Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Solucan Tesisi Kurulumu: Başlangıç

Solucan Tesisi Kurulumu: Başlangıç

Soru:

Sayın Savaş,

      İki senedir yaptığım çalışmalardan sonra,işi büyütmeye karar verdim.Şu anda 4 metre eninde ve 12.5 metre uzunluğunda 27 cm yüksekliğinde iki havuz yaptım.altına küçük delikli,havuz uzunluğunda tel,içine aynı büyükte  muşamba naylon,su drenajı için küçük  delikler ile naylonu deldim.Her bir havuza 500.000 solucan koymayı düşünüyorum.Şu anda  toplatıyorum.  toplam 1000.000 olacak.yaklasık 10 gündür suda beklettiğim 1360kilo gazete kağıdını,uçurtma kuyruğu şeklinde parçalayarak iki havuza yaydım.Muşambanın dışarı taşan kısımlarını, haşerelere karşı,mavi renge boyamak istiyorum.Haşerelere karşı,  havuzların etrafına kükürt de serpeceğim.Üstüne de,yanmayan,%95 güneş geçirmeyen serin tutan, havuz büyüklüğünde ‘sera gölgeliği’ kullanacağım.

     Solucanlar toplandığında, 2-3 gün sonra,ilk aşamada 200 kilo çay posası, 200 kilo yanmış gübre,400 kilomeyve sebze, (tüketecekleri türden) karıştırıp iki havuza eşit dökeceğim.Alışma döneminden sonra 15oo kilo çay posası,1500 kilo yanmış gübre 3000 kilo meyve, sebze,10-15  gün ara ile vermeyi düşünüyorum.Her bir havuza 5 kilo, toplam10kilo ince elenmiş kum düşünüyorum.

     Ayrıntılı şekilde anlattığım sistemdeki,eksiklerimi,hatalarımı ve ilave önerilerinizi paylaşmanızı bekler;

     Saygılar sunarım.

     Not:Pazarlama konusunda da görüşlerinizi beklerim.

                                                                                                   efrayim58

Cevap:

Sayın efrayim58,

1) yapmış olduğunuz havuz oldukça büyük ebatlarda. Uzunluk sorun olmayabilir ancak en olarak 4 metre ise ürün hasat zamanında size sorun çıkarabilir. İşçilik anlamında ürünü havuzdan toplamak sıkıntılı olacaktır. En olarak daha kısa bir havuz tasarımı daha efektif olacaktır.

2) Yükseklik neden 27 cm? özellikle mi yoksa tesadüfî bir rakam mıdır 27? Belki biraz daha yüksek olabilir. Çünkü bu yükseklik eğer havuzda yeterli solucan varsa çok kısa bir zamanda dolacaktır. Bu durumda havuzun en dibindeki gübreyi iyice olgunlaşmadan toplanmak zorunda kalabilirsiniz.

3) Solucanları toplatmaktan bahsetmişsiniz; nereden toplatıyorsunuz? Sistemde normal toprak solucanı mı kullanacaksınız? Eğer ticari boyutta bir iş düşünüyorsanız, ki hobi olarak da aynı şey geçerlidir ama özellikle ticari boyutta normal toprak solucanları gerekenden fazla emek harcamanıza ancak almanız gereken sonucu alamamanıza neden olacaktır. Ayrıca toprak solucanları ile ilgili olarak, yakında bu blogta yayınlayacağım sayın Prof. Görres ile yaptığım bir röportajımda detaylarını daha da yakından takip edebileceğiniz bir konu var:  Normal süreçte toprak solucanları içinde bulundukları coğrafya ile özdeşleşmiş türlerdir. Bir yerden diğer bir yere nakli toprak ve ekosistem açısından sorun çıkarabilir. Doğru olan bu iş için belirlenmiş türlerin kullanılmasıdır. Denemelerle sabittir ki, normal toprak solucanlarının vermikompost üretiminde dezavantajları avantajlarından mislice fazladır.

4) Bahsettiğiniz sistem temel olarak alttan havalandırmayı nasıl sağlayacak? Bu arada üst katman olarak havuzun hemen üstüne temas edecek biçimde mi gölgelik kullanacaksınız, yoksa sera gibi havada mı olacak bu gölgelik? Çünkü eğer havuzun üst kısmı tamamen kapalı olursa bu durum sistemdeki fazla nemin buharlaşmasını önleyerek anareobik bölge oluşması riskini arttıracaktır. Sistemin üstü açık olmalı.

5) Çay posası onca kaynayarak içinde barındırdığı hemen her türlü bakteriden arınık olmasına rağmen çok çabuk bir biçimde küflenir. Bu tür bir küf, elde edilecek ürünün kalitesini etkileyebilir. Dikkatli bir biçimde ve eğer daha önce kompostlanmamışsa oldukça az miktarda kullanılmalıdır.  Yanmış gübre ve taze sebze meyve karışımı miktarları çok fazla. Bu çoklukta bir karışım sıcak kompost olarak yanma olayını yeniden başlatabilir. Dikkat edilmesi gerekir. Esas olan yöntem solucanlara her seferinde gerektiği kadar yem vermektir. Yani azar azar ama belli bir düzen ve zaman aralıklarıyla…

Benim önerim, sisteme ilk önce yanmış ve önceden ıslatılarak bekletilmiş yani dinlenmiş ve yeniden yanma riski taşımayan hayvan gübresini ekleyin ve solucanları bu malzemeye koyun. Bu şekilde bir hafta kadar bekleyin. Solucanlar sisteme iyice uyum sağladıktan sonra ince bir katman şeklinde çay posası ve sebze meyve atıklarını havuzun en azından uzunlamasına yarısına kadar serin ve bunun üzerine de ince bir tabaka yanmış ve dinlenmiş ıslak hayvan gübresinden serin. Eğer bir şeyler ters giderse solucanlar havuzun kalan diğer yarısına kaçabilecek fırsatı bulsunlar. Zamanla yemleme yöntemi iyice oturunca artık havuzun tamamına aynı biçimde yem vermeye başlayabilirsiniz.

En azından havuzlardan birini benim önerdiğim diğerini ise kendi yazdığınız gibi yemleyerek işe başlayabilirsiniz. Çünkü eğer atıkları baştan karıştırırsanız o zaman sistemde kokuşma oluşabilir. Çünkü solucanlar sistemdeki atıkları hemen tüketemeyecekler ve fazla olan atık çürümeye başlayacaktır. Ancak solucanları önceden sadece dinlenmiş ve nemli yanmış hayvan gübresinin içine koyarsanız onlara yeni ortama uyum sağlama ve sonradan verilen yemi hızla tüketebilme şansı tanımış olursunuz.

Bu arada elinizdeki sistemin bir iki resmini bana mail olarak gönderirseniz buraya ekleyebilirim.

Not: Pazarlama işi tamamen sizin kendi hünerinize ve harcayacağınız çabaya kalmış. Haliyle biraz da bu ürünü talep edecek olan çiftçinin ekonomik durumuna…

Saygılarımla.

Sayın efrayim58’den gelen yanıt:

İlginize ve nazik yaklaşımınıza teşekkür ederim. Önerilerinizi dikkate alacağım.Resim de göndereceğim.’Her bir havuza 5 kilo, toplam10kilo ince elenmiş kum düşünüyorum.’ demişim ama,sizin bu konudaki yorumunuzu göremedim.Solucan sayısının azlığı veya çokluğu ile de yorumunuzu bulamadım.Yüksekliğe gelince, iki tuğla yüksekliği 27 cm.20 ile 30 cm, yüzeysel solucanlar için uygun diye biliyorum.
Sevgi ile,

SG:

Sayın efrayim58,

İnce elenmiş kumun tamamını havuza sürecin hemen başında koymanıza gerek yoktur. Havuza yem koydukça zaman zaman eser miktarda eklemeniz yeterlidir. Kum solucanların sindirim sistemi için gerekli. Besinleri öğütebilmek için taşlıklarında bulunduracaklardır. Fazla eklerseniz son ürün olan vermikompostta oransal ağırlığı da fazla olacaktır. Bahsettiğiniz ölçülerde bir havuz için verdiğiniz miktarlar yeterlidir.

Solucan sayısı konusunda yorumu şundan dolayı yapmadım: sisteme alacağınız solucanların bir kısmı zaten ortama uyum sağlayamayacaklar ve öleceklerdir. ilk kurulumda bu tür durumlar her zaman yaşanır. Ancak zamanla bir havuz doğal seleksiyon gereği olması gereken ayıda solucan dengesine kendi kendiliğinden erişecektir. Unutmamak gerek çok solucan çok iş demek değildir. Havuza ekleyeceğiniz yemin tükenme süresi size her bir havuzadaki solucan sayısının yeterliliği hakkında zamanla fikir verecektir.

Tuğlaların yüksekliğine gelince, bu yükseklik azdır. Daha yüksek olabilir, çünkü burada bahsettiğimiz yükseklik havuzun yüksekliğidir. Solucanların içinde yaşayacakları ve tüketecekleri yemin yüksekliği değil. Zaten havuzun içine ilk aşamada ince bir tabaka yem sereceksiniz, daha sonra solucanlar bu tabakayı bitirdiklerinde üzerine yeni bir tabaka yem sererek yığını yükselteceksiniz. Solucanların büyük bir kısmı her durumda zaten yaklaşık en üst 10 cm.lik tabakada olacaklardır.

Solucanları nereden toplattığınıza dair soruma cevap mermemişsiniz. Vermikompost üretiminde esas olan şey solucanlardır. İşe en baştan yanlış solucanla başlarsanız ölü yatırım yapmış olursunuz.

Saygılarımla.

Etiketler:

Yorumlar

  1. Halil Balaban diyor ki:

    Sn.Savaş Gönen, bahçeme 200*60*60 ebadında çukur kazdım. İçine kuru yapraklar ve gazete kağıtlarından yatak yaptım. Üstüne 40-45 kg. kadar keçi gübresi döktüm. Üstünü tekrar kağıt parçaları ile kapattım. Kağıtların üstüne de hurma dallarından örtü yaptım.

    Zaman zaman ıslatıyorum. 40-45 gün oldu. Havalarda son bir hafta çok yağmurlu geçti.

    Dün baktım, Üstte kağıt yok, yatakta ki kağıtlarda suyla baya bir hırpalanmış. Gübre simsiyah sudan vıcık vıcık bir hal almış. Keçi gübresimi, solucan gübresimi anlayamadım. Acaba gübre solucan gübresine ne zaman dönüşür, ben bunu nasıl anlarım?

    Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Halil bey,

      anladığım kadarıyla bahçenizde halihazırda solucan mevcut. Şimdi burada asıl mesele şudur: Bahçenizdeki solucanların özelliği nedir ve beslenme alışkanlıkları nasıldır? Çünkü eğer bahçenizdeki solucanlar anacic özellikte iseler o zaman çukura gömdüğünüz atıklara pek fazla ve beklediğiniz ölçüde rağbet etmeyeceklerdir. Çünkü anacic özellikle olan solucanlar hem süprüntü hem de toprakla beslenirler ve toprağın derinliklerinde yaşarlar. Yüzey canlıları değildirler. Kaldı ki, yüzeye çıkıp az da olsa beslenseler bile, gerisin geri dibe döndükleri için besinleri de dibe çekeceklerdir. Bu arada, toprakla beslenirler derken, vücutlarından geçirdikleri topraktaki mikro canlılarla beslenmelerini kastediyorum.

      Ancak eğer söz konusu solucanlar epigeic ve endogeic özellikte iseler, o zaman çukurdaki atıklara daha çabuk rağbet edeceklerdir. Fakat burada da şu soru gündeme geliyor: bu solucanların türleri nedir? Malûm, bazı türler hızlı beslenirken, bazı türler çok daha yavaş besleniyorlar. Yani, çukura koyduğunuz atıkların gerçekten bir solucan gübresine, aslında burada vermikompost demek daha doğru olacak, dönüştüğünü anlamak biraz zaman alacak ve sıkı bir gözlem gerektirecektir.

      Ancak ben şunu tavsiye ederim, yağışlı zamanlarda mümkün oldukça yığının aşırı sulanmasını engellemek gerekir. Solucanlar açısında sorun olmaz ama ortamda çürüme ve havacıl olmayan bakterilerin üreme riski olabilir. Bunu istemeyiz. İyi bir solucan gübresini elinize aldığınızda, yeterince ıslak iken, işaret ve başparmağınız arasında ezdiğinizde granülümsü yapıyı hissetmemeniz gerekir. Casting tam anlamıyla böyledir; vermicasting ise yarı gübre yarı kompoost olduğu için parmaklarınız arasında granülümsü yapıyı size hissettirir.

      Sayın Görres’in de, yaptığım röportajda, vurguladığı üzere eğer gerçekten türünü bilmiyorsanız veya bahçenizdeki solucanlarla aynı tür olup olmadığınızdan emin değilseniz asla başka bir yerden bahçenize solucan taşımayın. Geri dönüşü olmayan sonuçlara sebebiyet verebilirsiniz.

      Aslında şöyle bir deneme yapabilirsiniz; pH’ı nötr olan önceden hazırlanmış iyi kalite kompostu çukura gömecek olursanız ve eğer topraktaki solucanlar bu komposta bir kez gelirlerse, bir daha ki sefere içine kompost koyduğunuz çukurun hemen yanına yukarıda belirttiğiniz gibi yeni bir çukur yapabilirsiniz. Bu durumda çürüyen yiyecek atıkları bir yandan bazik özellikteki toprak sayesinde nötrlerişken diğer taraftan solucanlar da yeni çukura doğru kayabilirler.

      Kolay gelsin.
      Saygılarımla.

  2. Halil Balaban diyor ki:

    Savaş Bey, Çukurdaki gübrenin içinde solucan görüyorum, ancak cinslerini bilmiyorum. Şu sıralar yağmur yok, biraz kurumadan sonra daha rahat bir gözlem yapabilirim. Sonraki günlerde tespitlerimi tekrar bildiririm. Sayı ve sevgilerimle

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Halil bey, türünü tam olarak belirlememiz için taksonomi anahtarına ihtiyacımız var. Ben sıra gelirse taksonomi anahtarını çevireceğim. Ancak o zamana kadar şunu söyleyebilirim: solucanın türü en doğru biçimde erişkin ve clitellum’u belirgin olan, parlak ve canlı görünümlü solucanlarla yapılıyor. Çukurdaki solucanlara bakarken en erişkin olanına bakmaya dikkat edin.

      Saygılarımla.

  3. ediz cem diyor ki:

    Merhaba Savaş bey;

    Forumdan okumaya başlayarak sitenize kadar ulaştım. Ticari manada vermikompost üretimi yapmak için araştırmalar yapıyorum. Ancak kaliforniya solucanı çok pahalı adedi 0,3 tl. 100.000 adet almak 30.000 tl ye mal oluyor. Vermikompost kullanım alanı bahçe, sera ve süs bitkileriyle sınırlı olduğu için de kullanım miktarı çok düşük. Haliyle fiyatta ucuz 2 tl/kg. Ekonomik getirisi olmayan bir sektör olduğu sonucu ortaya çıkmakta. Araştırmalarım yanlışmı acaba. Solucan fiyatları .? Mutlaka kaliforniya solucanı mı kullanmak gerekiyor.? Yerli toprak solucanlarıyla aynı vermikompost üretimi mümkün olmazmı.? vermikompost kullanım alanları.? satış fiyatları.? Bu konuda bilgiye sahip iseniz paylaşmanızı rica ediyorum.

    İyi çalışmalar dilerim

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Ediz bey merhaba!

      İşin doğrusu hemen herkesin aklına ilk olarak yerli toprak solucanlarıyla bu işin olup olmayacağı fikri geliyor. Mesele şu ki, bunu deneyen çok insan var ama hala oluyor diyen çıkmadı. Olduğunu düşünen bir iki kişi var olabilir ama onlar da yerli toprak solucanı derken hangi türü kullandıklarını bilemiyorlar. Aslen tesadüfen bu iş için kullanılabilen türlerden birini veya ona yakın olanını bulmuş olabilirler. Ancak öyle bile olsa, Kırmızı Kaliforniya solucanı kadar etkin ve endüstriyel boyutta olamıyorlar.

      Bu arada vermikompostun kullanım alanı sadece bahçe, sera ve süs bitkileri için değildir. En basitinden Hindistan ve Küba’da doğrudan ve ciddi miktarlarda kapalı ve açık alan tarımsal faaliyetlerde kullanılmaktadır. Hatta Küba’da vermikompost enstitüleri vardır. Hindistan’da ise çiftçilerin bir kısmı kendi ihtiyaçlarını bizzat kendileri üretiyorlar.

      Bu nedenle ekonomik getirisi olan bir sektör ama sektörde ilerlemek biraz da kişinin kendi girişimcilik ve çalışma azmine bağlıdır. Eğer Türkiye’de üretim kapasitesi artarsa buna bağlı olarak gübre ve solucan fiyatları da düşecektir.

      Saygılarımla.

  4. şükrü diyor ki:

    1 solucan havuzum var yaklaşık 20 bin solucanım var solucanların toprağını değiştirmeden ne kadar yaşarlar 2 kullandığım havuz büyüklüğü 10mt kare dahamı büyük olması gerekir yoksa idaili bumudur 3 2 milyon solucan üretmek için kaç mt karelik yere ihtiyacım var 4 kalifornia solucanı yerli bahçe solucanı derken sigara kalınlığına yakın olan boyları farklımıdır mt kare olarak

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın şükrü,

      1) Solucanalr uygun ısı ve yeterli yeiyecek buldukları koşullarda sürekli olarak beslenirler. Onlarda doyma gibi his yoktur. Sürekli faaliyet halindedirler. Bu nedenle, eğer solucanların içinde bulundukları sistemde oluşan gübresi belli bir sistemle ve düzenli olarak ayırmazsanız, zaman içinde solucanlar hem yeterli yiyecek bulamamaktan dolayı hem de kendi ürettikleri dışkıdan çıkan metan gazıyla zehirlenip ölebilirler. Bu nedenle, ne kadar yaşayacakalrını hiç teset etmeyin bence, işi belli bir düzene oturtup düzenli aralıklarla bitmiş gübreyi sistemden ayırın.

      2) 10 metrekare havuz başlangıç için iyi bir rakamdır, ancak her zaman için havuzun taşıyabileceği kapasiteden biraz daha hacimli olması uygun olur. Nedeni ise şudur: Zaman zaman solucanlara yemleme yaparken, veya sistemde oluşabilecek aşırı sulama gibi aksilikler nedeniyle solucanların kaçıp sığınabilecekleri boşlukların olması gerekir. Eğer sistem elinizdeki solucan adedini tam kapasite karşılayacak büyüklükte ise sorun olmaz ama yine de biraz daha geniş olması fayda sağlayacaktır. Zaten solucanalr, doğaları gereği bulundukalrı ortam ve koşulların müsaade ettiği oranda belli bir sayıya erişince üreme hızlarını diğer tüm canlılar gibi yavaşlatacak ve bir deneye oturtacaklardır. Bu nedenle sistem zamanla yeterli solucan sayısına erişince ya sistemi genişletmelisiniz ya da bir miktar solucanı başka sisteme aktarmalısınız.

      3)Solucanları beslerken şuna dikkaet etmek gerekir: 1 kg solucan için günlük yarım kg yiyecek verilmelidir. Ancak vereceğimiz yiyeceğin solucanalrın hemen tüketebileceği formda, yani önceden yarı ayrışımş konumda olması gerekir. Yoksa mutfaktan taze çıkan yiyecekler bir kaç gün içinde ancak ayrışacağı için solucanların bunları tüketmesi zaman alacaktır. 2 milyon solucan demek, solucanların ortalama ağırlıklarını 1 gr olarak varsayarsak 2 milyon gram yani 2000 kg, diğer bir deyişler 2 ton solucan demektir. Günlük olarak 2 ton solucana 1 ton yiyecek vermeniz gerkecektir. Tabi bu rakamlar tüm koşulların sağlandığı varsayılarak hesaplanıyor. Yani bu rakamların üstü olmaz ama daha altı olabilir. Buna göre 2 milyon solucanı koyacağınız sistem, günlük olarak yüzeye sererek uygulayacağınız 1 tonluk yiyeceği alabilen bir sistem olmalıdır. Bu 1 tonluk yiyeceği yüzeye en fazla 10 cm kaılnlığında sermelisiniz.
      4) Solucanalrın türleri kalınlığına göre belirlenmez. Tür veya cinlerini belirleyen bir çok değişken vardır. Bu konuda bir taksonomi anahtarı üzerinde çalışmaktayım. Bitirdiğimde burada yayınlayacağım.

      Sağlıcakla kalın.

  5. şükrü diyor ki:

    vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkürler şavaş bey 1 tarla solucanları üremeleri ve gübrelemelerimi yoksa toprak değişimine mi uyum sağlamaları zordur o nedenle mi önerilmiyor 2 kalifiyorna solucanları uyumlu olduğu içinmi tercih ediliyor yoksa tarla solucanı daha erkenmi ölüyor

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın şükrü,

      tarla solucanı diye bir tür yoktur aslında ama ben sizin anlatmak istediğiniz şeyi anladım. Hemen her yerde karşımıza çıkabilen normal toprak solucanlarını kastediyorsunuz. Bu solucanların beslenme alışkanlıkları, iklime dayanıklılıkları, beslenme ve üreme hızları vermikompost üretimi için kullanılan solucanlardan daha farklıdır. Bu nedenle çoğu zaman kullanımları ekonomik değildir. Ayrıca vermikompost üretimi için kullanılan solucanlar yüzeyde beslenen ve yaşayan türlerdir. Çoğu toprak solucanı ya yüzeyde beslenir ama derinlerde yaşar, ya da sadece derinlerde beslenir ve yaşarlar. Bundan dolayıdır ki, onları topraktan alıp bir kültür ortamına koyarsanız uyum sağlayamazlar. Bu konuyla ilgilne uzmanlar, çok uzun yıllar dünyanı hemen her yerinde bir çok solucan türünü denemiş ve en uygun olan türleri belirlemişlerdir.

      Saygılarımla.

  6. Ahmet Cayir diyor ki:

    Sayin Savas Bey,

    yaptiginiz degerli calismalar ve yazmis oldugunuz aciklayici bilgiler icin tesekkür ederim.
    Benim size sormak istedigim konu ailecek kurmak istedigimiz kirmizi Kalifornia Solucan tesisleri icin.. Acaba bu konuda düzenlenen seminerler var mi? Tesislesme, Besleme vs.
    Devlet destekli tesvik var midir bu tarz üretim icin?
    Elde edilen gübreyi yurt disina ihracat etme konusunda bir sikinti var mi?
    Solucan temini konusunda önerebileceginiz bir kurulus yada tüzel kisiler var mi?

    Simdiden tesekkür ederim vereceginiz cevap icin.

    Saygilarimla

    Ahmet Cayir

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ahmet,

      ilgi ve alakanız için ben teşekkür ederim. Bu konu Türkiye’de işin kendi tarihi açısından düşünülürse çok yeni ama Türkiye açısından düşünülürse yaklaşık 10 yılını doldurdu. Ancak, genel manada internet mecrasını bilgi edinme aracı olarak çok fazla kullanamadığımız için çok yavaş yayılmakta. Bu nedenle şimdilik benim bildiğim veya bana ulaşan bir seminer yok. Aslında ben bu tür bir seminer veya çalıştay düzenlemeyi düşünüyorum ama bunu organize etmek oldukça zor. En azından şimdilik. Kısmet diyelim. O vakit gelinceye kadar bu blog üzerinden herkese desteğimi vermeye hazırım.

      Konu hakkında devlet desteği yok diye biliyorum. An son mevzuatta bir değişiklik oldu mu takip edemedim ama her işte olduğu gibi bu işte de usül ve yöntem kullanılarak kredi veya hibe almak mümkün olabilir. Bunu işin uzmanına danışmak lazım.

      Gübrenin Yurtdışına ihraç edilmesi konusu her bir üreticinin kendi insiyatifindedir ve sahip olduğu bağlatılarla alakalıdır. Benim fikrim, güzel Türkiyemizin organik kaynaklarının kendi içinde kalması yönündedir. Zira yurt içi talep tam kapasiteye erişince kendi kendine bile yetmeyecek kadar çoktur. Ancak bana gelen birçok yurtdışı mail var ve bunlar örneğin İran’dan, Rusya’dan,Azerbaycan’dan Türkiye’ye gübre satışı konusundadır. Sektör çok yeni ama yurtdışı pazarı da var elbet; hem ihracak hem de ithalat yönünde…

      Solucan teminini yurtiçi tüm firmalardan yapabilirsiniz. Ben ayrıca blogumuzun sponsoru da olan siyahaltın solucan firmasını öneririm. Satış sayfasından sayın Mehmet Hanifi Can ile görüşebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  7. Ahmet Talha Gürol diyor ki:

    Merhabalar öncellikle bu konuyla ilgili hazırladığınız videolar destekleyici yazılar ve doğayı düşünen tavrınız gerçekten takdire şayan bunun için sizlere çok teşekkür ederiz. Naçizane şahsım olarak bu konu ile ilgili orta ölçekli bir yatırım yapmak istiyorum fakat bu konu ile ilgili olarak biraz daha bilgi almalıyım eğer yardımcı olursanız size bir kaç soru sormak istiyorum.

    1) Solucan gübresi hakkında çiftçilerimiz ne kadar haberdar ve talepleri ne düzeydedir?
    2) Sistemin hangi aşamaları otomatik olarak sağlanabilir hangi aşamaları manuel olarak yapılmaktadır?
    3) Sürekli akış sistemi ve solucanmatiğin işlevleri nelerdir?
    4) Ne sıklıkla gübre alınmaktadır?
    5) Gübre ve solucana verilen yem nasıl ayrıştırılmaktadır?
    6) Temin edilmesi gereken malzemeler makineler nelerdir? Fiyatları nasıldır?
    7) Solucanların ölme sebepleri nelerdir, ortalama ömürleri ne kadardır ve toplu ölümleri var mıdır varsa sebepleri nelerdir ve nasıl korunulabilir?
    8) Organizasyonunuz ürün pazarlamasında ne derece destek olmaktadır?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Ahmet bey merhaba.

      Güzel sözleriniz teşekkür ederim. Sorularınıza hemen yanıt vereyim:

      1) Solucan gübresini çiftçilerimiz biliyorlar. Buna en yakın Mersin ve Antalya tarım fuarlarında tanık oldum. Gübreyi biliyorlar ama ne yazık ki pahalı buluyorlar. Ayrıca bazı üreticiler basın yoluyla, haber veya reklam vasıtasıyla, tüketiciye erişirken bazı üreticiler de neredeyse köy köy gezip yerinde tanıtım yapıyorlar. Özellikle sıvı gübre ürene firmalar bunu yapıyor.

      2) Sistem iki farklı şekilde işlyebilir. Tam otomatik veya manuel. Manuel sisemlerde yem olarak kullanılacak olan ham gübrenin traktörden sökülmesinden tutun ön kompostlamadan geçirilmesi ve solucanlara verilmesi, hazır gübrenin hasadı, fazla neminin alınması ve paketlemesi tamamen elle yapılıyor ve ciddi işçilik isteyen bir yöntemdir. Ben bu yöntemi tercih etmiyorum. Takibi ve yönetmesi zor ve ürün kalitesi stabil olamayabiliyor. İkinci yöntem tam otomasyon. Yem olarak kullabılacak olan gübrenin temini, işlenmsi ve paketlenmesi tamamen otomatik. Duruma göre çok az yerde belki manuel müdahale olabilir. Tam otomasyon için,

      Siyahaltın Tam Otomasyon Solucan Gübresi Üretimine Başladı!

      ve

      Solucan Gübresi Üretim Tesisi Kurulumu Örnek Proje

      konularına bakabilirsiniz.

      3) Sürekli Akış Sistemi (SAS) tam otomasyonun ena unsurudur. Solucanalr sistemden hiç ayrılmazlar. Sisteme yukarıdan yem verilir aşağıdan ise bitmiş olan yem motorlara bağlı çelik bıçaklarla kesilir. Sistem hiç aksamadan sürekli olarak işlemeye devam eder. Solucanmatik bu sistemin küçültülmüş bir örneğidir. Ufak çaplı üretici için tasarlanmıştır.

      4) Gübre alınma sıklığı solucan sayısı, ortamın ısısına bağlı olarak solucanların çalışma ve gübre üretme yoğunluğuna, verilen yemin stabil olması ve solucanların eşit tüketimi gibi nedenlere bağlı olarak değişir. Bir sistem bir kez oturduktan sonra duruma göre 2-3 günde bir gübre hasadı yapılabilir.

      5) SAS ile üretilen gübre zaten yemden ayrıdır. Sistemin üst katmanında taze yem varken an alt katmanda daha önceden verilen yem zaten tüketilmiş ve gübreye dönüşmüştür. Bu nedenle ayrıştırılmasına gerek yoktur. Ancak burada bir noktaya değinmek lazım. Gübreye neden vermikompost denir? Çünkü en iyi sistemde bile solucan tüm yemi tüketemez. Az da olsa bir miktar yenmemiş gübre, ki o artık kompostlaşmıştır, son üründe kalır. Bu nedenle vermi-kompost denir. Yani hem solucan gübresi hem de kompost içerir anlamında. Eğer tam manasıyla saf solucan gübresi elde edebilirseniz, ki adına vermikest denir, o gübre çok daha kaliteli olur fiyatı da daha pahalıdır.

      6) Temin edilmesi gereken makine ve diğer techizatlar hakkında http://www.solucangubresi.web.tr blogundaki konulara göz atmanızı rica edeceğim. Olması şart olan malzemelerin yanısıra işinizi kolaylaştırabilecek her türlü malzemeyi kullanmak tamamaen sizin yaratıcılığınıza kalmıştır. Fiyatları birinci el veya ikinci el malzeme kullanımıza göre, veya markadan markaya değişir. Sabit değildir.

      7) Bu sorunuzun da yanıtı blogra konulara dağılmıştır. Buradan kısa bir yanıt vereceğim: Solucanların ölme sebepleri şunlar olabilir. Her şeyden önce yaşam ömrüleri bittiğinde doğal ölüm gerçekleşir ama bunu takip edemezsiniz. Sistem içinde gerçekleşir bu. Ani ölümler daha çok sistemin asit-baz dengesinin bozulması, aşırı nem veya tam tersi aşırı kuruluk nedeniyle, az veya çok fazla yiyecek verilmesi nedeniyle, verilem ham yemin ön-kompostlama sürecini iyice tamamlamamış olmasına bağlı olarak solucanlara verildiğinde olşuan yüksek ısı nedeniyle ve son olarak da verilen yem kaynağınından gelen olası kimyasal veya tuzluluk nedeniyle oalbilmektedir. Bu konulara dikkat edildiğinde ve sistem baştan aşağı standart bir yapıya oturduğunda ölümler olmaz.

      8) Ben aslen kendi şahsıma araştırma-geliştirme ve danışmanlık gibi konularda destek veriyorum. Bu konuda bildiğim kadarıyla ürün pazarlamasına dair destek veren herhangi bir üretici mevcut değil Türkiye’de. Ürünün tanıtım ve satışı yani pazarlama tamamen sizin tercih ve yöntemlerinize göre değişkenlik gösterir.

      Saygılarımla.

  8. alper diyor ki:

    Şavaş bey solucanlar için hazırladığımız kompostun Ph değeri çnemli midir onun için ölçüm aleti almalımıyız önemliyse değeri ne olmalıdır.Nem oranı 1 ve 10 skalasında düşünğrsek nem aralığı hangi değerde uygundur

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın alper,

      pH ne az ne de çok olmalı. Çünkü aksi halde sistem ya asidik ya da bazik olur. Bu edenle nötr veya nötre yakın pH olmalı. pH aralı 0-14’tür.Bu nedenle ideal pH 6-7 olmalıdır. Bunun için ölçüm yapan cihazlar var ama başlangıç için buna gerek yok. Anlatılanlara uygun yaparsanız ortalama olarak bu pH’ı tutturursunuz.

  9. alper diyor ki:

    nem oranı ne olmalıdır

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın alper,

      nem oranı en az %70 civarında olmalıdır. Bunu ayarlamanın en pratik yolu, solucan kabı içinde bulunan solucan yeminden bir avuç alıp sıktığınızda eğer parmaklarınızın arasından su damlıyorsa nem oranı fazla demektir. Su damlamamalı ancak elinizde yemin ıslaklığını da hissetmelisiniz. Aşırı oslak olursa hem anaerobik bakteri üremesi artar, hem de küçük ve beyaz solucanların sayısı çoğalır. Ayrıca kokuşma başlar.

  10. alper diyor ki:

    Şavaş bey bir sorum daha olacak başlangıç için solucan sayısını artırmak ilk hedefimiz ama elimzde olan gübre 2 yıllık yanmış gübre bu sorun teşkil edermi.yoksa taze gübre alıp 1 ay kurutmamızı mı tavsiye edersiniz.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın alper,

      solucan yemi olarak hazırlayacağınız atık maddelerin ortalama olarak iki haftadan fazla fermente edilmemesi gerekmektedir. Çünkü çok uzun süre bekleyen atıklarda en başta azot kaybı olmak üzere bir çok besin değeri yitimi olmaktadır. Bu nedenle işin kısa yoluna kaçmak uzun planda fayda sağlamaz. Solucana verilecek olan yemin kalitesi hem elde edeceğiniz gübrenin kalitesini etkiler hem de solucanların daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde üremesine mümkün kılar.

      Saygılarımla.

  11. YAVUZ GÜNDOĞDU diyor ki:

    1 solucan normal şartlarda günde ne kadar yem tüketir günde ne kadar vermikest üretir cevabınız için şimdiden teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yavuz,

      laboratuvar koşullarında yapılan gözlemlerde 1 solucanın 24 saat beslendiği için kendi ağırlığı kadar atık tükettiği tespit edilmiş. Çıkan vermikest en iyi ihtimalle %30-40 fire verecektir. Tabi gerçek hattan durum tam olarak böyle olmuyor. Yemin içeriği, hazırlanma şekli, nem oranı, yemin tüketilmeye hazır oluşu, partikül büyüklüğü, C/N oranı vs. gibi etkenler solucanların tüketim hızını ve hacmini etkiler.

      Saygılarımla.

  12. Miraç EROL diyor ki:

    Savaş Bey öncelikle merhaba. bugün sabahtan beri bu solucan gübresi ilgimi çekti ve araştırıyorum. Çok ilginç bir şekildede merak saldım. acaba bununla ilgili bir tesis kurmak istesek veya bir iş geliştirme içine girmek istesek çok mu geç kalınmış bir hamle olur. Konuyla ilgili bilgi nasıl alabiliriz gerekli bazı bilgilere eriştikten sonra acaba danışmanlık boyutunda da olabilir nasıl yol katedebiliriz. Merakla cevabınız bekliyor şimdiden çok teşekkür ediyorum.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Miraç,

      Solucan gübresi üretimi ve kullanımı konusu Türkiye için genel anlamda gecikmiş bir konudur ancak özellikle son dönemlerde meydana gelen faaliyetler neticesinde konuya olan ilgi, gerek bireysel bazda, gerek tarım ve çiftçilik bazında ve gerekse de devlet nezdinde artmaya başlamıştır. Bu nedenle daha uzun bir zaman solucan gübresi üretimi için girişimde bulunmak yerinde ve doğru bir karar olacaktır. Ancak bu iş oldukça büyük boyutlu ve sıkı, yorucu bir iştir. Eğer bu işe harcayacak enerjiniz olduğunu düşünüyor iseniz başlamaktan çekinmeyin. Ancak herşeyden önce bir üretim tesisini mutlaka yerinde görün. Okuyup izledikleriniz dışında birebir üretim bambaşka bir vizyon verecektir size. Bu konuda http://www.siyahaltin.com.tr/ziyaretci-formu sayfasında ziyaret başvurunuzu yapabilirsiniz..

      Saygılarımla.

  13. Tural diyor ki:

    merhaba, bu ishi Azerbeycanda gormemiz icin bize yardimci ola bilirmisiniz?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Tural,

      tam olarak nasıl bir yardım talep etmektesiniz?

  14. Burak diyor ki:

    Savaş Bey merhaba,
    Sadece bu sayfada ki değil sitedeki tüm yazılarınızı neredeyse okudum. Herkese cevap verme nezaketi gösteriyor olmanız takdire şayan, tebrik ederim emeğinize sağlık.
    Ben Ziraat Mühendisiyim ve solucan gübresi üretimi yapmak istiyorum. Ancak bu girişime geç mi kaldım bilemiyorum. Çünkü yazışmalara bakıyorum 2012 yılından başlıyor. Türkiye yatırımcılık konusunda hızlı adım atan ancak yatırımı devam ettiremeyen bir ülke. Anladığım kadarıyla da siz bu işin içinde başından bu zamana bulunuyorsunuz.
    -Bu tarih itibari ile yatırım yapmak çok mantıklı olur mu?
    -Tahminen Türkiye’de sizce kaç işletme var? (Orta-Büyük)
    -KOSGEB veya Kalkınma ajanslarının herhangi bir desteği var mı?
    -Güncel solucan fiyatlarını, tam otomasyonlu SAS fiyatlarını nasıl öğrenebilirim?
    -İnternette bazı sitelerde solucanlar için tane fiyatı belirtmişler ancak bu fiyatlar arasında büyük uçurumlar var, kıstas nedir?
    Bana da cevap verebilirseniz çok minnettar olurum.
    İyi çalışmalar.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Merhaba sayın Burak,

      övgü ve desteğiniz için teşekkür ederim. Bazen yaptığınız bir şey kendiliğinden bir misyon gibi sizinle özdeşleşiyor. Tam yoruldum derken, geri çekildiğiniz zaman ortada büyük bir boşluk kalacağını hissediyorsunuz. İşte o zaman da herkese sabırla cevap vermek bir nezaket halini alıyor. Yurt dışı sitelerde benim yaptığımı yapan onlarca insan var; bizim ülkemizde ise ne yazık ki ben veya “benim gibiler” birer “numune” olarak kalıyor…

      Sayın Burak,

      “Türkiye yatırımcılık konusunda hızlı adım atan ancak yatırımı devam ettiremeyen bir ülke.” şeklindeki tespitiniz çok doğru. Bu tespiti bir başka tespitle desteklemek gerekirse, bunun nedeni, yeni bir fikre araştırmadan atılıyoruz, araştırma gibi detaylı ve külfetli bir konuyu hep başkalarına bırakıyoruz. Bu nedenle de çoğu zaman yeteneğimizin dışında olan alanlara hızlı bir adımla giriyoruz. Diğer taraftan araştırma yapmadığımız için asıl o işin içinde olması gerekenler ise o işten hiç bir zaman haberdar olmuyorlar. Madalyonun diğer yüzü ise, yatırımı devam ettirememek. Bu noktada da ise gereken sabrı gösteremiyoruz. Sabırla beraber AR-GE’ye hakkettiği değeri vermiyoruz. Bazen de işi “çakallığa” vuruyoruz ve girişim, yarımsız kalıyor ve ölü doğuyor.

      Sorularınıza gelince,

      -Yarım yapmanın zamanı yok bene. Örneğin, Türkiye’de pazarda oldukça büyük pay elde etmiş olan et, süt ve şeker ve türevlerini üreten çok kaliteli firmalar varken günün birinde bir firma çıkıyor ve o pastadan çok ciddi bir pay alabiliyor. Reklam olmasın ama anlaşılır olması için isim verelim, Torku’nun yükselişine bakınız. Kaldı ki, solucan gübresi üretimi her ne kadar belli bir süredir yapılageliyor olsa da, henüz mevcut üreticiler Türkiye’nin olası organik gübre talebini karşılayacak üretim kapasitesine ulaşamamışlardır. Kolay kolay da ulaşacak gibi görünmüyorlar…
      -Türkiye’deki işletme sayısı hakkında net bir bilgim yok. Bir şekilde bu tür işlemelerin buluşabilecekleri ortak bir platform yok ne yazık ki… Bu sorunun net yanıtı önümüzdeki 3-4 yıl içinde belirginleşecektir.
      -KOSGEB veya Kalkınma ajanslarının an itibariyle doğrudan bir desteği yoktur. Ancak önümüzdeki planlamalarda kapsam içine alınması bekleniyor.
      – Solucan fiyatları ve diğer bilgiler için Döküman Talep bölümünden bilgi talep edebilirsiniz. E-posta adresinizi yazıp onaylayın, bilgi dosyası e-posta adresinize gelecektir.
      – Solucan fiyatları konusunda en temel kıstas, serbest piyasa koşullarıdır. Çok yüksek fiyat veren kişi, muhtemelen maliyetlerini çıkarmak için böyle bir fiyat öngörmüştür. Düşük fiyat veren kişi ise, ya çok büyük bir işletmedir, temel yatırım maliyetlerini çıkarmışır ve fiyatta indirime gitmiştir, ki böyle bir durum olduğunu hiç sanmıyorum, ya da sadece solucan satıyordur. Gerçek solucan fiyatı, sadece solucanın kendi maddi değerini içermez, aynı zamanda geri planda verilecek olan desteği ve solucanın doğru tür olması esaslarını da içerir. Bu nedenle ucuz solucan yoktur, teknik desteği ve danışmanlığı eksik solucan fiyatı vardır. Yine çok pahalı solucan fiyatı yoktur, “kime yedirirsem” mantığının bir fiyatı vardır.

      Eğer daha detay bilgi almak ve yüz yüze görüşmek isterseniz Tesis Ziyaret Formunu doldurabilirsiniz…

      Saygılarımla.

  15. mehmet şeker diyor ki:

    sayın savaş gönen bey bende stedi sizi n yorumlarınızı takip ediyorum gerekirse emekli olup bu iş ile meşgul olmayı ve devam etmeyi düşünüyorum ilk başlangıç olarak nasıl bir işlem yapmam lazım yazılı degil vidoo gösterimi olursa daha iyi anlaşılır tşler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      talep ettiğiniz bilgiler için http://www.siyahaltin.com.tr/ziyaretci-formu formunu doldurarak tesisimizi ziyarete gelebilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  16. Halil BIYIKLI diyor ki:

    Tekrar merhaba Savaş Bey.
    Kurban Bayramı nedeniyle şehir dışına çıkacağım. 11-12 gün.
    Kasalardan yaptığım, içinde 500-1000 arası nüfusu olan solucan evinin kurumasını nasıl engelleyebilirim?
    Normalde günlük kontrol ediyordum malum havalar sıcak, sistem küçük, yavrularda yeni çıkmaya başladı.
    Tolere edebilirmi acaba?
    5 litrelik su şişesinin altına iğne ile delsem bir iki litre su koyup kapağını kapasam ise yarar mi?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Halil bey,

      söylediğiniz yöntemin işe yarayacağını zannetmiyorum. İsterseniz yine bir deneyin ama su çok çabuk ve fazlaca akacaktır. Deneme amaçlı önerebileceğim bir şey ama sonuçları açısından pek emin değilim, riski size ait olmak üzere dilerseniz deneyebilirsiniz:

      Sistemin en üst tabakasını iyice nemlendirin; alttan çıkacak kadar fazla sulama değil sadece yüzeyi tam olarak nemlendirin ve daha sonra en üst tabakaya suda iyice ıslatılmış kalın bir mukavva karton koyun. Hatta bu karton kapağı iki veya üç kat olarak da koyabilirsiniz. Bu sayede en üstte kalan karın kapak kurusa da altta kalanlar ve onun da altında yer alan yem kısmı nemini siz dönünceye kadar koruyacaktır.

      Kolay gelsin.
      Saygılarımla.

  17. Zafer Poyrazoğlu diyor ki:

    Selamlar,
    Solucanları yemleme için tavuk gübresi kullanılabilir mi?
    Yanmış ya da yanmamış olması önemli midir?

    teşekkür ederim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Zafer,

      detaylı bilgi için Solucanlar İçin Yem Türleri – I adlı başlığa göz atınız lütfen.Burada kısace bir kaç şey söylemek gerekirse, kanatlı hayvan gübresinin solucan yemi haline getirmek oldukça meşakkatli ve özen gerektiren bir süreçtir. Bu nedenle ya yavuk gübresinden yem elde etme işine hiç girmeyin ya da en azından solucan gübresi üretimi süreçlerini iyice öğrendikten sonra tavuk gübresini değerlendirin.

      Saygılarımla.

  18. ibrahim ARSLAN diyor ki:

    sayın savaş gönen ben soğulcan gübresi işine girmeyi düşünüyorum tam teşekküllü bir tesisin maliyeti ne kadar ve bu konuyla ilgili ayrıntılı bir bilgi verebilirmisiniz .

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İbrahim,

      bu soru sitede daha önce birçok defa sorulan bir sorudur. Hatta kısa bir yanıt Sıkça Sorulan Sorular adlı bölümde de yer almaktadır. Sorunun yanıtı kısaca şöyledir; maliyet hedefinize göre değişmektedir. Daha detay bilgi almak için tesis ziyaretine gelebilir ve üretimi yerinde görerek karar verebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  19. RESUL diyor ki:

    Slm lar arkadaşlar ben bu işi yapmayı düşünüyorum nereden nasıl başlamam gerekiyo ayrıca ne kadar solucanla ne kadar sürede tahmini kaç kilo kadar gübre elde ediliyor biraz bilgi verirseniz sevinirim

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Resul,

      girişimciler için hazırlamış olduğumuz temel bilgilendirme dokümanını e-posta adresinize gönderdim. Bunun haricinde daha fazla detay için Tesis Ziyaret Formunu doldurarak tesisi ziyaret edebilir ve yerinde uygulamayla bilgi alabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  20. Hasan diyor ki:

    Merhaba Savaş bey, ben 10.000 Kırmızı Kaliforniya solucanı ile 2 metre karelik bir sunduka ile hobi amaçlı organik gübre üretimine başladım. İlk 2 yıl amacım solucan üretimi ile hızlı bir şekilde solucan sayısı çoğaltmaktır. Şimdilik dikkat ettiğim hususlar iyi hazırlanmış mama, nem oranı ve sıcaklık derecesidir. Ancak kafama takılan ve İnternet de bulamadığım bir konu; belirli periyotlarla üreyen solucanlar yavruladıktan sonra ayrıştırma işlemi, yeni yavrulayan solucanların yavrularını nasıl ayrıcağız, bir başka sisteme nasıl aktaracağız, sonuçta ilk 10 binlerce solucan bunun bir tekniği var mı? paylaşırsanız sevinirim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hasan,

      http://solucangubresi.web.tr/temel-bilgiler/vermikompost-hasadi.html adlı başlığa göz atınız lütfen. Gerek ev tipi üretim için gerekse de ticeri boyutta üretimler için hasat yöntemleri yer almaktadır. Bu konudan yola çıkarak şöyle bir bilgi vereyim, solucanları hiçbir zaman erişkin ve yavru diye birbirinden ayırmıyoruz. Yapmanız gereken solucanlar çoğaldıkça, örneğin her üç ayda bir mevcut sistemdeki solucanların yarısını olduğu gibi alıp başka bir sisteme aktarmak olacaktır. Solucanlarınıza en son yem verdikten ve solucanlar bu yeme yürüdükten sonra en üst tabakanın yarısını yaklaşık 15-20 cm kadar alıp başka bir sisteme aktarabilirsiniz. Göz kararı yarı yarıya ayırmış olursunuz.

      Saygılarımla.

  21. Erdal diyor ki:

    Merhaba Savaş bey ben bu işi Elazığ’da yapmak istiyorum. Ancak hiç bir firma maiyetiyle ilgili video yayınlamamış. 10 bin solucanla başlarsam ihtiyaçlarım nelerdir.Devletin bu iş için desteği varmıdır.
    Bilgileriniz için şimdiden teşekkürler
    Saygılarımla

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Erdal,

      bu işin maliyeti değişkenlik göstermektedir. Hedef kapasiteniz, ham maddeye yakınlığınız, işin yapılacağı yerin sahibi olup olmamanız veya kiralık durumu vb. unsurlar değişkenlik gösterdiği için direk olarak bir maliyet belirlemek mümkün olmuyor. Ancak hem kendinizi sınamak ve hem de işi tanımak için 10.000 solucan elbette uygun bir rakamdır. Dilerseniz 15-20 gün yetecek yemiyle birlikte 10.000 solucanı adresinize uygun fiyata ve ilave hediyesiyle birlikte gönderebilirim. Eğer işi yapabileceğinize kanaat getirirseniz ve sayıyı arttırmak isterseniz sonradan yine gereken yardımı sağlarım.

      Saygılarımla.

      1. Erdal diyor ki:

        Savaş bey merhaba, siyahaltın firması 45mtkarelik havuzda işlemi yapıyor. Bende 45mtkarelik havuzla başlasam gerekli teçhizatlarıyla birlikte yemi hariç maliyeti nolur ve devletin desteği varmıdır. Siyahaltın firması çiftliği kurar mı?
        Teşekkürler

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Erdal,

          45 m2 lik havuz dediğiniz Sürekli Akış Sistemi mi? Eğer maliyet açısından ölçülü olarak işe başlamak isterseniz başlangıçta Sürekli Akış Sistemine gerek yok. Ya doğrudan yerde yığma şeklinde, ya 1’er tonluk IBC tanklarda ya da belki daha makul olanı düşük maliyetle sağlam bir yer havuzu yaparak da başlayabilirsiniz. İşleri iyice kavrayıp her şeyi yoluna koyduktan sonra Sürekli Akış Sistemine geçebilirsiniz. Böylece bütçenizi daha etkin ve sağlıklı bir biçimde yönetmiş olursunuz.

          Hangi sistemi kullanacak olursanız olun, Siyahaltın olarak gerek uygun fiyata solucan temini gerekse de sistem kurulumu konusunda destek vermeye hazırız. Karar verdiğiniz zaman irtibata geçerseniz sizi yönlendirelim.

          Devletin şu an için doğrudan bir desteği yok, bu konuda resmi makamlar biraz yavaş hareket ediyor. Alanlardan bilebildiğim kadarıyla KOSGEB’in makine ve teçhizat desteği alım var. Bunun haricinde bazı illerde girişimciliği desteklemek açısından valilik kısmi maddi destekler sağlayabiliyormuş. Bulunduğunuz bölgenin mülki idaresiyle iletişime geçmenizde fayda olacaktır.

          Saygılarımla.

  22. Mehmet . diyor ki:

    Merhaba savas bey benim en cok merakvettigim pazarlana kismi bi cok sitede ve bu sitede okudugum yorumlardan cikarttigim sonuc bence pazarlamada belli biyer yok tamamen sizin bolgenizde veya dis bolgedeki cifcilere vb. Kendi cabakarinizla urunu satmak farz edelim isin o kismini basaramadiniz bu istede basarisiz olursunuz anlamini cikartiyorum.yaniliyormuyum biraz uzun bi aciklama bekliyorum teskkur ederim simdiden

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      İstesem de uzun bir açıklama yapamayacağım. Çünkü pazarlama biraz çaba, biraz istek, biraz sabır ve pek tabi ki biraz da yetenek malzemelerinden oluşan leziz ve sıcak bir çorba gibidir. Soğuk yenmez, her daim sıcak tutulması gerekir. Türkiye’de ne satarsanız satın ya hileli satacaksınız, ki bu bizim işimiz değil, ya da çok çalışarak satacaksınız. Bu işi emek kısmı… Sonra işin güzel tarafı geliyor bir kez malı üretip ön pazarlama çalışmaları yaparak satışa başladığınız an gerisi kendiliğinden geliyor. İşte bu aşamada çorbayı sıcak tutmanın sürekli olarak yolu var olduğunuzu ortaya koymaktır. Reklam, tanıtım, deneme uygulamaları, proje ve sponsorluklar vs.

      Ancak, eğer amaç keyif alarak bir iş yapmaktan çok ve önce “sırf” para kazanmak ise ve tam da bu aşamada pazardan korkuluyorsa bu işe girmemekte fayda vardır, derim. Bunun dışındaki pazarlama yöntem ve stratejileri çok ciddi eğitim ve ücretlerle mümkün olmaktadır o da business dediğimiz şeydir.

      Saygılarımla.

  23. Mehmet . diyor ki:

    Pazarlama kismindaki bahsettikleriniz istek caba vb. Bunlarda var ve suan o isle meskulum bi üc sene dahada meskul olucam gibi gozukuyo bissness bi terapiyede pek gerek yok sahada hergun ozel birseylerle karsilasiyoruz. Tabikide bu ise para kazanmak amaciyla baslamak istiyorum merak ettiğim PAZAR kismi bahsettiğiniz gibi corbayi sonuna kadar sicak tutmak icin sahada hep varlimizi gosteririz caba salik yettigi yere kadar ama sadece dusunduren kismi PAZARDA verdigimiz emeğin karsiliğini alabilcekmiyiz tsk ederm.

    1. Emrah Sezgin Can diyor ki:

      Sayın Mehmet;

      Pazarlama Savaş beyin bahsettiği kişisel çabanın yanı sıra taktikle esastır. Bu kişiden kişiye değişir. Siz belki alanınızda pazarlama konusunda tecrübe sahibi olabilirsiniz fakat bu sektör çok farklı ve sabır isteyen bir iş koludur. Solucan humusu kısa vadede gelir getiren bir ürün olmamakla beraber ürünü kullanıcılara nasıl tanıtacağınız, nasıl bir yol izleyeceğinize bağlı olarak değişir. Bunu da denemeden bilemezsiniz. Emeğinin karşılığını alanda var, alamayanda var, buda solucan humusunun üretildiği solucanın cinsinden tutun, yemin hazırlanma safhası, kullanılan teknik, doğru teknikle üretim vb. etkenler işin içine girmesinden dolayı bu işin pazarlaması biraz özen istiyor. Onun için ufak çaplı olarak işe başlayıp gidişatına bizzat tanık olabilirsiniz. ” Her yiğidin yoğurt yemesi farklı olur misali ”

      Saygılarımızla

      Emrah Sezgin CAN

  24. İbrahim diyor ki:

    Savaş bey merhaba,

    Bu sektörü çok geç fark ettik ve buna üzülüyoruz açıkcası. Hali hazırda 10 dönüm yer var ve bunun belli bir kısmını kullanarak bu işi yapmayı düşünüyoruz. Şuan için elimizde hiç bir şey yok. Bu aşamada sadece bilgi topluyoruz.

    Şuanda bu sektörün pazar büyüklüğü, kar marjı, talep nedir? Yani biz bu gübreyi ürettik diyelim. Bu ürettiğimiz ürünün elimizde kalması mümkün müdür? Satamama ihtimalimiz nedir? Korkuyoruz biraz açıkcası. Ticarette yeniyiz çünkü. Teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İbrahim,

      ticarette satış bir yere kadar ürettiğiniz ürünle alakalı iken, bir yerden sonra satış yöntemiyle alakalıdır. Pazarlama konusunda eğer biraz olsun özen gösterecek olursanız hiç bir sıkıntı olmuyor. Yeter ki, üretim süreci oturuncaya kadar boş durmayıp kendinizi ve pazarı tanıyın, tanıtın. Kaliteli üretim yaptıktan sonra zamanla gerisi geliyor…

      Uygun fiyata solucan temini, hangi sistemlerin kullanılacağı ve danışmanlık konusunda gereken yardımları sağlayabilirim. Karar verdiğiniz zaman vermikem@gmail.com adresi üzerinden benimle irtibata geçebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  25. ilkay yıldız diyor ki:

    savas bey bu işten hiçzarar eden yokmu acaba ..herkes mı kazanıyor….

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın ilkay,

      zarar eden var elbette. Kimler ve nasıl zarar ediyorlar derseniz, iki kategori var.

      Birincisi, işi iyi yönetemeyip, ayağını yorganına göre uzatmayanlar… Ki bu gübre kalitesiyle alakalı değil yönetimsel bir başarısızlıktır.
      İkincisi ise, acemilikten çıkma çabası olmayan, işi hileye vuran, kurnazlık güden, makul ölçünün altında işi ucuza getirmeye çalışanlar vs… Bu ikinci kısımdakiler kaliteden kaybedenlerdir.

      Bunlar haricinde kaybeden varsa da benim kulağıma gelen bir bilgi yoktur.

      Saygılarımla.

    2. Sercan Yalcin diyor ki:

      Merhaba Savas bey size nasil ulasabilirim. Bizim Sakarya da bu isi yapabilmemiz icin uygun yerimiz var
      Diger arkadaslar gibi bende olabildigince bu is hakkinda bilgi topluyorum yanliz sizin gibi bu konuda
      Bilgili biriyle görüsebilirsem daha kaliteli bilgi edinecegimi düsünüyorum. Size nasil ulasabilirim?
      Bu konuda cok ciddiyim eger bir adress verirseniz bu konu hakkinda sizinle görüsmek isterim.

      Saygilarimla
      Sercan Yalcin

      1. Savaş Gönen diyor ki:

        Sayın Yalçın,

        şu anda birebir görüşecek durum ve konumda değilim. Ancak iş kurmak için dilerseniz siyahaltın firması ile irtibata geçebilirsiniz.

        Saygılarımla.

  26. gül unuvar diyor ki:

    size sormak istedigim cok soru var lütfen ulaşabilecegim bir mail adresi verebilirmisiniz

    1. Emrah Sezgin Can diyor ki:

      Sayın Unuvar;

      Konu hakkında destek@siyahalatin.com.tr adresine mail atabilirsiniz.

      Saygılarımızla

      Emrah Sezgin CAN

  27. merve diyor ki:

    iyi günler savaş bey ben de solucan gübresi işine girmek istiyorum diyelim ki herşey yolunda gitti ve gübreyi üretebildim bu gübre her türlü tarımda mı kullanılıyor örneğin çiftçilik yapıyoruz buğday, arpa ekip biçiyoruz bunlar için de tarım kredi kooperatiflerinden gübre alıyoruz oradan alacağımız gübre yerine solucan gübresi kullansak uygun olur mu verim nasıl etkilenir şimdiden teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Merve,

      hiç bir gübrenin tek başına kullanımı yeterlidir, diyemeyiz. Gübrenin verimliliği yetiştirilen ürüne, toprağa, sulama yöntemine ve iklime de bağlıdır. Bu nedenle bazen tek başına tam verim sağlarken, bazen de iyi tarım uygulamaları çerçevesinde dengeli bir ortak kullanımla sonuç alınmaktadır. Bu nedenle üretim yapılacağı zaman bitki besleme uzmanına ya da ziraat mühendisine danışmakta fayda olacaktır.

      Saygılarımla.

  28. Ömer Faruk diyor ki:

    Sayın savaş bey,
    Okuyan birisiyim ama bu işle uğtaşmak istiyorum.Kayseri develi’de 20 yaşındayım.Bu iş bana 300 metrekarede neye mal olur. Hedefim 15 ton gübre üretmek.Yaşadığım yer bir tarım havzası.Teşekkürler saygılarımla ÖMER FARUK

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ömer,

      bu şekilde bir maliyet çıkarmak mümkün değildir. Maliyet hesabı konusunda solucan alacağınız yerle görüşmeniz daha doğru olacaktır.

      Saygılarımla.

  29. ilyas diyor ki:

    Sayın savaş bey ben solucan gübresini nasıl satacam? Şimdiden teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın İlyas,

      bu konunun net bir yanıtı var mıdır, bilemeyeceğim. Şöyle denilebilir, herhangi bir ürün nasıl satılıyorsa öyle satılacaktır. Burada iş ikiye ayrılıyor, Pazarlama ve Satış. Önce ağzınız iyi laf yapacak, yalan laf demiyorum kimse yanlış anlamasın, yani konunuzu çok iyi çalışacaksınız. Sonra bir iki tarımsal üreticiden başlayacaksınız. Seralar olabilir, fideciler olabilir… Deneme kullanımları yaptıracaksınız ve sonra da arkası yavaş yavaş gelecek..

      Saygılarımla.

  30. Keiban diyor ki:

    Savaş bey merhaba verdiğiniz bilgiler cok net vede açıklayıcı sizin bu konudaki cabanız icin cok teşekkürler ben evde kendi ciceklerime gübre almak icin başladığım 100_150 civarındaki solucanlarımın yarısını kaybettim ama sonradan işi anlayınca bakmaya başlayalı bir sene olmasına rağmen 6_7 bin civarında solucan oldu bunda sizin vermiş olduğunuz bilgilerdende cok faydalandıgımı söylemek isterim benim ticari anlamda arac ve gereçlerim yok gübresi aldıktan sonra ısı işlemi gibi bi olanagımda yok bu gübredeki toprak bitlerinin bitkilere bi zararı varmı yada bunlar icin ne yapılabilir bunuda acıklayabilirmisiniz teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Keiban,

      eğer doğru koşullarda üretim yapmış iseniz solucan gübresinde bitkiye zarar verecek herhangi bir bit veya benzeri canlı bulunmamaktadır. Bu nedenle sıkıntı olmayacaktır.

      Saygılarımla.

  31. Müşerref Bütü diyor ki:

    Sayın savaş gönen solucan gübre üretimi için tesis kurmak istiyorum değerli bilgilerinize ihtiyacım var Size nasıl ulaşırım lütfen yardımlarınızı desteğinizi beklerim teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Bütü,

      size tam olarak nasıl yarımcı olabilirim?

      Saygılarımla.

  32. mehmet10 diyor ki:

    merhaba savaş bey
    yorumlarınızın hepsini okudum çok faydalı bilgiler sunuyorsunuz bundan dolayıda tşk ederim. 2 aydır solucan gübresini araştırıyorum ve çok sayıda da video izledim. balıkesir ilinde oturuyorum ve bulunduğum yerde hayvan gübresi ve diğer evsel atıklar bol miktarda var.bende bu işe başlamak istiyorum solucan mamasını solucanlara zarar vermeden kendim yapmak istiyorum ama bu konuda kendime güvenemiyorum mamayı yanlış hazırlarım diye korkuyorum. çok sayıda video izledim ama Mama hazırlama aşamasını baştan sona kadar videosunu çekip yayınlayan bir video bulamadım. mama hazırlama tekniklerinin inceliklerini paylaşırmısınız veya varsa bir video yayınlar mısınız. bana söylenen 3 gün sula 4. gün karıştır ve bunu 8-9 defa yapın diyorlar. mama hazır olur diyorlar. iyide sulamanın günlük adedi ve miktarı nedir. kışında sulanırmı.. vb. etrafımda seperatör sistemi kurulu bir yer yok. yani gübreyi ahırdan alıp sonuna kadar ben işlemek durumundayım hata yapmak istemiyorum. tek korkum mama hazırlama. bir de yine elinizde varsa yeni girişimcilerin elini kolaylaştırması için baştan sona SAS sisteminin kurulumunu gösterir video ve yazı paylaşırsanız minnettar olurum. herkesin bu sisteme yüklü miktarda para verme durumu olmayabilir . maliyeti azaltmak için faydalı olur diye düşünüyorum. tşk ederim saygılar…..

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın mehmet10,

      yem hazırlama konusu anlatımla üstesinden gelnecek bir konu değil. Ya deneye deneye keşfedeceksiniz, ya da yerinde görüp öğreneceksiniz. Daha önceki tecrübelerim bunu gösteriyor. Tarif üzerine yapılan birçok iş sonuç vermedi. Yapabilen de deneye yanılan başarıya ulaştı. İnternette video olmamasının nedenini bilemiyorum ama olsa da bir şey değişmez. Maddeyi ve işlemiş biçimini yerinde görmeniz gerekir. Birebir görmedikten sonra hem hazırlama pek mümkün olmuyor.

      Eğer seperatör gübresi yok ise, süreç çok daha tutarsız ve zor oluyor. Seperatör gübresinin nemi, C/N dengesi ve diğer özellikleri genellikle ideal oluyor. Ancak diğer şekilde birçok parametre bozulmuş ve özellikle de gübrede tuz miktarı fazla oluyor.

      SAS sistemi tamamen mekanik bir sistemdir. Yaparım, ederim diyen birçok kişinin, yaptığı iş elinde patlıyor. Çünkü biraz makine, biraz fizik ve biraz da teknik bilgi gerektiriyor. Ayrıca malzemeyi de iyi tanımak lazım. Bu sistemler esasen yabancı ülke patentlidir ve ciddi bir emek ürünü geliştirilmiştir. Bu nedenle kimse yapış şemasını paylaşmak istemez.

      Saygılarımla.

  33. muhammet can diyor ki:

    merhabalar ben kırmızı kalifornia solucanından gübre üretimi işine girmeyi düşünüyorum ancak deponun birisi dolduktan sonra solucanları diger depoya nasıl geçirebilecegimden hiç bir yerde bahsedilmemiş bilgi verirseniz bu konuda sevinirim

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Can,

      elekli kasalara yem koyup solucanların o kasalara göç etmesini sağlayın ve daha sonra kasaları olduğu gibi kaldırıp yeni depoya dökün. İlk depodaki solucanların tamamı veya büyük bir kısmı göç edene dek bu işleme devam edin.

      Kolay gelsin.
      Saygılarımla.

Yorum Yaz