Solucan Gübresi Bilgi Portalı 03 Aralk 2016

Solucan Hikâyesi: Ne Yiyebilirim?

Solucan Hikâyesi: Ne Yiyebilirim?

Solucanlara dair, sizlerin de hoşlanacağınızı umduğum güzel bir Japon halk hikayesini paylaşıyorum.

solucan hikayesi

NE YİYEBİLİRİM?

Çok uzun zamanlar önce Japonya’da sayıları 800’ü bulan Şinto tanrılarından bazılarının canı sıkılmış. Bunun üzerine bu Şinto tanrıları yaşayan ilginç bir şeyler yaratmaya karar vermişler. solucan

Bütün tanrılar ayrı ayrı çalışmaya başlamışlar ve her biri kilden kendi modelini yapmaya başlamış. Bazıları inek ve at gibi büyük şeyler yaratırken, diğerleri de böcekler gibi küçük şeyler yaratmaya karar vermişler. solucan

Yaratılan bu canlılar acıkmışlar. Tanrılar atlara ve ineklere, “Sizler büyüksünüz, bu nedenle çok fazla yemelisiniz, bu nedenle her yerde büyüyen çimleri yiyebilirsiniz” demişler. Tavşan ve farelere de “sizler de ot yiyebilirsiniz” demişler.

Sırada maymun ve sincaplar varmış. Tanrılar onlara “sizler çevik canlılarsınız, ağaçlara tırmanıp ceviz yiyeceksiniz” demişler. solucan

Kurbağaların ve kuşların dişleri olmadığından, tanrılar onlar için küçük sivrisinekleri ve sinekleri yaratmışlar. Ancak sinek ve sivrisinekler de acıkırlar. Tanrılar sivrisineklere, “sizler uyuyan canlıların kanını emin”, sineklere de “sizler de çöp yiyin” demişler.

Bunlardan sonra sıra balıklara gelmiş. “Sizler ağzınıza sığan her şeyi yiyebilirsiniz” demişler tanrılar. Bu nedenle balıklar kendi yumurtaları veya yavruları da dahil hemen her şeyi yemeye başlamışlar.

Derken sıra insana gelmiş. Tanrılar bu arada çok sıkılmış ve yorulmuşlar ve demişler ki, “Siz insanlar ne isterseniz onu yiyebilirsiniz.”

Tanrılar tam işlerinin bittiğini düşünürken, aşağıdan bir şeyler tanrılara seslenmiş: “Ben ne yemeliyim?” Bu soruyu soran bir toprak solucanıymış.

Tanrılardan biri “Sen de neysin, ne gözün ne de burnun var senin. Yüzün de yok senin, seni ben yaratmış olamam.”

Diğer bir tanrı da “ben de seni yaratmadım, ama belki diğer canlıları yaratırken bir parça kil parmaklarımızın arasından kayıp yere düşnüş olabilir ancak. Eh madem senin de canın var o halde sen de yaşamalısın. Fakat sen çok zayıf görünüyorsun, sen en iyisi toprağın altında yaşa!” demiş. solucan

Diğer bir tanrı da “sen toprak ye!” demiş. Solucan akıllıymış, toprak yemek istemiyormuş ancak tabi ki bunu tanrılara söyleyememiş. Bunun yerine tanrılara demiş ki, “toprak yedikten sonra ne yiyeyim?” solucan

Tanrılar bu soruya şaşırmışlar tabi ki. Demişler ki, “sen çirkin fakat zeki bir şeye benziyorsun. Toprak yedikten sonra topraktan yüzeye çıkıp çevreyi ne yiyeceğin konusunda kolaçan edebilirsin.” solucan

O günden sonra solucanlar her yağmur yadıktan sonra topraktan dışarı çıkarlar ve acaba ne yiyebilirim diye etraflarına bakarlarmış. solucan

Çeviri: Savaş

Kaynakça:
http://docs.google.com/viewer?url=http://www.recycleok.org/pdf/earthworm-folk-tale.pdf&pli=1

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz