Solucan Gübresi Bilgi Portalı 08 Aralk 2016

İki Toprak Bilim Adamı Geleneksel Düşünceyi Alt Üst Ediyor

İki Toprak Bilim Adamı Geleneksel Düşünceyi Alt Üst Ediyor

Not: Son zamanlarda oldukça fazla yaygınlık kazanmaya başlayan solucan gübresi üretimine dair çok önemli ve bir o kadar da tehlikeli olabilecek bir noktaya dikkatleri çekmek istiyorum. Melez, laboratuvar ortamında elde edilmiş, yerli, yerel, Türk solucanı vb. ifadelerle öne çıkartılan ancak gerçekte ne oldukları pek de belli olmayan veya tescillenemeyen solucanlar. Burada önce çıkan tehlike şudur: Türü, yaşam biçimi, ekolojik istekleri ve diğer önemli özellikleri bilinmeyen ve araştırılmamış solucanlarla vermikompost üretimine girilmemelidir. Aksi halde bir yerden diğer yere nakledilmesine vesile olacağınız bu solucanlarla doğa üzerinde geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz ve ne yazık ki bunun tüm sorumluluğu bu tahribata vesile olan sizlerde olacaktır. Aşağıdaki yazıyı tamamen bu bakış açısıyla okumanızı umarım. S.Gönen

İyi Çocuklar Kötü Çocuklara Karşı Fikrine Dair Yeni Kavramlar

Yazar: Cheryl Ann Dorschner

Gorres ve Neher

 

Deborah Neher orman örtüsündeki mikroskobik nematodlar üzerine araştırma yaparken Josef Görres ise, soldaki, solucanlar üzerine çalışma yapmaktadır. Her iki bilim adamı da küçük yaratıkların orman ekosistemini yoğun bir şekilde nasıl etkilediğine dair yeni bilgiler ortaya koymaktadır. Fotoğraf: Cheryl Dorschner

Nematodları bir çiftçi ya da bahçıvana sorduğunuzda, muhtemelen iki tür hikâye duyacaksınız: kötü ve daha kötü. Kötü olanlar, bitkilerin köklerine saldırarak onların yıkılmasını sağlayan veya hastalık taşıyıcı olarak görev yapan nematod birliğidir. Hemen hemen her türlü sebze, meyve, ağaç ve turbayı istila eden ve tarifsiz zararlara neden olarak ölümlere yol açan çok çeşitli nematodlar vardır.

Kötü olanlar yaygın olarak ipliksi solucanlar olarak bilinirler ve çiftlik hayvanları, ev hayvanları ve hatta insanlara dahi bulaşabilirler. Nematodlar kötü bir üne sahip olsalar da komşuları solucanlar yeraltının mimarları olarak övülmektedirler. Yüzeyde tüneller açıp döküntüleri yerler ve onları zengin bir humusa dönüştürerek geriye yüksek verimliliğiyle bilinen dışkılarını bırakırlar. Solucanlar Darwin’in sevgilileri ve vermikültüristlerin de Vita-Mix’leridir (ÇN: Yazar bu tanımlamayı verimliliği tasvir etmek manasında, çeşitli vitamin karışımlarından oluşan biçiminde kullanılmış olabilir. Ayrıca bu isim altında bir karıştırıcı [blender] markası mevcuttur. Solucanların önüne çıkan her şeyi öğütüp değerli bir ürün elde etmesini bu karıştırıcıya benzetmiş olabilir).

Şimdilerde Vermont Üniversitesinden iki araştırmacı bilim adamı geleneksel düşünceyi tersine çeviriyorlar. Deborah Neher ve Josef Gorres, bitki ve toprak bilimleri fakültesi üyeleri, gökyüzü ve yeryüzü arasında uzanan ince evrende yer alan yaşam hakkındaki gerçeği açıklığa kavuşturuyorlar: humus (üst toprak), yaprak çürüntüleri ve yeryüzünün bereketli yüzeyi. Onların bulguları, küçük hayvan topluluklarının toprağın bütünsel sağlığının göstergeleri olan türlerin ve besin ağının temel taşı olduklarının ortaya çıkmasıyla beraber, sürdürülebilir ekosistemin hassas dengenin bir parçası olduğunu göstermiştir.

Nematod Uzmanı Neher

İş nematodlara gelince biz daha hikâyenin yarısını bile bilmiyoruz. Büyük olasılıkla birçoğumuz bu nematodları zararlı olarak tanımlarken, bir kaçımız yararlı olduğunu düşünür ve geri kalanımız ise göz ardı ederiz.

solucan

 

 

 

Josef Gorres uzun bir süredir bahçivanların dostu olarak kabul edilen bu yaratıkların zararlı etkileri üzerine yaptığı araştırması için bir kutu solucan gösteriyor. İşte bunlar Vermont’un bahçelerinden toplanan istilacı çılgın yılansolucanıdır.

 

 

“Bu son sınırdır; kendi arka bahçemizdeki canlılar hakkında bildiklerimizden daha fazlasını uzay boşluğu ve derin deniz hakkında biliriz” der Neher. Toprak canlıları toplam yaşamın %23’ünü teşkil ederken biz henüz türlerin ancak %10’unu ve onların ekolojisine dair ise bundan daha azını biliriz. Sadece taksonomide birçok boşluğun olmasıyla kalmayıp, üstelik bilinen üzerine de ancak bir avuç bilim insanı çalışmaktadır. Bu da, toprağın bir metrekaresinde sayıca bin ile milyon arasında bunacak denli yaygın fakat zar zor görünen bu yaratıkları (nematodlar ve onların akrabaları akarlar ve yay kuyruğu böcekleri [mites and springtails]) keşfetmek ve isimlendirmek için yeterli değildir. Son 20 yılda Neher onların ekosistemdeki önemli rollerini daha yeni tanımlamaya başlamıştır.

Neher’in ilk keşiflerinden birisi şudur: toprağa uygulanan gübre veya ilaçların toprak besin zinciri ağına verdiği zarardan daha fazlası toprağı işlemekten kaynaklanan fiziksel rahatsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Neher, “bence bu toprak canlıları topluluklarının bizim için yapabilecekleri çok fazla şey var fakat neler yapabileceklerine dair bir fikrimiz yoktur, çünkü onları verdiğimiz gübreyle tembelleştiriyor ve çapalarımızla parçalıyoruz” demektedir.

nematod

 

 

Mikroskobik nematodlar çoğunlukla çiftçiler için sorun olarak kabul edilirler.Oysa, birçoğu faydalı ve hatta toprak yapısı ve verimliliği için çok önemlidir. Fotoğraf: u zunke

 

 

 

Bu yüzden Neher daha ileri gitmek için destek alır.  Toprak canlılarını ve onların işlevlerini tanımladığı yer olan, daha az rahatsız edilmiş bir ekosistem olan ormanlıklar üzerine odaklanır. Besin zincirinin tam ortasında, toprak yüzeyinin üstündeki yırtıcılar ve otçullar ile yüzey altındaki bakteriler ve mikroplar arasında bir “kilit taşı” görevi gören mikroomurgasızlar olduğunu belirtir. Neher, topraktaki nitrat ve amonyum miktarını nasıl bu kadar mükemmel olarak tahmin etkilerini ve lignin ya da selülozu ayrıştıran mikrop nüfusunu düzenleyip düzenleyemediklerini ölçmek için üzerinde çalıştığı bu nematodların orman toprağının sağlığının bir göstergesi olduğunu tespit etmiştir.

“Mikroomurgasızlar, toprakların beklediğimiz ekosistem hizmetlerini sağlayıp sağlamadığını bizlere gösterebilmek için biyolojik, fiziksel ve kimyasal özellikleri kaynaştırırlar” demektedir Neher. Bu durum besin geri dönüşümü ve ayrışmanın tüm önemli süreçlerini içermektedir. “Besinlerin geri dönüşümü için ayrıştırmaya ihtiyaç duyarız fakat bütün karbonun atmosfere salınmasına neden olan bu denli hızlı bir ayrıştırmayı istemiyoruz.”

Gorres’den Solucanlara Yeni Bir Bakış Açısı

Besin geri dönüşümü ve hızlı ayrışma konusu tamamen solucanlarla ilgilidir.

Josef Gorres

Josef Gorres

Josef Gorres, ormanda solucanların toplandıkları yerlerde “yaprak çürüntülerinin, organik tabakanın ve yeterince boşluk hacminin olmadığını” ilk elden tespit eden kişidir. Sonuç olarak, “yüzeydeki tohum bankası tohum yırtıcılarına ve sert havalara maruz kalmaktadır. Böylece buralarda küçük bitkiler filizlenir ancak, üst kaymak tabakası yok olduğundan büyüyemezler”. Bu nedenle geriye çok az otsu bitki kalır.”

Orman örtüsünün öğütülmesi ve tohumların açığa çıkmasının yanı sıra, solucanlar geriye azot, fosfat ve potasyumca zengin farklı bir toprak da bırakırlar.

“Yerel bitkiler, solucanların neden olduğu besinlerin hızlı salınımına uyum sağlayamayabilirler” der Gorres. Diğer bir tez de şudur ki, egzotik invaziv (istilacı) bitkiler diğerlerinin yerine gelirler, çünkü daha az düşmanları vardır, kolonileşmek için açık alanlara sahiptirler ve yerel türlere karşı erken baharda daha yavaş uyandıkları için avantaj sağlarlar.”

Solucanların kır çiçekleri ve çalılar üzerindeki etkileri belgelenmiştir, fakat Gorres orman örtüsü üzerindeki uzun vadeli etkisiyle ilgilenmektedir. “Ben aynı zamanda solucanların akçaağaç ormanlarındaki üretim ile toprağın kimyasını nasıl değiştirdikleriyle de ilgileniyorum, çünkü bu durum akçaağaç şurubunun tadını ve yaprağının rengini değiştirmektedir” diyen Gorres konunun “bu bölümünün spekülatif olduğunu ancak henüz kimsenin bunu araştırmadığını” da belirtir.

Orman tabakasının açıkta kalması Doğu’nun doğal tarihinde henüz yenidir. Sömürgeciler anaçların ve gemi balastlarının içinde Lumbricus terrestris türü solucanı Amerika’ya getirdiler. Zamanla bu solucanlar yerli solucan türünün yerine geçerek solucansız alanlara yayıldılar. Gorres Northeast’de  yaklaşık 15-20 adet invasiv (istilacı) solucan türünün olduğunu tahmin etmektedir. Normalde nüfusları yavaş yavaş yayılırdı; günümüzde bahçıvanların ev bitkileri için ve balıkçıların ise oltalarına yem olarak takmak için satın almalarından dolayı solucanlar yapılarla tanıştılar.

İnsanlar Vermont’a doğru yönelen ash borer  ash borer ve hemlock wooly adelgid hemlock wooly adelgidd gibi yıkıcı invasiv orman böceklerinin farkına varırken, bir de yeni bir sürpriz ortaya çıktı: “İlk olarak 1990 yılında New York’taki dokuz ticari serada, nispeten yeni bir solucan olan ve “crazy snakeworm” (çılgın yılansolucanı) olarak adlandırılan bir tür keşfedildi. Bu tür diğer solucanlara göre çok daha fazla oburdur” diye belirtmektedir Görres.

Görres de 2008 yılında, UVM’nin (Vermont Üniversitesi) Bahçe Bitkileri Araştırma Çiftliği ormanının kenarında, bir eğreltiotu parçasının içinde bunlardan birini bizzat tespit etti. O zamandan beri çılgın yılansolucanı Vermont’da yaygın olarak görülmeye başlanmıştır.

(ÇN: Nematodlar hakkında daha detaylı bilgi için bknz:

http://www.tarimkutuphanesi.com/NEMATODLAR_00257.html)

Kaynak: 

http://www.uvm.edu/cals/?Page=news&storyID=10356&category=calshome
http://www.uvm.edu/extension/publications/annualreport/annualreport2009.pdf

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz