Solucan Gübresi Bilgi Portalı 06 Aralk 2016

Solucan Gübresi ve Olgunlaşma Süresi

Solucan Gübresi ve Olgunlaşma Süresi

Solucan Gübresi ve Olgunlaşma Süresi

Depolama Süresinin Vermikompost Kalitesine Olan Etkisi

IJERD – International Journal of Environmental and Rural Development (2014) 5-2
Research article
NATTIRA KLEAWKLAHARN
 Faculty of Agriculture, Khon Kaen University, Khon Kaen, Thailand
 CHULEEMAS BOONTHAI IWAI*
 Faculty of Agriculture, Khon Kaen University, Khon Kaen, Thailand
 Email: chulee_b@kku.ac.th
 Received 12 October 2013 Accepted 11 August 2014 (*Corresponding Author)

Özet:

Organik ürünlere olan talep eğilimi gerek iç gerekse de dış piyasada, hem oran olarak hem de büyüklük açısından bariz bir biçimde artmıştır. Organik tarım sadece zengin besin ve zehirden noksan toprak sağlamakla kalmaz, aynı zamanda üretim maliyetlerinde düşüş de sağlamaktadır. Solucan humusu kullanımı organik materyalin çiftçiliğe dahil olmasının alternatif bir yoludur ve toprağın özelliklerini pozitif yöne değiştirmektedirler; örneğin toprağın besin kullanılabilirliğini arttırmaktadır. Solucan humusunun etkinliğinden yararlanmak, onun depolanma süresinin (ÇN:Olgunlaşma Süresi) kalitesini değiştirebileceğinin öneminin farkına olmak demektir.
.
Bu çalışma biyolojik ve kimyasal niteliklerindeki değişimleri incelemek için farklı periyotlarda (0, 1 ve 3 ay süresince) bekletilen solucan humusunu değerlendirilmiştir. Çalışma göstermiştir ki, solucan humusu 1 aylık dönemde depolandığında içerdiği yaşayan bakteri ve mantar miktarı ve stoklama üçüncü aya kadar stabil kalmaktadır.
 
Toprak kimyasındaki değişiklikler göstermiştir ki, pH ve EC değerleri stoklamanın ilk ayında sırasıyla 8.53’ten 7.50 değerine ve 1.25 ds/cm’den 0.84 ds/cm değerine düşmüşken, üçüncü ay tekrar yükselerek sırasıyla 8.33 ve 2.18 ds/cm değerlerine ulaşmıştır. Besin miktarındaki değişiklikler, üç aylık stoklama dönemi boyunca Azotun (TA-Toplam Azot) ve Kalsiyumun (Ca) farklılaşmadığını göstermiştir. Diğer yandan, potasyum (TP-Toplam Potasyum) ve Magnezyum (Mg) miktarı stoklamanın ilk ayı boyunca düşerken, üçüncü ay yeniden yükselmiştir. Fosfor (TF-Toplam Fosfor) miktarı ise stoklamanın ilk ayı boyunca artmış ve üçüncü ayında ise stabil hale gelmiştir. Hem biyolojik hem de kimyasal parametreler, solucan humusunun iyi bir kaliteye erişebilmesi için 3 aya kadar stoklanmasının, olgunlaşmasının gerekli olduğunu ispatlamaktadır.

Giriş:

Gerek yurt içi gerekse de uluslararası tarımda organik ürünlere olan talep eğilimi, üretici ve tüketicilerin hijyen, güvenlik ve çevre kirliliğine daha fazla alaka göstermeleri nedeniyle her yıl %20’lik bir büyüme oranı ile artmaktadır (Somkhit, 2006). Organik tarım bitkilerin, hayvancılığın, ormancılığın, balıkçılığın vb. biyo-çeşitliliğini içeren tarımsal üretimi yönetmek için, ekosistemdeki destekleyici ve yenilenebilir kaynaklarla maksimum fayda sağlamak ve çiftliğe dışarıdan gelen girdilerin kullanımından kaçınmak suretiyle doğal uygulamaların ekolojik denge ilkelerini kullanan bir çiftçilik sistemidir. Çiftliğe dışarıdan gelen bu girdiler kimyasal gübreleri, pestisitleri, hormonları, antibiyotikleri vb. şeylerin kullanımını içermektedir. Solucan Gübresi ve Olgunlaşma Süresi

Buna ek olarak organik tarım, düşük maliyetlerle birlikte yüksek toprak verimliliğini, zengin besini ve zehirli (toksik) olmamayı sağlamaktadır. Solucan humusu kullanımı, organik tarımda diğer bir alternatif girdiyi oluşturmaktadır. Bitki dikim aşamasında solucan humusu kullanımı daha iyi bir toprak yapısı ile sonuçlanmakta ve ayrıca etkili bir su ve hava drenajı ile daha iyi bir nem tutma imkanı sağlayarak bir toprak bağdaşmazlığı yaratmakta ve böylece kökler daha geniş bir biçimde topraktan geçmekte ve yayılmaktadır (Edwards ve diğ., 2011).

Solucan humusu, diğer normal komposta nazaran çok daha büyük bir mikroorganizma çeşitliliği içermektedir. Bu mikroplar döküntüleri (atıkları) bitkinin büyümesi için gerekli olan faydalı organo-besinlere ayrıştırma faaliyeti sağlamaktadırlar. Kompost ve solucan çayı, birçok bitki için temel oluşturan ve bitki tarafından ihtiyaç duyulduğunda salgılanacak olan fosfor (P), potasyum (K), kalsiyum (Ca), demir (Fe) ve bakır (Cu) gibi besinleri içeren humik asitlere sahiptir.

Solucan humusu üretimi basit bir teknolojik süreçtir. Bu süreç organik atık ve solucanlardan oluşan bir karışımı kullanarak atıkların komposizyonunu değiştirmekte ve bitkiler için faydalı olan biyolojik olarak modifiye olmuş maddelerin üretilmesini mümkün kılmaktadır (Iwai ve ark, 2013).  Solucan humusu ince, kahverengi ve hafif özellikli bir yapıya sahiptir, fakat kalitesi zaman içinde kaçınılmaz olarak değişmektedir. Optimum verimi elde edebilmek için, solucan humusunun kalitesinin farklı stoklama zaman dilimlerinde nasıl değişebileceğini bilmek önem taşımaktadır.

Yöntem:

KHON KAEN UNIVERSITY LOGO

Khon Kaen Üniversitesi

Çalışma Khon Kaen Üniversitesi, Tarım Fakültesi, Tarım ve Çevre İçin Solucan Gelişimi ve Öğrenme Merkezi tarafından gerçekleştirilmiştir. Vermikompostlamanın kapsamını ve vermikompost örneklemini araştırmak için, yaygın ismi African Night Crawler (Afrika Gece Paletlisi) olan Eudrillus eugeniae türü solucana, manyok atıkları, toprak ve inek gübresi 7:2:1 oranında harmanlanarak verilmiş ve solucan humusu üretilmiştir. Solucan humusu, ağzı sıkıca bağlı olan polipropilen dokuma torbalara doldurulmuştur. Torbalar sıcaklığı 24◦C ile 35◦C arasında olan bir odada, nem kontrolü olmaksızın, 0,1 ve 3 aylık dönemler boyunca depolanmış, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin analizi için numune almadan önce her biri için 3 tekrarlama yapılmıştır. Verilerin varyansını analiz etmek için  (varyans analizi) tam tesadüfi uygulamalı araştırma deneyi ve ortalama arasındaki farkın analizi için de  DMRT (Duncan’ın Multiple Range Test – Duncan’ın Çoklu Karşılaştırma Testi) kullanılmıştır.

solucan-manyok-polipropilen

solucan-manyok-polipropilen

Vermikompostlamada kullanılan her bir harmanın tek tek kimyasal özellikleri

Kimyasal Özelliklerin Analizi

Bazı kimyasal özelliklerin çalışılması Ürün ve Girdi Geliştirme ve İzleme Grubu laboratuvarında gerçekleştirilmiş, Khon Kaen ili Tarımsal Araştırma ve Geliştirme Ofisi Bölge 3 ise kimyasal analizleri yapmıştır. pH ölçümü, 1:2 oranında gübre:su karşımı için bir pH metre kullanılarak sağlanmıştır. Elektriksel iletkenlik (EC) ölçümü bir elektriksel iletkenlik ölçer kullanılarak sağlanmıştır. Toplam Azot (Toplam N) Kjeldahl metoduyla, toplam fosfor (toplam P2O5) spektrofotometrik molibdovanodofosfat metoduyla, toplam potasyum (toplam K2O) Alev fotometrik yöntemiyle, toplam kalsiyum (Ca) ve magnezyum (Mg) ise atomik absorpsiyon spektroskopisiyle ölçülmüştür.

Biyolojik Özelliklerin Analizi

Mantarlar:

Erlenmeyer ŞişeVermikompost numuneleri, mikropların çalkalanması ve tortuların dibe çökmesinden önce 90 mL steril distile su ile birlikte ince Erlenmeyer şişeye konmuştur. Örneklemlerin konsantrasyonu 10-1 şeklindedir. Örneklemler daha sonra 10-2 ve 10-3 yoğunluğuna erişebilmek için steril distile su ile seyreltilmiştir. Daha sonra seyreltilmiş toprak çözeltisi, yayma plak yöntemi için 30 μg/ml konsantrasyonlu streptomisin antibiyotik ile takviye edilen Rose Bengal-streptomisin agarı üzerine alınmıştır. Seyreltme, 30°C’de 5-7 gün boyunca fermente olmadan önce 3 defa tekrarlı olarak yapılmış ve organizmalar sayılmıştır.

Bakteriler:

10 gramlık vermikompost örneklemi, mikropların çalkalanması (steril distile su ile karıştırılmış olan) ve tortuların dibe çökmesinden önce 90 mL steril distile su ile birlikte Erlenmeyer şişeye konmuştur. 10-3, 10-4 ve 10-5 konsantrasyonlarını elde etmek için su örneklerinin seyreltilmesi steril distile su ile yapılmıştır. Daha sonra seyreltilmiş olan solüsyon, toprak ekstre agarı kullanılarak dökme plak yöntemi için alınmıştır. Seyreltme, oda sıcaklığında fermente olmadan önce her biri 3 tekrarlı olarak yapılmış ve tüm mikroorganizmalar sayılmıştır.

Sonuçlar ve Tartışma

Farklı Depolama Dönemlerinde Kimyasal Kalite Değişimleri

Solucan humusu takip eden sürelerde stoklamaya tabi tutulmuştur; 0 ay (yeni gübre),1 ay ve 3 ay. Kimyasal analiz sonuçları Tablo2’de verilmiştir.

Tablo2: Farklı Depolama Dönemlerindeki Vermikompostun Kimyasal Özellikleri

Asitlik ve Alkalinite (pH):

pH değeri ilk ay düşmüş ve üçüncü ay ise artmıştır. İlk dönemdeki düşüş, sayıca çok daha fazla olan ve görece olarak artan nüfusları nedeniyle, mikroorganizmaların faaliyetlerinden kaynaklı olabilir. Bu faaliyetler, örneğin potasyumun çözünebilir forma dönüşmesini sağlayan nitfirikasyon süreci veya mekanizması ile asit oluşumuna neden olur. Bununla birlikte, üçüncü ayda tekrar meydana gelen artış ise daha yüksek oranca kalsiyum ve potasyumdan kaynaklıdır.

Elektriksel iletkenlik (EC):

EC değerleri pH ile aynı analiz sonuçlarını sağlamıştır. İlk ayki düşüş 1.25’den 0.84’e olmuşken, üçüncü ayda ise tekrar 0.84’den 2.18 değerine yükselmiştir. Bunun nedeni, EC değerinin yükselmesine neden olan iyon artışıyla sonuçlanan organik maddelerin ayrışmasını etkileyen artan mikroorganizmaların miktarı olabilir.

Toplam Potasyum (T-K2O):

pH ve EC gözlemlerinde olduğu gibi, toplam T-K2O değerinde de ilk ay düşüş gerçekleşmiş, ancak üçüncü ay değerler tekrar artmıştır. EC değerinin 0.63’den 1.13’e artışı mikroorganizmaların miktarındaki artıştan dolayı olabilir. Bazı mikrop grupları, potasyumu çözülebilir hale dönüştüren ana mekanizmadaki uygun pH değerini ayarlayan mikrobiyal asit üretebilirler (Payal ve ark 2005).

Toplam Fosfor (T-P2O5):

T-P2O5 miktarı ilk ay yükselerek 0.30’dan 0.66’ya ulaşmıştır. Bunun sağlayan şey pH’ın, fosforu çözülebilir forma dönüştüren uygun aralık değerine sahip olmasıdır. Bununla beraber, üçüncü ay değer taze gübrede olduğu gibi 0.66’dan 0.30’a tekrar düşmüştür. Bu düşüş hareketsizlik (immobilization) nedeniyle olabilir. Komposttaki mikroorganizmaların artan miktarı, büyümek için daha büyük miktarlarda fosfor alırlar.

Toplam Azot (TN):

Toplam Azot değerleri 0.33’den 0.47’ye doğru hafifçe yükselmiş ancak çalışma boyunca istatistiksel olarak farklılaşmamıştır. Bununla birlikte artan değer bir azot fiksasyonunun, yararlı bileşikler oluşturulması için diğer elemanlarla atmosferik azotu birleştiren bir süreç, mevcut olduğunu göstermektedir. Doğada, azot bazı mikroorganizmalar ve yıldırımla fikse edilir, bu nedenle üçüncü ayki dönemde yer alan daha büyük sayıdaki mikroorganizmalar toplam azot değerlerinin artışını sağlamıştır.

Magnezyum (Mg) ve kalsiyum (Ca):

Magnezyum miktarı ilk ay 0.27’den 0.22 değerine düşmüş ancak daha sonra üçüncü aylık dönemde artarak 0.22’den 0.31 değerine yükselmiştir. Kalsiyum da üçüncü aylık dönemde hafifçe artarak 0.65’den 0.68 değerine ulaşmıştır. Değerlerdeki değişim, organik maddelerdeki besin salınımına (mineralizasyon) bağlı olarak, daha büyük sayıdaki mikroorganizmaların etkisi sonucunda olmuştur.

Farklı Depolama Dönemlerinde Biyolojik Kalite Değişimleri

Biyolojik özellik analizi sonuçları, mantar ve bakteri sayısının ilk ayki depolamada döneminde daha fazla arttığını göstermiştir. Bunun nedeni fermentasyon sonlandıktan sonra hâlâ devam eden mikrobiyal aktivite olabilir. Bununla birlikte, üç aylık dönem boyunca depolama yapıldığında, mantar ve bakteri miktarları ilk aykinden farklı olmamıştır. Bunun nedeni, vermikompost depolanırken veya fermente edilirken ekstraselüler (hücre dışı) enzim olarak da adlandırılan bir etkinliğin sonucu olabilir. İlk adım, yeni enzimlerin sentezinin azalması ile neticelenen mikrobiyal popülasyondaki düşüşle karakterize edilmiştir. İkinci adım ise Tablo3’de gösterildiği gibi, kalan enzim havuzunun ayrışması olmuştur (Manuel ve ark., 2007).

Farklı Depolama Dönemlerinde Vermikompostun Biyolojik Özellikleri

SONUÇ:

Vermikompostun kalite değişim çalışması, farklı dönemlerde (0,1 ve 3 ay) stoklanan vermikompostun kimyasal ve biyolojik değişim çalışmasıdır. Sonuçlara göre vermikompostun kimyasal özellikleri farklı olarak değişmekte iken pH, EC, toplam potasyum ve magnezyum değerlerinde çok bir değişim eğilimi görülmemiştir. Depolamanın ilk döneminde magnezyum değeri düşmekte ve diğer dönemlerde ise tekrar artmaktadır. Toplam azot ve toplam kalsiyum çalışma boyunca belirgin bir biçimde değişmemiştir. Biyolojik özelliklere gelince, mantar ve bakteri sayıları yeni depolanmış gübrede daha fazla tespit edilmiştir, ancak bununla birlikte 1 ve 3 aylık depolama süreçlerinde de miktarlarda herhangi bir değişim gözlemlenmemiştir. Sonuçlar mikrobiyal faaliyetlerin hâlâ devam ettiğini göstermiştir. Bu nedenle, 3 ay boyunca stoklanan solucan humusu hâlâ iyi kalitedir. Solucan Gübresi ve Olgunlaşma Süresi 

Çevirmen Notu:

Manyok (Manihot esculenta), Sütleğengiller familyasından bir bitkidir.

manyokTropikal ve Yarıtropikal Amerika’da yetişen bu bitkinin yüz elliden fazla çeşidi vardır. Kökünde bol miktarda nişasta bulunduğu için yerlilerin beslenmesinde büyük önem taşır; ayrıca nişastasından tapyoka yapıldığı için ticari yönden de önemi büyüktür. Manyokun kökleri, hayvan yemi olarak da kullanılır; özellikle simit ya da un halinde satılan manyok, küçük danaları ve domuz yavrularını beslemekte kullanılan, sindirimi çok kolay bir besindir. Manyokun Brezilya’da yetişen bir türünden kauçuk elde edilir.

Kaynak: http://iserd.net/ijerd/Proof%20reading%20for%20Final%20IJERD5-2.pdf#page=118

Çeviri ve Türkçesi için Not: Savaş Gönen – Resimler ve ilave açıklamalar tarafımdan yapılmıştır. 

Etiketler:

Yorumlar

  1. uğur diyor ki:

    İyi günler;

    Çalışmada çuvallarda (polipropilen dolkuma)depolanan gübrenin en fazla 3 aylık süreden bahsedilmiş. Acaba 3 ay sonunda hala bu çuvallarda bekletmek yerine plastik hava almayan torbalarda depolamanın sakıncaları olabilirmi?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Uğur,

      çalışma ölçek olarak taze, bir aylık ve 3 aylık süreçleri baz almış. Uygulamada kurumamak ve oksijen almak koşuluyla daha uzun süre de kalabilmektedir. Eğer gübrenizin nem oranı ve içerdiği oksijen miktarı tutarlı ise hava almayan torbalarda bir süre daha muhafaza edilebilmektedir. Ancak bu tutarlılığı elde etmek çoğu zaman zor olduğundan dolayı, eni sonu hava almayan torbalarda gübre değer yitirme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.

      Makul olan, üretip en az 3 ay olgunlaştırmak ve akabinde pazara sürmektir.

      Saygılarımla.

  2. mehmet alp diyor ki:

    savaş bey merhaba hayvan gübresini solucan yemi olarak hazırlama hakkında detaylı bilgi verirseniz sevinirim. nerede hangi şartlarda olması gerektiği. çıkan hayvan gübresi içersinde büyük saman parçalarının olmasında bir sakınca varmıdır. teşekkürler.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      sitede zaman zaman farklı konular içinde bu bilgiler verilmiştir ancak, zaman içinde görülmüştür ki, bir şekilde uygulama yapmadan anlatılanların hepsi boşa gidiyor. Sizin durumunuzda yapacağınız en iyi şey, yem hazırlayan bir yere gidip, bir kez de olsa yerinde görmektir. Ancak o zaman sorularınız yant bulacaktır.

      Saygılarımla.

  3. Gürer Güncan diyor ki:

    Merhaba Savaş Bey,
    Bu makaleden anladığım kadarıyla yeni hasat edilmiş bir gübre ile 3 ay depoda dinlendirilmiş bir gübrenin bitkiye olan pozitif etkileri arasında herhangi bir fark yok, yani solucan gübresi hasadı sonrası 3 aylık bir dinlendirme sürecine gerek olmadığı sonucunu çıkarıyorum. Doğru mu?
    Saygılarımla.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Güncan,

      çalışmanın sonuç bölümü öyle diyor ama esasen bu çalışma spesifik bir çalışmadır. Sonucun genele yorumlanması için bunun gibi farklı çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, yeni hasat edilen gübre oldukça nemlidir. Gerek katı olarak kullanımı ve gerekse de sıvı gübre yapımında kullanımı açısından, hemen hemen hiç bir koşulda elekten geçmez. Makinelerde kullanılamaz ve peletleme de yapılamaz. Bundan ötürü doğal koşullarda dinlendirilerek fazla olan nemini atması gerekir. Olgunlaşma, hem gübrenin içerisinde kompost olarak kalan maddenin çözülmesi ve hem de fazla neminin atılması açısından gereklidir. Olaya bütünsel olarak bakmak gerekmektedir.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz