Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

İsmail ULUĞ – Vermikompost Çalışmaları

İsmail ULUĞ – Vermikompost Çalışmaları

İsmail ULUĞ – Vermikompost Çalışmaları

toplu

Sizden Gelenler:

İsmail Uluğ
05/01/2015, 20:06

“​Sayın Savaş GÖNEN Bey;

     Solucan ve solucan gübresi ile ilgili tüm konularda verdiğiniz bilgileri, röportajları ilgi ve takdirle izliyor ve takip ediyoruz.  Doğaseverlere bilgi ve deneyimlerinizle çok büyük katkıda bulunduğunuz için bir kez daha takdir ve şükranlarımı iletiyorum. Konuyla ilgili bu alanda faaliyet gösteren bazı işletmelerin bir takım ticari kaygılarından dolayı işletmelerini ziyaretçilere kapattıkları bir ortamda bıkmadan usanmadan her soruya tüm içtenliğinizle cevap vermeniz inanın bizleri çok mutlu ediyor. Ayrıca siyahaltın.com’a bu işe ilgi duyanlara kapılarını açtıkları ve gösterdikleri hassasiyet için teşekkür ediyorum.

     Bende doğa meraklısı olarak elimden geldiğince tabiata bir şeyler vermeye çalışıyorum. Evimde hiçbir atık malzemeyi heba etmiyorum. Bahçemdeki otu, çöpü yaprağı pazardan topladığım artıklarla belli oranlarda karıştırıp çok güzel bir humus elde ediyorum. Resimlerde görüleceği üzere yaptığım yığınların iç ısısı 50-60 dereceye kadar yükseliyor ve 2-3 ay sonra harika bir toprak düzenleyici ve solucan yemi oluşuyor. Emeğimin karşılığını görmenin mutluluğunu anlatmam imkânsız.

     Geçen yıl Ocak ayında bir arkadaşımın 500 adet alıp ancak birtakım sebeplerden dolayı uğraşmayıp bana verdiği ve maalesef adını bile duyunca insanların ürperti ve tiksintiyle yaklaştığı kırmızı solucanları evimde özenle besliyorum. Mama olarak  %60-70 büyükbaş hayvan gübresi ve kendi yaptığım kompost karışımı veriyorum. Resimde gördüğünüz 38x52x23 ebatlarındaki 7 adet strafor kutularda yaşıyorlar ve 1. yılın sonunda sayılarının en kötü ihtimalle  4-5 bine ulaştığını tahmin ediyorum. Tek bir solucanımın heba olmaması için büyük bir çaba sarf ediyorum. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Bu işi nereye kadar götürebilirim bilmiyorum. Onlarla çok mutluyum ancak onlar çoğaldıkça benimde kaygılarım artıyor.

     Siyahaltın.com dan Emrah Bey’le mail yoluyla yazıştık. Kültür havuzlarının fiyatını sordum 1.100 küsur tl olduğunu ve taksit imkânının olmadığını söyledi. Ekonomik gücümün olmaması nedeniyle şimdilik alma şansım yok.  Ancak sağ olsun alternatif olarak 1000 litrelik su tanklarının da ihtiyacımı karşılayabileceğini ve nasıl yerleşim yapılacağı hususunda bilgi verebileceğini söyledi kendisine teşekkür ediyorum.

     Şimdi başınızı fazla ağrıtmadan asıl meseleye geliyorum.

     Savaş bey sizce ne yapmalıyım? Bu işi profesyonelce yapanların bile zaman zaman solucanların toplu ölümlerine engel olamadıklarını biliyorum duyuyorum. Bu işten istemeyerekte olsa vaz geçip onları doğaya mı bırakayım, yoksa götürebildiğim yere kadar götürmeliyim mi? Benim için  vazgeçmek  çok ta kolay değil. Her şeyden önce kendi vicdanıma hesap vermem çok güç. Ancak birkaç kutuya hapsettiğim ve her canlı gibi yaşama hakkı bulunan solucanlarımın sağlığını da düşünmek durumundayım. Bir tanesine bile kıyamazken yanlış bir uygulama sonucu toplu ölümlerine sebep olma düşüncesi açıkçası beni çok ürkütüyor. İnanın ne yapacağımı bilmiyorum. Sizin fikrinizi almak istedim. Katkılarınız için bir kez daha teşekkür eder mutlu bir yıl ile birlikte sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim. Sevgiyle kalın.

İsmail ULUĞ/KAYSERİ

solucan-yemi-hazırlama vermikompost

İsmail ULUĞ - Vermikompost Çalışmaları

solucan-gübresi-çalışmaları

 Cevap:

Sayın Uluğ,

ilk olarak cesaretlendirici ve destek verici güzel söz ve temennileriniz için teşekkür ederim. Demek ki doğru yoldayız…

Akabinde çalışmalarınızda size kolaylıklar diliyor ve başarılarınızın artarak devam etmesini umuyorum.

Gelelim sorularınıza,

bence devam edin. Bir kez tiyatronun tozunu yutan bir kişi bir daha tiyatrodan vazgeçemez derler… İşte o hesap, siz bu uğraştan vazgeçecek olsanız bile, herhangi bir yerde bir parça atık görseniz aklınız hep bu işe gidecek. Bir kez bilince erdiniz çünkü…

Bu nedenle gidebildiği yere kadar götürün. Tabi ki iyi baktığınız takdirde solucanlarınız büyük bir hızla artacaktır. Aslında bu bir sakınca teşkil etmez. Zira eğer solucanlar bakamayacağınız ölçüde çoğalırsa onları farklı şekillerde değerlendirmek mümkündür. Örneğin resimlerden gördüğüm kadarıyla açık alan araziniz var. Buraya kurulacak olan küçük bir tavuk veya bıldırcın kümesi iyi bir çözüm olabilir. Periyodik olarak çoğalan solucanların bir kısmı üstün kalitede kanatlı hayvan yemi olarak değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra eğer yapabiliyorsanız solucanlarınızın fazlasını küçük ve orta ölçekli olarak yeni başlayanlara satabilirsiniz.

Ancak her neye karar verirseniz verin asla solucanları doğaya salmayın. Zira bir tür salındığı ortama baskın gelerek o bölgeyi istila edebilir. Bu konuda

Josef H. Görres ile Solucanlar Üzerine Çarpıcı Bir Röportaj

adlı çalışmaya lütfen göz atınız. Bu arada solucan gübresi üretiminde bulunduğunuz sürece kısmen veya toplu solucan ölümleriyle karşılaşabilirsiniz. Duyarlılığınızı anlıyorum ama bu durum işin tabiatında var. Ancak bu sizi yıldırmasın. Siz işinizi mutlulukla ve azimle sürdürmeye devam edin.

Konuyla ilgili farklı sorularınız olursa buradan yazmaya devam edebilisiniz…

Saygılarımla.

Etiketler:

Yorumlar

  1. İsmail ULUĞ diyor ki:

    Çok teşekkür ediyorum Savaş Bey. Düşünceleriniz benim için kuşkusuz çok önemli ve dikkate alacağım .Sizin varlığınız bizler için bir moral, motivasyon kaynağı oldu. İzlenimlerimi yine sizinle paylaşacağım. Saygı ve sevgilerimle.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Her zaman bekleriz sayın Uluğ.

      1. ERKAN ARSLAN diyor ki:

        Merhaba Savaş bey;

        Ismail Uluğ’nun yapmis olduğu solucan yeminden cikan dumanlar etrafa kokuda yayar mi.bu soruyu sormamin sebebi bende apartmanimizin bahcesinde yapmayi düşünüyorum.

        1000 adet kadar solucani Plastik şeffaf dikdörtgen bir kapta beslemeye baslasam olurmu seffaf diyorun cunku gözlemlemem daha kolay olur diye düşünüyorum tabi üstünü örtücem siyah bir bez yada naylonla.kabin ölçüsü en 40 yuksekli 50 gibi düşünebilirsiniz.

        1 metre en ve 1 metre yukseklik olmak üzere bir yığın oluştursam ısı meydana gelirmi acaba, yada en az ne kadar büyüklükte bir yığın olusturmaliyimki ısı olussun.

        Cekirdek gibi kuruyemis kabuklari ve meyve kabuklarini bekletmeden yiginin icine gömerek koysak doğru olurmu yada onlarida 3,4 gun beklettikten sonrami vermeliyiz
        Evimizin orda kurbanlik satan bir yer var, ordan koyun gübresi alarak bu yemi hazirlamayi düşünüyorum.

        Bu arada buyuk bir sabır ve özveri ile bizlere cevaplar verdiğiniz icin size cok teşekkür ederim, tek kelimeyle Süpersiniz :).

        Saygılarımla. Kolay gelsin

        ERKAN ARSLAN

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Erkan,

          ilgi ve alakanız için ben teşekkür ederim.

          İsmail beyin yapmış olduğu gübre fermantasyon sürecinde çıkan duman etrafa ciddi bir koku yaymaz. Zaten duman diye bahsettiğimiz şey aslında sıcaklık etkisiyle ortaya çıkan su buharıdır ve kokusuzdur. Ancak ham maddeyi ilk alıp yere döktüğünüz zaman, gübre henüz ham olduğu için bir miktar koku yayabilir. Karıştırılarak fermente olmaya başladıkça kokusunu atar ve en son aşamada çevreye zarar vermeyecek kadar bir koku ya kalır ya da kalmaz.

          Eğer kabın üzerini, ışığı kesmek amacıyla uygun bir şeyle kapatacaksanız şeffaf olmasında bir sakınca olmaz. Ancak bu tür kaplarda derinlik önemlidir. Kabın daha yayvan olması ancak derinliğinin fazla olmaması gerekir. Ya da eğer kap derin olsa bile içindeki malzemenin ağzına kadar dolmamasına dikkat edin. Yeterli yüksekliğe erişince içindeki malzemeyi boşaltın ve yeniden başlayın.

          Yığın yüksekliğinin 1 x 1 olması idealdir. Gerekirse biraz daha yüksek da yapabilirsiniz. Ancak mutlaka her 3-4 günde bir malzemeyi karıştırarak havalandırmayı ihmal etmeyin.

          Çekirdek vb kuruyemiş kabukları hem çürümesi zor olan sert malzemelerdir hem de tuz içerebilir. Bu nedenle bu tür malzemeleri hiç katmazsanız daha iyi olur.

          Saygılarımla.

          1. Erkan ARSLAN diyor ki:

            Merhaba Savaş bey;

            Bir ay kadar önce koyun gübresi aldım gübreyi almaya gittiğimde gübreden baya bi dumanlar cıkıyordu ve alttakilerde mangal közü gibiydiler ben genelde ortalardan ve üstden aldım. asagıda fotografları var 3 günde bir ıslatarak karıstırıyorum ıslatmak gerek diye okumustum sitenizden yanlış hatırlamıyorsam tabi ıslatınca gübre icinde ısı felan olmuyor.ismail ulunun yaptıgı gibi yapmaya calısıyorum ve sonrada üstünü naylon ile kapatacagım.bu sekilde mamanın hazır olması için 2 yada 3 ay yeterli diye okumustum.

            yaptıgım bu işlemler dogru mudur ve daha baska ne yapabilirim.Gübrenin içinde tamamen koyun gübresi ve bide bahcedeki agac yaprakları var.dogru mu ilerliyorum.tavsiye ve önerilerinizi bekliyorum.

            Bu maili vermikem@gmail.com adresinden size yolladım daha öncede bir mail yollamıstım ama geri dönüş olmamıstı burdan daha hızlı dönüş yaptığınızı düşünüyorum 🙂 fotoğrafları mailden yollamıştım burdan eklenmiyor diye.

            eger baska bir mail adresniz var ise orayada gönderebilirim fotoğrafları saygılar.

            İyi çalışmalar.

            Fermente olan koyun gübresi

            Erkan Arslan

          2. Savaş Gönen diyor ki:

            Sayın Erkan,

            solucana verilecek yem hiç bir zaman 2-3 ay boyunca fermente edilmez. En fazla belki 1 ay olabilir. Sizin aldığınız koyun gübresi zaten fermentasyona başlamış. Bu durum, gübrenin yeterli neme ve C/N oranına bir şekilde sahip olduğunu göstermektedir. O halde yapmanız gereken şey, bu koyun gübresini ayırmadan, tamamını bütün olarak, her 3 veya dört günde bir olmak üzere, bir kaç defa karıştırmaktır. Bu süreçte eğer yanma çok yavaşlarsa ve bunun nedeni kuruluk gibi gelirse yeterli nemlendirmeyi yapabilirsiniz. Yoksa aşırı sulama da yanlıştır.

            Böylece yanmaya başlayan alt kısmı ile daha az yanan veya henüz yanmamış olan üst kısmı eşit şekilde fermentasyona dahil olacaktır. Son ürün olarak eğer resimler beni yanıltmıyorsa sağ alttaki, yani koyu görünümde olanına benzer bir yem elde etmelisiniz.

            Unutmayın, solucana verdiğimiz yem yarı fermentedir, yani yanmasını sürdürür. Tamamen sönmüş değildir. Bu nedenle yığından yemi belli bir miktarda alıp önceki geceden nemlendirip soğutarak solucanlara “yeterli miktarda” vermelisiniz.

            Saygılarımla.

  2. Vakkas ER diyor ki:

    Merhaba Savaş Bey
    Ben Vakkas Gaziantep te yaşıyorum bu işi ticari olarakyapmak istiyorum
    Ilk olarak 100000 adetle başlamak istiyorum bu konuda yani solucan temini solucan kabı solucan yemi bakımı gibi bilgileri nerden alabilirm. Birde gezip göreceğim çiflik Varmı
    Bilgi verirsenizsevinirim

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Vakkas,

      http://www.siyahaltin.com.tr/ziyaretci-formu formunu doldurarak Edirne’de bulunan Siyahaltın tesislerini gezebilir ve aynı zamanda talep ettiğiniz tüm bilgilere erişebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  3. karabela diyor ki:

    Savaş bey benim yataklamam hiç kullanılmamış toprak ve koyun gübresi..yuvam çam ağacından hep tabanda geziyorlar..Bunlar bu ortamda kaç günde gübre üretirler şu an yataklamayami yiyor acaba??

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın karabela,

      çam ağacı reçinelidir, yani asidik yapıdadır. Daha önce hiç denemedim ama bu ağaç türünü tercih etmeyebilirler. Ayrıca solucanlara hiç bir zaman toprak vermiyoruz. Doğrudan yarı fermente kompoze gübre (hayvan yemi ve/veya diğer organik menşeli atıklar) veriyoruz. Yukarı çıkmamaları bundan ötürü olabilir. Bununla birlikte solucanlarınızın türü nedir? Nereden temin ettiniz. Tür kaynaklı olarak da bu tepkiyi veriyor olabilirler. Bir diğer neden de içinde bulunduğumuz iklim koşulları kaynaklı olabilir. Ortam sıcaklığı ve nem durumu nedir?

      Saygılar.

  4. karabela diyor ki:

    Savas bey Toprak vermedim yanmış hayvan gübresinin yerinde olan çok az karışım…ormandan kırmızı solucan ve yaş hayvan gübresinden topladiklarim ormanda asidik ortamdan kaptan değil. BALKONDA idi içeri aldım havadan olabilirmi nemi çok iyi

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın karabela,

      ormandan topladığınız solucanın türünden kaynaklı olduğunu söyleyebilirim. Her ne kadar siz onların kırmızı olduğunu düşünseniz de kültür ortamında faaliyet gösterebilecek türler değildirler. Bu da Kırmızı Kaliforniya solucanları gibi verim alamayacağınıza işarettir. Doğal olarak doğru tip solucanların göstermiş olduğu toleranslara sahip değil.

      Saygılarımla.

  5. yusuf diyor ki:

    Selamaleyküm bu işi çok iyi bilen birisi beni lütfen arasın bilgiye ihtiyacım var…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın yusuf,

      “bu işi çok iyi bilen birisinin” sitesindesiniz zaten ve birçok bilgi mevcut sayfalarda bulunmaktadır. Başka ne istiyorsunuz?

  6. Y.Cavlak diyor ki:

    Savas Bey Malatya ya solucan yemi getirtmeyi planliyorum.Solucan yemi satan ve malatyaya yakin olan bir sirket var mi? Ayrica yemi kedimiz yapsak talas ve inek gubresiyle kac cm Yüksekliğinde yigin olmasi gerekiyor.? Bir de 20 bin solucan icin 3 aylik gubre tuketimi tahmini ne kadardır?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Cavlak,

      bilgim dahilinde Malatya bölgesinde veya yakınlarında solucan yemi satışı yapan bir yer yok ne yazık ki. Yemi kendiniz yapmak isterseniz, separatör gübresine %20-30 oranında talaş, normal gübre bulacak olursanız asidik, tuzlu ve amonyak oranı fazla olan suyunu süzdükten sonra yine %20-30 oranında saman katabilirsiniz. Yükseklik ve en 2×2 metre veya daha yüksek olursa ısıl işlem başlar.

      20.000 solucan 3 ayda yaklaşık 5-5.5 metreküp yem tüketir.

      Saygılarımla.

  7. karabela diyor ki:

    Savaş bey solucan yatağı için 8-10 cm yeterlimidir?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Bahsettiğiniz eğer yükseklik ise, yem verme yüksekliği bir defada ortalama 5-6 cm olsun. Daha kalın bir tabaka şeklinde yemleme yapmamaya özen gösterin.

  8. karabela diyor ki:

    Teşekkür ederim savaş bey. Yemi anladım sayenizde yatağı sormuştum.birde sitede okudum bulamadım. Diyoruki 5000 bin solucan 500kg 6 ayda uygun ortam olursa elde edilir diye doğrumu bu bilgi?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      5000 solucan 6 ayda 500 kg, koşullara bağlı olarak belki olabilir. Ancak 500 kg fazla, daha az üretim olur.

  9. hasan diyor ki:

    Merhabalar.bu işi ciddi anlamda yapmayi düşünüyorum.aradım taradim ve bu ışte sizin usta olduğunuz kanaatine vardım.su an askerim ve tezkereleri 52 gün kaldı.bu işi afyonda köyümde yapmayı düşünüyorum.yanlız kafama takılan bi kac soru var.solucan adet olarak üç ayda ne kadar gübre verir.sizin sitenizde 10.000 solucan 500 kg diyor.başka bi yerde 450.000.000 solucani olan bi firma bir sene icerisinde 1200ton verim aldıklarıni söylüyor.verim için dört dörtlük bakım isteyeceğini biliyorum.bu sekilde bir bakımda üç ayda 20.000 solucandan en kötü ve en iyi ne kadar verim alabilirim.yardımcı olursanız cok sevinicem.iyi çalışmalar.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hasan,

      bu işi yapmaya başladığınız zaman çok daha net bir şekilde anlayacağınız bir şey olacak, bırakın 450.000.000 adet solucana maksimum 50 milyon solucana bakmak bile ciddi anlamda yürek, emek ve cesaret ister. Kaldı ki, nerede 450 milyon solucan… Bu rakamı veren bir kişi ya ne dediğini bilmiyor, ya pazarlama algısı yaratmaya çalışıyor ya da saymayı bilmiyor. Hadi en iyi ihtimalle yaklaşalım, kullandığı teknik farklıdır diyelim, ki ben kaliteli ürün veren bu tür bir üretim tekniği bilmiyorum.

      Bizim yaptığımız çalışmalarda elde ettiğimiz sonuçlara göre 10.000 ile 20.000 adet arası solucanınız varsa, 3 ay gübre oluşumu + 3 ay da gübrenin nemini yitirmesi ve olgunlaşması sürecinin sonunda yaklaşık 500-650 kg arası gübre elde edersiniz. Bunun daha altı veya üstü olmaz. Oluyorsa ters giden bir şeyler var demektir.

      Saygılarımla.

  10. hasan diyor ki:

    Jeofizik mühendisi burçin karababa bahsettiğim kişi.milliyet,hürriyet ve bi cok kanalda röportaji var.ekosol tarımın sahibi.birde burdurda 2,5 milyar kırmızı solucan tesisi olan biri varmış.bunlarla görüştüm gelin gözünüzle görün diyorlar.her neyse var ya da yok problem o değil.ben verimi öğrenmek için sormuştum.cok tesekkiur ederim cevabıniz için.birde 50 milyon kırmızı solucan tesisi için maliyet ne olur acaba bunun fizibilitesini nerden alabilirim.internette bu konuda cok ayrıntı verilmemiş.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Hasan,

      farklı bir firma hakkında her surette olursa olsun konuşmam doğru olmaz. Ancak ben kendi araştırma ve uygulama tecrübemden biliyorum, öyle bir şey yoktur. Bunu bizzat uyguladığınızda göreceksiniz. Bu hususta daha fazla bir şey söylememek en doğrusu.

      50 milyon solucan için fizibilite çalışması yapmak kolay bir şey değildir. Maliyet unsurunu etkileyen bir çok farklı etken söz konusudur. Ancak size hemen söylemeliyim ki, doğrudan 50 milyon solucanla üretime başlamak asla makul ve mantıklı değildir. En fazla 500.000 veya 1.000.000 adet işe başlayıp yönetebileceğiniz büyüklüğe kadar ilerlemeniz daha mantıklı olur. Böylece ana maliyet kalemi olan solucan maliyeti de düşmüş olacaktır.

      Dilerseniz http://www.siyahaltin.com.tr/ziyaretci-formu formunu doldurarak tesisimizi ziyarete gelebilir ve üretim süreçlerini yerinde görüp öyle karar verebilirsiniz.

      Saygılarımla.

  11. YASİN BÜYÜKDURU diyor ki:

    yakınlarımda seperatör gübresi buldum.fakat bu gübrenin nasıl verileceğini bilmiyorum.60.000 kadar solucanım var .seperatör gübresini bir kac gün bekletmem gerekirmi ayrıca talaş vb. şeyler karıştırmaya gerek varmı?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yasin,

      eğer bulduğunuz seperatör gübresi taze ise, bu gübreye %20-30 civarında temiz ağaç altı toz talaş katıp, yaklaşık 21-23 gün boyunca, her 3-4 günde bir yığını aktararak yarı fermente solucan yemine dönüştürebilirsiniz.

      Kolay gelsin.
      Saygılarımla.

      1. Gökhan diyor ki:

        Merhabalar,

        Tamam bu işi yapalım ama satışı nereye yapılacak? Bu konuda yardımcı olabilir misiniz?

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Sayın Gökhan,

          ürünü tarımsal faaliyet yapan her türlü yere satabilirsiniz. Bunlar seracılar, fideciler, endüstriyel tarım yapana firmalar, organik tarım yapan çiftlikler, çiçekçiler, tarım ürünleri satan market veya yapı marketler olabilir. Pazarlama hem pazarın kendi talebi ile hem de bireyin bireysel girişimiyle yürümektedir.

          Saygılarımla.

  12. Yusuf Cavlak diyor ki:

    Peki Savaş bey, elimde 50 çuval taze inek gübresi mevcut.Bir iki haftalık. İçine talaş atıp 3-4 günde bir karıyoruz. Her gün de suluyoruz. Ancak bu şekilde yapınca bir şüphe oluşuyor. Tuz oranını bu şekilde düşürmemiz güç olacak. 7-8 defa devir yaptıktan sonra tuzu azaltmak için ne yapılabilir. Suyu fazlaca versek tuz oranı azalır ama değeri düşer diye düşünüyoruz.
    Bir de geçen sefer getirdiğimiz solucanlar yanlış yem yüzünden ölmüştü. Yine getireceğiz 20 bin civarı. Ahşap hazne zemini toprak olacak. Yaklaşık 3 m karelik bir yer. Altına talaş üstüne kumaş bir bez yerleştireceğiz. Sonra da solucanları üstüne dökeceğiz. Burada bunların dışında farklı olarak yapmamız gereken bir şey var mı ? İlk seferde hazneye ve iklime alışmaları için parça parça muz kabukları yerleştirsek bir mantığı olur mu ?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yusuf,

      eğer tuzu seyreltmek için hayvan gübresini aktarmadan önce yıkamanız gerek. Aktardıktan sonra yıkarsanız daha çok besin değeri kayba uğrar. Ham gübreyi altı drenajlı bir havuza doldurup üzerine bir miktar su basın ve tüm suyunun süzülmesini bekleyin. Kaç gün sürerse artık… Ondan sonra saman vb ilave edip aktarma yapın.

      Solucan yatağı olarak düşündüğünüz sistem yeni bir şey, ancak sağlıklı bir sonuç alamayabilirsiniz. Zira zemindeki talaş ve kumaş bez ister istemez nemden ve sudan çürüyecektir. Bu durumda gerek sistemdeki solucanlar toprağa ve daha da önemlisi topraktaki solucanlar ve diğer canlılar ise sisteme göç edebilirler. Zemini daha sağlam ve toprakla bağlantısı kesik olan bir bir şekilde tasarlarsanız daha iyi olur. Zeminde çeşitli noktalara drenaj bırakırsanız olası nem kaynaklı sıvı birikimi dışarı atılmış olur.

      Yemi doğru hazırlarsanız ilaveden adaptasyon için muz kabuğu vs eklemenize gerek yok. Her zaman tek tip yem verin. Sonradan yeme bir şey ilave etmekten kaçının.

      Saygılarımla.

  13. Sedat baran diyor ki:

    Merhaba Savaş bey, solucanlara inek, at diskisi dışında, küçükbaş ve tavuk diskisida verilebilir mi? Teşekkürler. ..

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Tavuk gübresi hariç verilebilir. Tavuk gübresi çok fazla tuzlu ve asidik yapıda olduğu için gerek solucanların sağlığı açısından gerekse de çıkacak olan gübrenin tuz içerik oranı açısından risk teşkil eder.

      Saygılarımla.

  14. Yusuf Cavlak diyor ki:

    20 çuval inek gübresi(1 aylık) 5 çuval talaş(kavak) 20 gündür 5 defa karıyoruz ve bol bol suluyoruz. İlk 15 gün üzerine naylon sermiştik ancak bize naylon havayı engeller yanma olmaz dedikleri için kaldırdık.
    Yine de gübre içi sıcaklığı 20’nin altında yanma gerçekleşmiyor.
    1. Çok fazla sulamadan mı kaynaklanıyor ?
    2. Yığın boyu 1.50 metre. Daha yüksek mi olmalı ?
    3. Yanma olmadan bunun üzerine 5-6 defa daha karsak yemin solucana zararı olur mu ?
    4. Biz nerede yanlış yapıyoruz ? Teorik bilgileri uyguluyoruz ama pratikte sonuç yok !
    5. Gübre yeşilimsi hafif toprak rengini aldı ancak yanma olmadığı için koyulaşmıyor ve üstler kırmızılaşırken altlar aynı renk. Devir yapınca koku gelmesi artık azaldı ancak ısınma yok !

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yusuf,

      yanma olayı C/N dengesiyle alakalı bir durumdur. Karbon (C) kuru malzemeyi, Azot (N) ise yaş malzemeyi karşılar. Yani talaş, saman, ağaç yaprakları, kuru çim atıkları, doğranmış karton ve kağıt malzemeler karbon kaynağı iken, yaş ve ham inek gübresi, sebze meyve atıkları, ıslak çay posası vb atıklar Azot kaynağıdırlar. İyi bir fermantasyon için olması gereken C/N oranı 1/30 olmalıdır. Seperatör güresi bulacak olursanız çine ayrıca herhangi bir malzeme katmanıza gerek yoktur. C/N zaten idealdir veya ideal olana yakındır. Eğer iyi sıkılmamışsa, yani malzemede yanma çok az veya yavaş oluyorsa o zaman talaş veya saman ilave edilebilir.

      1 aylık 20 çuval inek gübresi diye yazmışsınız. İlk olarak şunu sormak istiyorum, gübre 1 ay boyunca nerede ve hangi koşullarda muhafaza edilmiştir? Eğer çuvala girecek durumdaysa gübre yaş değil demektir. Bu durumda ya önceden yanmış olabilir, ya da içerisindeki suyu tamamen süzülmüş ve yanma olmadan kurumuştur. Bu durumdaki bir malzeme istenilen kıvamda yanmaz zaten. Kullanmanız gereken gübre taze ama suyu iyice sıkılmış veya çekilmiş halde olmalı.

      Üzerini naylon ile kapatmanız havalanmayı etkilemez. Hava zaten yığının orta kısmındadır ve zamanla bakteriler oksijeni bitirirler. O zaman yapılması gereken yığını aktarmaktır. Bu arada üzeri kapalı olursa yığın ısı kaybetmez. Bununla birlikte yanmayı daha mümkün kılan bir başka yöntem için https://www.youtube.com/watch?v=iTCuX72J8LE linkine göz atınız.

      Yarı fermantasyon gerçekleşmeden yemi solucanlara verirseniz asit-baz dengesi oturmamış olabileceği için sıkıntı olabilir. Hazırladığınız yemi bir şekilde solucanlar yemeye başlayabilir ama bakteriyel ayrışma ve patojen bakterilerin ölmesi açısından yarı fermantasyon olayı gereklidir.

      Saygılarımla.

  15. Yusuf Cavlak diyor ki:

    İnek gübresi açık alanda biriktirildi ancak üstünü naylonla kapattık ki yağmurdan ve başka şeylerden etkilenmesin diye.
    İnek atıkları günlük toplandı ve üstünde naylon olan bölüme aktarıldı. Ardından çuvallara doldurulup başka bir alanda 5 gün bekletildi.(İnek gübresi fazlasıyla yaştı) Sonra sert toprak zemine dökülüp iyice sulandı. Ardından talaş katıldı ve karmayla beraber tekrar sulandı.(Suyu bol bol kullanıyoruz) 20 gün kadar 5 defa bu şekilde karıldı ancak ısınma oluşmadı ! Daha sonra üstüne naylon koyduğumuz için yanmadığını düşünüp naylonu kaldırdık. Yine yanmadı 🙂 En son çakmakla yakacağım :))
    Ph kağıdı ile yemi kontrol ettik 8 ph çıkıyor.
    Bir iki çuval daha talaş koyup yine deneyeceğiz. Üstünü açık veya kapalı bırakmamızın bir fayda ve zararı var mı onu tam kestiremedik.
    Videodaki makine tam olarak ne ve nereden temin edebiliriz ?
    Solucanları getirttik bizde bir haftalık yem kaldı. İki üç haftalık yeme acil ihtiyaç duyuyoruz.Aklıma suyu kaynatıp yığına dökmek bile geldi.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Yusuf bey,

      yazılı olarak verilen bilgilerden yorum yapmak her zaman zor olmakla birlikte açıklamalarınızdan yola çıkarak fikrimi belirtmeye çalışayım;

      Anladığım kadarıyla malzemeniz fazlasıyla ıslak. Öncelikle inek gübresinin fazlasıyla yaş olduğunu belirtmişsiniz. Gübreyi gerek toprak zeminde bekletirken gerekse de çuvallara aldığınızda suyun fazlasını atacaktır ancak yine de fazla nemlidir. İşte bu aşamada içine hem C/N oranını dengelemek için hem de fazla nemini alabilmek için talaş veya saman katıyoruz. Fakat siz bu arada bol bol su kullandığınızdan bahsediyorsunuz. Ben de bundan şunu anlıyorum, tam malzemenin nemi ideal kıvama gelmişi ki, siz yeniden nemi arttırarak bozdunuz.

      Süreci kavrayabilmeniz için size basit bir deney önereceğim. Solucan Yemi Olarak Kompost Yapımı adlı başlığa göz atın. Bu başlıkta daha çok evsel atıkların kompostlanması öne çıkmakla beraber, solucan yemi olarak kompost elde etme mevzusu aynı esaslara dayanmakta. Siz de bu tür bir deney yapabilirsiniz. Bu konu başlığında özet olarak yapılan şudur, yeşil malzeme olarak evsel aıklar, sebze meyve atıkları vs kullanılıyorken kahverengi malzeme olarak da talaş, saman, kuru ağaç yaprakları kullanılıyor. En basit şekliyle yeşil ve kuru malzemeleri üst üste kademe kademe yığdığınızda ve bu yığın belli bir yüksekliğe eriştiğinde hemen hemen 1-2 gün içinde yanma başlıyor. Bu deneyi yaparken şuna dikkat edin, eğer yeşil malzeme yani ıslak malzeme az veya çok olursa, aynı şey kuru malzeme yani kahverengi malzeme için de geçerli, yanma ya olmaz ya da dengesiz olur.

      Hayvan gübresinin yanma olayında avantajı şudur; ıslak ve kuru malzemeyi içinde doğal olarak barındırır. Ancak dengeli değildir. İlk çıktığı haliyle fazla ıslaktır. Ne zaman ki seperatörden geçerse o zaman fazla olan suyunu atar ve geriye kalan posa, kuru gibi gözükse de uygun ve ideal neme sahiptir ve durduğu yerde, oksijeni bulduğu müddetçe yanar. Hayvan gübresinin bir avantajı da, yanmayı sağlayan mikroorganizma ve bakterileri içerisinde doğal olarak ve misliyle barındırır.

      Üzerine koyacağınız naylon bu süreci etkilemez. Aksine ısı kaybını önler. Bu arada talaş toz kıvamda olmalı. Reçine içerikli olanları tercih etmeyin. Mümkünse saman bulabilirseniz daha kolay olabilir. Saman taze değil de, kararmaya başlamış, atıl durumda ise süreç daha da hızlanacaktır.

      Videoda gördüğünüz bir çeşit ufak salyangoz motor. İnternetten salyangoz motor diye arama yaparsanız birçok firmaya ulaşabilirsiniz.

      Saygılarımla.

  16. Yusuf Cavlak diyor ki:

    Teşekkürler Savaş Bey ıslaklığı fazla idi ıslattıkça yanar diye düşünmüştüm. Bir miktar su vermeden karmayı deneyeceğim yine olmazsa biraz daha talaş eklemeyi planlıyorum. Teşekkürler kolay gelsin.

  17. Umutunal diyor ki:

    Merhaba Savaş bey,
    ben de bu işe yeni başlauanlardanım bir besi çiftliğinde kendi çapımda uğraşıyorum. besi çiftliğinde hali hazırda yanmış sığır gübresi var ve ben bunları mama olarak solucanlarıma vermek istiyorum fakat içinde yabancı solucanlar ve yumurtaları var. eisenia foetida cinsi solucanlarımı türünün bozulmasını istemediğimden bu gübre den titizlikle eleyerek biraz verdim. Fakat ileride ne yapıcam bildemiyorum. sürekli eleme zorunda mıyım yoksa bu salyangoz motoruyla kapalı alanda tekrar bir yakma işlemi gerçekleştirmeli miyim?

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Umutunal,

      bahsettiğiniz gübrenin solucan yemi olarak kullanılmasında bir fayda sağlamanız pek mümkün değildir. Çünkü bu ürün kontrollü bir biçimde fermente olmamıştır. Tam da bu nedenle içinde pek fazla bir besin de kalmamıştır. Bu gübrede yer alan farklı solucanlar Eisenia Foetida türünün ırkını bozmazlar. Ancak bir ırk diğerine baskın gelebilir. Bu da tabi ki istenmeyen durumlardan biridir.

      Benim tavsiyem bu gübreyi kullanmamanız yönündedir. Madem bir besi çiftliğindesiniz, o halde kendinize baştan taze gübre ile yem yapmanız daha doğru olacaktır.

      Saygılarımla.

  18. Adil KARA diyor ki:

    Herkese merhaba, ben Ankara’da 1000 adet solucanla başladım. Bu işi öğrenmeye çalışıyorum. Kutu sistemini kullanıyorum. İki problemim var; Birincisi: solucanlar için mama hazırlamak için büyükbaş hayvan gübresini yakma işinde başarılı olamadım. Taze hayvan gübresine çim, saman ve su ekledim karıştırdım. 1 aydır gübre yanmadı. İkincisi: Son 5 gündür solucanlardan 5-6 tanesi her gün kutunun duvarlarına tırmanıyor. Kutunun iç nemi normal.
    teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Adil,

      solucan yemi belirttiğiniz gibi yapılmaz. Birincisi taze hayvan gübresi zaten yeterince nemlidir, yani azot değeri yüksektir. Siz buna bir de çim ve su eklerseniz denge daha da bozulur. Yapmanız gereken taze hayvan gübresinin doğal suyunu olabildiğince süzmek. Daha sonra içine %20 veya %30 oranında toz ağaç talaşı veya saman katmalısınız. Eğer ilaveten çim vb atık katacak olursanız saman veya talaş oranını da bir miktar arttırmalısınız.

      Bununla beraber bir ham maddenin yanması yani fermente olabilmesi için belli bir hacme; yüksekliğe ve genişliğe ihtiyacı vardır. Öyle 5-10 kg.lık madde basınç yaratmaz ve yanma meydana gelmez.

      Konuyu daha detaylı olarak kavramak için http://solucangubresi.web.tr/toprak-ve-gubre/solucan-yemi-olarak-kompost-yapimi.html adlı konuya göz atınız.

      Solucanların kabın kenarlarında gezmesinin birçok nedeni olabilir. Ancak sizin durumunuzda öyle gözüküyor ki, yem ve yemin pH’ı ve C/N dengesi kaynaklı olmalıdır.

      Saygılarımla.

  19. EMRE SARI diyor ki:

    Savaş Bey Merhaba,
    Çok kısa zaman içerisinde sizinle yüzyüze tanışacağımızı düşünüyorum. Bir süredir solucan gübresi üreticiliği için araştırma yapıyorum. Solucan gübresini üreteceğimiz kutuların maliyeti, kurulacak küçük çaplı tesisin maliyeti genel giderler vs. bunları hepsini kendi bütçeme göre bir şekilde toparlayabiliyorum. Ancak asıl sorum bu üründen ne kadar süre sonra gelir elde etmeye başlayabiliriz ve ürünün satışıyla iligi ürettiğimiz gübreleri satın alan bir kooperatif veya benzeri bir kurum var mı yoksa tamamen kendi imkanlarımızla mı satış pazarlama yapmamız gerekiyor. Teşekkürler

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Emre,

      şimdilik genel olarak kendi imkânlarınızla diyebiliriz ama eğer her girişimci ciddi bir üretim süreci takip edecek olursa, beklenenden daha ısa bir zaman içinde bir kooperatif veya birlik kurulumu söz konusu olacaktır. O vakte kadar yapılması gereken en önemli şey, standart bir kaliteyi mümkün kılacak yöntemle üretim yapmak ve sürekli olarak ar-ge’ye açık olmak.

      Saygılarımla.

  20. ahmet diyor ki:

    merabalar savaş bey bu iş için bayagıdır araştıra yapıyorum satın alacağımız solucanları kargolamak gibi bir imkanınız varmı yoksa kendimizinmi gelip alması lazım

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Ahmet,

      alacağınız solucanın sayısına göre, ya anlaşmalı kargo ile uygun bir fiyata uygun bir ambalaj sistemiyle gönderebilirim. Eğer sayı daha çok ise, başta uygun geri dönüş nakliyeleri olmak üzere, en makul şekilde gönderimini yaptırıyorum. Özel durumlarda, nakliye ile birlikte solucanların adrese sağlıklı bir biçimde erişmesi için bir personelimi de gönderiyorum, yani yerinde garantili teslimat yapılıp, talimatlar verildikten sonra personelim dönüş yapıyor.

      Karar verdiğiniz zaman bana vermikem@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Detayları yazılı olarak ya da daha sonra telefon üzerinden görüşebiliriz.

      Saygılarımla.

  21. Mehmet Sönmez diyor ki:

    Merhaba,

    Evde solucan gübresi denemeleri yapıyorum. Ph ölçerim 3-4 gibi oranlar gösteriyor. Bunun sebebi ne olabilir. (Bu arada sadece evsel atık kullanıyorum)

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Mehmet,

      sadece evsel atıklarla üretim yaptığınız zaman sistemin pH dengesini tutturmanız çoğu zaman zor olur. Evsel atıklar ayrışma esnasında asidik bir ortam oluştururlar. Bu durumda pH ölçerler düşük pH’ı yani yüksek asitliği gösterir.

      Bu arada kalibrasyonlu olmayan pH ölçerlere de fazla itimat etmeyin. Hiç de doğruyu ölçmezler.

      Saygılarımla.

  22. Adil diyor ki:

    Savaş Bey Merhabalar, öncelikle birçok girişimciyi cesaretlendirdiğiniz ve bilgilendirdiğiniz için sonsuz teşekkürler veizninizle size birkaç sorum olacak ;
    1. Firmanızdan aldığım solucanlar 5 ayda 4 katına çıktı, yemi bence kaliteli fakat yem hala bitmedi 4 ay geçti.Şöyle ki iyi muhafaza ettiğimi düşünüyorum; sıkıca çuvallara yerleştirdim ve hava almıyor, ayrıca güneş görmeyen bir yerde muhafaza ediyorum. Solucanlarda yiyor herhangi bir sıkıntı yok , sormak istediğim daha soğuk bir yere taşıyıp , Çuvalları yan yatırıp(basınç artmasın diye), hava almayacak şekilde 2 ay daha muhafaza edip solucanları besleyebilir miyim?
    2.Kısaca solucan yeminin muhafazası hakkında genel geçer bilgileri verebilir misiniz? 20 derecenin altında , hava almayacak şekilde ,maksimum 6 ay bekletme gibi…
    3. Kompostların maksimum 12 ay bekletilmesi gerektiğini okumuştum bu solucan maması içinde geçerli mi?
    4. Solucan mamasının kalitesi en çok neye bağlıdır? Benim fikrim kompostlama sürecinde katılan evsel atık oranı ne kadar yüksek ise yemin kalitesi o kadar yüksselir sizce bu fikir ne kadar doğru?( bu arada kalite derken , kompostun hazırlanma süreci, sıcaklık, nem gibi kriterlerden bahsetmiyorum sadece yeme katılan içerikten bahsediyorum)
    5.Yemin kalitesi organik madde miktarı değilde birim alandaki yararlı bakteri miktarı olabilir mi? ve bunu arttırmak için tavsiyeniz var mı?
    6. Son sorum solucan Maması hazırlama sürecinde %10 evsel atık %70 separatör gübresi %20 saman karışımı kullanıyorum. Peki bu % ler hacim olarak mı yoksa kütle olarak oranlar mı?
    Saygılar…

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Adil,

      yemin aslında hava alması gerekir. Kurumayacak biçimde uygun miktarda hava alması gerekir ki, oksijensiz ortam mikropları üremesinler… Ancak en neticede yemi solucanlara verdiğiniz zaman eğer tereddüt etmeden tüketiyorlarsa sıkıntı yok demektir.

      Solucan yemi bekledikçe zaman içinde besin değeri kaybına uğrayabilir. İçerisindeki mikrobiyal denge bozulabilir ve C/N dengesi bozulabilir. Bu nedenle ideal olan ihtiyaç kadar yem temin edip, doğru zamanda tüketmektir. Bekleme sürecinde havasız bırakmak, sıkıştırmak doğru değildir.

      12 ay beklemekten kasıt, kompost veya vermikompost canlı mikroorganizma içeren ürünler olduklarından bekleme süresince işlenmeye devam ederler. Vermikompostun ilk hasattan sonra en az 3 ay olgunlaşması için bekletilmesi gerekmektedir. 1 yıl kadar beklemiş bir gübrenin de herhangi bir sakıncasını bugüne dek görmedim. Ancak daha fazla bekleme süreciyle ilgili bir şey diyebilmem için akademik bir çalışma yapılması gerekir.

      Elbette, yem ne kadar çok çeşitli kaynaktan gelirse içerik o kadar zengin olur ama bu arada pazarlama için ürün standardını da göz ardı etmemek lazım. Standardizasyon yoksa kalite para etmeyebilir. Risk büyüktür çünkü..

      Yemin kalitesi için her ikisi birden geçerlidir. Biri diğerinden daha az önemlidir, diyemeyiz; çünkü birbirine göbekten bağlıdırlar.

      % oranları hacim de olsa kütle de olsa fark etmez. O yüzen % kavramı kullanılıyor. Ufak farklar olsa da önem arz etmez…

      1. Adil diyor ki:

        Anladım Savaş Bey, solucanlar yemi yedikleri için sorun yok anlasılan, son olarak solucan yeminin muhafazası hakkında genel geçer bilgileri verebilir misiniz lütfen? 20 derecenin altında , çuvallanmış agzı açık sekilde ,ışık almayan ortamda, maksimum 6 ay bekletme gibi…
        süre en önemli parametre bence…

        1. Savaş Gönen diyor ki:

          Adil Bey,

          ben üretimlerimde böyle bir ölçek hiç belirlemedim. Solucanlar aslında onlara verdiğimiz yemi tüketmezler. Daha ziyade o yemin yüzeyinde bulunan mikroorganizmalarla ve mantarlarla beslenirler. Tabi bu sırada yem de sindirim sisteminden geçer. Bundan ötürü, solucanlara vereceğiniz yemin her koşulda mikrobakteriyel açıdan azami miktarı barındırması gerekmektedir.

          Çok fazla bekletilen bir yemde hem mikrobakteriyel bakımdan, hem de besin değeri açısından dönüşüm meydana gelir. Bu nedenle ben şahsen üretimlerimde her zaman yetecek miktarda yem tedarik ettim ve bitmeye yakın yeni bir planlama yaptım. Ancak pratikte 6 aydan fazla bekleyen yem de oldu, fakat bekleme koşullarını hiç göz önünde bulundurmadım.

          Saygılarımla.

  23. Adil diyor ki:

    Çok teşekkürler Savaş Bey, Saygılar iyi çalışmalar…

Yorum Yaz