Solucan Gübresi Bilgi Portalı 06 Aralk 2016

Solucan Hikâyesi: Solucanları Uyutan Peri

Solucan Hikâyesi: Solucanları Uyutan Peri
Solucanları Uyutan Peri
Christ Taylor
Solucanları Uyutan Peri

Bir gün, Soo adlı genç ve ahmak bir peri Troll dağının topraklarına uyku tozu serpiyormuş. Aklınca şaka yaptığını sanan ve zarar vermediğini düşünen yaramaz peri tüm solucanların derin bir uykuya dalmalarına neden olmuş. solucan

Ormanın, olağanüstü güçleri bulunan ve aynı zamanda Soo’nun öğretmeni olan cücesi bu durum karşısında dehşete kapılmış. Soo’ya neden böyle bir şeyi yaptığını sormuş. Soo da her zamanki saygısız tavrıyla “benim bu aşağılık solucanlara hiç ihtiyacım yok ki!” demiş. 

Cüce yavaşça kafasını sallayarak, “sana verdiğim dersleri hiç önemsememişsin. Artık her şeyi, özellikle de aşağılık solucanların ormanımız için çok önemli olduğunu öğrenmenin zamanı geldi.” demiş. Der demez de Soo’yu bir baykuşa dönüştürerek ona solucanların değerini anlayıncaya kadar öyle kalacağını söylemiş. solucan

Soo bir baykuş olarak çok da fazla üzülmemiş, hatta bir süre sonra bu durumundan zevk bile almaya başlamış. Sessiz kanatlarıyla ormanda süzülürken, bütün seslerin ve hareketlerin altında akıp gittiğini fark etmiş. Soo, kendisi gibi güçlü bir baykuşun solucanlara aldırış etmesine gerek olmadığına dahi karar vermiş.

Zaman geçtikçe Soo kendisini çok yalnız hissetmeye başlamış. Hiç baykuş arkadaşı yokmuş. Derken bir gün, bir baykuşun kendisini çağırdığını duymuş. Bu, Soo’yu kendisine bir eş olarak kabul eden görkemli bir erkek baykuşmuş. Derken bir zaman sonra Soo’nun üç tane kukumav (yavru baykuş) kuşu olmuş ve Soo buna çok sevinmiş.

Kukumavlar büyümeye başlayınca Soo onları beslemek için çok çalışması ve onlara fare bulması gerektiğini anlamış. Bir gün gelmiş, Soo onlara verecek hiç bir fare bulamamış. Soo keskin baykuş bakışları ve duyularıyla farelere ne olduğunu anlamak için yola koyulmaya karar vermiş ve çok geçmeden farelerin yaşamaları için yeterli yiyeceklerinin olmadığını anlamış. solucan solucan solucan solucan solucan solucan

Her yerde çürümekte olan ot ve yapraklardan başka hiç bir şey yokmuş. Ot ve yapraklar çürüyüp ayrışarak toprağa karışmak yerine toprağın üzerinde, düştükleri yerde olduğu gibi duruyorlarmış. Toprakta yeterli besin olmadığı için yeni bitkiler büyüyemiyormuş. Fareler de yiyecek taze ot veya tohum bulamadıkları için yavrulayamıyorlarmış. solucan

Kukumavları için oldukça endişelenen Soo panik içinde, ormanda süzülerek yaşlı cüceyi aramaya başlamış. Onu gördüğünce çığlık atmış, “Ah, ormanın cücesi, eski otlar çürümüyor ve yeni otlar büyümüyor. Yeterince fare bulamıyorum ve sevgili kukumavlarım açlıktan kıvranıyorlar.” demiş. solucan

Yaşlı cüce de, “Ah sevgili Soo, bakıyorum da solucanların kıymetini anlamaya başlamışsın” demiş. “İyi ama solucanların bitkilerdeki sorun ile ilgili yapmaları gereken şeyi anlayamadım” demiş Soo. solucan

Bilge ve yaşlı cüce sakin ve nazik bir sesle cevap vermiş, “Ormanda bulunan ve artık büyümeyen her şeyin çürüyerek ayrışması ve aynı maddelerin yeniden kullanılarak toprağın zenginleşmesi için tekrar toprağa karışması gerekmektedir.”

Birden bire, ölü bitkileri ayrıştırarak toprağa besin sağlayan sümüklü solucanların önemini kavrayan Soo “işte tam da burada solucanlara büyük görev düşüyor” demiş ve solucanların orman için, hatta kendisi için bile ne kadar önemli olduğu kavramış. solucan

Bu arada yaşlı cüce öğrencisinden memnun olmuş ve onu tekrar periye dönüştürmeyi teklif etmiş. Soo biraz düşünmüş ve tekrar peri olmaya karar vermiş ve zaman kaybetmeden topraktaki uyku tozunun üzerine panzehir serpmiş. Daha sonra da öğretmenine tekrar bir baykuş olarak yaşamak, kukumavlarını büyütmek ve yeni arkadaşları olan solcanlarla birlikte ormanın bir parçası olmak istediğini söylemiş. solucan

Çeviri: Savaş solucan

Kaynakça:

“Squirmy Wormy Composters”; by: Bobbie Kalman & Janie Schaub; Artwork by Antoniette “Cookie” DeBiasi, Crabrtee Publishing Company; 1992; ISBN: 0-86505-555-6 (library bound); pp, 18 – 19

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz