Solucan Gübresi Bilgi Portalı 08 Aralk 2016

Deniz Yosunu ve Organik Tarım

Deniz Yosunu ve Organik Tarım

Organik Tarım’da Deniz Yosunu

Deniz yosunu; okyanuslarda, denizlerde ve tatlı sularda yaşayan basit bir su bitkisidir. Kırmızı, yeşil veya kahverengi görünümde olabilir. Kırmızı ve kahverengi görünümdeki suyosunları genellikle denizlerde yaşar.Yeşil görünümlü olanlar ise çoğunlukla tatlı sularda yaşar. Suyosunları insan ve hayvanlar için yiyecek olarak kullanıldığı gibi, gübre olarak da kullanılır. Deniz Yosunu

deniz yosunuDeniz yosunları hemen hemen tüm birincil ve ikincil besleyicileri, iz elementlerini içeren ve tarımda etkisi kanıtlanmış türlerdir. Deniz yosunlarının içeriğindeki en önemli maddelerden bazıları; alginik asit, vitaminler, oksinler, en az iki tür giberilin ve antibiyotikler olup; taze deniz yosununda, kurutulmuş deniz yosunu ununda ve sıvı deniz yosunu ekstraktında bulunabilir. Bu maddelerden alginik asit, toprak düzenleyicisi; diğerleri ise bitki düzenleyicileri olarak değerlendirilebilir.

Özellikle son yıllarda, deniz yosunlarının bitki gelişimi üzerindeki olumlu etkilerinin bir sonucu olarak, bu türlerin özellikle özlerinin tarımda kullanımında artış gözlenmektedir. 

Deniz yosunlarının bitki gelişimi üzerine etkisi 2 kısımda incelenebilir: Toprak Düzenleyici Etki ve Bitki Düzenleyici Etki.

1. Toprak Düzenleyici Etki

1.1. Alginik Asit:

aliginik asit
Deniz yosunlarından elde edilen ürünlerin, toprağın yapısını düzenlediği ve toprağın su tutma kapasitesini arttırdığı bilinmektedir. Bu durum, büyük oranda deniz yosunlarının içerdiği alginik asitlerin topraktaki metalik türler ile etkileşmesine atfedilmektedir. Topraktaki metallerle etkileşen alginik asit nemli ortamda şişer ve bu alginik asitsayede toprağa daha tanecikli bir yapı kazandırır. Kısacası deniz yosunları toprakta iki önemli görevi yerine getirir: toprağın tanecikli yapısını geliştirme ve toprağın su tutma kapasitesini arttırma. Bu sayede bitkilerin kök sistemleri daha da gelişir, topraktaki yararlı mikroorganizmaların sayısı artar ve toprak daha havadar bir yapı kazanır. Deniz yosunlarının varlığında, topraktaki bakteriler poliüronidler olarak adlandırılan organik kimyasal maddeleri salgılar. Poliüronidler; kimyasal olarak toprak düzenleyici alginik asitlere benzer. 

2. Bitki Düzenleyici Etki

2.1. Vitaminler
Deniz yosunları (özellikle kahverengi deniz yosunları) sadece bitkilere mahsus vitaminleri içermez; aynı zamanda deniz yosunlarına tutunmuş bakterilerin etkisiyle oluşan vitamin B12 gibi vitaminleri de içerir. Kahverengi deniz yosunlarında bulunan vitamin C miktarı, kaba yoncadaki miktar kadar yüksektir. Bununla birlikte, vitamin A içermezler, fakat vitamin A’nın öncülleri olarak değerlendirilen beta-karoten ve fukoksantin içerirler. İçerdikleri b grubu vitaminleri ise; B1 (tiyamin), B2 (riboflavin), B12, pantotenik asit, folik asit ve folinik asittir. Deniz yosunlarının içeriğinde vitamin E (tokoferol), vitamin K ve bitki gelişimini teşvik edici diğer maddeler bulunur. 

oksin

 

2.2. Oksinler
Deniz yosunundaki oksinler indolil asetik asittir. Bu oksinler, hücrelerin gelişmesini teşvik eder. Ayrıca kök ve gövdedeki hücrelerin gelişmesini de teşvik eden oksinler, hücrelerin bölünmemesini ve sadece büyümesini sağlar. Deniz yosunlarında bulunan oksinlerin bu dengeleyici etkisi diğer oksinlerde mevcut değildir.

 

 

 giberellin

 

2.3. Giberellinler

Giberillinler büyümeyi teşvik edici özelliğe sahip hormonlar olup, oksinlerde olduğu gibi büyümeyi kontrol edici özelliğe sahip değildir. Deniz yosunlarında en az iki tür giberillin tespit edilmiştir.

 

 

2.4. İz Elementler
İz elementleri; deniz yosunlarının içerdiği en önemli bileşenlerdendir ve deniz yosunlarında iz elementlerinin hemen hemen hepsi, bitkinin kolayca alabileceği formlarda bulunur. Trace-elements-in-NutritionDeniz yosunlarında bulunan nişasta, şeker ve karbonhidratlar metal iyonları ile Şelatlar oluşturarak bitkinin metal iyonlarını daha kolay almasına olanak tanır. Şelatlaşma nedeniyle deniz yosunu ürünlerinde bulunan metal iyonlarında çökelme gibi problemler gözlenmez; çoğu zaman bazik topraklarda bile çökelmezler. Bununla birlikte, deniz yosunlarında doğal olarak bulunan metal iyonlarından başka, suni olarak daha fazla metal iyonu da tutturulabilir. Bu, önemli bir endüstriyel uygulama olup, katı ve sıvı haldeki deniz yosunu ekstraktlarının verimliliği bu yolla daha da arttırılabilir. 

Deniz yosunu ekstraktlarının bitkiye yapraklardan sprey edilmesiyle, yaprak yüzeyinde bulunan ve fotosentez işlemine önemli oranda katkıda bulunan bakteriler için daha uygun bir besi ortamı oluşmuş olur ve fotosentez oranında artış gözlenir. Oksinler ve Giberillinler gibi maddelerin yapraktan nüfuz etmesiyle fotosentez verimliliği daha da artar. Ayrıca bu yolla yapraklardaki mineral madde hareketliliği de artar ve yaprak gözeneklerindeki muhtemel tıkanmalar da giderilir.

Deniz yosunu özlerinin topraktan uygulanması ile kökteki mineral madde hareketliliği artar ve toprakta bitki tarafından alınamayacak formda bulunan mineraller, kolayca alınabilecek formlara dönüştürülür. Ayrıca, topraktaki faydalı mikroorganizmaların popülasyonunda artış gözlenir ve toprağın su tutma kapasitesi de artmış olur. 

2.5. Antibiyotikler
Deniz yosunu içeren ürünler ile muamele edilmiş bitkilerin haşerelere ve hastalıklara karşı dayanım geliştirdikleri bilinmektedir. Kırmızı örümcek, apidler, mildiu, mantarlar vb. etkilere karşı deniz yosunlarının etkisi kanıtlanmıştır. take-your-pick

Bitkilerin salgına yakalanmalarından sonra, çeşitli kimyasal maddeler ile iyileştirilmesi “kemoterapi” olarak bilinir. Deniz yosunlarında bulunan doğal maddeler bu etkiyi gösterdikleri için bitkinin kısa bir süre içerisinde hastalıkların etkisinden kurtulmasına olanak tanır. Deniz yosunlarının bitkilerde yaygın olarak görülen hastalıkları kontrol altına alma mekanizması tam olarak bilinmemekle birlikte, deniz yosunlarının yüksek organik madde içeriğinin etkisiyle, toprakta antibiyotik özellik gösteren maddeler salgılayan bakterilerin popülasyonundaki artışın etkili olabileceği düşünülmektedir. 

Deniz Yosunlarının Faydaları

Deniz yosunlarının faydaları özetle şu şekilde sıralanabilir:

· Bitkinin direncini arttırır, büyümesini hızlandırır

· Toprak için gerekli olan mikrobik aktiviteyi arttırır ve bu da bitkinin daha güçlü kök sistemlerine sahip olmasıyla sonuçlanır. Daha güçlü kök sistemleri bitkinin kök hastalıklarına karşı dayanıklı olmasını ve toprağa atılan mineral gübrelerden maksimum seviyede faydalanabilmesini sağlar.

· Deniz yosunları birçok faydalarının yanında, bitkinin hastalıklara ve zararlı böceklere karşı doğal direnme yeteneğini de arttırır. 

· Topraktaki besin maddelerinin bitki tarafından alımını kolaylaştırır. 

· Bitkideki klorofil seviyesini arttırır ve bu da bitkinin daha fazla fotosentez yapmasına olanak sağlar. Ayrıca; klorofil seviyesinin artması, bitkinin yeşil aksanlarının daha gösterişli ve daha sağlıklı olmasına da imkan tanır. 

· Deniz yosunları değişik oranlarda biyolojik uyarıcılar, besleyiciler ve karbonhidratlar içerir. 

· Deniz yosunu özleri, bitki gelişimini düzenleyen doğal maddeler içerir. Başlıca tabii bitki gelişim düzenleyicileri; oksinler, sitokininler, indoller ve hormonlardır. Deniz yosunlarındaki bu bitki gelişim düzenleyicileri genellikle çok küçük miktarlarda bulunup, milyonda kısım mertebesindedir. Deniz yosunları, bu miktarın çok küçük bir yüzdesi ile bitki gelişimini düzenler.

· Deniz yosunları bitkilerin soğuğa karşı dayanımını arttırır. Bünyesindeki bitki gelişimini düzenleyici maddelerin etkisiyle dokulardan çok sayıda su molekülünün uzaklaştırır ve boşalan yerlere hormonlar ile minerallerin geçmesini sağlar. Bu yer değişimi mekanizması sayesinde bitki çok düşük sıcaklıklarda bile hayatının sürdürebilir. 

· Deniz yosunları, içerdikleri hormonların etkisiyle bazı zararlı böceklerin dişileri tarafından salgılanan ve dişinin üreme isteğini erkek böceğe bildiren feromon ismindeki maddelerin üretilmesini engeller. Böylece; böceklerin çiftleşmeleri ve dolayısıyla üremeleri engellenmiş olur. Bu da; bitkilerin bu böceklerin zararlarından korunmalarını sağlar.
Su yosunları ot değil, deniz çiçekleridir ! Deniz Yosunu

Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu Deniz Yosunu

Kaynak: organikseram.com

Etiketler:

Yorumlar

  1. Yunus YALÇIN diyor ki:

    savaş bey merhabalar. Size 2 sorum olacaktı.
    1-bu yosunlardan sıvı organik gübre yapımı hakkında bilginiz varmı?
    2-katı solucan gübresinden nasıl sıvı solucan gübresi elde edebiliriz? Yada sıvı solucan gübresini elde etme aşamaları nelerdir? yardımcı olursanız sevinirim. Ayrıca solucan sayımı bugun artırdım 10000 tane daha aldım. Yataklıklarına koyunca günlük seyirlerini fotoğraflıycam. Sıkıntı olmazsa sitenizde paylaşırız. Herkese faydalı olur inancındayım. kolay gelsin

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yunus,
      1) sıvı yosun gübresi üretimi hakkında bilgim mevcut değil. Bu sitede Deniz Yosunu Çayı (Özüt) Nasıl Yapılır? başlığında kaba bir konu paylaştım ama esas üretim daha ileri ve fabrikasyın bir tekniktir.

      2) Sıvı solucan gübresi üretimi de yine aynı şekilde bizlerin basit işlemlerle üretebileceği düzeyde bir faaliyet değildir. Ciddi ekipmanlar ve fabrikasyon ortamı gerekir. Bu nedenle sizin yapabileceğiniz şimdilik sıvı solucan çayı olabilir. Yine bu site üzerinde solucan çayı siye arama yapınca bazı başlıklara erişebileceksiniz.

      Çalışmalarınızı resimleyince burada seve seve paylaşabiliriz. Siz ilgili konu altında metninizi yazın ve yayınlanmasını istediğiniz resmi bana, vermikem @gmail.com adresine gönderin ben yazdığınız metnin içine eklerim.

      Saygılarımla.

  2. yunus yalçın diyor ki:

    Mehmet hanifi beyden 2000 tane solucan almıştım. ekosel firmasındanda 10.000 tane aldım
    şimdi sizin yardımınıza ihtiyacım var. solucanlar çok güzel çoğalıyorlar. gelen kapların içerisinde yeni yeni bir sürü yavrular görünüyor ama bunun yanında büyük olan solucanların bazılarıda ölüyor. elimden geldiği kadar sıcaklığı 15-25 derece arasında tutuyorum ve muz kabuğu + çay posası +buyukbaş hayvan dışkısı + marul yapraklarıyla beslemeye çalışıyorum. bu büyük solucanların ölümlerini nasıl engellerim?
    birde solucanlara verecek olduğum karışımı kaç günlük faermantasyon işlemine tabi tutacağım?
    yapmış olduğum çalışmaların fotoğraflarını sitenize göndereceğim. ama 1 haftadır solucanlara besleme ve yer hazırlama heyacanından ona fırsat bulamadım. ama göndereceğim.
    ayrıca kendi arazimde
    biber, domates mısır ve üzüm üretimi yapıyorum bu sene elde edecek olduğum gübreden deneme parselleri oluşturacağım. onlarıda gönderirim size.
    birde aklıma takılan en büyük sorulardan biri sıvı solucan gübresini nasıl elde edeceğiz? solucan çayı ile solucan sıvısının ne olduğunu sitenizden öğrendim ama sıvı solucan gübresi hakkında hiçbiryerden bilgi bulamadım. siz türkiyede büyük olarak gübre üreten ekosel, siyah altın ve akmesolidem firmaları ile sohbet etmiş ve onların tesislerini gezmişsiniz. onlar nasıl üretiyor bu sıvı solucan gübresini? sonuçta tesislerinde görmüşsünüzdür. bu konu hakkında gerçekten detaylı bilgiye ihtiyacım var.

    zaman ayıracak olduğunuz için teşekkür ederim.

    1. Savaş Gönen diyor ki:

      Sayın Yunus,

      solucanların ölümleri bir ölçüye kadar normaldir. Her canlıda olduğu gibi yaşam ömrü biter ve ölürler. Burada asıl sorun ölümlerin sürekli ve/veya toplu olmasıdır. Ölümler neden kaynaklanır? Bunun birçok nedeni vardır ama ölümlerin nasıl gerçekleştiğini bilememiz gerekmektedir. Eğer içinde bulundukları kaptan dışarı kaçıyor ve kaçtıkları yerde ölüyorlarsa bunun nedeni, kabın içinde ya asit-baz dengesi bozulmuştur ya da kabın içi fazla kuru veya fazla ıslaktır. Verilen yiyeceklerde solucanlara zarar verebilecek olan zehirli madde de olabilir. Bu nedenle verilen yiyeceklere dikkat etmek gerekir.

      Eğer solucanlar kabın içinde ölüyorlarsa, kabın içindeki yataklama malzemesi ve verilen yiyeceklerin yanma olayı başlatmadığına emin olmalıyız. Yanma olayı bazen kabın bir köşesinde başlayabilir ve bu o bölgedeki solucanların ölümüne neden olabilir.

      Satın almış olduğunuz solucanlar, geldikleri yerde sürekli ve düzenli olarak belirli bir yem ile beslenmektedir. Ancak solucanları farklı yerlerden almış olmanız sorun yaratabilir. Çünkü her bir firmanın solucana verdiği yemin kalitesi ve hazırlanma yöntemi farklıdır. Bu nedenle farklı beslenme alışkanlığına alışmış olan farklı firma solucanları aynı ortamda yeni bir beslenme diyetine tepki vermiş olabilirler. Bu zamanla düzelir ve bu arada yeni yavrular yeni ortamlarına alışacaklardır.

      Solucanlar bir yerden bir yere nakledildiklerinde strese girebilirler. Bu stres de kısmen ölümlere neden olabilir. Bu yüzden yeni başlayanlara solucanalrı satın alamdan önce yaşayacakları ortamı önceden hazırlamaları, yataklama malzemesinin içine yem olarak konulacak atıkların en az 3-4 gün önceden konulması ve solucanların ancak ondan sonra sisteme dahil edilmesi önerilir. Bu arada, ilk başlarda solucanları aç bırakmamaya dikkat etmek koşuluyla yemlerini yavaş yavaş arttıracak şekilde vermek gerekir.

      Verilen büyükbaş hayvan dışkısının suyunun iyice alındığına emin olun. Büyükbaş hayvanın vücudundan ilk çıktığı haliyle kullanmayın. Tuzluluk oranı yüksek olabilir. Fazla ıslak olduğu için asidik olabilir ve ayrıca anerobik bakteri üreme riski yüksektir.

      Evsel atıkları bir kaç gün bekletip yumuşadıktan hemen sonra vermeye başlayabilirsiniz.

      Firmaların sıvı solucan gübresi üretim teknolojileri hakkında bilgi sahibi değilim. Her ne kadar sohbetim olsa da bilgi paylaşımları hem şirket sırrı olması açısından hem de teknolojik detaylar açısından pek mümkün olmuyor. Ancak sırdan faaliyetlerle üretimi mümkün olan bir süreç değildir. Onun yerine solucan gübresi çayı üretip hemen bağ ve bahçenizde kullanmanız en doğrusudur.

      Fotoğraf ve detayları e-posta olarak bekliyorum

      Kolay gelsin.
      Saygılarımla.

Yorum Yaz