Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

TOPRAK VERİMLİLİĞİ

TOPRAK VERİMLİLİĞİ

TOPRAK VERİMLİLİĞİ

1. TOPRAK VERİMLİLİK YÖNETİMİ :

toprak_ve_bitkiSağlıklı bitki gelişimi, yüksek bitkisel üretim kapasitesi ve ürün kalitesi; tarım yapılan bölge ve yerin iklim özellikleri, toprak yapısı, dokusu ve kalitesi, mikroorganizma popülasyonu, bitki beslenme ve bakım  (gübreleme, sulama, budama, ilaçlama ve yabancı ot temizliği vd. ) programları ile yakından ilgilidir.

İklim ile ilgili dezavantajları kısmen yenebilmek için her şeyden önce tarım yapılacak bölge ve yerin iklim özellikleri dikkate alınarak iklime uygun türler seçilmelidir. Oluşturulan bahçenin ve ekili alanın çevresi sık ve uzun –özellikle yaprak dökmeyen– ağaçlardan oluşan koruyucu ve rüzgar kesici çitle çevrelendiğinde  soğuk hava sirkülasyonu, don, kar fırtınası ve sert rüzgarlardan koruma sağlanabilir.

Tarıma uygun en ideal toprak kalitesi için toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri belirlenmelidir. Verimli bir toprakta %45 mineral madde, %5 organik madde, %25 nem (su) ve %25 oksijen bulunmalıdır. Toprağın dokusunu oluşturan mineral madde miktarında kum, silt(mil) ve kil oranları yaklaşık eşit değerlerde olmalıdır. Toprağın su tutması, havalanabilmesi ve kök gelişimi için bu oranlar önemlidir. Toprağın fiziksel özelliklerini iyileştirmek, kum-silt-kil oranlarını düzenlemek, toprak derinliği, eğimi ve taban suyu seviyesini düzenlemek ekonomik olarak çok zor ve pahalı bir işlemdir. Ancak toprağın kimyasal ve biyolojik özelliklerini iyileştirebilmek ekonomik olarak mümkündür. Tarım yapılan arazinin toprak pH değeri, toprak organik madde içeriği, toprak C/N oranı (Karbon/Azot), kullanılabilir makro ve mikro besin elementleri seviyesi, toprak nem içeriği ve toprak tuzluluk (EC) değerlerini düzenlemekle toprak verimliliğini ve bitki gelişimini artırabiliriz. Verimli bir toprakta bitki büyümesi ve gelişimi için ideal pH değerleri 5,5-6,5, organik madde içeriği %4-6, C/N oranı 10-12 , tuzluluk seviyesi (E.C değeri) 1,5-3,5 dS/m, K/Mg oranı 2-5 olmalıdır. Toprak kalitesine ilişkin bu değerler, ABD, Kanada, Avustralya ve İtalya’daki toprak bilimciler ve Toprak – Gübre Araştırma Enstitülerinin kabul ettiği ve önerdiği değerlerdir.

toprak_ornegiToprak ve bitki analizleri, toprak verimlilik programının  başarısını ve bitkinin beslenme sorunlarının teşhis edilmesini gösterir. Toprak analiz değerlerinde yeterli miktarda besin elementleri ölçülmesine rağmen bitki tarafından besin elementleri topraktan yeterli miktarlarda alınamıyorsa toprak pH değerinin yüksek ve organik madde içeriğinin düşük, Kalsiyumun kireç formunda yüksek içerikte ve tuzluluk seviyesinin (EC değeri) yüksek olması durumu söz konusu olup ilk aşamada iyileştirilmeleri gerekmektedir. Bitki doku ve yaprak analizinde normal yerden alınan numune ile sorunlu yerden alınan numunenin analiz değerleri karşılaştırılmalıdır. Bitkilerin topraktan besin elementlerini kaldırmasında bir eksiklik yaşanıyor ve toprak analizleri sonucu besin elementleri yeterli düzeyde değilse gübreleme desteği yapılmalıdır.

Toprak analizi ve bitki doku/yaprak analizi sonuçları birbirlerini doğrular. Toprak analiz değerleri uygun olmasına karşın bitkinin beslenme sorunları teşhis edilmişse, bitkinin topraktan kullanılabilir düzeydeki besin elementlerinin alımını engelleyen ortamın, ideal verimli toprak değerlerine getirilmesi sağlanmalıdır.

2.  BİTKİ BESLENME YÖNETİMİ :

2.1. Temel Besin Elementleri

Bitkilerin gelişim ve büyümesinde bir veya birden fazla kendine özgü fonksiyonlara sahip 16 ayrı besin elementine ihtiyaç duyulur. Bitkiler tarafından göreceli büyük  miktarda gereksinim duyulanlara makro besin elementleri, az miktarda gereksinim duyulanlara ise mikro besin elementleri denir. Bu besin elementlerinden 9 tanesi makro besin elementleridir. Karbon (C), Hidrojen (H) ve Oksijen (O) elementleri bitkiler tarafından esas olarak hava ve sudan sağlanır. Ayrıca Doğal Ham Hümik Asit esaslı Organik Toprak Düzenleyici materyallerden de sağlanır. Birincil makro besin elementleri olarak kabul edilen Azot (N), Fosfor (P) ve Potasyum (K) ile ikincil makro besin elementleri olarak kabul edilen Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg) ve Kükürt (S) topraktan ya da yapraktan gübreleme ile bitki tarafından alınır. Diğer 7 element ise göreceli olarak bitkiler tarafından çok az miktarlarda ihtiyaç duyulduğundan iz element ya da mikro besin elementi olarak adlandırılır. Demir (Fe), Çinko (Zn), Mangan (Mn), Bakır (Cu), Molibden (Mo), Boron (B) ve Klorin (Cl) topraktan ya da yapraktan gübreleme ile sağlanır.

2.2. Besin Elementlerinin kaynakları, fonksiyonları ve eksiklik belirtileri

Karbon (C): Bütün bitkisel ve hayvansal kaynaklı maddelerde bulunur ve kuru madde bazında ağırlıkça %45’ini oluşturur. Karbonhidratlar ve yağlarda hidrojen ve oksijenle, proteinlerde ise hidrojen, oksijen ve azotla birlikte bulunur. Bitkiye havadan karbondioksit (CO2) formunda girdiği gibi Doğal Ham Hümik Asit esaslı Organik Toprak Düzenleyici materyalle kökler vasıtasıyla topraktan da alınır.

Hidrojen (H): Hemen hemen tüm organik materyallerde bulunur. Topraktaki besin elementlerinin  bir taşıyıcısı olan suyun bir bileşeni olarak bitkiye girer. Doğal Ham Hümik Asit esaslı Organik Toprak Düzenleyici materyalle kökler tarafından topraktan da alınır.

Oksijen (O): Suyun ve organik materyallerin bir bileşenidir. Bitkiler için serbest element olarak gereklidir. Bitkiler tarafından havadan ve sudan alınır. Doğal Ham Humik Asit esaslı Organik Toprak Düzenleyici materyalle kökler tarafından topraktan da alınır. Bitki metabolizmasında besinlerin yakılması için temel elementtir.

Azot (N): Bitkilerde yaprakların uygun gelişimi, protein üretimi ve fotosentez gibi fonksiyonların birçoğu için gerekli bir besin elementidir. Bitki tarafından topraktan  alınan azot, bitki bünyesinde proteinin yapı taşları amino asitlere dönüştürülür. Amino asitler protoplazma oluşumunda kullanılır. Protoplazma, bitkinin büyüme ve hücre bölünme yeri olduğundan enzimatik reaksiyonlar için gereklidir. Biotin, Tiamin, Niasin ve Riboflavin gibi vitaminlerin de temel elemanlarıdır. Bitki tarafından yeterli miktarda alınan azot, klorofilin yüksek konsantrasyonu nedeniyle koyu yeşil renk üretir. Eksikliğinde klorofilin düşmesi, bitki gelişiminin durması ve yaprakların sararmasına neden olur. Sararma, önce eski yapraklarda başlar, daha sonra genç yapraklarda da görülür. Yetersiz azot, verim sınırlayıcı bir faktördür.

Azot, Amonyum Nitrat ( % 33,5 N), Üre ( % 46 N), MAP ( %11 N), DAP ( %18 N) gibi kimyasal gübrelerden sağlanır.

Fosfor (P): Bitkinin ilk gelişim döneminde çok önemlidir. Bitkinin fotosentez, solunum, enerji depolama ve transferi, hücre bölünmesi ve genişlemesi işlemlerinde rol oynar. İlk kök oluşumunu ve gelişmesini teşvik eder. Bir çok meyve ve sebzenin kalitesini iyileştirir. Tohum oluşumunda etkili olup bitkinin diğer bölümlerine göre tohumdaki içeriği yüksektir. Köklerin ve fidelerin daha hızlı gelişmesine yardım eder. Olgunlaşmayı hızlandırır. Bazı bitkilerde hastalıklara karşı direnç sağlar. Fosfor eksikliğinin ilk işareti, gelişimi durmuş bir görünümdür. Eski yapraklar genç yapraklardan daha önce etkilenir. Eksikliğinde çiçeklenme ve meyve tutumu  sınırlanır. Erken doğum meyvelerde dökülme olur.

Fosfor, SP (%20 P2O5), TSP (%46 P2O5), MAP (%48 P2O5) ve DAP (%46 P2O5) gübrelerinden sağlanır.

Potasyum (K): Çok önemli bir bitki besin elementidir. Diğer hiçbir besin elementi onun yerini tutamaz. Bitki büyümesi ve gelişimi için zorunludur. Potasyum eksikliğinde  fotosentez azalır, bitki solunum hızı artar. Böylece bitkinin karbonhidrat arzı düşer, Potasyum ayrıca protein sentezi için de zorunludur. Fotosentez, nişasta oluşumu, şekerin bitki bünyesinde dolaşımı ve klorofil için gereklidir. Bitkinin fotosentez (özümleme) faaliyetinde, meyve oluşumunda, demir gibi ağır metallerin yer değiştirmesinde ve iyonik dengede önemlidir. Enzimleri aktive eder, enzimlerin reaksiyon hızını kontrol eder. Bitkilerde soğuklamayı düzenler, hastalıklara karşı direnci artırır. Eksikliğinde, bitkinin eski yapraklarının dış kenarları boyunca yanma ve kavrulma görülür. Yapraklar kahverengiye dönüşür, gelişim durabilir. Kök sistemi çok az gelişim gösterir. Bitkide canlı görünüm kaybolur, hastalıklara davetkar bir hal gösterir. Meyve ve sebzenin kabukları kalınlaşamadığından dayanıksız olur ve raf ömrü kısalır.

Potasyum, Potasyum Klorid (%60 K2O), potasyum sülfat ( %50 K2O), potasyum nitrat ( %44 K2O) ve potasyum-magnezyum sülfat ( %22 K2O) gübrelerinden sağlanır.

Kalsiyum (Ca): Uygun kök ve yaprak gelişimi için gereklidir. Hücre duvarının yapı taşlarını oluşturur. Eksikliği, yüksek asidik topraklarda meydana gelir. Bazı enzim sistemlerini aktive eder, bitkilerde organik asitleri nötralize eder, aynı zamanda mikrobiyal aktiviteyi düzenler. Molibden elementinin kullanılabilirliğini ve diğer besin elementlerinin alımını artırır. Fazlalığı demir, çinko ve magnezyum alımını engeller. Eksikliği zayıf kök gelişimine neden olur.

Magnezyum (Mg): Klorofilin ana bileşenidir. Fotosentezi ve bazı enzim reaksiyonlarını aktive eder. Eksikliğinde bitkinin eski yapraklarında sarımsı, bronz ve kırmızı benekler oluşur, bazı bitkilerin gövde ve dallarında zamklaşma görülür. Toprakta yüksek Ca/Mg oranı kronik magnezyum yetersizliğine yol açar. Magnezyumun en önemli görevi, klorofil molekülünde merkez katyon olmasıdır. Bitki yeterli magnezyum alamazsa, yeterli klorofil üretemeyecek, yeşil renk kaybolacak ve fotosentez yapamayacaktır. Zayıf gövde, uzun saçaklı kökler, yapraklarda yukarı doğru kıvrılma ve hasat öncesi meyve dökülmesi görülecektir.

Epsom tuzu ( Mg-sulfat ), potasyum sülfat ve potasyum-magnezyum sülfat(Sul-Po-Mag ) gübreleri ile Mg içeren toprak düzenleyicilerden sağlanır.

Kükürt (S): Proteinin ana bileşenidir. Enzim ve vitaminlerin gelişmesine yardım eder. Metabolizma aktivasyonunda klorofil, fotosentez, nişasta oluşumu ve şeker dolaşımında gereklidir. Amino asitlerin ana elemanıdır. Eksikliğinde, genellikle genç yapraklar üzerinde açık yeşil renkler gösterir. Eksikliği, kumlu ve organik maddece zayıf topraklarda görülür. Bitki yeterli kükürt alamazsa, meyve olgunluğunda gecikme görülür. Kükürt, topraktan sülfat iyonları olarak alınır. Doğal ham hümik asit esaslı organik toprak düzenleyiciler, sülfatlı gübreler ve sülfatlı inorganik toprak düzenleyicilerden sağlanır.

2.3. Mikro besin elementleri

Demir (Fe): Bitkilerin gelişimini destekleyen önemli bir biofil elementtir. Yeşil bitkilerde kloroplast (Klorofil içeren canlı hücre) oluşumunda etki gösterir. Eksikliğinde yapraklarda sararmaya ve ileride kurumaya neden olur.

Çinko (Zn): Biosfer için önemlidir. Bitki hormonu Auxin ile bir arada bulunur. Metabolik reaksiyonları teşvik eder. Gövde uzamasında etkilidir. Klorofil oluşumu ve karbon hidrat üretimi için gereklidir.

Manganez (Mn): Bitki gelişimi için önemlidir. Enzim reaksiyonlarında ve klorofil oluşumunda gereklidir. Eksikliğinde yapraklarda sarı lekeler görülür.

Boron (B): Bitkilerin beslenmesi için önemlidir. Ribonükleik asitlerin ( RNA ) sentezi ve karbon hidrat metabolizması için gereklidir. Eksikliğinde birkaç tomurcuk bir arada oluşur. Yapraklar küçük olur. Öz çürüklüğü ve mantarlaşma görülür.

Bakır (Cu): Bitkilerin gelişimini destekler. Enzim reaksiyonlarında hızlandırıcı ( katalist ) etkisi gösterir.

Molibden (Mo): Bitkilerde nitratın azota ( nitrojen ) indirgenmesi ve azotun sabitlenmesi fonksiyonlarına sahiptir. Eksikliği protein içeriğini düşürür.

Kaynak: orfeteknik

Etiketler:

Yorumlar

  1. Behçet diyor ki:

    Merhabalar 50.000 solucan ile ne kadar surede gübre üretimine geçilebilir?
    En kötü gübrenin organiklik değeri tahminen ne kadardır üretim izni için bu değer en az kaç olmalıdır?
    Aylık kesimlerden haftalık kesimlere geçildiği taktirde bir reaktörden ortalama ne kadar gübre alınır?
    Seraya benzer kapalı bir alanda en ucuz maliyet ile serinletme için önerileriniz var mı?
    Maksimum sıcaklık ve soğukluk ne kadar olmalıdır?
    Gece ışıksız ortamda barınmaları mümkünmüdür?
    Bu ve bunun benzeri temel bakım konularında basit bir anlatım ile bizlerle bilgilerinizi paylaşırsanız seviniriz…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Behçet,

      sorularınızın birçoğu site içinde ilgili konularda ve daha önce sorulan sorulara yanıt niteliğinde belirtilmiştir. Bunun haricinde, bazı sorularınız ise bizzat üretime geçilmeden cevabı net olarak alınamayacak olan sorulardır. Bu nedenle, zamanımın da kısıtlı olması nedeniyle burada detay veremeyeceğim, siteyi incelemenizi rica edeceğim.

      Saygılarımla.

  2. Cihan diyor ki:

    Merhaba savas bey izmirde oturuyorum 4.5 donum kadar elektrik suyu olan bi tarlam var burda ilerde solucan tesisi kurma dusuncem var ben surekli calistigim icin edirneye gelemiyorum izmirde. Kurdugunuz surekli akis sistemiyle calisan bir tesisle temasa gecme sansim varmi bide tesis uretim yonetmeligini okudum tesisin yaninda hayvan agili arasinda mesafe olmalidir diyor benm tarlamin 50-70 metre yaninda kapali keci ciftligi var bu sorun yaratirmi simdiden yardimlariniz icin tesekkur ederim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Cihan,

      solucan gübresi üretim tesisi kendi içine kapalı, yasada belirtilen usule uygun inşa edilmiş olan ve onay almış olan bir tesis olacaktır. Burada bahsi geçen mesafe kanımca başka bir şey için olmalı. Çünkü bırakın hayvan ağılını, büyükbaş hayvan tesislerinin içine bile bu tür tesisler kurulmaktadır. Bunun bir sorun olacağını zannetmiyorum. Ancak yine de detaylı bilgi için bakanlıkla irtibata geçmek gerekir.

      Şu an için belirttiğiniz yönde ziyaretçi kabul eden bir yer bulunmamaktadır.

      Saygılarımla.

Yorum Yaz