudundan attığı varsayılmış. Bu sayede her bir grup aynı zamanda olgunlaşıp kokon bırakmış olacaktır.
  • Esasen solucanlar hafta boyunca sürekli olarak kokon bıraktıkları için çıkacak olan nihai rakam olması gerekenden daha da az olacaktır.
  • Bu ölçüm hesaplamasında 12 hafta boyunca herhangi bir solucan ölümünün gerçekleşmediği varsayılmıştır.

1. HAFTA

100 Yetişkin

2. HAFTA

100 Yetişkin
300 Kokon (A)

3. HAFTA

100 Yetişkin
300 Kokon (A) – 7 günlük
300 Kokon (B)

4. HAFTA

100 Yetişkin
300 Kokon (A) – 14 günlük
300 Kokon (B) – 7 günlük
300 Kokon (C)

5. HAFTA

100 Yetişkin
900 Yavru (A)
300 Kokon (B) – 14 günlük
300 Kokon (C) – 7 günlük
300 Kokon (D)

6. HAFTA

100 Yetişkin
900 Yavru (A) – 7 günlük
900 Yavru (B)
300 Kokon (C) – 14 günlük
300 Kokon (D) – 7 günlük
300 Kokon (E)

7. HAFTA

100 Yetişkin
900 Yavru (A) – 14 günlük
900 Yavru (B) – 7 günlük
900 Yavru (C)
300 Kokon (D) – 14 günlük
300 Kokon (E) – 7 günlük
300 Kokon (F)

8. HAFTA

100 Yetişkin
900 Yavru (A) – 21 günlük
900 Yavru (B) – 14 günlük
900 Yavru (C) – 7 günlük
900 Yavru (D)
300 Kokon (E) – 14 günlük
300 Kokon (F) – 7 günlük
300 Kokon (G)

9. HAFTA

100 Yetişkin
900 Yavru (A) – 28 günlük
900 Yavru (B) – 21 günlük
900 Yavru (C) – 14 günlük
900 Yavru (D) – 7 günlük
900 Yavru (E)
300 Kokon (F) – 14 günlük
300 Kokon (G) – 7 günlük
300 Kokon (H)

10. HAFTA

100 Yetişkin
900 Yavru (A) – 35 günlük
900 Yavru (B) – 28 günlük
900 Yavru (C) – 21 günlük
900 Yavru (D) – 14 günlük
900 Yavru (E) – 7 günlük
900 Yavru (F)
300 Kokon (G) – 14 günlük
300 Kokon (H) – 7 günlük
300 Kokon (I)

11. HAFTA 

100 (orijinal) Yetişkin
900 Yetişkin (A)
900 Yavru (B) – 35 günlük
900 Yavru (C) – 28 günlük
900 Yavru (D) – 21 günlük

900 Yavru (E) – 14 günlük
900 Yavru (F) – 7 günlük
900 Yavru (G)
300 Kokon (H) – 14 günlük
300 Kokon (I) – 7 günlük
300 Kokon (J)

12. HAFTA 

100 (orijinal) Yetişkin
900 Yetişkin (A)
900 Yetişkin (B)
900 Yavru (C) – 35 günlük
900 Yavru (D) – 28 günlük
900 Yavru (E) – 21 günlük
900 Yavru (F) – 14 günlük
900 Yavru (G) – 7 günlük
900 Yavru (H)
300 Kokon (I) – 14 günlük
300 Kokon (J) – 7 günlük
300 Kokon (K)
2700 Kokon (A-1)

SON ÇETELE (12. Haftanın Sonu – 13. Haftanın Başlangıcı)

100 (orijinal) Yetişkin
900 Yetişkin (A)
900 Yetişkin (B)
900 Yetişkin (C)
———–
900 Yavru (D) – 35 günlük
900 Yavru (E) – 28 günlük
900 Yavru (F) – 21 günlük
900 Yavru (G) – 14 günlük
900 Yavru (H) – 7 günlük
900 Yavru (I)
———–
300 Kokon (J) – 14 günlük
300 Kokon (K) – 7 günlük
300 Kokon (L)
2700 Kokon (A-1) – 7 günlük
2700 Kokon (A-2)
2700 Kokon (B-1)
———————-

TOPLAM

2800 Yetişkin
5400 Yavru
9000 Kokon

Buna göre erişkin solucanlardan yola çıkıldığında potansiyel olarak 3 ayda 28 kat artış mümkün olabilmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi bu tablo herhangi bir solucan ölümü olmadığı varsayımıyla ve tüm koşulların her an optimum olarak sağlandığı varsayımıyla elde edilmiştir.

Gerçekte, bazı solucanların yaşam ömrünü tamamlamaları, yine bazı solucanların çiftleşme eğiliminde bulunmamaları, yine kokonlardan çıkan yavruların her birinin yaşam şansı elde edememeleri gibi etkenlerden dolayı sayı 28 katı kadar olamayacaktır. SiyahAltın firması üretim tesislerinde yapılan gözlemlerde, minimum koşullarda yılda 16 kat, optimum koşullarda ise 50 kata kadar çoğalabildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla yukarıdaki koşulların sağlanması ve iyi kalte yem kullanılması durumunda her halükârda solucanlar tahmin ettiğimizin ve beklediğimizin ötesinde bir katsayıyla çoğalabilme kapasitesine sahiptir.

Bol ve bereketli üretimler! Kırmızı Solucan

Etiketler:

Yorumlar

  1. Oğuzhan diyor ki:

    Merhaba Savaş bey
    Öncelikle her sorumuza cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederin internette dolaşan tonlarca bilgi kirliliğinden bizi kurtartıgınız için çok teşşekkurler.İzninizle bir kaç sorum olucak:
    1- STARATEL türü solucandan bahsediliyor bazı yerlerde Kırmızı Kalifornia Solucanından daha verimli oldugu söyleniyor doğrumudur, ikisinin arasında ne gibi farklar var bazı ülkelerde STARATEL’in daha yoğun kullanıldıgı söyleniyor. Şimdiden Teşekkür ederim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Oğuzhan,

      “Staretel” olarak tabir edilen solucanın taksonomik anahtardaki yeri hakkında bir bilgiye sahip değilim. Rusya’da laboratuvar ortamında çaprazlama ile elde edildiğine dair bir söylem var ama benim yaptığım araştırmalarda bu tür bir çaprazlamanın başarılı sonuçlar vermediği yönünde. Dolayısıyla bu “tür”ün nasıl elde edildiği konusu, iddia sahibi olanlar tarafından açıklanabilir olmalıdır. Onlar da sanırım Rusların kendileri olacaktır. Bu nedenle bir karşılaştırma yapabilme olanağım bulunmamaktadır.

      Saygılarımla.

  2. kadir yavuz konya diyor ki:

    Savaş Bey iyi günler,
    1000 tane solucan siparişi ile amatör olarak başlarsam uygun zemin ve ortamda önümüzdeki yaza ne kadar sayıya ulaşır.
    Önümüz kış nasıl bir koşul olması gerekir. Solucanlar kış mevsiminde üreme ve gelişmede yavaşlama olur mu?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Kadir,

      1000 adet ile başladığınızda eğer vereceğiniz yem, ısı ve nem ideal ise solucanlar her 3 ayda en az 2 kat veya daha fazla oranda çoğalır. Burada bahsedilen yem C/N dengesi oturmuş olan büyükbaş hayvan dışkısından temin etilen yarı fermente yemdir. Solucanların içinde yaşadıklar sistemin nemi ve ısısı sürekli olarak, yani her mevsim, olması gereken sıcaklıkta olursa üremeleri süreli olarak devam eder. Nem oranı %80-85 ısı ise 20-25 santigrat derece arasında olursa ideal olur.

      Saygılarımla.

  3. YASİN BÜYÜKDURU diyor ki:

    mrb savaş bey

    seperatör gübresi aldım 2 gün önce bu gübreyi fermente edilmiş inek gübresi ile yarı yarıya karıştırdım.içine az biraz cay posası, talaş,yumurta kabuğu kırılmış az miktarda elma ve muz kabuğu az miktarda.tıpkı anlattıklarınız gibi kattım nemlendirip 4 günde bir alt üst ediyorum.daha hızlı ermente olsun diye.bu sırada ölcümlerde yapıyorum asıl sorumda bu.seperatör gübresinden 6.0-6.5-7.0 ph ölcümleri aldım karışımdan sonra.6.5 ph ölcümü aldım .zanneddiğim kadarıyla bu ölcü iyi bir yem oluyor bu şartlar altında. tabi siz daha iyisini biliyorsunuz.bilgilerinize dayanarak solcan yedikten sonra cıkan gübrede ph değeri değişiyormu. şimdiden vereceğiniz cevaplara teşekkür ederim .İYİ CALIŞMALAR…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yasin,

      seperatör gübresine fermente edilmiş hayan gübresi koymanıza gerek yok aslında. Ancak elinizde varsa ve solucanlara verilemeyecek durumdaysa değerlendirmek için kullanabilirsiniz. Bununla beraber, malzemeleri en fazla 21-23 gün boyunca karıştırın. Daha fazla fermente etmeyin. Yığın doğru mazlemelerle ve doğru bir biçimde fermente oldukça pH değeri nötre yaklaşarak 7-7,5 arası (veya daha genel söylersek 6,5-7,5 arası) olmaya başlar. Yalnız burada pH tek başına önemli değildir. Yemin C/N dengesi ideal ise, solucanlar asidik yapıda olan yemi bir dereceye kadar salgıladıkları kalsiyum sıvısıyla nötr hale de getirebilirler.

      Saygılarımla.

      1. Halil diyor ki:

        Merhaba savaş bey bende 1 metreküp alanda fermantasyon ile uğraşıyordum 3gun peş peşe sulayip
        4.gun aktarıyorum .
        Peki sulama yaparken üstten nemlendirme yeterli mi ?
        Yoksa bolca su mu dokmeliyim.
        Saygılarımla.iyi çalışmalar.

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Halil sulama yığının kaybolan nemini yeniden sağlamak içindir. Eğer çok fazla bir nem kaybı yoksa sulama gerekmeyebilir de. Ancak normalde üstten veya bol bol sulama diye bir şey yoktur. İhtiyacı olduğu kadarıyla ve aktarırken sulama yapılabilir.

          Saygılarımla.

          1. Engin diyor ki:

            İyi günler Bende bu arkadaş gibi kompost yığını yaptım içeriği %85 normal 10 gün beklemiş ahır gübresi ve %15 saman acaba ne kadar surede hazır bir mama olur? Saman işlemi yavaşlatırmı
            Teşekkürler
            Saygılarımla.

          2. Savaş Gönen diyor ki:

            Sayın Engin,

            yığının içinde yanma başladıysa ortalama 3-4 günde bir karıştırıp havalandırmanız gerekir. Yığının ısısı düşmeye başladığında ve belirgin ağır gübre kokusu yok olduğunda veya azaldığında hazır demektir. Ortalama 30-40 gün kadar sürebilir.

            Saygılarımla.

          3. Engin diyor ki:

            Savaş bey sizede çok soru sorduk ama kusura bakmayın yeni bir iş yeni bir heyecan işte
            Benim yaptığım yığın 1m3 ten daha kuçukmuş yeni farkettim.
            Yanma biraz zor olabilir daha sık aktarma yapsam olurmu 2gunde 1 gibi
            Saygılarımla.

          4. Savaş Gönen diyor ki:

            Denemeniz gerek. Olabilir.

  4. Bülent Bağdemir diyor ki:

    Savaş Bey Merhaba

    Mart ayının başında gübre üretimi amacı ile 30 000 adet solucan aldık. Bunlara kenar kısımları plywood alt kısmı siyah boyalı saçtan 75 x 100 cm ölçülerinde havuzlar yaptık ve herbir havuza 10 000 adet solucan koyduk.

    Nisan ayında ise 20 000 adet daha solucan aldık ve bunlarada çevresi OSB den alt tarafı plywood tan 80 x 120 ebadında 2 adet havuz yaptık ve her birine 10 000 adet koyduk

    Ancak neredeyse tüm solucanlarımızı kaybettik. Yem olarak yanmış hayvan gübresi verdik. Isı 14 dereceden aşşaya hiç düşmedi. Zaman zaman suladık ancak yinede kuru kalmış olabileceğini tahmin ediyoruz.

    Birde içinde bit, pire görünümünde küçük canlılar vardı.

    Şimdi 10 bin adet daha almak istiyoruz ama öncelikle neden bu hayvanların öldüğünü çözmemiz lazım.

    Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim

    tambur
    tambur
    tambur

    Saygılar

    Bülent BAğdemir

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Bülent,

      göndermiş olduğunuz resimleri incelediğimde üç nokta dikkatimi çekti. Şöyle ki,

      yapmış olduğunuz havuzun çalışma prensibi tam olarak nedir? Bu havuzların yüksekliği kaç cm.dir? Taban sabit m, hareketli midir? Esasen sistemin şeklinin solucanlarınızın ölümüyle pek bir alakası olduğunu sanmıyorum ama yine de değerlendirmek isterim.

      İkincisi, resimlerdeki solucanların Eisenia Foetida (yani Kırmızı Kaliforniya türü) olup olmadığından pek emin olamadım. Çünkü, resimlere göre bu solucanlar fazla iri geldiler bana. Bunu anlamanın en iyi yolu birebir görmektir ama burada şunu özetle belirteyim, kırmızı solucanlara doğru ve kaliteli bir biçimde hazırlanmış olan verildiğinde, ilk bir kaç gün bu yemin etkisiyle oldukça iri ve tombul görünebilirler. Bunun temel nedeni de verilen yemin içinde yer alan ve solucanın hemen tüketebileceği, benim biyokütle dediğim kısmından kaynaklıdır. Bir süre sonra bu yemin büyük bir kısmı bitip de geriye yemden gelen samanımsı kısım kalınca, solucanların boyutları küçülür ve şişmanlığını yitirirler, yani daha normal görünürler. Fakat sizin solucanlarınız bana doğal olarak bu irilikte gibi geldiler (eğer resimler beni yanıltmıyorsa). Bu da şu anlama geliyor, almış olduğunuz solucanlar Endogeic tür, yani hem toprakta yaşayan hem de organik madde ile beslenen guruba dahil solucanlar olabilir. Bu tür solucanlar gübre üretiminde kullanılabilirler ancak, çok dikkatli olunmadığı sürece aynen sizin yaşamakta olduğunuz gibi sorunların yaşanılması kaçınılmazdır.

      Üçün nokta ise, ki belki de en önemli nokta bu olabilir, yemin doğru bir biçimde hazırlanmış olup olmadığıdır. “Yem olarak yanmış hayvan gübresi verdik” diye yazmışsınız. İşin doğrusu solucanlar için ideal olan yem “yanmış hayvan gübresi” değil, yarı yanmış hayvan gübresi olmalıdır. Tam yanma, yani tam fermantasyon solucanlara besin bırakmadığı gibi, solucanın sevdiği C/N dengesini de alt üst edebiliyor

      Sistemde görmüş olduğunuz “bit, pire görünümünde küçük canlılar” gibi canlılar sıkıntı değil. Bu konuda Solucanların Komşuları adlı konuya göz atınız.

      Nem yetersizliği bir sıkıntı olabilir. Ancak erken fark edip müdahale ettiyseniz solucanların yine de tamamının ölmemesi gerekirdi.

      Bu yazdıklarım ışığında konuyu yeniden değerlendirerek, yemi nasıl hazırladığınızı biraz daha detaylı olarak anlatabilir misiniz?

      Saygılarımla.

      1. Bülent Bağdemir diyor ki:

        Savaş Bey

        Yemi yanmış hayvan gübresi ve çay posası karıştırarak hazırladık. Ancak çay posasını topladıktan 15-20 gün sonra kullandık. Bu arada posada bir bakteri oluşmuş olabilir.

        Fakat toplamda 5 havuzumuz var. Ve bunlardan sadece 3 tanesine yemleme yaptık. Diğer ikisine henüz yapmamıştık. Yemleme yapmadıklarımızdaki ölüm daha fazla oldu.

        Havuzlarımızın alt kısmı hareketli. Zeminden 10 cm yukarıda bir bıçak çalışma rayı var. Gübre oluştuktan sonra buradan manuel olarak bıçağı sokarak alt tarafı açıp gübreyi toplamayı hedeflemiştik.

        Yarı yanmış hayvan gübresini nasıl elde edebiliriz yada nereden temin edebiliriz. BU konuda da yardımcı olursanız sevinirim

        Selamlar

        Bülent BAğdemir

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Bülent,

          Çay posası çok fazla nem tutar. Kapalı bir yerde bekletilirse hava alamayacağı için cıvık bir hale gelerek kokuşma yapar. Açık alanda bekletildiğinde ise yüzey kuruyabilir ancak alt kısımlarda küflenme oluşabilir. Bu durumun zararı olmayabilir ancak doğru bir yöntem olduğu da söylenemez. Fakat solucanların ölümüne neden olan şeyin bu olduğunu sanmıyorum.

          Yaşanan sorun ile ilgili benim iki öngörüm var. Birincisi hâlâ yem. Yemleme yapmadığımız havuzda daha çok ölüm oldu demişsiniz ama bu durumda bir soru daha gündeme geliyor; bu havuzlarda daha önce hangi yemi kullanmıştınız? Ölen solucanlar hangi yemin ya da yataklama malzemesinin içinde duruyordu?

          İkinci öngörüm ise solucanlarınızın Eisenia Foetida türü olmama ihtimali. Çünkü E.Foetida dışındaki diğer türlerin toleransı düşük oluyor ne yazık ki?

          Yarın yanmış hayvan gübresini elde etmenin birçok farklı yöntemi var ancak bu işi tam ve doru yapmanın yolu en azından bir iki defa yem hazırlama tecrübesinden geçer. Genel mantık şu, C/N (Karbon/Azot) dengesi ideal olan taze hayvan gübresi belirli süre ve aralıklarla havalandırılır. Bu havalandırma işlemini dilerseniz gübreyi bir yerden başka bir yere aktararak, dilerseniz bir tambur içinde karıştırarak yapabilirsiniz. Yarı fermente tanımlamasından kast edilen şey ise, havalandırma ve/veya karıştırma sürdürülecek olursa gübre ısı üreterek yanmaya devam eder. İşte tam bu noktada biz fermantasyon işlemini kesiyoruz. Hazırladığınız yemin kıvama gelip gelmediğini anlamanın yolu, solucanlara numune olarak vermektir. Eğer solucanlar 2-3 gün içinde yeme yürürse tamamdır. Yürümezse fermantasyon birkaç gün deha sürdürülmelidir.

          10.000 solucan daha alacağınızdan bahsetmişsiniz. Dilerseniz solucan ile birlikte belli bir miktar yemi de bizden temin edebilirsiniz.

          Saygılarımla.

  5. Mehmet Yavuz diyor ki:

    Merhaba Savaş bey,
    Bende solucan alıp bu işi tecrübe ederek öğrenmek istiyorum , araştırmalarıma göre 10.000 solucan ile başlayarak işi büyütebilirim.
    Sizce nasıl başlamalıyım, adet olarak başlangıçta ne kadar olmalı? sistem olarak nasıl bir yapı kurmalıyım? ortam nasıl olmalı (açık, kapalı, gölge vs.)? ve solucan mamasını nasıl hazırlayabilirim (hayvan gübresinin fermantasyonu çok önemli anladığım kadarı ile doğru yemi hazırladığıma nasıl karar vermeliyim)?
    Saygılarımla…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      10.000 solucan deneme amaçlı başlangıç rakamı olabilir. Esasen ticari boyutta düşünürseniz ve küçük ölçekli bir başlangıç olur derseniz, 40.000-50.000 gibi bir rakam daha mantıklı ve makuldür. Çünkü solucan sayısı az olduğu zamanki sistem gereklilikleri, bakımı vs konular ile ticari ölçekteki değerler birbirinden çok farklıdır. Ancak küçükten başlayayım, tecrübe ederek ilerleyeyim derseniz o zaman işi size öğretecek en düşük rakam ne ise onunla başlamalısınız.

      Başlangıç sistemi olarak Kültür Havuzlarında Isıtma başlıklı konuya göz atınız. Bu konuda görmüş olduğunuz IBC su tankları ile başlamanız mümkündür. Daha sonra işi büyütmeye karar verirseniz işgücünü azaltan daha ergonomik sistemlere geçebilirsiniz. Ortamın kapalı olması gerekli ve uygundur. Açık alanda işi yönetmek ve yürütmek zor ve sıkıntılı olur.

      Solucan yemi hazırlama sürecini kabaca tasvir edecek olursak, ayrışabilir organik atıkların yarı fermente halde çürütülmesidir. Bu işlem kelimelerle anlatıldığında net olarak anlaşılacak bir süreç olmadığından eğer dilerseniz Siyahaltın firmamızı ziyarete gelebilir ve üretim süreci sunumunu yerinde alabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  6. mehmet diyor ki:

    iyi günler Savaş bey,
    bende kültür havuzunda kırmızı kaliforniya solucanı yetiştirmeye başladım. Yarı fermente hayvan gübresini de solucan aldığım tesisten aldım(Satın aldığım tesiste işe başlarken siyahaltın firmasından solucan temin etmiş). Kendi kullandıkları gübreden bana da tahsis ettiler. Havuzumun nem oranının da normal olduğunu düşünüyürum. (avucumda sıktığımda çiğ köfte kıvamında ve avucumda hafif nemlilik kalmakta, damlama yapmıyor) Fakat havuzun içini kontrol ettiğimde solucanların havuzun belli kademelerinde dağınık olduklarını görüyorum. Bu sebeple çoğaldıklarını yada ölüp ölmediklerini de anlayamıyorum. Yüzeye yakın kısımlarda çok fazla iplik gibi minnacık yavru beyaz solucan var. Şu an için verdiğim yemden ve nem oranından şüphem yok , solucanların bulunduğu bölge güneş almıyor ve sıcaklık 25-26 derecenin üzerine çıkmıyor. Sisteme dışarıdan haşerat vs. girme durumu yok korunaklı bir yerde duruyor. Merak ettiklerime gelince;

    – Havuzda hiç kokona rastlamadım . (gerçi detaylı kontrol de yapmadım) Kokonları acaba dip kısımlara mı bırakıyorlar.?
    – Şayet havuz içerisinde ölen solucan varsa nasıl anlayabilirim.Havuz içindeki solucan yoğunluğu her yerde aynı değil.
    -Kültür havuzumdan hemen her gün 1/4 çay bardağına yakın kadar su damlama yapmakta normal midir? ( Havuzum 3,1 m2 )
    – Yeni olduğumdan dolayı gün aşırı havuzun belli bölgelerini dibe kadar elimle açıp solucanların hangi bölgede olduklarını kontrol ediyorum. Bundan dolayı üstteki yem acaba alta iner mi? Bu işlemin zararı olur mu? (üst kısımlarda yoğunluk göremeyince dayanamayıp meraktan alt kısımları da kontrol etme ihtiyacı duyuyorum!!!)
    – 24 saat ışık yakmam solucanların yukarı çıkmasını engelliyor mudur? Işık sebebiyle mi alttalardır?İlk hafta üst yüzeyi düzleştirdiler ve samanlar üstte kaldı fakat daha sonra yoğun bi düzleşme olmadı yüzeyde. Lokal olarak düzleşme oldu.
    – Sistemim kesinlikle kuru değil hatta diplere inildikçe daha da nemli bir hal almakta.(yukarıda nem oranını tarif etmeye çalışmıştım) Çok fazla nem ölümlere sebep olur mu? Sistemin çok fazla nemli olduğunu nasıl anlarım bi örnekle tarif edebilir misiniz?
    – Sisteme 20 gün önce 50000 solucan koymuştuk. Bu güne kadar ne kadar mama tüketmeleri gerekirdi? Ve bundan sonra takribi kaç günde ve ne kadar miktarda mama vermeliyim.
    – Yemleme yaparken iki çuval yemi dışarıda dinlendirilmiş suyla nemlendirerek sistemin üzerine 2-3 cm kalınlık oluşacak şekilde yayıyorum. Aldığım firmadaki arkadaşlarda ilk yatak yaparken böyle yaptılar (4 çuval gübre ile) fakat izlediğim videolarda direk çuvalı sisteme dökmekteler.Ben verdiğim yemin dışarıda homojen olarak nemlenmesini sağladığımı düşünüyorum. Acaba yanlış bi uygulama mı yapıyorum?

    Biz yeni başlayanlara koşulsuz verdiğiniz destek için teşekkür ederiz. Sistemimin durumunu elimden geldiğince açık şekilde izah etmeye açalıştım. Umarım solucanlarım ölmüyordur.

    İyi çalışmalar.

    Mehmet AKŞİt

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      -Solucanlar kokonları daha ziyade yüzeye yakın bırakırlar ama çok dikkatli gözlemlemediğiniz zaman göremeyebilirsiniz. Bununla beraber solucan yemi yedikçe üstten yem vermeye devam ederseniz, her defasında mevcut üst katman bir sonraki yemleme ile birlikte alt katman halini alır. Zamanla havuzlar yükselmeye başladıkça sistemin her katmanında solucan kokonu ve yavruları yer almaya başlar.

      -Solucanların öldüğünü kolay kolay fark edemezsiniz. Zira ölür ölmez bakteriler tarafından ayrıştırılır ve yok olurlar. Ancak ve ancak bir şekilde toplu ölüm meydana gelirse çok ağır bir amonyak kokusu meydana gelir. Solucanların zaman zaman sistemin farklı noktalarında toplanmalarının eş düzeyli nemlendirme, sıcak veya soğuk havadaki kısmı ve ani değişikliklerin oluşması ve bazen de belli bölgelerdeki yemin erken bitmesi sonucu diğer bölgelere toplu olarak göç etme gibi etkenlerle alakası olabilir.

      – Damlayan sıvının miktarı normal gözüküyor. Bu sıvıyı biriktirip solucanların bulunduğu ortamı yeniden nemlendirme de kullanabilirsiniz.

      – Solucanların durumunu kontrol etme olayı özellikle de yeni başlayanların yaptığı en büyük hatalardan biridir. Hem yem ile gübrenin karışması açısından hem de solucanların rahatsız olması açısından… Bu nedenle bu davranışınızdan vazgeçmenizi öneririm.

      – Eğer gündüzleri ortam yeterince aydınlıksa ışık kullanmanıza gerek yok. Geceleri yakabilirsiniz. Işık olmadığı zaman hem yüzeyde yoğunlaşma ve sistemin dışına göç etme riskleri hem de altta kalan malzemeleri yeterince işlememe durumu ortaya çıkıyor. Bu nedenle ışıkla şartlandırma tekniğini mutlaka kullanın. Düzleşmeler zaman zaman lokal olabilir. Yüzeye serdiğiniz yem tam anlamıyla homojen biçimde fermente olamamışsa veya yüzeydeki kuruma her noktada eş zamanlı gerçekleşmiyorsa bu durum meydana gelebilir. Zamanla düzelir.

      – Çok fazla nem sistemdeki oksijenin azalmasına ve oksijensiz ortam bakterilerinin yoğunlaşmasına neden olur. Bu durumda patojen bakteri riski ortaya çıkar ve ayrıca meydana gelen metan gazı solucanların ölümüne de neden olur. Belirttiğinize göre alttan damlayan suyun miktarı nem düzeyinin normal olduğunu gösteriyor. Yüzey çok kuru olursa yüzeyde yem olduğu halde solucan yoğunluğu azalır. Tam tersi de doğrudur. İdeal koşullarda solucan yoğunluğu ve canlılığı maksimum düzeyde olmalıdır. Bununla beraber solucanların yoğun olduğu üst tabakadaki yemi avucunuz alıp sıktığınızda ortalama 5-6 damla su damlamalıdır. Daha fazlası aşırı nemli daha azı ise kuru olduğunu gösterir.

      -3,1 m2 lana 50.000 solucan fazla. Bu alana koyacağınız başlangıç sayısı 20.000 olmalı. Direk 50.000 sayısıyla başlarsanız solucanların beslenmesi ve üremesi sıkıntıya düşebilir. Birim alanda çok fazla sayıda solucan demek çok ve doğru üretim demek değildir. Normalde 10.000 solucanın aylık 500 kg civarında yem tüketmesi gerekir. Ancak bu değerler birçok etkene bağlı olarak az çok değişebilmektedir.

      – Yemleme yönteminiz doğrudur. Ancak eğer çuvaldaki yemin nemi yeterliyse direkt olarak da dökebilirsiniz. Yem yarı fermente olduğu için zamanla ısınma yapabilir. Çuvalın önceden zemine dökülüp nemlendirilmesinin bir nedeni de eğer ısınma varsa onu ortadan kaldırmak yemi serinletmektir. Ancak her iki yöntem de doğrudur.

      Umarım daha ilerilere en yüksek başarılarla ulaşırsınız.
      Kolay gelsin.
      Saygılarımla.

      1. mehmet diyor ki:

        hızlı cevabınız için teşekkür ederim.
        Sizin sitenizi incelediğimde kültür havuzumun 50000 adet için küçük geldiğini öğrenmiş oldum fakat ilk sorumda da dediğim gibi havuzun hiçbir yerinde aşırı yoğunluk göremedim ve acaba ölümler mi oluyor diye tereddüte düştüm. İnternette gezen videoları izlediğimde bütün videolarda kültür havuzundan bir avuç büyüklüğünde numune alındığında içerisinde çok yoğun solucan olduğunu gördüm. Ancak ben havuzumda hiçbir zaman bu yoğunluğu göremedim. Bu sebeple ayırma işlemini yapmadım.
        20 günlük süreç içerisinde yaklaşık 400 kg kadar mama verdik(yatak yapılan mama dahil) ve bunun son 60 kg sini dün verdik (henüz tüketilmedi). Bu miktar sizin verdiğiniz rakamın yanında çok çok az kalıyor 50000 solucan için. Bu konuda yorumunuz nedir?
        Kültür havuzunun hiç bir yerinde koku yok. Bu detayı da vermek istedim.
        Son iki yemleme esnasında yemleme biter bitmez yüzeye hücum etme eylemi vardı fakat son yemleme sonrası yüzeye hiç solucan çıkmadı. Bu konuyla ilgili yorumunuzu da paylaşırsanız sevinirim.

        Şimdilik 50000 solucanla aslında bir nevi deneme yapmaktayız. Eğer 3 aylık sürecin sonunda kayda değer bir başarı sağlarsam asıl yatırımımı o zaman yapcam. Bu süreçte edindiğim bilgilere istinaden kültür havuzlarında bu işi yapmanın gerçekten zor olduğu ve insan gücüne dayalı gittiğini ve mutlaka sas sistemini kurmanın gerekli olduğunu da öğrenmiş oldum. Doğru zaman geldiğinde mutlaka tesisinizi ve şahsınızı ziyaret edip sas sitemini yerinde görmek ve gerçek bir başlangıç yapmak istiyorum

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Mehmet,

          yataklama dahil eğer 20 gün içinde 400 kg yem verdiyseniz bundan şu sonucu çıkarabilirim; solucanlar mevcut yemi tam olarak tüketmeden yeni vermiş olabilirsiniz. Bu durumda birim alandaki sayı da olması gerekenden fazla olduğu için solucanlar doğal olarak sistemin her yerinde gezinebilirler. Çünkü alt tabakadaki yem tam olarak tükenmedi. Videoda izlediğiniz görüntü şu vesileyle oluşuyor, solucanlar alt katmanı iyice tükettikten sonra, yeni bir katman yem verildiğinde mevcut solucanların neredeyse tamamı üst katmana göç edeceklerdir. Bu durumda da belirttiğiniz yoğunluğu görürsünüz.

          Siz 50.000 solucan için 400 kg yem az kalıyor diyorsunuz ama burada sadece solucan adetini düşünmeyeceksiniz. Birim alanın büyüklüğünü, bu alanda sağlıklı olarak barınabilecek solucanların sayısını ve mevcutta olan solucanların sayısını birlikte değerlendirmeniz gerek. Eğer sizin 7,5 m2.lik bir alanda 50.000 adet solucanınız olsaydı o zaman 400 kg az derdik. Ancak sizin durumunuzda alan dar sayı fazla olduğu için solucanlar zaten verilen yemin tamamını yemeyebilirler. Solucanlarınızın bir kısmının ölmüş olma ihtimali söz konusudur. Fakat mevcutta kalanlar eğer yeterince salıklı ise sistem kısa zamanda kendini toparlayacaktır.

          Sayı çok fazla olduğunda solucanlar doğal olarak yemeyi içmeyi keserler. Bir miktar solucan doğal seleksiyon gereği, kaynakların yetersizliğinin nüfusu belirlemesi prensibine dayanarak mevcut yem kaynağına yetecek optimum sayıya ulaşıncaya dek ölümler gerçekleşebilir. Bu nedenle mutlaka denemiş ve erişilmiş başarılı sonuçları dikkate alarak üretim yapmak en sağlıklı olanıdır.

          Koku olmaması normaldir. Koku iki nedenle olmaz; birincisi solucanalar verilen yemi doğru zamanda ve büyük oranda tüketirse; ikincisi de solucan verilen yemin tamamını tüketememiş olabilirler, ancak kokmakta olan yemin içinden geçmeleri ve vücut sıvılarını bulaştırmaları, yığın içinde kanal açarak yığını havalandırmaları kokunun yok olması için yeterlidir. Kötü koku tehlike alarmı demektir, ancak tersi her şeyin yolunda gittiği anlamına gelmeyebilir…

          İlk iki yemlemede yemi verir vermez solucanların yeme hücum etmeleri yemin iyi kalite olduğunu ve solucanlarda her şeyin yolunda gittiğini gösteriyor. Ancak daha sonra bu durumun olmaması neden olabilir? Yem aynı yem ise yem kaynaklı değildir. Muhtemel nedenler, siz fark etmeseniz de merkezde yükselen ısı, solucanların sayısının fazla olmasının verdiği tepki nedeniyle sayılarında meydana gelen azalma olabilir. Veya yemin bir şekilde bekleme süresinde dengesi bozulmuş olabilir. Bu aşamada bir müddet bekleyin. Solucanlar kendilerini toparlasınlar. İlk iki yemlemedeki durum tekrar oluştuğunda ilk fırsatta solucanların en azından yarısını sistemden ayırın.

          Kültür havuzunda bakım aslında kolaydır ama evet iş gücü gerçekten fazladır. Bu yaşadıklarınız bir süre sonra dönüp baktığınızda gülümsemenize neden olacak türden tecrübeye tabi aksaklıklardır. Normaldir ve belki de olması gereklidir. Bu aşamalardan geçmemiş olan çok az insan vardır, o da muhtemeldir ki şansları yaver gittiğindendir.

          Bol bol okuyun ve araştırın ama her bilgiye itimat etmeyin. Bilginin akla yatkın, makul ve açıklanabilir nedenleri olmasına özen gösterin. Hayatın kendisi topyekun kadere tabi olabilir ama bu işin kuralları net olarak belirlenmiştir ve kadere teslim bir iş değildir. Öğrenilir ve uygulanır. Bu süreçte tek gereken şey sabır ve cesarettir.

          Tesise her zaman bekleriz. Önceden randevu almayı unutmayın yeter…

          Saygılarımla.

  7. mehmet bakkal diyor ki:

    merhaba solucanlar için kabın şeffaf yani plastik içi gözüken olması sorun oluşturur mu yoksa koyu bir kab mı olması gerek?
    ayrıca solucan yemi için yanmış büyükbaş hayvan gübrei yeterlimi bunu bir işlemden geçirmek gerekiyor mu? çünkü büyük baş hayvan gübresinin içinde başka hayvanlar nemlenince türeyebiliyor.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      şeffaf olması o kadar da sıkıntı yaratmaz ancak solucanlar karanlık ortam sevdikleri için imkân varsa mat bir kap kullanmanız daha ideal ve kolay olur.

      Yanmış hayvan gübresinden kast edilen tam olarak nedir? Eğer hayvan gübresi gerçek anlamda yanmış ise ve daha sonraki süreçte doğru koşullarda muhafaza edilmiş ise nemlendiğinde içinde başka hayvanların türememesi veya biraz daha ılımlı olursak çok çok az bir miktarda türemesi gerekir.

      Bununla beraber solucanlara yanmış hayvan gübresi değil, yarı yanmış yani yeri fermente hayvan gübresi verilmelidir. Aksi durumda tam fermente yani yanmış hayvan gübresinde solucanların beslenmesi açısından pek bir şey kalmıyor.

      Saygılarımla.

  8. mehmet bakkal diyor ki:

    Yanmış büyük baş hayvan gübresinden kastettiğim köy ortamlarında bahçelerde kullanılabilir kokusu olmayan hayvan gübresi. dış ortamda bekletilen yaklaşık 1 yıl kadar.
    en büyük sıkıntı mama hazırlama sorunu . elimizde 500 adet solucan var ben bunu çoğaltmak istiyorum hayvan gübresi temin edebiliyorum nasıl bir mama yapma yöntemi uygulamalıyım.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      bahsettiğiniz hayvan gübresi solucanlar için yem olmaz. 1 yıldan fazla beklemiş ve üstelik de doğru bir biçimde fermente olmamış bir gübre. Solucanlara yönelik hemen hemen hiçbir besin değeri kalmamıştır.

      Solucan yemi, ahırdan yeni çıkan taze hayvan gübresinin suyu iyice süzüldükten sonra her 3-4 günde bir karıştırılarak havalandırılması sonucunda elde edilir. Bu işleme yarı fermente olma işlemi diyoruz. Gübrede 70 santigrat derecelere varan ciddi bir yanma olayı gerçekleşir. Yarı fermente dememizin nedeni gübrenin tamamen yanmamasındandır. Aksi halde yukarıda bahsettiğiniz gibi bir gübre elde edilmiş olur. Yarı fermente gübreyi karıştırarak havalandırdığınız zaman ilk baştaki kadar olmasa bile yanmaya devam eder. İşte bu kıvamdaki gübre soğutularak veya dinlendirilip son ısısını attıktan sonra solucanlara yem olarak verilir.

      Bu arada 500 adet solucan bahsettiğiniz girişim için çok az bir sayı. Yeni başlayan birisi olarak hem işi öğrenmek hem de solucanların sağlıklı bir biçimde çoğalmalarını sağlamak için en azından 5.000 adet gibi bir sayıya sahip olmanız gerek. 500 solucan sizi çok zorlayabilir.

      Saygılarımla.
      Saygılarımla.

  9. mehmet bakkal diyor ki:

    bu bekletilmiş hayvan gübresini yıkamak gerekiyor mu? ve ek mbişeyler katmak gerekiyomu içine

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Yıkama yaparak en fazla içindeki diğer canlı larva ve yumurtalarını bir ölü ayırabilirsiniz ama zaten doğru bir yöntemle fermente olmamış olan bu yığını bir de yıkadığınızda geriye hemen hemen hiç bir besin kalmayacaktır. En doğrusu yeniden yem yapmak olacaktır.

  10. mehmet diyor ki:

    merhaba
    taze hayvan dışkısının solucan gübresine yem olarak kullanılmasında izlenecek yolu sormuştum . açık ve net bir şekilde anlatırmısınız. bizim babannemin ahırından alınan büyükbaş hayvan gübresini hiç dışarıda bekletmedne nasıl kullanıma hazırlayabiliriz. eğer yıkanmasına gelince zaten cıvık cıvık yııkanına ne kalacak ki. bu durumda hangi aşamada yıkanması gerekiyor. cevap için şimdiden teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      bu sorunuzun yanıt sözlü olarak çok da açıklayıcı bir biçimde verilemiyor ne yazık ki! Ancak görsel olarak veya uygulamalı olarak görmekle anlaşılabiliyor. Ancak birkaç cümle ile özetlemek gerekirse, bahsettiğiniz bulamaç halindeki atığı drenajı olan bir havuza, ICB su tankları olabilir veya herhangi bir havuz olabilir, doldurarak tıkanmadan sıvısının süzülmesini bekliyoruz. Suyu iyice süzüldükten sonra geriye kalan posa kısmına %20-30 civarında toz talaş veya saman katıyoruz. Daha sonra bu malzemeyi ortalama 7-8 defa her 3-4 günde bir karıştırıyoruz. Karıştırma işlemi sayesinde yığın havalanacak ve oksijen alacaktır. Bu sayede yanma meydana gelecek ve malzeme fermente olmaya başlayacaktır. Yanma olayının tamamen bitmesini beklerseniz 7-8 defa değil 15-20 defa aktarmanız gerek. Ancak o zaman tam fermente kompost elde etmiş olursunuz. Biz yarı fermente yem elde etmek istiyoruz. Bu nedenle 7-8 defalık aktarma sonunda yemi bir yerde stokluyoruz ve eğer kullanacağım esnada hâlâ sıcaksa yere sererek ve ıslatarak sıcağını alıp öyle solucanlara veriyoruz.

      Saygılarımla.

  11. mehmet akşit diyor ki:

    Tekrar selamlar Savaş bey,

    Daha önce sorunlarımdan bahsetmiştim. İki gün önce bir termometre tespit ettim ve kültür havuzumun içerisindeki sıcaklığı ölçmeye başladım. Sistem içerisindeki sıcaklık 24 derecenin üstüne çıkmıyor. Şu anda havuzun köşelerinde yoğunluk bayağı artmış durumda ama rta kısımlarda hala solucan sayısı çok az. Birçok yorumda c/n dengesinden bahsetmişsiniz acaba benim sorunumda bu mudur? solucanların ölmüş olma ihtimalini düşünmek istemiyorum:)
    İlginize şimdiden teşekkür ederim.

    Mehmet Akşit

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      büyük ihtimalle C/N dengesiyle alakalı olmalıdır. Tabi bir de sistemin nem düzeyi de olabilir. Sıcaklık sorunu olmadığı yapmış olduğunuz ölçümle ortaya çıkmış durumda. Beyaz solucanların varlığı ve fazlalığı nem ve asidik ortam ihtimallerini akla getiriyor. Asit baz dengesini bozukluğu bir dereceye kadar C/N dengesinin bozukluğuna da bağlıdır. Yani tahminim C/N dengesi kurulacak olursa fazla nemlilik ve asidik ortam riski de ortadan kalkmış olacaktır.

      Saygılarımla.

  12. mehmet akşit diyor ki:

    az önceki mesajıma eklemeyi unuttuğum bir sorum daha var. Daha önceki mesajlarımda da bahsettiğim küçük beyaz solucanlar şayet potworm değilse ne kadar zamanda kırmızı renge dönüşmesi gerekmekte? Küçük bir kaba bu beyaz yavrulardan alıp takip etmek istiyorum. Ayrıca yine başka bir kaba 3-5 adet yetişkin solucan koyup aynı yemle besleyerek takip etmek istiyorum. Bu konuyla ilgili herhangi bir görüş yada tavsiyeniz var mıdır?

    İyi çalışmalar

    Mehmet akşit

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sistemden yemi ile beraber bir miktar beyaz solucanı alıp ayrı bir kaba koyun. Alacağınız yemin içinde solucan yavrusu ve kokon da olabilir. Bu nedenle zamanla bazı yavrular büyüyüp erişkin solucana dönüşecektir. Ancak eğer pot worms (beyaz solucan) diye tabi ettiklerimizin tama mı gerçek yavru solucan ise ortalama 10-15 gün içinde gözle görülür bir biçimde kırmızıya dönüp büyümeye başlarlar. Bu süre içinde hiç bir değişim yoksa onlar beyaz solucanlardır.

  13. mehmet bakkal diyor ki:

    merhaba savaş bey büyük baş hayan gübresini fermante etmek için dışarda yeni ahırdan çıkmış olanı inek dışkısını 1 hafta- 2 hafta az bi samanla karıştırarak denemek amaçlı vermek itiyorum ancak bu hayvan pislikler koku oluşturuyor bu konu normal mi, solucanlar bu kokudan rahatsız olur mu ? cevabınız evet ise bu kokunun oluşmaması için ne tür bir işlem yapmamız gerekiyor. aygılarımla…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      ilk başta koku olması normaldir. Ancak eğer siz yığının fazla olan nemini iyice süzmüş ve kalan posaya yeterli saman veya talaşı katmış olursanız bu yığında yanma olayı meydana gelecektir. Bu yanma olayı ile birlikte ise yığının kokusu yavaş yavaş yok olacaktır. Yığına en fazla %20-30 civarı talaş veya saman katmalısınız. Ayrıca öyle 3-5 kg.lık bir yığın fermente olmaz ve yanma gerçekleşmez. Yanma için en azından 1 metreden daha yüksek bir hacime ihtiyacınız olacaktır. Hacmi ona göre ayarlayın.

      Ham madde yeme dönüştükten sonra hâlâ bir miktar gübre kokusu kalır ama bu konu solucanları rahatsız etmez.

      Saygılarımla.

  14. erdal diyor ki:

    MRB SAVAŞ BEY BEN 3 HAFTA ÖNCE 1250 AD SOLUCAN ALDIM DAHA YENI BIR KASAYA ALDIM 50*50*40 BÜYÜKLÜĞÜNDE BUNLARI BİR KÜVETE ALSAM UYGUN OLURMU YOKSA YERLERİ YETERLİMİ ŞİMDİLİK BİRDE YEM OLARAK KAVUN KARPUZ,PATATES,PATLICAN VE YUMURTA KABUKLARINI TIRNAK BÜYÜKLÜGÜNDE DOGRADIM VE ÇAY POSASI YANMIŞ HAYVAN GÜBRESİYLE BİRLİKTE KARIŞTIRDIM VER HERGÜN HAFİF ISLATARAK KARIŞTIRIYORUM METOT VE YEM MALZEMELERİ DOĞRUMU SON OLARAK 1 AYDA 1250 AD SAYISI KAÇ AD OLUR TŞK EDERİM KOLAY GELSİN

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Erdal,

      50×50 yani 0,25 metrekare. Bu boyuttaki bir alana başlangıç olarak 1650 adet solucanla başlanabilir. Sizin solucanlarınız 1250 adet, biraz az ama sıkıntı yok olur. Solucan sayınız 3500-4000 gibi bir rakamı bulduğunda (ki iyi bakarsanız 3 ayda mümkün olur bu) solucanların yarısını başka bir yere ayırabilir ya da tamamını daha büyük bir yere göç ettirebilirsiniz. Metrekareye 10.000 solucanla başlayıp 20.000 ve üzeri olduğunda yarısını ayırmalısınız.

      Vermiş olduğunuz yem evsel atık yoğunluklu olduğu için zaten yeterince nemli olması gerek. Bu nedenle eğer ihtiyaç yoka günlük olarak nemlendirmenize gerek yoktur. Aksi halde yığın fazla ıslak olabilir.

      Saygılarımla.

  15. erdal diyor ki:

    VERMİŞ OLDUĞUNUZ BİLGİLER İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM ….. AMA BEN HAZIRLADIĞIM BU KABUKLARI ÖNCE BİRKAÇ GÜN RÜZGARDA KURUTUYORUM ( DOĞAL ORTAMDA ) SONRA HAYVAN GÜBRESİ VE ÇAY POSASININ İÇİNE DÖKÜP HERGÜN KARIŞTIRIYORUM ERTESİ GÜNE KADAR KURUYO BİRAZ ONDAN BİR KAÇ FIS FIS LA NEMLENDİRİYORUM TAAKİ YEM VERECEĞİM GÜNE KADAR BÖYLE YAPMAYI PLANLIYORUM NE DERSİNİZ UYGUNMUDUR.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Eğer fazla nemini bu yöntemle alıyorsanız ve hazırladığınız bu yemi solucanlar tercih ediyorsa o zaman sıkıntı yok. Devam edebilirsiniz…

  16. mehmet bakkal diyor ki:

    merhaba
    boyutu15cmx35 olan bi kaba 100 adet solucan koyarak bir bölümüne solucan gübresi diğer bölümüne de ahırda 1 hafta beklemiş amanla karıştırılmış inek gübresini koydum bugün üçüncü günü gübrenin altına baktığımda 6-7 tane solucan olduğunu gördüm bu solucanların gübreyi yem olarak kabul ettiğini gösterirmi? yoksa yolunu şaşırmış solucanlar diye adlandırırmıyız.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Mehmet bey bu durumda solucanın yemi tercih ettiğini hemen söyleyemeyiz. Bunun için aha fazla zamana ihtiyacımız var. Şu an nem nedeniyle de oraya gitmiş olabilir, tesadüfü olarak gezintiye çıktıkları için de…

  17. veysel öner diyor ki:

    Selam Savaş bey, 10 gün önce eskişehir’de bir firmadan başlangıç deneme amaçlı 1000 adet solucan aldım, aynı gün yanında verilen mamada minik beyaz pire gibi ama zıplamayan, uçmayan seri hareketli yer yer küme halinde böceklenme oldu, aldığım yere sordum birkaç güne geçer dedi ama halen geçmedi. Isı 20 derece, nem oranı %70-80 arasında, bu böceklenme kompost tam oluşmadığndanmı oluyor acaba ve nasıl yok edebilirim bilgi verirseniz sevinirim, teşekkürler.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Veysel,

      sayıları çok fazla olmadığı sürece normal bir durumdur. Sistemin yüzeyini düzenli aralıklarla fısfısla nemlendirin. Nem düzeyinin sürekli olması sonucu bir değişiklik olmazsa bu defa tam tersini deneyerek sistemin en üst tabakasına bol bol ince doğranmış gazete kağıdı doldurun. Bu iki yöntemden biri çözüm olmazsa zaman içinde solucanlar yemi tüketmeye başladıkça beyaz sineklenme doğal olarak azalacaktır.

      Saygılarımla.

  18. sercanalbayrak diyor ki:

    merhaba savaş bey ben solucan gübresi üretmek istiyorum ticari amaçlı yapmak istiyorum bu konuda yardımcı olabılırmısınız teşekkurler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sercan bey,

      http://www.siyahaltin.com.tr/ziyaretci-formu formunu doldurarak tesis ziyaretine gelebilir ve başlangıç yapabilirsiniz.

  19. mehmet diyor ki:

    Savaş bey merhaba
    bi kapa konan yemin solucanların kabul ettiğini anlamak için ne gib işlem yapmak gerek.
    1-solucan kabı ve içindeki solucan sayısı bu yeme giriş için önemlimi?
    2-zaten solucan yemi varken ek konan yeme solucanlar gidermi yani kabdaki yemin bitmesinimi beklememeiz lazım
    3- yeni konan bir avuç yem içindeki bikaç solucan yeterlimi yem demek için?
    4- en sağlam anlama yönetmi nasıl yapılmalı?
    saygılarımla

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      Solucanlara hiç bir zaman tüketebilecekleri orandan fazla yem vermemek gerekir. Az yemleme sıkıntı olmaz ama fazla yemleme problem yaratır. Solucanlar verilen yemi tamamen tüketemeden yem bakteriler tarafından ayrıştırılır ve bu yemin C/N dengesi ile asit baz yapısı değişmeye başlar. Böylece sistemde sinek gibi farklı ve fazla olduğunda istenmeyen türden canlılara kapı aralanmış olur. Azar azar vereceksiniz ve tüketmelerini bekleyeceksiniz.

      Bu başlığa atınız: http://solucangubresi.web.tr/sikca-sorulan-sorular (Solucanların Verilen Yemi Tükettiği Nasıl Anlaşılır?)

      Solucan kabının ebatları ve içerisindeki solucanların sayısı etkendir. 1,5 metrekareye 10.000 solucan koyulmalı ve sayısı ikiye katladığında yarısı alınmalıdır. Daha küçük ölçüleri buna göre oranlayabilirsiniz.
      Kaptaki yemin bitmesini beklemelisiniz. Aksi halde solucanların tüketebileceğinden fazla yem vermiş olursunuz ve yukarıda da belirttiğim gibi sistemin dengesi bozulur.

      En sağlam yöntem zamanla uygulaya uygulaya anlaşılacaktır. Yaptıkça kavrayacaksınız.

      Saygılarımla.

  20. ibrahim diyor ki:

    Mrb savas bey solcanlara mama hazirlarken hayvan gubresi minumum kac gun olmali ayni gun alinan gubre zarar verirmi nasil bir islem uygulamaliyim yardimci olursanic simdiden teşekürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İbrahim,

      solucanlara hazırlayacağınız yemin yarı fermente halde olması gerekmektedir. Yarı fermente yem hazırlamanın süresi de kullanılan yönteme ve kullanılan hayvan gübresinin nasıl ve nereden temin edildiğine göre değişmektedir. Eğer seperatör gübresi kullanacaksanız ortalama 12-15 gün, tırnak gübresi kullanacaksanız 25-30 gün her 3-4 günde bir aktarma yapmanız gerekecektir. Bu sürecin sonunda hazırlanan yemi solucanlar 1-2 gün içinde yemeye başlamazlarsa süreci 3-4 günlüğüne bir parti daha uzatabilirsiniz.

      Saygılarımlaç

  21. samet Ertugrul diyor ki:

    İyi günler sizi zevkle takip ediyorum çok aydınlatıcı bilgiler veriyosunuz savaş bey. benimde bir sorum olacaktı; suyu süzüldükten sonra saman yada talaş eklenip 1 ay boyunca 3-4 günde bir 7 kez havalandırılan yarı fermante mamaya ( çay çöpü, yumurta kabuğu ve muz kabuğu ) nu hangi evrede ilave etmek gerekir ve ne şekilde..şimdiden teşekkür ederim…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Samet,

      solucanlara verilmeye hazır hale gelmiş olan yarı fermente yeme sonradan herhangi bir şey katılması doğru değildir. Bu durum yemin yapısal dengesini bozacaktır. Ne katılacak ise en başta katılmalı ve yem ondan sonra fermentasyona tabi tutulmalıdır.

      Saygılarımla.

  22. barış diyor ki:

    merhaba , yarı yanmış hayvan gübresini biz nasıl ayırt edebiliriz yarı yanmış oluşu ve hazır olduğunu nasıl anlarız ayrıca , ilk solucan alımından sonra solucanları direk yarı yanmış olan gübreyemi atıcağız yoksa firma ilk gübreyi bize sağlamaktamı . Birde merak ettiğim yarı yanmış olan hayvan gübresinin içine yumurta kabuğu çay posası muz kabuklarının bekletitmiş olması gerekiyor mu 3 gün bekleyen muz kabuğunu blendırdan geçirip toprakla hemen karıştırıp mama olarak hemen atıyyormuyuz ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Barış,

      yarı -yanmış hayvan gübresi demek eğer yığını havalandıracak olursanız tekrar yanmaya devam edecek demektir. Tabi bir yığının yanma faaliyetini sürdürmesi için belli bir hacimde ve yükseklikte olması gerekir. Öyle birkaç kg.lık ufak bir yığın yaptığınız zaman yanma dediğimiz fermentasyon olayı gerçekleşmez. Yarı fermente yemin görünümü toprak rengine yakındır ve içinde hâlâ belirgin oranda saman mevcuttur.

      Tam fermente olmuş hayvan yemi ise ne yaparsanız yapın yeniden yanma faaliyeti içine girmez. Rengi siyaha daha yakındır ve çok az gübre kokusu gelir. İçinde saman hemen hemen yok denecek kadar az kalmıştır.

      Solucanlarınızı aldığınız zaman yarı fermente yeminiz bir köşede zaten hazır stoklanmış ise eğer, bu yemden alıp ihtiyaca göre ne kadar gerekiyorsa o kadarını solucanlara verebilirsiniz. Yem yarı fermente olduğu için eğer bekleme süresince hâlâ sıcaksa yemin önceki geceden beton bir zemine serip üzerine biraz su serpiştirerek (çok fazla değil) yemi serinletin ve ertesi sabah solucanlara verin.

      Solucan aldığınız zaman size uygun büyüklükte bir varil içinde gönderiyoruz ve solucanlar varilde yaklaşık 15-20 gün yetecek kadar yemiyle birlikte elinize geliyor.

      Biz yarı fermente olmuş yemini içine sonradan fermentesyonu yeniden başlatabilecek evsel atık katılmasını önermiyoruz. Zira sonradan yapacağınız bu tür katkılar yemin C/N dengesini de bozacaktır. Eğer bu tür malzemeler katmayı düşünüyorsanız en başta, henüz yem hazırlarken katmanızı öneririm.

      Saygılarımla.

  23. Halil Bıyıklı diyor ki:

    Merhaba. Yaklaşık 500 solucan ile hobi olarak bu işe başladım. İstanbul’da bir firmadan maması ile birlikte almıştım solucanları ancak elimdeki hazır mama bitmek üzere. Acaba separatörden geçmiş taze büyük baş hayvan dışkısını solucanlara yem olarak verebilir miyim?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Halil,

      seperatörden geçmiş gübre doğrudan yem olarak verilmez. Seperatör gübresinin yarı fermente hale getirilmesi gerekmektedir. Aksi halde elde edeceğiniz solucan humusunda patojen bakteri olma riski ve yemin yanması neticesinde solucanlarınızın ölme riski söz konusu olur.

      Saygılarımla.

  24. Sedat İnce diyor ki:

    Savaş Bey merhaba,

    Yukarıda Halil Bey’in sorduğu soruya ithafen bir soru sormak istiyorum. Separatör gübresinin yarı fermente hale gelme süresi ne kadardır? Bu süreç nasıl gelişir?Bu gübre içerisine saman ve benzeri ürünler atmadan sadece gübreyi versek ne gibi bir sonuç alırız?

    Teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Sedat,

      eğer separatör gübresini fermente edecekseniz içerisine laveten saman veya talaş katmanıza gerek yoktur. Talaş veya saman, ancak tırnak gübresi diye tanımladığımız, sıkılarak sıvısı ayrılmış olan normal ahır gübresinde kullanılır. Çünkü normal ahır gübresinde nem oranı çok yüksektir.

      Separatör gübresinin yarı fermente yem haline gelme süresi değişkenlik gösterir. Bu değişkenlik, kullanılacak malzemenin hacmi, iklim koşulları ve içerik gibi bir çok etkene bağlı olarak değişir. Temel mantık şudur; her 3 veya 4 günde bir seperatör gübresini karıştırarak havalandırıyor ve alt üst etmiş oluyorsunuz. Bu işlemi genelde 6-7 defa yapmanız yetiyor; yani toplamda 18-28 gün arası sürebilir. Bu süre kış aylarında uzayabilir yaz aylarında kısalabilir. Süreyi tam olarak belirlemenin mantığı ise solucanların yemi tercih etme veya etmeme durumudur. Hazırladığınız yarı fermente yem sizce hazır ise, bir parça numune alıp uygun bir elekli kasa içinde solucanlara verin. Eğer solucanlar ortalama 3-4 gün içinde yeme yürürse hazır demektir. Daha geç bir sürede yürürse henüz tam olarak hazır değil demektir. Bu durumda bir veya iki defa daha aktarma yapmanız gerekebilir.

      Saygılarımla.

  25. hasan diyor ki:

    Savaş Bey merhaba,
    Öncelikle verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler.
    Ben bahçem için solucan gübresi kullanmak istiyorum, fakat bunu gübreyi solucanlardan alıp bahçeye atma şeklinde değil direkt solucanları toprağa yani bahçeye bırakma şeklinde düşünüyorum. Çünkü solucan bakımının altından kalkabilir miyim bilimoyrum. Ayrıca solucanlar toprağı da havalanıracağı için bahçeye bırakmak daha mantıklı geliyor.
    Böyle bir şey mümkün mü solucanlar bahçede yaşayıp verimli şekilde gübre üretir mi? eğer mümkünse 5.5 dönüm, 150 fidan için sizce ne kadar solucan gerekir?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hasan,

      bahsettiğiniz tekniğin adı yerinde vermikültürleme (in situ vermicomposting) olarak adlandırılmaktadır. Yani solucanları tarımsal faaliyetin yapıldığı alana doğrudan aşılamak. Ancak bu işlem ciddi tecrübe isteyen ve ne yazık ki bazen istebmeyen sonuçlara neden olabilecek riskli bir işlemdir. Bu konuda öncelikle Toprak Solucanları ve İstilacı Nitelikleri – Vermont Eyaletindeki İnvasiv Toprak Solucanları Üzerine adlı başlığa ve Josef H. Görres ile Solucanlar Üzerine Çarpıcı Bir Röportaj adlı başlığa göz atınız. Özetleyecek olursak, elinizdeki solucanın hangi tür olduğunu bilmeden toprağa solucan aşılamak risklidir. Eğer tür Eisenia fetida ise, yukarıdaki yazılarda da belirtildiği gibi, bu tür bol orgnik madde istediği için toprakta zaten uzun süre yaşayamaz. Bu durumda boşuna işlem ve masraf yapmış olursunuz.

      Bu arada gözünüzü korkutmayın, yanlışıyla ve de doğrusuyla siz de kendi gübrenizi üretebilirsiniz.Karar verdiğiniz zaman iletişime geçerseniz yardımcı olurum.

      Saygılarımla.

      1. Hasan diyor ki:

        verdiğiniz linkleri inceledim, çok faydalı oldu. İlginiz ve yardımlarınız için çok teşekkürler Savaş Bey.

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Rica derim.

          Kolay gelsin!

  26. halit demirel diyor ki:

    deneme amaçli akvaryuma koyduğum 10 tane solucan bir ay sonra 40 tane oldu ve daha sonraki süreçte 4 kattan daha fazla üreyeceklerini sanıyorum

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Alan dar olmasına rağmen yine de iyi sonuç… tebrikler…

      1. halit demirel diyor ki:

        Teşekkürler savaş bey tekrar sayim yaptim akvaryumdaki 40 adet solucan
        şuan irili ufaklı 120 adet …
        Her geçen gün katlanarak ürüyorlar
        25 cm yükseklikte 1metrekarelik bir yığında nufus artışı sağlamak için kaç solucan olmalıdır?

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayun Halit,

          eğer solucan türünüz Eisenia fetida türü ise, bu tür epigeic bir tür olduğu için derinlikten ziyade yüzey alanı önemlidir. Bu durumda 1 m2 .lik bir yüzey alanı için 5.000-6.000 arası solucan başlangıç olarak idealdir.

          Saygılarımla.

  27. eyüp diyor ki:

    Merhaba savaş bey,
    Bu işe Adana ‘da yatırım yapmak istiyorum. Fakat hava sıcaklığının yaz aylarında 40 – 45 dereceleri bulduğu ve solucan yaşamı için ideal ısının 20-25 derece aralığında olması göz önüne alınınca risk artmakta. Sıcak havalarda nasıl bir yöntem ile solucanların yaşamasını sağlayabiliriz. (klima, nemlendirme suyununun içine buz atılması veya kütle buzların sistemin içine apklike edilmesi gibi..)
    İlginize teşekkürler..

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın eyüp,

      Solucanları besleyeceğiniz ortam, mümkün oldukça yerin ne kadar altında olursa, örneğin bodrum katı veya toprak altına denk gelen ve kotta kalan kısımlar olursa yaz için yeterince serin olacaktır. Bunun haricinde SAS kullanacaksanız zaten sistemin ısıtma ve soğutma mekanizmaları var. Daha küçük ölçekli başlayacaksanız ve mekan çok büyük değilse uygun bir klimayla mekanın tamamını soğutabilirsiniz.

      İşe başlamaya karar verdiğiniz zaman Tesis Ziyaret Formunu doldurarak tesisimizi ziyarete gelebilirsiniz. Üretim sistemleri ve solucan temini konusunda gereken yardımı sağlarız.

      Saygılarımla.

  28. arda deniz diyor ki:

    merhaba savaş bey.

    solucan maması icin sadece yanmıs inek gübresi kullansam kaliteli solucan gübresi üretebilirmiyim ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın arda,

      tek başına inek gübresi yeterli olur, ancak tabi ki içerik ne kadar zengin olursa son ürün de o kadar zengin olur. Fakat işe yeni başlarken tek bir yem türüyle başlamanızı tavsiye ederim. Öğrendikçe çeşitlendirebilirsiniz…

      Saygılarımla.

  29. caner eskikurt diyor ki:

    merhaba savaş bey;
    solucan gübresi analiz sonuçlarının normal değerleri nasıl olmalıdır ve analiz sonuçlarını verdiğimiz mamada ilaveler yaparak değiştirebilirmiyiz. solucan üretiminde en uygun yetiştirme şekli kültür havuzlarımıdır yoksa yerde yapılanlarmıdır. (yaptığım araştırmalara göre diğer ülkelerde havuzda veya SAS sisteminde yapan bulamadım). kültür havuzlarında hava sirkülasyonunuı sağlamak zor olmaz mı. solucan biti verdiğimiz mamayla ilgili mi oluşur. Ben en az 200 bin solucanla başlamak istiyorum. bana ergin halde ömrü dolmuş solucanların satılma ihtimali varmıdır.
    teşekkür ederim, saygılar

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın caner,

      gübrenin analizinde bir standart yoktur, kullandığınız ham madde ve üretim yönteminiz kaliteyi etkileyebilir.
      Üretimde kullanılan sistem ve yöntemler hem kalite açısından hem de ondan da öne maliyet açısından önemlidir. Yer sistemi maliyeti düşük bir sistemdir ama kalite ve ham madde ile bitmiş gübrenin karışması vb açılardan olumsuz yönleri olan bir sistemdir. Havuz veya SAS kullanan bir çok ülke mevcuttur. Bu tamamen tercihle alakalı bir süreçtir.

      Doğru şekilde yaparsanız hava sirkülasyonunda bir sıkıntı olmamaktadır.

      Solucan kabında sadece solucanlar yer almaz. Bu konuda Solucanların Komşuları alı başlığa göz atabilirsiniz.

      Solucanlarınızı güvenilir bir yerden aldığınız takdirde bir sıkıntı olmayacaktır.

      Saygılarımla.

  30. rasim diyor ki:

    Merhaba Savaş Bey,
    sabrınız ve bilgi paylaşımlarınız için sizi tebrik ediyorum.
    100.000 adet solucan almak istiyorum. solucanları bulundukları sistemle mi satıyorsunuz yani aldığımızda içinde yavru ve kokonlarda oluyor mu ? yada sadece yetişkin solucan olarak mı veriyorsunuz ? sipariş verdikten ne kadar zaman sonra teslim alabiliriz. solucanları aldıktan sonra ne kadar süreyle yem konusunda destek oluyorsunuz ? (başlangıçta yem stokumuz olmayacağı ve ilk yem hazırlama süresinin belli bir zaman alacağı için bu konu bizim için önemli)
    son sorum; kaliteli bir gübre olmak kaydıyla, uygun ortamında hazırlandığını, uygun yemleme yapıldığını düşünerek bir milyon solucan 1 ayda ne kadar paketlenmiş kullanıma hazır gübre üretebilir.
    teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Rasim,

      vermikem sitesi üzerinden solucan satışı kaldırılmıştır. Satış için ilgili firmalarla irtibata geçmeniz gerekmektedir.

      Saygılarımla.

  31. Fahrettin Er diyor ki:

    Savaş bey mamanın fermante edilmesi olayı bana çok karışık geliyor bazıları havuz yapıp alttan salyangoz aspiratör ile hava veriyor bunun amacı okSijenli yanmayımı sağlamak yoksa yığının havalandırılmasinimi saglamak, birde yiğinin üzerinin kapatilmasi mantiği aynı şekilde yanmayımı sağlamak yoksa soğutmakmı

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Er,

      yığına hava basmak, hem havalandırma için hem de oksijenli yanmayı sağlamak içindir. Yığının üstünün kapatılması ise, ısı ve nem kaybını engellemek içindir.

      Saygılarımla.

  32. Mustafa diyor ki:

    Merhaba
    Ben bu işe başlamayı düsünüyorum ve anladıgım kadarıyla tek düşünülmesi gereken solucanın maması.
    Ben hayvan gübresi kurutmayı düsünüyorum ve su anda hayvandan cıkan gübreyi ayırıyorum ama ayırdıgım gübreye eski gübreden solucan gelse sorun olurmu sorun olur derseniz eski gübrelerin oldugu bölüme uzak bi bölgede biriktiricem gübreyi gübreyi günes olan yeremi sermeliyim yoksa günes olmayan yere sersem olurmu ve gübrenin altına üstüne branda kapatmam gerekiyorumu ve aynı zamanda sizin dediğiniz gibi 4 günde bir karıstırsam ve 40 gün sonra solucana mama olarak versem olurmu
    Gübreyi kurutken gübrenin icine 3 kilo kadar ezilmis yumurta kabugu koysam ve 20 30 kilo kadar cay posası koysam ve o sekilde kururtma islemine devam etsem olurmu
    Verdiginiz bilgiler icin ve bundan sonra vericeginiz bilgiler icin tesekkur ederim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mutafa,

      gübreyi kurutma diye bir şey yoktur. Onun adı kompostlama veya fermantasyondur. Bu nedenle 34 günde bir karıştırarak ısınmasını, yani yanmasını sağladıktan sonra güneşte veya gölgede yapmanız mühim değildir. Burada yapacağınız fermantasyon işlemi yarı yanma işlemidir. Bu da orama 30-40 arasında oluyor. Hazırlayacağınız yemi solucanlara vermeden öne ıslatarak nemlendirin ve soğutun.

      Normalde gübreye ilave bir şeyler katmanıza gerek yoktur. Ancak belirttiğiniz ölçekte ve belirttiğiniz maddeleri katabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  33. Hasan diyor ki:

    size bir sorum olacak.
    solucan üreme organından sonraki boğumlarda bulunan kokonların boğumda ilerleme süresi ne kadardır.
    Ayrıca boğumlarda bulunan kokonlar arasında kaç boşluk gerekir. bu üreme olup olmadığını göstermiyor mu.
    Boğumlar bende her boğumda 2 tane ve 4 boğumda kokun var ve 2 boşluktan sonra yine 2 boğum halinde 2 şerli kokon var.

    ama üreme organına kadar 15 boğum hiç kokon yok.

    üreme işleminde solucanda boğumların hepsnde kokon olması gerekir mi?
    Ayrıca her boğumda normalde kaç kokon olmalı.

    Üreme sürecini kayıt altına alarak inceleyen ve araştıran arkadaşlar varsa iletişim bilgilerini verirseniz sevinirim.
    İlginiz için teşekkürler.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hasan,

      sanırım bu soru ilk defa sizin aklınıza gelmiş. Ancak eğer amacınız solucan gübresi üretmekse bu detaylar sizi yorar, bunlarla zaman kaybetmeyin. Yo eğer amacınız biyolojik bir araştırma ise sonuçları bizlerle de paylaşmanızı bekleriz.

      Benim fikrim ve gözlemlerim ise şöyledir;

      Kokonun boğumda ilerleme süresi diye bir şey yoktur. Solucanın Clitellum denilen halkası içinde döllenmiş yumurta yer alır. Bu yumurta döllenir döllenmez kalsiyumca zengin bir katmanla kaplanır ve katman yavaş yavaş sertleşmeye başlar. Solucanların her biri boğumunda seate adı verilen kıllar vardır. Solucan bunlarla tutunarak hareket eder. İşte bu kıllar aynı zamanda kokonun vücuttan atılmasını da sağlar. Solucan kıllarla bir yüzeye tutunur, geriye doğru kasılarak çekilirken vücudundaki kokonu da ileri doğru ağzından atar. Dolayısıyla solucan ne kadar iyi tutunur ve ne kadar hızlı kasılır ve hareket ederse kokon o kadar hızlı bir biçimde vücutta ilerler ve dışarı atılır.

      Her bir boğumda bir kokon olmaz. Solucan önce yumurtayı, sperm kesesinden bir sperm çekip alarak dölleri sonra onu kokonla kaplar ve sonra dışarı atar. Sonra yeni bir tanesi için çalışmaya başlar.

      Saygılarımla.

  34. bilal diyor ki:

    Merhaba savaş bey ben ve bir arkadaşım bu işe girmeyi istiyoruz ancak pazar konusunda endişelerimiz var. biz Manisa da üretime geçmeyi planlıyoruz ama orda bu işin devi EKOSOL var onlarla rekabet edebileceğimiz konusunda endişelerim var sizce bu işi bu şartlar altında bu işi yapmak doğru olur mu?
    teşekkürler 🙂

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Bilal,

      rekabet her zaman vardır. Siz doğru ürünü üretirseniz pazar size de yeter. Büyük firmaların adı aynı zamanda ürünün de reklamıdır. Bunu kendiniz için kullanabilirsiniz.

      Ancak yine de riski en aza indirmek isterseniz küçük ölçekli olarak başlayabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  35. Gökhan diyor ki:

    Savaş bey
    Ben önce deneme amaçlı 500 tane solucan almak istiyorum. Bunun icin
    #hangi boyutlarda bi yatak yapmam gerek
    #bi sene tarlada beklemiş büyükbaş hayvan gübresini elekden geçirip mama olarak vermem doğru olur mu
    #500 solucan ne kadar sürede kaç adete ulaşır. Ve gübre üretimi ne kadar olur.
    #solucan alabileceğim sizin önerdiğiniz bi yer var mi
    Teşekkür ederim

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Gökhan,

      sorularınızı detaylı olarak yanıtlamak isterdim ama zaman darlığından buna imkân yok. Fakat hemen belirteyim, bu sorular sitede daha önce de soruldu ve sıklıkla yanıtlandı. 500 solucan için neler yapabileceğiniz konusunda siteyi genel olarak incelemenizi tavsiye ederim. İlerleyen günlerde zamanım olursa sıkça sorulan sorular kısmına bu tür genel soruları özetleyerek eklemeyi de düşünüyorum.

      500 solucan satışı yapan yer var mı hiç bilmiyorum. Kargosu solucandan pahalıya gelir.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz